İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/413 E. 2025/501 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/413
Karar No
2025/501
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/413 Esas - 2025/501 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/413 Esas KARAR NO : 2025/501

HAKİM : ... KATİP : ....

DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av... Av.... Av.... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av... DAVA : Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/06/2023 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/11/2022 günü davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı . . ...'ün sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kazaya karıştığı, müvekkilinin kendisine yeşil ışık yandığı ısrada hareket ettiği, bilirkişi raporu alındığında davalı yana sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, kazanın ardından 28/03/2023 tarihinde müvekkilinin uğradığı hasar onarım bedeli ve araç değer kaybı zararının tazmini için davalıya başvuru yapıldığını, ancak davalının sigortalının kusursuz olduğu iddiasıyla zararı karşılamadığını, beyanla hasar onarım bedeli için şimdilik 50 TL ve değer kaybı bedeli için şimdilik 50 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 15/05/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; hasar bedeli talebinin 25.587,59 TL'ye, değer kaybı talebinin 5.000,00 TL'ye ıslah edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu talebin muaccel olmadığını, davacı tarafından başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı ve sigortalının kusuru oranında olduğunu, mevcut poliçede limitinin 100,000.00 olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, beyanla öncelikle görevsizlik itirazının kabulünü, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, yetki itirazının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, yine esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Trafik kazası tespit tutanağı, -Poliçe ve hasar dosyası, -Kazalı hâldeki araç fotoğrafları, -Sigorta Bilgi ve Gözetim kayıtları, -Bilirkişi raporları,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; trafik kazası nedeniyle hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararından kaynaklanan ve karşı aracın trafik sigortacısına(ZMSS kapsamında) yöneltilen maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, kusur durumunun tespiti ile değer kaybı ve hasar onarım bedeli hesaplanması hususlarında bilirkişi raporu alınmıştır. Adli trafik uzmanı bilirkişi(....) tarafından tanzim edilen 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hangi sürücünün yeşil ya da kırmızı ışıkta geçtiklerini destekleyen delil olmadığından oransal kusur dağılımı yapılamadığının belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce dava konusu kaza mahallinde yer alan sinyalisazyon sistemine ilişkin sinyal diyagramı Belediye Başkanlığı'ndan celp edilmiş ancak kaza anına dair kamera kaydına rastlanılmamıştır. Taraf vekillerinin itirazları ve kök raporun kusur tespiti içermemesi nazara alınarak ek rapor tanzimi istenilmiş aynı bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/02/2024 tarihli ek raporda özetle; sinyalizasyon gösterge tablosuna göre davalı yana sigortalı... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yaptığından bahisle %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu hususuları belirtilmiştir. Değinilen ek raporda oransal kusur durumuna yer verilmiş ise de; raporun denetime elverişli olmadığı ve dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılmıştır. Zira kaza anına dair görüntü kaydı mevcut olmayıp, dosyamız kapsamına sinyal diyagramı celp edilmiş ise de ilgili sinyalizasyon diyagramının tek başına anlık olarak hangi sürücünün yeşil/kırmızı ışıkta geçtiğinin tespitine imkan sağlamadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla raporun denetime elverişli hazırlanmadığı gözetilerek farklı bir adli trafik uzmanından rapor alınması cihetine gidilmiştir. Adli trafik uzmanı bilirkişi(H. Kökten) tarafından tanzim edilen 19/03/2024 tarihli raporda özetle; dosya kapsamınca sadece sinyal diyagramına göre araç sürücülerinin hangisinin kırmızı ışıkta hangisinin yeşil ışıkta geçiş yaptığının aradaki saniye farkıyla bile tespitinin mümkün olmasının çok zor olduğu, kazayı aydınlatıcı görüntü ve tanık beyanı olmaması ve her iki sürücünün kendi beyanlarında yeşil ışıkta geçişlerine dair beyanları göz önüne alındığında her iki sürücünün de %50-50 oranında kusurlu oldukları görüşü bildirilmiştir. Dosyamız