İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/503 E. 2025/1134 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/503
- Karar No
- 2025/1134
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/503 KARAR NO : 2025/1134
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/09/2022 KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, kredi danışmanlık hizmeti veren bir firma olduğunu, kurulduğu ilk günden itibaren hizmet verdiği sektörün de hassasiyetinden kaynaklı olarak müşterileri için güvenli bir platform oluşturmak için çok büyük emek sarf etmiş ve güvenilir ve başarılı bir danışmanlık şirketi olarak adını duyurduğunu, davalı ...'in 01/10/2021 ile 14/01/2022 tarihleri arasında müvekkili şirket ile iş ilişkisi içinde olduğunu, müvekkili şirketin 14/01/2022 tarihinde yaptığı fesih bildirimi ile davalıyla olan iş ilişkisini sonlandırdığını, zira davalının, iş sözleşmesindeki yükümlülüklerine aykırı davranarak müvekkili şirketle olan iş ilişkisi sırasında edindiği gizli bilgilerden haksız olarak yararlandığını, davalının bu davranışlarının TTK bağlamında haksız rekabet oluşturup müvekkili şirketi zarara uğrattığını belirterek, açıklanan sebeplerle işbu davayı açarak müvekkili şirketin zararını talep etmeleri gerekliliğini belirterek, sözleşmeye aykırılık sebebiyle doğan 71.550,00-TL cezai şart bedelinin tazmini ile ek olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın 14/01 /2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı müvekkiline verilmesini, davalının iş ilişkisi süresince olan hesap dökümlerinin celbini ve bu sebeple oluşan zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle açılan davalar ile yine iş sözleşmesinde düzenlenen gizli bilginin ihlali nedeniyle açılan davalarda görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davaya bakmakla yetkili mahkemenin ----- Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart ve gizli bilgiyi koruma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle cezai şart talepleri için arabuluculuk görüşmesi yürütülmediğinden bu taleplerin dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının maddi tazminat talebi yönünden talep sonucu açık olmayıp hangi eylem ve hangi zarar için tazminatın talep edildiğinin HMK 119.maddesi uyarınca açıklatılmasını, aksi takdirde davanın reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirket'in haksız rekabet ve gizli bilgiyi ihlal iddiaları tamamiyle soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkiline yönelik somut bir eylem isnat edilememekte ve zararın ispatlanamamakta olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketin çağrı merkezinde çalıştığı için davacının ticari sırları, gizli bilgileri, üretim bilgileri gibi bilgileri işi itibariyle bilmemekte ve bu itibarla sözleşmesindeki rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğunu, davacının TTK 55.madde ve devamındaki hükümlere dayanarak rekabet yasağına aykırı davranıldığı iddialarının da gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacı şirket'in gizli bilgilerine hakim olduğu veya davacı şirket'in gizli bilgilerinin kullanıldığı iddialarına dayanak somut bir örneği ve herhangi bir delili bulunmadığını, kaldı ki gerçek olmayan bir durumun ispatının da mümkün olmadığını, müvekkilinin çalıştığı pozisyon itibariyle de bu bilgilere erişmesi mümkün olmadığını, iş sözleşmesi içerisinde düzenlenen cezai şartlar TBK 420.maddesi uyarınca karşılıklı düzenlenmediği için geçersiz olduğunu, maddi tazminat için ise her şeyden önce meydana gelen zararın ispatlanması gerekmekte olup davacı şirketin, hem müvekkilinin gerçekleştirdiği somut bir eylem söyleyememekte hem de bir zarar bulunmamakta olup, dolayısıyla tazminat için gerekli diğer unsur olan illiyet bağı da mevcut olmadığını, davacı şirketin dilekçesindeki mesnetsiz söylemleri ile bir de müvekkili hakkında savcılık şikayeti gerçekleştirmiş olduğunu belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız rekabete dayalı cezai şart ve uğranılan maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacı, davalı ...'nin şirket bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesine aykırı davranması sebebiyle sözleşmesinin fesh edildiğini, davalının gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle iş sözlemesinde kararlaştırılan cezai şarta hak kazanıldığını, ayrıca davalının işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra davacı şirket ile aynı faaliyet alanında başka bir firma kurduğunu, davacının müşteri portföyünden, know-how haksız yararlandığını ve davacı ... zarara uğrattığını, uğranılan maddi zararın mahkemece tespit edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı -----. Asliye Ticaret Mahkemesince 19.12.2022 tarih, ------ Esas ve ----- karar sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verildiği, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydı yapılarak yargılama sonuçlandırılmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası, ----- CBS'nin---- soruşturma sayılı dosyası, ---- CBS'nin ---- soruşturma sayılı dosyası ve ----- soruşturma sayılı dosyası, ----- SGK'dan davalının hizmet dökümü, davacı ve dava dışı----- davalının şahsi özlük dosyası celp edilmiş, dava dışı bankalardan davalının hesap hareketleri celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Eldeki davada davacı, davalıların eylemlerinin TK 54 vd... hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ve haksız rekabet sebebiyle cezai şart ve maddi zarara uğradığını yöntemince ispat etmesi gerekmektedir. TTK 54 maddesinde; "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." denilmektedir. Buna göre haksız rekabet kurumu TTK’nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiş, TTK 55. maddesinde de uygulamada sıklıkla karşılaşılan dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaları örnekler halinde düzenleme altına almıştır.Somut olayda, uyuşmazlığın çözümü ve davacının maddi zarar miktarının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Davacı tarafça süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmamış, celse talikine sebep olmuştur. HMK 324 maddesinde; "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. " denilmektedir. Dosya kapsamında mahkememizce 13/02/2025 tarihli 4 numaralı celsede verilen kesin süreye rağmen davacının eksik delil avansını ikmal etmediği ve celse talikine sebep olduğu anlaşılmış, bu sebeple davacının yeniden süre verilmesi talebinin HMK 324/2 maddesi gereğince mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Her ne kadar 26/06/2025 tarihli 5 numaralı celsede davacıya yeniden süre verilmiş ise de; davalı tarafça itiraz etmesi sebebiyle 18/07/2025 tarihli ara karar ile 26/06/2025 tarihli 5 numaralı celse ara kararından rücu edilmiş ve davacını bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından süresi içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle HMK 324/2 maddesi gereğince bu kez davalıya bilirkişi ücreti için süre verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde davalı taraf da birikişi ücretini yatırmamıştır. Gelinen aşamada davacının iddiaları yönünden hesaplanama yapılamaması sebebiyle yöntemince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.221,90-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 606,50-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.