İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/554 E. 2025/1285 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/554
- Karar No
- 2025/1285
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/554 Esas KARAR NO : 2025/1285
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 01/06/2023 KARAR TARİHİ : 26/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; sigortalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın, ... şirketi nezdinde ... poliçe, .... acente nolu 02.02.2022 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle kayıtlı bulunduğunu, müvekkili ...ın da söz konusu araçta yolcu niteliğinde olup arka koltukta, karayolunda seyir halindeyken bir kaza meydana geldiğini ve buna ilişkin olarak ilk olarak sigortaya başvuru yapılmış olup bir netice elde edilemediğini, KTK. m. 85/1 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, işleten sayılan kişi (veya kişiler) bu zarardan sorumlu olacağını, kusursuz sorumluluk kapsamında aracı işleten ile davalı arasında ... poliçe, ... acente nolu 02.02.2022 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi yapılmış olduğunu ve bu sebeple müvekkilinin zararının karşılanmasına ilişkin olarak işbu davayı davalıya karşı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, 02.06.2021 tarihinde sigortalı adına kayıtlı ... plakalı aracın, Ankara Kazan gişelerinden sonraki ... Sapağı adlı güzergahta seyir halindeyken aniden sürücüden ve trafikteki başkaca unsurlardan bağımsız şekilde bir anda aracın tekerinin patladığını ve aracın yolun kenarına doğru sürüklenerek durduğunu, olayda araçta bir hasar meydana gelmemesine rağmen, arka koltukta yolcu olarak bulunan müvekkilinin tekerin patlamasının etkisiyle bir anda havaya zıpladığını ve arka koltukta bulunan emniyet kemeri takılma alanına kalça, kasık ve altı bölgesini çarptığını, olaydan sonra müvekkilinin yardıma gelen araçlardan biri ile hastaneye gittiğini ve burada genel adli muayenesinin yapıldığını, muayenelere devam edilerek kalça ve kasık bölgesinde kırık olduğunun anlaşıldığını, olay yerine aracı çekmek üzere Karayolları ekipleri gelmiş tutanak tutmuş olduklarını, tutanağın müvekkile yahut araç işletene verilmediğini, buna ilişkin olarak Ankara Kahramankazan gişelerinden sonraki ... Sapağının sorumluluk alanında olan Karayolları Trafik Müdürlüğünden ilgili belgelerin celbini talep ettiklerini, Karayolları ekipleri geldiğinden ve söz konusu olayda araca ilişkin maddi bir zarar meydana gelmediğinden polis ekipleri çağırılmamış olup buna ilişkin polis tarafından kaza tespit tutanağı tutulmadığını, ayrıca - kazanın meydana geldiği ana ilişkin video da bulunduğunu, prim borçlarını zamanında ödeyen, araç ile alakalı bakımları zamanında yaptıran araç sahibinin meydana gelen işbu zararlar bakımından kusursuz olduğunu, Trafik sigortasında sigorta ettiren, sigorta primini ödeyen ve motorlu aracın işletilmesinden doğacak olan rizikoların sebep olacağı sorumluluğu sigortacıya devreden kişi olduğunu, aracı işleten kendi şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde iken teker patlaması ile bu olayın meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonucunda ciddi ve ağır bir şekilde yaralandığını, kaza tarihinde ... Hastanesine kaldırılmış olup daha sonrasında taburcu edilerek evde tedavisine başlandığını, kalça kemiği kırık olduğundan yürüyememekte, düzgün şekilde oturamamakta olduğunu, en temel ihtiyaçlarını dahi ailesinden yahut başkaca kişilerin yardımıyla yerine getirmekte olduğunu, İstanbul da ikamet etmekte iken meydana gelen kaza Ankara’da olduğundan aylarca ailesi ile Ankara da ikamet etmek zorunda kaldığını, açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası m.107 uyarınca, toplanacak delillere göre iş göremezlik, tedavi ve bakım giderleri, kazanç kaybı, maluliyet durumuna ilişkin olarak tazminat hesabı yaptırılarak maddi ve manevi tazminatının saptanarak, olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; avacı yanın HMK m.31 uyarınca maddi tazminat talebini detaylı açıklamasına karar verilmesini talep ettiklerini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı bulunmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp .... İhtisas Kurulu tarafından incelenmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı poliçe kapsamında olmadığından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davacı tarafın kalıcı dönem bakıcı gideri ve geçici dönem bakıcı gideri