İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/530 E. 2024/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/530
- Karar No
- 2024/33
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/530 Esas KARAR NO : 2024/33
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ...
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 24/04/2023 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin 3. Kişi firmadaki işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla davalıya avukat olarak tuttuğunu, davalı, müvekkilinin hak ve alacaklarının tahsili amacıyla Adana 7. İş Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, davanın müvekkil lehine sonuçlandığını, davalı, mahkeme ilamını Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasıyla icra koyduğunu, söz konusu icra dosyasının tahsil edildiğini, davalı, vekaleten tahsil ettiği paranın hak etmiş olduğu vekalet ücretinin dışındaki büyük kısmına el koyduğunu, müvekkil, davalıdan haksız olarak el koyduğu parasını istemiş ise de davalı parayı iade etmeye yanaşmadığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL alacağın arabuluculuk son tutanak düzenleme tarihi olan 16/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı ücret sözleşmesine uygun olan kendisine yapılan ödemeyi çevresinin yönlendirmesi ile yeterli bulmayarak davayı açtığını, davacının işçi alacaklarının tahsiline yönelik hukuki yardım talebi üzerine arabuluculuk ve dava aşaması için ayrı, arabuluculuk ve dava aşaması ile alacağın tahsili mümkün olmaması haliyle icra aşamasını için ayrı akti ve kanuni ücret ödeneceğine dair taraflar arasında sözleşme imzalandığını, uyuşmazlık arabulucuda sonuçlandırmaması üzerine İş Mahkemesinde dava açılmış ve sonlandırıldığını, dava sonunnda da alacağın tahsili mümkün olmayınca Adana 1. Genel İCra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasından para alacaklarına dair ilamlı icra takibinin 27/09/2021 tarihinde başlatıldığını, davacıya 16/08/2022 tarihinde elden ve banka yoluyla toplam 170.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek öncelikle mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, mahkemenin esasına girilmesi halinde davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava alacak davasıdır. Dosyanın Adana 5. Tüketici Mahkemesinin 2023/... esas 2023/... karar 21/07/2023 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gelmiş olduğu anlaşıldı.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Somut olayda davacının davalı Avukat ile işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla anlaştığını ancak davalı Avukatın vekaleten tahsil ettiği paradan vekalet ücreti dışındaki büyük kısmına el koyduğundan bahisle huzurdaki davanın açıldığı, dosya kapsamı incelendiğinde, davacının, işçilik alacağının tahsili için davalıya vekalet verdiği, işi özü itibariyle işçilik alacağının mesleki faaliyet kapsamında olduğu, davacının 6502 sayılı yasada tanımlı tüketici sıfatını taşımadığı (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/27711 Esas 2019/11940 Karar sayılı ilamı), taraflar arasındaki işlemin ticari olmadığı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2022/1575 Esas, 2022/989 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak eldeki uyuşmazlığın genel hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, bu nedenle davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak,6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin görevsizliğine dosyanın Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 -6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 23/01/2024
Katip ...
Hakim ...