İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/580 E. 2026/117 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/580
Karar No
2026/117
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/580 Esas KARAR NO : 2026/117

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2023 KARAR TARİHİ : 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 20/09/2022 tarihinde davacı müvekkili şirketin ...Ltd. Şti ile davalı şirket ... Tic. Ltd. Şti arasında sözleşme bedeli 7.000,00-Euro olan bir eser sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme gereği yüklenici tarafın belirlenen sürede stand uygulamasını gerçekleştirerek iş sahibine teslim edeceğini, sözleşme bedeli olan 7.000,00-Euro'nun ödeme şeklinin ise bedelin %60'ı oranındaki tutar sözleşme imza tarihinde, bakiye tutarın ise bedelin kalan %40'ı standın tesliminde nakit olarak ödemek üzere kararlaştırıldığını, sözleşmenin akdedilmesiyle ilk olarak %60 oranındaki tutar olan 4.200,00-Euro yani sözleşme imza tarihinde ödenmesi gereken tutar, müvekkiline ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirtilen süreler içerisinde stand inşasının tam ve eksiksiz şekilde tamamlandığı ve idareci tarafa yine ayıpsız ve tam bir şekilde sözleşme ile belirlenen tarihte teslim edildiğini, dolayısıyla sözleşme bedelinin ikinci %40 oranındaki kısmı olan 2.800,00-Euro tutarındaki bakiyenin de muaccel hale geldiğini, muaccel hale gelen borcun hiçbir şekilde ödenmediğini, müvekkili şirketin ve davalı şirket arasında bir eser sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşmede yer alan edimin müvekkili şirketçe tam ve eksiksiz şekilde yerine getirildiğini ve edimin karşılığı olan ödeme için fatura kesildiğini, müvekkili şirketin, sözleşmeden doğan edimini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini ve eseri, ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde iş sahibine teslim ettiğini, alacağın somut ve hukuka uygun deliller ile sabit olan müvekkili şirketin, daha fazla mağduriyeti yaşamaması ve telafisi imkansız zararlara uğramaması adına ihtiyati haciz talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle, müvekkili şirketin uğramış olduğu mağduriyetin katlanmaması ve telafisi imkansız zararlara uğramaması ve alacağın tahsil kabiliyetinin kaybolmaması adına, borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, haklı ve hukuka uygun davalarının kabulüne, davalı tarafça mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli şekilde yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, harç ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı müvekkili aleyhine açılan icra takibinin gerekse itirazların iptaline ilişkin işbu davanın tamamen hukuki dayanaktan yoksun haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin adresinin ... olduğunu, yetki itirazları olmasına rağmen davacı tarafından yetki itirazlarının çözüme kavuşturulmadan mahkememizde işbu davayı açtıklarını, davacının dava dilekçesindeki itirazlarının gerçeği yansıtmadığını, mahkememizde açmış oldukları davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sözleşmedeki edimlerini tam ve eksiksiz olarak sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim ettiğine, davalı müvekkilinin sözleşme konusu standı çekincesiz olarak teslim aldığına ilişkin herhangi bir teslim belgesi-tutanağı ve başkaca hiçbir delilin bulunmadığını, tüm bu nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen 20/09/2022 tarihli Eser sözleşmesi kapsamında ödenmediği iddia olunan bakiye sözleşme bedelinin tahsili amacıyla davacı tarafından ... 22. İcra müd. ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Davacı şirket tarafından ... 22. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine takip başlattığı, davacı taraf takibe dayanak olarak “Fiili Ödeme Tarihi Sözleşme Alacağı 2.800.- EUR” olarak gösterildiği, davalı şirket tarafından verilen ödeme emrine itiraz dilekçesinde yetkiye, borca ve ferilerine ve de işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve işbu davanın süresi içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Davalı, ... İcra Dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğu yönünde itirazlarını bildirmiş ise de taraflar arasında akdedilen Doğrudan Temin Fiyatı Hizmet Alım Sözleşmesinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, davacının TBK 89.maddesi kapsamında alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri ve icra dairelerinin de yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam edilmiştir. Taraflar arasında 20.09.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile; davacı tarafından yüklenilen iş bedelinin 7.000.- EUR olarak belirlenmiş olduğu, sözleşmede belirlenen %60 peşin ödeme tutarı olan 4.200. EUR bedelin davalı şirket tarafından davacıya ödenmiş olduğu ve iş bedeli olarak davacı şirket tarafından “...” açıklamalı 31.10.2022 tarihli 6.700.