taleplerinin yerinde olmadığını, davacı yanın tedavi gideri taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu manevi tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmamakta olup, manevi tazminat talepleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini talep ettiklerini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın yolcu olarak bulunduğunu iddia ettiği .... plakalı aracın 02/06/2021 tarihinde seyir halinde iken aniden tekerinin patladığı ve bu patlama nedeniyle davacıda bedeni hasar meydana geldiği iddiasıyla dava dışı ... plakalı aracın sigortalısı olan davalıdan ZMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ile davasını belirsiz alacak olarak ikame ettiği, dava değerinin 100,00 ;TL olarak belirlediği ve fakat dava dilekçesinin içeriğinde geçici, kalıcı iş göremezlik, tedavi ve bakım giderleri, kazanç kaybını içeren maddi tazminat talepleri ile manevi tazminat isteminin bulunduğu, bu haliyle taleplerinin ve her bir talebi yönünden dava değerinin açık ve anlaşılır olmadığı görülmekle, HMK 31 ve 119/1-d-ğ maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından her bir talebini (geçici, kalıcı iş göremezlik, tedavi ve bakım giderleri, kazanç kaybını içeren maddi tazminat talepleri ile manevi tazminat istemi) ayrı kalemler halinde belirlemek ve her bir talebi yönünden dava değerini açıkça bildirmek üzere HMK 119/2 maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı tarafın sunduğu beyan dilekçesinde; "Kaza sonrasında tedavi boyunca çalışamaması ve buna bağlı olarak iş ve kazanç kaybına uğraması sebebiyle İş Göremezlik Alacağı :20,00-.TL Kaza sebebiyle uğradığı bedensel zararlarına ilişkin olarak Tedavi Giderleri :20,00-.TL İstanbul'da yaşaması ve kazanın Ankara'da olması sebebiyle evinden uzak başkaca evde uzun süre bakılmak zorunda kalması sebebiyle Bakım Giderleri :20,00.-.TL Kemik kırığı oluşan kazası neticesinde kendisinin çalışma gücü tedavisi boyunca geçici olarak yitirilmiştir. Ayrıca müvekkil halen uzun süre yürüyememektedir ve oturduğu zamanlarda zorluk ve ağrı yaşamaktadır. Bu sebeple trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı alacak :20,00-.TL Maluliyet durumu henüz saptanmadığından ve hareketlerinde halen kısıtlama olduğundan Maluliyet Durumuna İlişkin Olan Tazminat :20,00.-TL" şeklinde açıklamada bulunduğu görülmüştür. -İşbu beyan doğrultusunda davacı tarafın talebinin yalnızca maddi tazminat ilişkin olduğu görülmekle yargılamaya işbu talepler yönünden devam olunmuştur. -Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." -Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. -Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. -Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. -Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nın 49. ve 54. maddeleri uyarınca kazaya karışan aracın sürücüsünden isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden de maddi ve manevi zararın tazmini talep edilebilir. -Zarara sebep olanların zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olduklarına dair 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1. maddesi gereği, kişinin yolcu olduğu araç sürücüsünün kazada kusuru bulunsa dahi, davalının müteselsil sorumluluk esasına göre zararın tamamından sorumlu olduğu dikkate alındığında, kusur oranlarının belirlenmesi konusunda raporun dava dosyasına bir katkı sağlamayacağından kusur konusunda rapor aldırılmasına da gerek bulunmamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2019 tarihli 2016/4549 Esas, 2019/1066 Karar sayılı içtihatı da bu doğrultudadır. -Somut olayda davacı tarafın tanıkların dinlenmiş, Karayolları tarafından tutanak ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmış, bu kapsamda davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın 02/06/2021 tarihinde seyir halinde iken aniden tekerinin patladığı ve dava konusu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği sabit hale gelmiştir. Bu kapsamda ayrıca kusur değerlendirmesi yapılmasına gerek bulunmayıp, araç sürücüsünün bakım ve ihmallerden kaynaklı ya da kullanımdan kaynaklı kusurunun bulunup bulunmadığı ayrıca inceleme konusu yapılmamış, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında dava konusu maddi tazminatlardan sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Mahkememiz dosyası varsa asıl ve birleşen davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 05/12/2024 tarihli raporda özetle; 20/01/1973 doğumlu, ....’