kapsamında kusur tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporları bakımından; kazanın oluşumunda kimin kırmızı ışık ihlali ile kazaya neden olduğu mevcut deliller ile anlaşılamadığından, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi gereğince tehlike eşit varsayılmakla; tarafların eşit olarak %50-%50 şeklindeki kusur oranına kanaat edilmiş bu yöndeki 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporundaki eşit kusur dağılımı hükme esas alınmıştır. Davaya konu hasar onarım bedeli ve değer kaybına ilişkin gerçek zararın tespit ve hesaplanması amacıyla makine mühendisi bilirkişi(B. Aras) tarafından tanzim edilen 10/05/2024 tarihli raporda özetle; davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin olay tarihi itibariyle 51.175,17 TL olduğu, aracın olay sırasında 14 yaşında olması nedeniyle kaza öncesi ve sonrası piyasa değerinin aynı olacağından bahisle reel değer kaybı oluşmayacağı görüşü bildirilmiştir. İtirazlar nazara alınarak ek rapor tanzimi istenilmiş, ek raporda özetle kök raporun yinelendiği görülmüştür. Bilindiği üzere değer kaybı tespitinin gerçek zarar ilkesi uyarınca aracın kazadan önceki (kaza nedeniyle oluşan hasardan önceki) ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir gördükten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre(nispi metoda göre) yapılması gerekir. Tanzim edilen 10/05/2024 ve 10/01/2025 tarihli ek raporlarda ise aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç bedelinin denetime elverişli şekilde irdelenmediği, istikrar kazanan içtihatlara göre benimsenen fark yönteminin(nispi metodun) gereklerinin karşılanmadığı anlaşılmıştır.Hal böyle olunca farklı bir bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Makine mühendisi bilirkişi (C.Yalçıntaş) tarafından tanzim edilen 15/04/2025 tarihli raporda özetle; araç üzerinde meydana gelen toplam hasar miktarının kdv dahil 51.175,17 TL olduğu, %50 kusur oranı karşılığının kdv dahil 25.587,59 TL olduğu; değer kaybının piyasa 2. El hasarlı-hasarsız araç farkına göre 10.000,00 TL olduğu %50 kusur karşılığının 5.000,00 TL olduğu hususları belirtilmiştir. Raporun; olayın oluş şekline, kaza tespit tutanağına ve dosya kapsamına uygun düştüğü, denetime elverişli hazırlandığı ve yine değer kaybı hesaplamasının istikrar kazanan içtihatlara uygun olarak fark yöntemi(nispi metod) ile yapıldığı görülmekle 15/04/2025 tarihli rapor hükme esas alınmıştır. Toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 06/11/2022 tarihinde, davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı şahsa ait ... plakalı araçların çarpışması ile trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün eşit şekilde %50-%50 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihinde.... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS(trafik sigortası) kapsamında sigortalı bulunduğu, poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda gerçek zarar ilkesi ile yapılan hesaplama uyarınca ise kaza nedeniyle davacının araç hasar onarım bedelinden kaynaklanan kdv dahil 51.175,17 TL ve değer kaybından kaynaklanan 10.000,00 TL zararının oluştuğu anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının araç hasar onarım bedelinden kaynaklanan kdv dahil 51.175,17 TL ve değer kaybından kaynaklanan 10.000,00 TL zararının bulunduğu ve davalı şirketin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının kusuru(%50) oranında zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla bu yöndeki değer arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Faiz talebi bakımından, sigortalı aracın ticari niteliği bulunmadığından temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile; hasar bedeli zararı olarak 25.587,59 TL, değer kaybı zararı olarak 5.000,00 TL olmakla toplam 30.587,59 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 08/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 2.089,44 TL karar ve ilam harcından, önceden alınan 179,90 TL peşin harç ve 521,00 TL ıslah harcı toplamı olan 700,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.388,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç ve 521,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 880,80 TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 237,25 TL tebligat gideri, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.237,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025

Katip ...

Hakim ....

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/413, K. 2025/501, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-413-e-2025-501-k-7b0ecffca9e5