İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/575 E. 2025/197 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/575
- Karar No
- 2025/197
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/575 Esas - 2025/197
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2023/575 KARAR NO : 2025/197
DAVA : Tasarım ... Sayılı ... kararı iptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 21/05/2025 Yazıldığı Tarih : 15/06/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:.... numaralı endüstriyel tasarımların yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle müvekkili tarafından ...'ya yapılan itiraz neticesinde .... numaralı tasarımlar yönünden kabul edildiğini ancak .... numaralı tasarımlar yönünden mezkûr tasarımların davalıya ait olması ve hoşgörü süresi içerisinde kalması gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiğini, 6769 sayılı Kanun'un 57. Maddesinde "hoşgörü süresi rüçhan veya başvuru tarihinden itibaren geçmişe yönelik olarak 12 aylık bir süreyi kapsamaktadır." Dendiğini, bu meyanda dava konusu olan tasarımların başvurusunun 14.12.2022 tarihine yapıldığını, kanun hükmüne göre somut olayda hoşgörü süresi 14.11.2021 tarihinden önceki tarihleri kapsamamakta ve dava dilekçesinde de belirttikleri üzere davalı ... A.Ş’nin resmi sosyal medya hesabı olan .... şeklindeki bağlantı adresi üzerinden erişim sağlandığında tıpkı .... numaralı tasarımlarda olduğu gibi .... numaralı tasarımların da birebir aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin hoşgörü süresi dışında olan 14.12.2021 tarihi öncesinde kamuya arz edilmiş olduklarının görülmekte olduğunu, Kurum tarafından itiraza konu .... numaralı tasarımların hatalı olarak hoşgörü süresi içerisinde kaldığından bahisle yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesinin hiç yapılmadığını, ancak ilgili hükümlere göre esas bakımından değerlendirme yapılsa idi tıpkı tescil talepleri reddedilen .... numaralı tasarımlarda olduğu gibi dava konusu tasarımlar bakımından da yapılan itirazların kabul edileceğini, Davalının soğutucu dolap isimli tasarımlarda; soğutucu gövdenin, ürün tipine göre 1,2 veya 3 adet kapısının bulunmasının, soğutucu iç kısmındaki rafların olması, kapı açmak için tutamak adlı parçanın bulunmasının ve soğutucu dolapların alt kısmında bulunan ızgara boşaltma yapısının zorunlu olduğundan bahsettiğini ve ayrıca dolabın ön kısmında bulunan cam yapının kare veya dikdörtgen olması özelliklerinin kimsenin tekeline bırakılmaması gerektiğini savunduğunu, davalının tüm bu iddia ve beyanlarının çeliştiğini gözler önüne serdiğini, hükümsüzlüğünü ileri sürmüş oldukları tasarımlar ile bu tasarımlardan daha önce yine davalı tarafından kamuya arz olunan tasarımlar arasında soğutucu dolabın yukarıda zikredilen zorunlu unsurları bakımından küçük ayrıntı düzeyinde tekdüze farklılıklar bulunduğunu, bu durumda davalı tarafından zorunlu olarak belirtilen unsurların tekel olarak kullanılmaması gerektiğinin ileri sürülmesi karşısında uyuşmazlık konusu tasarımlarda zorunlu unsurlarda dahi değişiklik yapılmaksızın neredeyse birbirinin kopyası olan dolapların tamamen farklı olduğunun iddia edilmesinin büyük bir çelişki ihtiva ettiğini, davalının cevap dilekçesinde, dava konusu tasarımlara farklılık kattığını iddia ettiği hususlardan bazılarının; alt ızgara bölümünün özgün görünüme sahip olması, led aydınlatma özelliği, raf sayısı ve genişliği, gövde bölümünde yer alan baskısız cam, ayak menteşeleri, gövde bölümlerinin iç kısmında yer alan detaylar, soğutucunun gövde kısmında bulunan camların boyutları ile alt ve üst kısımlarla olan oranları ve sayılanlara benzer şekilde diğer sözde farklılıkların, davalı tarafından mezkûr tasarıma yenilik ve ayırt edicilik kattığı iddia edilen sözde farklılıkların bir kısmının somut ve belirli olmayıp bahsedilen farklılığın teferruatı ile izah etmekten yoksun olup, bir kısmı ise soğutucu dolapta bulunan zorunlu unsurlara yönelik olup bu farklılıklar da (kalınlık, incelik- uzunluk, kısalık gibi) niteliğe ilişkin olmayıp niceliğe ilişkin olan ve bilgilenmiş