ın 02/06/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan işgöremezlik raporu doğrultusunda davacının varsa davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanması amacıyla, dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 13/06/2025 tarihli raporda özetle; ATK .... İhtisas Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli i; göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 8.477,70 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 01.06.2023 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Alınan rapor akabinde davacının ıslah dilekçesini ibraz ettiği geçici iş göremezlik alacağı 20,00-.TL olan iş göremezlik taleplerini 8.450,70TL artırılarak 8.477,70-TL olarak artırarak ıslah ettiklerini bildirdiği görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının davalının ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu ... plakalı araçta yolcu konumunda iken dava konusu yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, davalının ZMMS kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının kaza nedeniyle kalıcı bedeni hasarının oluşmadığı ve fakat geçici iş göremezlik bedeli yönünden asgari ücret üzerinden hesaplanan 8.477,70 TL bedelden sorumlu olduğu, davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi tazminat yönünden ispata elverişli delil ibraz etmediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davalı tarafın cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi yapılması talep ettiği görülmektedir. -Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 20/09/2018 tarih ...E....K. sayılı ilamında; "...Hatır taşımaları bir menfaat karşığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda mülga 818 Sayılı BK 43 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Yapılacak hatır indiriminden de sadece hatır için taşıyan tarafın yararlanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesine (818 sayılı BK 44) göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece açıklanan ilkelere ve Yargıtay'cada benimsenen oranlara göre fazla olacak şekilde hatır taşıması nedeni ile %25, müterafık kusur nedeni ile %25 olmak üzere toplam %50 oranında indirim uygulanmıştır. Daire uygulamamıza göre hatır taşıması nedeni ile %20, müterafık kusur nedeni ile %20 olmak üzere toplam %40 oranında indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir..." hususlarına yer verilmiştir. -Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 20/05/2014 tarih ... E. ... K. sayılı ilamında; "...Mahkemece davalı sigorta şirketinin poliçe limiti üzerinden hatır taşıması nedeniyle takdiri indirim yapılarak maddi tazminatın kısmen reddine karar verilmiş, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hakimin takdir hakkını kullanarak yapmış olduğu indirim nedeniyle mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." hususlarına yer verilmiştir.
-Dosyada mevcut tutanak ve belgelere göre davacının kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunduğu, araçta ticari amaçla ya da iş ilişkisi kapsamında bulunmadığı, davalının ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu araç sürücüsü ile aralarında hatır taşıması ilişkisi bulunduğu nazara alındığında davacı yönünden belirlenen tazminat üzerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Sabit olan 6.782,16 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 01/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının adli yardım talebi de nazara alınarak davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama süresince adli yardım talebi nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.500,00-TL ATK faturası, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 462,00-TL müzekkere gideri ve 715,00-TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 11.677,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%98,83) göre hesap edilen 11.540,87-TL'nin davalıdan alınarak, bakiye 136,13 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafça yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 6.782,16- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddine karar verilen miktarı yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 80,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.560,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%98,83) göre hesap edilen 1.541,81-TL'sinin davalıdan, 18,19-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır