İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/52 E. 2023/896 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/52
- Karar No
- 2023/896
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/44 Esas - 2023/834 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/44 KARAR NO : 2023/834
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. ....
DAVA : Alacak / Tüketim Ödüncü (Karz Akdi) Kaynaklı DAVA TARİHİ : 16/01/2023 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 KARAR Y.TARİHİ : 23/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkilinin eski eşi ...'nun isteği üzerine kendisine destek olma amacıyla 26.03.2019 tarihinde .... numaralı bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazları üzerine ... nezdinde ipotekleri eski eşinin şirketi olan davalı şirket lehine verdiğini, nitekim dava dışı bankanın kendisine yapılacak ödeme neticesinde ipotekleri terkin edeceği bilgisini yazılı olarak verdiğğini, davalı şirket lehine tesis edilen ipotekleri kaldırmak için ... nezdinde 05.08.2022 tarihinde müvekkili tarafından davalı yanın bilgisi dahilinde 500.000,00 TL ödendiğini, bununla birlikte müvekkili tarafından davalı şirket lehine 29.05.2015 tarihinde müvekkilinin maliki bulunduğu .... numaralı bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazları üzerine ... A.Ş. nezdinde de ipotek tesis edildiğini, akabinde davalı şirket lehine tesis edilen bu ipotekleri kaldırmak için de 29.08.2022 tarihinde müvekkili tarafından davalı yanın bilgisi dahilinde 805.000,00 TL ödendiğini, müvekkilinin her iki bankaya davalı şirket tarafından ödenmeyen bakiye borç bedellerini mecburen ödeyerek kendisine ait taşınmazlar üzerindeki ipotekleri terkin ettirdiğini, 30.09.2022 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı şirkete keşide edildiğini, davalı yan tarafından taleplere geri dönüş yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin ödemiş olduğu toplamda 1.305.000-TL bedelin, dava tarihinde ulaştığı alım gücü, enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın, döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs. gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının her bir ödemeye ödeme tarihinden dava tarihine kadar ulaştığı miktar tespit edilip, bu miktarların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun, müvekkili şirketin ticari faaliyetleri ile ilgili bulunmadığını, bu nedenle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının nakit ihtiyaçlarına yardımcı olabilmek adına müvekkili şirketin kredi imkanlarından faydalanmak suretiyle davacı adına kayıtlı .... Parselde kayıtlı .... nolu bağımsız bölüm ile .... nolu bağımsız bölüm Üzerine ... lehine ipotek tesis edilerek; .... Nolu Bağımsız Bölüm üzerine ... lehine ipotek tesis edilerek kredi kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından ipotek ile kullanılan krediler nedeniyle davacı yan ile ilgili olarak toplamda 271,730,79 USD ve 258.036,10 TL gönderim yapıldığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların üzerinde anlaştıkları bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık; davacı tarafından tüketim ödüncü (karz akdi) sözleşmesi kapsamında davalı şirketin dava dışı bankalara kredi borçlarının kapatılması için ödeme yapılıp yapılmadığı ile davalı şirketin davacıya bu nedenle borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. Bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar 6.... cevabi yazısı 7. ... cevabi yazısı 8. ... cevabi yazısı V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, davacı yanca davalı şirketin borçlarının ödenmesi amacıyla tüketim ödüncü (karz akdi) sözlemesi kapsamında dava dışı bankalara ödenmiş tutarların tahsili istemine ilişkindir. 10. Davanın esasının incelenmesinden önce mahkememizin görevli olup olmadığı hususu üzerinde durulması gerekmektedir. 11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez. 12. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. 13. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. 14. TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 15. Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. 16. Az yukarıda açıklandığı gibi ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. 17. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. 18. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. 19. Bu genel kuralın yanında TTK'nın 4. maddesinin son cümlesindeki düzenleme nedeniyle yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla fikri ve sınai haklara ilişkin davalar da ticari davadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken, burada sayılan davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmüştür. 20. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (6100 s. HMK m.1) düzenlenir. Görev ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (YHGK 14.04.2004 tarih, ....). 21. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde; davacı taraf, TTK 12, 16 maddeleri kapsamında sayılan tacir kişilerden olmayıp, bu nedenle TTK m. 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi işbu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmadığından uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Bu halde uyuşmazlığın çözümünde Mahkememiz görevli ve yetkili olmadığından öncelikle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli .... Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. VI. HÜKÜM 1-Davanın, Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile HMK m. 114/1-c ve 115/1 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Görevli Mahkemenin, .... Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE 3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan ....Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA, 5- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 23/11/2023 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/11/2023 Başkan .... E-İmza Üye .... E-İmza Üye .... E-İmza Katip .... E-İmza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"