kullanıcı gözü ile değerlendirildiğinde ayırt edicilik arz etmeyen sözde farklılıklar olduğunu, davalının, taraflarınca itiraza mesnet olarak ileri sürülen tasarım örneklerinin itiraz edilen tasarımla ilgisi olsun olmasın gelişigüzel bir şekilde dayanak gösterildiğini ileri sürdüğünü, dava dilekçesi ile hükümsüzlüğünü talep ettikleri her bir tasarımın daha önce kamuya arz edilen hangi tasarım modeli ile ayniyet derecesinde benzerlik barındırdığı ayrı ayrı ve detayları ile tek tek izah edilmiş olduğunu, tasarım tescillerinde daha önce kamuya arz olmuş veya harcı alem niteliğindeki tasarımların tescili ile kötü niyetli olarak hareket eden kişiler tarafından aynı veya farklı sektördeki firma veya tacirlerin gelişim ve ilerlemesini sekteye uğramakta ve adil rekabet ortamını bozduğunu, somut uyuşmazlıkta da davalı tarafından daha önce kamuya sunulmuş tasarımlar ile ayniyet arz eden tasarımlara yönelik yapılmış olan endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğünün müvekkili şirket ve sektördeki diğer şirketler bakımından bozulmamış ve dürüst rekabeti sağlamak adına büyük önem taşımakta olduğunu iddia etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığı ve 12 aylık hoşgörü süresinin somut uyuşmazlık bakımından geçerli olduğunu ispatlar vaziyetteki beyanları ve pek çok yargı kararı gerekçeleri ile davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU;( 10/01/2017 yürürlük ) "Madde 55'te ( Tasarım ve ürün ) ; konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Tasarım konusu ürün, (bilgisayar programları hariç) endüstriyel (makineler ) yoluyla veya elle üretilen herhangi bir nesne , birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneler , birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterlerini ifade eder. Birleşik ürün denildiğinde ise , sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. Tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür. Dolayısıyla görünmeyen bir ürünün tasarımının tescili olanaklı değildir. Bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için, kaliteli, estetik, faydalı ya da işlevsel olması gerekmemektedir. Ancak, tasarım koruması talep edilen görünümün, fikri veya zihni bir emek ve çabanın ürünü olması gerekmektedir. Tasarım düşüncesi, bir üründen bağımsız olarak hukukî korumadan yararlanamaz. Tasarımın koruma görmesi için mutlaka bir üründe tecessüm etmesi gerekir. Madde 56 'da( Yenilik ve ayırt edicilik ); konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Tasarım, yeni ve ayırtedici ise kanun korumasından yararlanır. Şayet birleşik parçalardan oluşan bir üründe, bir veya birkaç parça tasarım sözkonusu ise o parça ürüne takıldığında görünür halde ise , yenilikle beraber ayırtediciliği de varsa tasarım olarak korunması mümkün olur. Bu maddede belirtilen normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarım, diğer tasarımla mukayesesinde; Eğer mesnet alınan tesçilli tasarım ise onun başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; Mesnet alınan tesçilsiz tasarım ise onun kamuya sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmamış ise YENİ kabul edilir.(Yenilik kriteri) Tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bilgilenmiş kullanıcı tasarımı mukayese ederken ; tesçilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; tesçilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarım AYIRTEDİCİ kabul edilir. ( Ayırtedicilik kriteri) Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olup her bir somut olayda ve somut ürün yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yenilik unsurunun varlığı için önceden hiç bilinmeyen bir görünümün elde edilmesi veya bilinen bir görünümün değişik yorumlarla ve yaklaşımla yeniden tasarlanması olgusunun varlığı gerekir. Fikri mülkiyet hukukunda taklidin yasak, esinlenmenin ise serbest olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu öğretide “yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi” olarak ifade edilir (....). Yenilik unsurunun tespitinde önemli olan tasarımın dış görünümdür. Görünmeyen unsurların tasarımın yeniliğine etkisi bulunmamaktadır. Buradaki Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide ise bilgilenmiş kullanıcı bir uzman olmayıp, tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilir. Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Bilgilenmiş kullanıcının nazarında, farklılığın belirgin olması aranır. Bu unsurun tespitinde dış görünüm esas alınır. Tasarım başvurusundaki tarifnamelerin bu anlamda önemi bulunmamaktadır. Zira tasarımda korunan işlevsellik değil görsel unsurdur. " Madde 57 'de (1) Kamuya sunma) konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Ürünü sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. (kamunun bilgi erişimine sunulması ) Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Şayet tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile 3.ncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. " Madde 58 de ( Tasarımın Koruma kapsamı ve koruma dışı hâller ) Buna göre; Tasarım sahibi kendi tasarımına benzer ancak yenilik ve ayırtedicilik yönü bulunmayan tasarım sahiplerine , kullanıcılarına yönelik kanundan doğan bütün haklarını kullanabilecektir. Burada değerlendirme yapılırken tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınacaktır. Şayet tasarım koruması 5846 sayılı FSEK'de aranan şartları da taşıyorsa FSEK hükümlerine göre de korunabilir. Tasarımın Koruma kapsamı dışında olan halleri ; a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar. b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri. c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri. ç) ... Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar. Yenilik ve ayırtedici olmaları şartıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır." hükümleri yer almaktadır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... nolu.... sıra sayılı tasarımların itiraz mesnedi tasarımlar ve görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı açısından yenilik (mutlak yenilik dahil) ve ayırt edicilik vasfı bulunup bulunmadığı, benzerlik söz konusu ise teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, itiraz hakkında nihai olarak verilen ... ... sayılı ... Kararının iptalinin , davalı tasarımlarının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 19/10/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/12/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; " .... sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe gösterilen .... sıra numaralı tasarımlar ve internet sitesi görsellerine dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ..... itiraza konu tasarımlardan .... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen .... URL adresinde yer alan tasarımın genel izlenim itibariyle benzer olduğu, ancak .... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen .... sıra numaralı tasarımlar ve diğer internet sitesi görsellerinde yer alan ürünlerin ise genel izlenim itibariyle farklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca, muterizin dilekçesinde belirtilen .... ve ....URL adreslerinde yer alan ürünlerin başvuru sahibine ait olduğu tespit edilmiştir. Bu tasarımlar hoşgörü süresi içerisinde kaldığından incelemede dikkate alınmamıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın kısmen kabulü gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda anlatılan madde metinleri kapsamında; Türk Hukukunda koruma görecek olan bir tasarımda bulunması gereken olumlu şartlar ; a) Yenilik, b) Ayırt edici nitelik, c) Tasarlanan ya da Tasarımın uygulandığı Ürün ve/veya Ürün Parçası d) İnsan duyuları ile algılanabilen görünüm şeklinde sıralanabilir. Dosyaya karşılıklı sunulan kanıt ve belgeler, uyuşmazlık kapsamında teknik bir boyutu da olduğundan mahkememizce konunun uzmanı ve bilgilenmiş kullanıcı olanlardan seçilen bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 04.09.2024 tarihli raporda ÖZETLE: ".....dava konusu tasarımlar aşağıda tablolar halinde gösterilmiş ve davacı yanca ilgili tasarımların yeni ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığına gerekçe tutulan önceki tarihli