İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/411 E. 2026/108 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/411
- Karar No
- 2026/108
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/411 Esas - 2026/108 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/411 Esas KARAR NO : 2026/108
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalıya ürün satışı yaptığını, ürünleri davalıya teslim ettiğini, 15 adet fatura kestiğini, ticari defterine işlediğini ve vergi dairesine bildirdiğini,Fatura alacaklarının ödenmemesi üzerine borçlu davalı aleyhine 27.03.2023 tarihinde ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak borçlu şirket vekilince 05.04.2023 tarihinde haksız itiraz edilerek takibin durduğunu, Takipten sonra 10.04.2023 tarihinde tahsilat makbuzu ile 31.05.2023 ve 20.07.2023 tarihli çeklerle toplamda 177.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, bu nedenle TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle feri alacaklara mahsup edilmesi gerektiğini” iddia ederek, "Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi marifeti ile belirlenecek miktara ıslah kaydı ile takibe vaki itirazın 30.000,00 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, takip alacağının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini” talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle ; davacıya 177.000,00 TL çek ödemesinin takip başlamadan önce verildiğini, 27.03.2023 tarihli whatsapp mesajıyla davacıya da bildirildiğini, davacının tek taraflı düzenlediği 10.04.2023 tarihli tahsilat makbuzunun geçerli bir belge olmadığını, dolayısıyla takibin kötü niyetli yapıldığını" iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Davanın, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında davacının davalıya sunduğu teslim ettiği malların karşılığı kesmiş olduğu faturalardan kaynaklı alacağın istemi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Uyuşmazlığın; davacının takibe konu alacağının olup olmadığı, mahsuba konu bir ödemenin yapılıp yapılmadığı, alacak varsa miktarı, davalının takibe itirazda haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatının ve kötüniyet tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu anlaşıldı. DELİLLER: ... yazılan müzekkereye cevap verildiği ilgili icra dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderildiği, 04/04/2023 tarihinde ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu vekili tarafından 05/04/2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşıldı.Taraf vekillerinin müvekkillerinin ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ve ilgililerini bildirir dilekçelerini sundukları, yerinde inceleme talebinde bulunmuş oldukları,Dosyanın davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde ... bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılması ve ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için bulunduğu yer mahal mahkemesine talimat yazılmasına, karar verildiği , dosyanın ... Mahkemesine gönderildiği, akabinde Talimat mahkemesine yeniden talimat yazılmak suretiyle bilirkişi ...'dan davacı vekilinin rapora karşı beyanlarını karşılar, özellikle tarafların takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davaya konu alacak borç miktarlarını açıkça belirtir şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği ve ek raporun dosya arasına alındığı anlaşıldı. Talimat ek raporu akabinde Alacağın takip tarihinden(27.03.2023)- davalının ödeme yaptığı(10.04.2023) tarihe kadar işlemiş olan faiz ve masrafları ile hesaplanıp, davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle takibe konu alacağın faiz ve fer'ilerine mahsup edilmesi suretiyle dava tarihi itibari ile bakiye borç miktarının, diğer bir deyişle davacının ne miktar bakımından dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, değerlendirir şekilde dosyaya faiz ve icra alacak hesabından anlayan nitelikli bilirkişi eklenmek suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği ve bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı anlaşıldı. Taraf itirazlarının gelmesi akabinde Alacağın takip tarihinden(27.03.2023)-14.06.2023dava tarihine kadar davalının ödemeleri dikkate alınarak işlemiş olan faiz ve masrafları ile hesaplanıp, davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu kısmi ödemelerin 818 Sayılı TBK'nın 84. ve 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle takibe konu alacağın faiz ve fer'ilerine mahsup edilmesi suretiyle dava tarihi itibari ile bakiye borç miktarının, diğer bir deyişle davacının ne miktar bakımından dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, tarafların itirazlarınıda tartıştırı şekilde ve değerlendirir şekilde faiz ve icra alacak hesabı bkden ek rapor alınmasına, karar verildiği ve ek raporun dosya arasına kazandırıldığı anlaşıldı. TALİMAT BİLİRKİŞİ RAPORU : Talimat mahkemesi vasıtasıyla alınan bilirkişi raporu ile; ... Şirketi (davalı Şirket ) Olarak Resmi Muhasebe Kayıtlarına Göre Çeklerini Gönderdiği Ve Resmi Kayıtlarında İşlendiği kanaatine varılmıştır: TALİMAT BİLİRKİŞİ EK RAPORU : Talimat mahkemesi vasıtasıyla alınan bilirkişi raporu ile; Davalı şirketin çek dökümlerine istinaden cari dökümleri itibariyle ödemelerini 2022 yılı itibariyle düzenli ödendiği;2023 yılı itibariyle 25/01/2023 tarihi itibariyle alacağı olarak 205.013,32 TL olduğu görülmüş olup; 01/10/2023 tarih yevmiye ile ... fiş no ile 22/01/2023 evrak tarihi ile ... nolu ziraat bankası çeki 220.000,00 TL tutarında 22/04/2023 vadeli çeki verdiği görülmüştür.Bu çek ile davalı şirketi 14.986,68 TL borçlu duruma düştüğü görülmüştür. ... İnş Pet Orm.nak San.ve Tic Ltd. Şti. (davalı Şirket ) Olarak Resmi Muhasebe Kayıtlarına Göre Çeklerini Gönderdiği Ve Resmi Kayıtlarında İşlendiği Görülmüştür. ... Ltd.