- EURO tutarlı fatura tanzim edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Buna göre; sözleşme ile belirlenen bedel davacı şirket tarafından davalıya 300.- EUR eksik fatura edilmiştir. Davalı şirket, sözleşme ile belirlenen edimlerin davacı tarafça tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, davacının eksik bıraktığı işlerin ... Ltd. Şti. ne yaptırıldığını ve 2.715. BUR bedel ödendiğini beyan etmekte olup, yaptırılan işlere ilişkin 27.10.2022 tarihli 2.715.- EUR tutarlı faturayı dosyaya sunmuştur. Bu faturaya istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete yansıtma faturası olarak 01.11.2022 tarihli 2.715.- EUR tutarlı fatura düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Faturanın davacıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belgeye rastlanılmamış olup, söz konusu faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Mahkememizin 20/02/2024 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile Dosyanın mali müşavir Nükhet Bağdatoğlu bilirkişiye tevdi ile davacının takip talebinde haklı olup olmadığının ve varsa alacak miktarının tespiti yönünde rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Taraf şirketler arasında 20.09.2022 tarihinde imzalanan Doğrudan Temin Fiyatı Hizmet Alımı Sözleşmesi’ nin, davacı şirket tarafından Yüklenici sıfatıyla ve davalı şirket tarafından İdare sıfatıyla imzalanmış olduğu, Sözleşme konusu işin; 19-26 Ekim 2022 tarihleri arasında yapılacak olan K-Show 2022 fuarında kurulacak stand uygulaması olduğu ve 18 Ekim 2022 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, iş bedelinin 7.000.-EUR olarak belirlenmiş olduğu, Davacı şirket tarafından 31.10.2022 tarihli 6.700.- EUR bedelli fatura tanzim edildiği, davalı şirket tarafından davacıya 4.200.- EUR ödeme yapılmış olduğu, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 2.500.- EUR borcu bulunduğu, Rapor içerisinde açıklandığı üzere; davacı tarafından yapılan işin eksikliklerine istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete 01.11.2022 tarihli 2.715.- EUR bedelli fatura düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı takip talebinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz talep etmekte ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmede temerrüt maddesi bulunmaması ve de davalıyı temerrüde düşürecek herhangi bir ihtarnameye dosya kapsamında rastlanılmaması sebebiyle, davacının işlemiş faiz talebinin uygun olmadığı " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 10/09/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile davalı vekili tarafından davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ...adresinde olduğunun beyan edildiği anlaşılmakla, ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalının defter ve kayıtlarının incelenmesinin istenilmesine karar verilmiş, mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı görülmüş, talimat mahkemesince bilirkişi ...'a dosyanın tevdi edildiği görülmüş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davalı’nın 2022 ve 2023 yılları yasal ticari defterlerinde 6762 sayılı TTK’nunda öngörülen “ açılış onaylarına” ilişkin vecibelerini ve “kapanış onaylarına” ilişkin vecibelerini yerine getirdiğinin anlaşılmakta olduğu, davalı 2022 yılı yasal ticari defterlerine göre sene sonu 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı’nın davacı’dan 2.678,90TL(215.-EUR) asıl alacağının bulunduğu görülmekte OLDUĞU, Davacı şirket yasal ticari defterlerinin incelendiği Sayın Bilirkişi ... tarafından düzenlendiği anlaşılan dosyada mevcut 18.03.2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Davacı şirket tarafından 31.10.2022 tarihli 6.700.- EUR bedelli fatura tanzim edildiği, davalı şirket tarafından davacıya 4.200.-EUR ödeme yapılmış olduğu, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 2.500.- EUR borcu bulunduğu, davacı tarafından yapılan işin eksikliklerine istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete 01.11.2022 tarihli 2.715.- EUR bedelli fatura düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tesbit edildiği anlaşılmakta olduğu, Usulüne uygun tutulduğu anlaşılan tarafların Yasal ticari defterleri karşılaştırıldığında farklılığın davalı yasal ticari defterlerinde kayıtlı ancak davacı yasal ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılan davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 01.11.2022 tarih ... nolu 49.956,00TL (2.715.- EUR) bedelli e-Arşiv faturasından kaynaklandığı anlaşılmakta olup sözkonusu faturanın davacı’ya tebliğ edildiği hususunda herhengibir tesbite ulaşılamamış bulunmakta olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki ilişki sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisidir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp, gerekse de gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden, yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, ... E. ...K. Ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları). İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E., ...K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi..... Karar) Eser sözleşmesi yapıldıktan sonra işin yüklenici tarafından yapıldığı ve tamamlandığı karine olarak kabul edilmelidir. Ancak bunun aksini iddia eden ispat etmelidir. (Emsal Yargıtay 15. HD'nin 16/03/2017 tarih, ... esas ve ...karar sayılı ilamı) Yine eser sözleşmesi kural olarak feshedilmediği veya işten el çektirilmediği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. (Emsal Yargıtay 15. HD'nin 16/05/206 tarih, ... esas ve...karar sayılı ilamı) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, Taraf şirketler arasında 20.09.2022 tarihinde imzalanan Doğrudan Temin Fiyatı Hizmet Alımı Sözleşmesi' nin, davacı şirket tarafından Yüklenici sıfatıyla ve davalı şirket tarafından İdare sıfatıyla imzalanmış olduğu, Sözleşme konusu işin; 19-26 Ekim 2022 tarihleri arasında yapılacak olan K-Show 2022 fuarında kurulacak stand uygulaması olduğu ve 18 Ekim 2022 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, iş bedelinin 7.000.-EUR olarak belirlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından 31.10.2022 tarihli 6.700.- EUR bedelli fatura tanzim edildiği, davalı şirket tarafından davacıya 4.200.- EUR ödeme yapılmış olduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, davalının takip tarihi itibarıyla davacıya 2.500. EUR borcu bulunduğu, davacı tarafından yapılan işin eksikliklerine istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete 01.11.2022 tarihli 2.715.- EURO bedelli fatura düzenlenmiş olduğu, söz konusu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, talimat yolu ile incelenen davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında davalı yasal ticari defterlerinde kayıtlı ancak davacı yasal ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılan davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 01.11.2022 tarih ... nolu 49.956,00TL (2.715.- EURO bedelli e-Arşiv faturasından kaynaklandığı anlaşılmakta olup söz konusu faturanın davacı'ya tebliğ edildiğine dair tespit yapılamadığı, davacı şirket tarafından tanzim edilen “...” açıklamalı 31.10.2022 tarihli ... no.lu 6.700,00 EUR bedelli (5123.280,00 TL) e-Arşiv Fatura muhatabının davalı şirket olduğu, e-Arşiv faturanın davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu anlaşılmakta olup, söz konusu faturaya karşı yasal itiraz süresi içerisinde davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, TTK m.21 kapsamında, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Dolayısıyla davalı tarafın bu faturanın içeriğini kabul etmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Sözleşme konusu yapılan işin eksiklikleri hakkında taraflar arasında whatsapp yazışmaları yapılmış olduğu görülmekte olup, davalı şirket tarafından davacıya bildirilen başkaca bir eksik veya ayıp ihbarına dosya kapsamında rastlanılmadığı, Sözleşmenin 5.2 maddesi ile yüklenici davacının yükümlülükleri belirlenmiş olup, Sözleşme konusu standın davalı tarafından eksik veya ayıpsız teslim alındığına ilişkin herhangi bir teslim belgesine dosya kapsamında rastlanılmadığı, dosyaya sunulan fotoğraflardan, davalının sözleşmede belirtilen fuar organizasyonunu gerçekleştirdiği davalının, TBK m.474 kapsamında usulüne uygun bir biçimde ayıp bildiriminde bulunmadığı, aksi yönde ispat yükümlülüğünün yukarıda belirtilen içtihatlar uyarınca davalı da olduğu kabul edilmelidir. Davacı takip talebinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz talep etmekte ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmede temerrüt maddesi bulunmaması ve de davalıyı temerrüde düşürecek herhangi bir ihtarnameye dosya kapsamında rastlanılmaması sebebiyle, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.500,00-Euro Asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.500,00-Euro Asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, 2-)Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 5.627,54-TL karar harcının, peşin yatırılan 1.100,50-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 4.527,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.386,93-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan toplam 4.783,50-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 4.180,38-TL yargılama giderinin ve 1.100,50-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı toplamı 5.550,73-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-)Davalı tarafından yapılan toplam 3.500,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 441,29-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 2.726,62-TL'nin davalıdan, 393,38-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/580, K. 2026/117, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-580-e-2026-117-k-e62fb036958c