dokümanlar ile bilgilenmiş kullanıcı kitlesi nezdinde yarattıkları algılar karşılaştırılmıştır. Davacı tarafın dilekçesinde öner sürdüğü davalı adına olan eski tarihli yayınlarda yer alan “soğutucu/soğutucu dolap” görsellerinin dava konusu tasarım görselleri ile ayırt edilemeyecek derecede benzerliği heyetimizce tespit edilememiştir.Sadece ızgara/tekmelik, kulp/tutamak ve genel renk kombinasyonuna dahi bakılması yeterlidir. SONUÇ; - davalı firmanın ... nolu ....sıra sayılı tasarımların itiraz mesnedi tasarımlar ve görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı açısından yenilik (mutlak yenilik dahil) ve ayırt edicilik vasfının bulunduğu, - genel tabiriyle beyaz eşya olarak tabir edilen tasarımlar yönünden dikdörtgen prizma şeklinde meydana getirilen formlarda olup ürünlerin yerleştirilmesi için raflar, kapak ve havalandırma ızgarasına sahip olması gerekliliği dışında teknik bir zorunluluğu bulunmamaktadır, - ... ... sayılı ... Kararının iptali ile davalı tasarımlarının hükümsüzlüğü konusunun hukuki niteliği yüksek olması nedeniyle takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizde görülen bu davada ... kararının iptali ile birlikte hükümsüzlük de talep edildiğinden ve ayrıca uyuşmazlığa davalı tasarımının mutlak yenilik taşıyıp taşımadığı da dahil edildiğinden dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmek suretiyle davacı tarafın itiraz dilekçesinin değerlendirilerek uyuşmazlık kapsamında ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 01.11.2024 tarihli EK 1 raporda ÖZETLE: "...Dava konusu, tasarımların soğutucu mahiyette “soğutucu – soğutucu dolap” lara ilişkin olduğu görülmektedir. Bu mahiyetteki soğutucu dolaplar çeşitli ürünlerin ve özellikle de şişeli içeceklerin gerek evde gerekse de kafe, bar, restaurant gibi işletmelerde veya market, bakkal, süpermarket, tekel gibi satış noktalarında soğuk olarak muhafaza edilmesi için tasarlanan bir nevi beyaz eşya-mobilya ürünleridir. Bunlar genel tabiriyle beyaz eşya olarak tabir edilen tasarımlar yönünden dikdörtgen prizma şeklinde meydana getirilen formlarda olup ürünlerin yerleştirilmesi için raflar, kapak ve havalandırma ızgarasına sahip olması gerekliliği dışında teknik bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte ürüne ilişkin tasarımsal katkıların genelde bu mutat form üzerinden kapak yapısı (tek kapaklı, çift kapaklı, tamamen cam yapılı, yarı cam yapılı vs), kulp yapısı,havalandırma ızgaraları, raf yapıları gibi unsurlar yönünden mevcut olduğu ve dolapların bu unsurlar bakımından birbirlerinden farklılaşmalarının mümkün olduğu, kimi tasarımsal çalışmalarda ise dolap yapılarının da özgün nitelikte tasarlandığı düşünülmektedir. Dolayısıyla anılan tasarımlar açısından seçenek özgürlüğünün mevcut olduğu noktasında bir tereddüt yine bulunmamakla birlikte aşağıda emsal olarak yer verilen ürün örneklerinden de görülebileceği dikdörtgen prizma şeklindeki form yapısı bu mahiyetteki soğutucular için tüm dünyada mutat ve tercih edilen temel form yapısıdır. Somut uyuşmazlıkta ise bilgilenmiş kullanıcının bu tasarımların kullanım alanının bulunduğu bar, restaurant, kafe, market, tekel gibi yerlerde çalışan bir kimsenin olabileceği görüş ve kanaati yinelenmiştir. Sonuç olarak; davacı yanın genel kapsamda dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı hususundaki itirazlarını destekler bilgi ve belgelerin dosyada bulunduğu ve incelendiği, heyetimizce de yapılan araştırmalarda mümkün olan veritabanları üzerinden tek tek her bir dokümana bakılarak bir sonuca varılmasının imkansız olacağı, mevcut sistemde tasarım araştırmalarının özellikle teknik çizime dayalı yapılan başvurularda neredeyse imkansız olduğu, bu anlamda heyetimizin kök raporda varmış olduğu kanaatler dışında yeni bir kanaate bu aşamada varamadığı görüş ve kanaatlerine, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere varılmıştır. SONUÇ; Sayın Mahkemece heyetimize verilen görevlendirme ile sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kök rapordaki görüş ve kanaatlerin korunduğu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere değerlendirilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. Bilirkişi heyetine 2 ayrı bilirkişi ilave edilmek suretiyle duruşmada tespit edilen uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları, davacı tarafın itirazları, kök ve ek rapor birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık kapsamında olumlu veya olumsuz görüş belirten şekilde ek 2 rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. 12/03/2025 tarihli EK 2 raporda ÖZETLE: "-davalı firmanın ... nolu .... sıra sayılı tasarımların re’sen yapılan araştırmalarda bulunan tasarımlar, itiraz mesnedi tasarımlar ve görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde mutlak yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğu ve bu nedenle hükümsüz kılınması gerekmediği" şeklinde ifade edilmiştir. Bilirkişi heyet raporu ve itiraz üzerine alınan ek raporlar ilgili uzmanlardan seçilip her iki tarafın iddia ve savunmasına, taraf delillerine, tasarım kapsamlarına , ... kararına uygun şekilde denetlenebilir, içeriği de olumlu/olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması istemi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek yargılama gereksiz uzamaması için bu talep reddedilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delil ve belgeler, ... kararı , dava konusu tasarımlar ve mesnet olan görsel tasarımlar , bilirkişi heyet raporu, itiraz üzerine alınan ek raporlar ve dosya bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafca davalı firmanın ... nolu .... sıra sayılı tasarımlarının itiraz mesnedi tasarımlar ve görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı açısından yenilik (mutlak yenilik dahil) ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı aksi yöndeki ... ... sayılı ... Kararının iptali gerektiği davacı tarafca ileri sürülmüş ise de ; Teknik boyutu karşısında içeriği ve sonucu aynen benimsenen bilirkişi heyeti kök raporunda ; " - davalı firmanın ... nolu .... sıra sayılı tasarımların itiraz mesnedi tasarımlar ve görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı açısından yenilik (mutlak yenilik dahil) ve ayırt edicilik vasfının bulunduğu, - genel tabiriyle beyaz eşya olarak tabir edilen tasarımlar yönünden dikdörtgen prizma şeklinde meydana getirilen formlarda olup ürünlerin yerleştirilmesi için raflar, kapak ve havalandırma ızgarasına sahip olması gerekliliği dışında teknik bir zorunluluğu bulunmamaktadır,, " şeklindeki ; İtiraz üzerine aynı heyetten alınan 01.11.2024 tarihli ek 1 raporda " davacı yanın genel kapsamda dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı hususundaki itirazlarını destekler bilgi ve belgelerin dosyada bulunduğu ve incelendiği, heyetimizce de yapılan araştırmalarda mümkün olan veritabanları üzerinden tek tek her bir dokümana bakılarak bir sonuca varılmasının imkansız olacağı, mevcut sistemde tasarım araştırmalarının özellikle teknik çizime dayalı yapılan başvurularda neredeyse imkansız olduğu, bu anlamda heyetimizin kök raporda varmış olduğu kanaatler dışında yeni bir kanaate bu aşamada varamadığı " şeklindeki ; Yine itiraz üzerine önceki heyete 2 ayrı kişinin daha dahil edilerek bilirkişi heyetinin 12/03/2025 tarihli EK 2 raporda ÖZETLE: "-davalı firmanın ... nolu .... sıra sayılı tasarımların re’sen yapılan araştırmalarda bulunan tasarımlar, itiraz mesnedi tasarımlar ve görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde mutlak yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğu ve bu nedenle hükümsüz kılınması gerekmediği" şeklinde özetlenen görüşlere aynı gerekçelerle iştirak edilerek davalı firmanın ... nolu.... sıra sayılı tasarımların re’sen yapılan araştırmalarda bulunan tasarımlar, itiraz mesnedi tasarımlar ve görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde mutlak yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğu ve dava konusu ... kararı yerinde ve doğru olduğundan , davacı delillerine göre hükümsüzlük koşulu oluşmadığından davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 21/05/2025
Katip .... E-imza
Hakim .... E-imza