şti. (davacı Şirket) Olarak Bu Verilen Çeklerin Resmi Kayıtlarında Nasıl İşlendiği İncelenmesi Gerektiği kanaatine varılmıştır. BİLİRKİŞİ RAPORU: Mahkememizce alınan ... raporu ile; davacının dava konusu 15 fatura nedeniyle davalıdan 27.03.2023 takip tarihi itibariyle bakiye 177.936,90 TL alacaklı olduğu, Takip tarihi sonrasında 10.04.2023 tarihinde davalıdan toplamı 177.000,00 TL olan 2 çekin alındığı ve toplam alacaktan düşüldüğü, davacı alacağının bu şekilde 14.06.2023 dava tarihi itibariyle 936,90 TL kaldığı, davacı talebinin 30.000,00 TL olduğu, kanaatine varılmıştır. BİLİRKİŞİ RAPORU: Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu ile; ile Dava tarihi 14/6/2023 itibarıyla 38.545,19 TL dosya borcu bulunduğu kanaatine varılmıştır. BİLİRKİŞİ EK RAPORU: Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporu ile ; Taraflarınca verilen görev sınırları ile bağlı kalınarak yapılan hesaplama ile çek ile yapılan ödemenin TBK m.100 uyarınca dosya hesabından mahsubu ile dava tarihi 14/6/2023 itibarıyla 37.821,15 TL asıl alacak, 724,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.545,19 TL dosya borcu bulunduğu kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Somut olayda; davacı tarafından davalıya, icra takibine konu faturadaki malları temin edip teslim ettiği, satışa ilişkin faturanın her iki tarafın beyan formlarına işlendiği, davacı defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı beyan edilen mal alım formlarında yer aldığı, kaldı ki mal satım ve alımının ve davalıya tesliminin taraflarca uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlık konusunun borçlu tarafından yapılan ödemenin takip tarihinden sonra olup olmadığı, davacının takip başlatmakta haklı olup olmadığı ve icra inkar tazmini talebinin yerinde olup olmadığıdır. Takibe konu faturalar ve mal teslimi uyuşmazlık konusu olmadığından ödemenin hangi tarihte yapıldığı incelenmesi gerekmektedir. 02.12.2024 tarihli davalı defterlerinin incelendiği ve 02.12.2024 davacı defterlerinin incelendiği ... raporlarında ve faiz hesabı yönünden alınan 01.11.2025 ve 05.01.2026 tarihli heyet raporlarında belirtildiği üzere; davacının dava konusu 15 fatura nedeniyle davalıdan 27.03.2023 takip tarihi itibariyle bakiye 177.936,90 TL alacaklı olduğu, davacının takibe itiraz dilekçesi ve takip tarihi sonrasında 10.04.2023 tarihinde davalıdan toplamı 177.000,00 TL olan 2 çekin alındığı, alınan çekin takip tarihinden sonra davalı borçlu tarafından davacıya teslim edildiği, davalının takip tarihinde Whatsupp yazışması ile 77.000TL' lik çeki davacıya teklif ettiği savunulduğu, davacının yakın tarihli çek istediği davalı tarafından beyan edilerek daha sonra 72.000TL ve 105.000TL' lik çeklerin 08.04.2023 tarihinde mesaj atılarak kargoya verildiği ve 10.04.2023 tarihinde davacı tarafa teslim edildiği davalı beyan dilekçelerinden ve ekinde sunduğu yazışma ve kargo teslim evrakından ve de davacı alıcının bahse konu çekleri teslim aldığını gösterir ve defterinde de kayda geçilen tahsilat makbuzu ile anlaşılmış olup davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu tespit edilmemiş olup hukuki yarar bulunduğu anlaşılmıştır. Davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu kısmi ödemelerin 818 Sayılı BK'nın 84. ve 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle takibe konu alacağın faiz ve fer'ilerine mahsup edilmesi suretiyle dava tarihi itibari ile bakiye borç miktarının 38.545,19TL olarak tespit edilmiş olup davacı davsını kısmi dava olarak açtığı ve dava tarihi üzerinden 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle ıslah hakkını kaybettiği dikkate alındığından dava dilekçesi ile talep edilen 30.000,00TL' den fazlasına hükmedilemeyeceği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 100. (Eski 818 sayılı BK 84.) maddesinde ''Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir '' hükmünün yer aldığı, bir başka anlatımla TBK'nin 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunlu olduğu, buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemelerin ana paradan mahsup edilemeyeceği, yargılama devam ederken davalı tarafından yapılan ödemelerin infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce dikkate alınması gerekeceği açıktır. İcra inkar tazminatı talebi yönünden ise; itirazın iptali davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (... sayılı kararı) . Buna göre takip başlangıcındaki itiraza uğrayan asıl alacak üzerinden %20sine karşılık gelen 35.587,38TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davanın KABULÜNE karar verilmiş olup; -Davalı aleyhine başlatılan ...Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 30.000,00 TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden aynen DEVAMINA, davalı tarafından takip başlatıldıktan sonra davacıya yapılan ödemelerin TBK'nın 100. maddesi uyarınca infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce dikkate ALINMASINA, -Asıl alacağın %20 si oranında 35.587,38TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.049,30 TL harçtan, dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 1.869,40 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 837,00 TL tebligat ücreti, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 12.196,80 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve E-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 13/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır