İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/370 E. 2024/686 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/370
Karar No
2024/686
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/370 Esas - 2024/686 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2023/370 Esas KARAR NO : 2024/686

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... (TC:.....) kaza tarihi olan 02/03/2023 tarihinde ... ili sınırları içinde bulunan ..... üzerinde kurulu ..... Köyü sınırları içinde bulunan ... Dinlenme Tesisleri’nde kendisine ait ... plakalı aracı ile çıkışa doğru seyir halindeyken, davalılardan ...-... ... adına kayıt tescilli ve diğer davalı sigorta şirketine ... nolu ZMMS Poliçesi ile 27/11/2022-2023 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... plakalı resmi otoyol polis aracı; sürücüsü ... yönetiminde iken; sürücü geri manevra sırasında yolu kontrol etmeden, kurallara aykırı olarak park alanından yola ani bir biçimde geri geri çıktığını, davacının her ne kadar aracını ani manevra ile sola direksiyon tedbiri alarak tehlikeyi savuşturma gayreti içine girmişse de; davalı taraf aracının hızla ve tehlikeli geri manevrası sonucunda kaza meydana geldiğini, Kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü KTK 84. Maddelerini ihlal etmekle asli kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 300,00.-TL değer kaybı, 200,00.-TL araç yoksunluğu gideri ve 500,00.-TL hasar onarım bedeli olmak üzere toplam 1.000,00TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinin sorumluluğu ZMMS poliçesi ile sınırlı olmak ve araç yoksunluğu gideri hariç olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvurunun olmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için ... kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, anlaşmalı servis sigortalıdan onay almadan hiçbir işlem gerçekleştiremeyeceği gibi, eksper ile servis arasındaki iskonto ise başvuran tarafın lehine olup başvuran onay verdikten sonra, davalı şirketten iskonto farkının taelp edilmesi mümkün olmadığını, davacı yanın KDV dahil hesap üzerinden dosya da hüküm kurulması talebinin hatalı olduğunu, davacı tarafından davalı şirketin yokluğunda yaptırdığı tespitin delil niteliğinin bulunmadığını, istenilmesi gereken faiz talebinin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İl ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle yargı yolu ve görev ve yetki nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Davacı talebinin zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de reddini talep ettiklerini, kazanın ..... otoyolu ... Dinlenme Tesisleri içi ..... akaryakıt istasyonundan İstanbul istikametine doğru seyir halinde olan ... plakalı ve davacı kontrolünde olan araç, ... Lokantası önüne geldiğinde aracının sağ ön tarafı ile, park halinden geri manevra ile yola çıkan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Otoyol Trafik Polisi aracına sol arka taraftan çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin olduğunu, Söz konusu maddi hasarlı trafik kazası tamamen davacının kusuru nedeni ile meydana geldiğini, İdarenin kusuru ve dolayısıyla sorumluluğu, iddia edilen zararla illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 14.11.2023 tarihli raporda özetle; "... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in meydana gelen olayda % 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında KUSURLU olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in meydana gelen olayda % 25 (Yüzdeyirmibeş) oranında KUSURLU olduğu, Meydana gelen olay sonrasında ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybının olay tarihi itibariyle 1.040.000,00 – 950.000,00 = 90.000,00 TL (Doksanbin TL) olduğu, Meydana gelen olay neticesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’in % 25 kusurlu olduğu dikkate alındığında, maliki ... İl ... ile birlikte, trafik sigorta şirketi ...A.Ş.’nin (Poliçe limitleri dahilinde) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen değer kaybı zararının 22.500,00 TL’sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, Araç Mahrumiyet Tazminatının 17.989,50 TL (Onyedibindokuzyüzseksendokuz TL, Elli Krş) olduğu, Söz konusu tazminatın sigorta teminatı kapsamında olmaması yanı sıra ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’in % 25 kusurlu olduğu dikkate alındığında, maliki ... İl ... ile birlikte, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen araç mahrumiyet tazminatının 4.497,37 TL’sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları" şeklinde görüş bildirmiştir.

Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 01.02.2024 tarihli ek raporda özetle; "Yapılan hesaplama ile kolluk tarafından hazırlanan kamera kaydı izleme tutanağında belirtilen mesafenin 80 metre olmadığı, belirtilen mesafenin daha kısa olduğunun anlaşıldığı, Bu bağlamda; dosya kapsamında yer alan ve içeriğinde olay yeri görüntülerinin olduğu CD'nin bir görüntü işleme ve sayısal görüntü analizi yapabilecek bir uzman (Bilgisayar Mühendisi) tarafından incelenerek söz konusu mesafenin belirlenebilmesi yoluna gidilmesi ya da olay yerinde keşif yapılmasının uygun olacağının değerlendirildiği, Bahis konusu mesafenin net olarak ortaya konulması sonrasında kusura ilişkin değerlendirmelerin yeniden yapılabileceği, Meydana gelen olay sonrasında ... plaka sayılı araçta oluşan toplam hasar tutarının KDV Dahil 192.905,72 TL olduğu, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarına ilişkin yapılan itirazların kök rapor sonucunu değiştirmediği" şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce ... alınan 28.05.2024 tarihli kusur raporunda özetle; "Sürücü ...'in %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'in % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, hasar bedeli tazminatı ile değer kaybı tazminatının tahsiline ilişkindir. Dosyada mevcut 02/03/2023 tarihli Kaza Tespit Tutanağı'nda, "...02/03/2023 günü saat 13.50 sıralarında ..... meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının yapılan incelemesinde, ... Dinlenme Tesisleri içi ..... Akaryakıt İstasyonundan İstanbul istikametine doğru seyir halinde olan ... plakalı otomobil sürücüsü ..., ... Lokantası önüne geldiği esnada aracının sağ ön tarafı ile park halinde geriye doğru manevra ile yola giriş yapan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otoyol trafik polisi aracının sol arka tarafına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği görülmüştür. Kaza sonucu ... plakalı otoyol trafik polisi aracının sol arka, bagaj ve tampon kısımlarında ... plakalı aracın ise sağ ön kısmında maddi hasar meydana gelmiş olupi her iki aracın sürücü ve yolcu hava yastıklarının açılmadığı tespit edilmiştir. Kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 2918 S.K.T.K.nunda belirtilen kusurlardan 52/1-B maddesinde yazılı (aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş yol ve hava trafik durumunun gerektirdiği şartlarda uyduramamak) kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır..." şeklindedir. Kazaya karışan ... plakalı aracın 27/11/2022-2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kazadan sonra herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... vekilince yargı yolu itirazında bulunulmuş ise de; KTK 110/1. Maddesinde "...İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır...." maddesi bulunmaktadır, nitekim ..... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin..... sayılı içtihadında da belirtildiği üzere "...Öte yandan, Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesi (UYM) de önüne gelen benzer uyuşmazlıklarda AYM’nin yukarıda yer verilen kararına atıf yaparak benzer sonuca ulaşmıştır. UYM, 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesiyle, yargı yolu uyuşmazlıklarına ve bu nedenle de yargılamaların uzamasına neden olan anılan Kanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarında, yeknesaklığı sağlamak amacıyla ve kamu yararı gözetilerek adli yargı yerlerinin görevli kılındığını, AYM’nin de bu durumu Anayasa’ya aykırı bulmadığını tespit etmektedir (UYM’nin 11/04/2016 tarihli ve .....K sayılı; 24/09/2018 tarihli ve ..... sayılı kararları).Yargıtay uygulamalarında ise 2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin uygulamasında ilgili düzenleme dar olarak yorumlanarak, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlar" düzenlemesi ile karayolunda kullanılan araçların sebep olduğu kazaların adli yargıda görüleceği, hizmet kusurundan kaynaklanan davaların ise idari yargıda görülebileceği kabul edilmişken, içtihat değişikliği ile AYM'nin kararı, UYM'nin kararları ve kanun maddesinin yasama belgeleri ve kanun gerekçesi çerçevesinde, hizmet kusurundan açılan tazminat davalarının 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi gereğince adli yargıda görülmesi gerekiği kabul edilmiştir. Nitekim ...... Hukuk Dairesinin .....sayılı kararında Uyuşmazlık Mahkemesinin ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen iptal kararına atıflar yapmak suretiyle gerekçesinde "Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının görünümlerinden olan hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesinin uygulanmasında, Dairemizin idari yargı yerlerini görevli kabul eden kararları (11/03/2013 tarihli ve ..... sayılı; 18/04/2013 tarihli ve ..... sayılı; 06/11/2013 tarihli ve .....sayılı; 06/03/2013 tarihli ve ..... sayılı) bulunmakta ise de yukarıda açıklanan gerekçe ve yüksek mahkeme kararları göz önüne alınarak Dairemizin 04/12/2019 tarihli ve ..... sayılı ilke kararıyla önceki yerleşik uygulamadan dönülmüştür." denilerek önce ki içtihatlarından ilke kararı ile dönüldüğü belirtilmiştir...." şeklinde olup davaya devam olunmuştur. Davalılar zamanaşımı itirazında bulunmuş iseler de; KTK 109. maddesinde "...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar..." maddesi gereğince kaza tarihinin 02/03/2023 tarihi olması nedeniyle yargılamaya devam olunmuştur. ...'nden davacıya ait ... plakalı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (. .....,).Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. ...... Hukuk dairesinin 25/03/2022 tarih ve ..... sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde gözetildiğinde; kaza tarihi olan 02/03/2023 tarihinde ..... davacı sürücünün yönetimindeki ... plakalı otomobil ile ... Lokantası önlerine geldiğinde sağ ön tarafı ile park yerine park halinde iken geriye doğru hareket eden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı polis aracına sol arka kısımdan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan kusur değerlendirmesinde, kaza sonrasında tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile 14/11/2023 tarihli bilirkişi kök ve 01/02/2024 tarihli ek rapor arasında çelişki olduğu anlaşılması üzerine, çelişkilerin giderilmesi amacıyla ...'ndan alınan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna davacı sürücünün meydana gelen kazada otomobili ile seyir halinde iken mahal şartlarını dikkate alarak yola gereken tedbirini vermesi, sağ önde manevra yapan otomobile karşı etkin fren ve direksiyon tedbirini alabilmesi gerekirken bu hususa riayet etmemesi nedeniyle tali kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise otomobille geri manevra yaptığı süre boyunca gerisini kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususa riayet etmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğuna dair rapor mahkememizce dosya kapsamına uygun görülmekle hükme esas alınmıştır. Hasar bedeli yönünden hükme esas kök ve ek bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, davacıya ait aracın kaza esnasında sağ ön kısmından hasarlanması, sunulan ekspertiz raporundaki hasar bedelinin KDV dahil 192.905,72 TL olduğu ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğunun kabul edildiği, yine değer kaybı yönünden de aracın kaza öncesinde ve sonrasındaki reel değer kaybına yönelik olarak yapılan hesaplama ve kusur tenzili sonucu davacı talebi doğrultusunda talebin kabulüne karar verilmiştir. Yine araç mahrumiyet bedeli yönünden de davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) araç mahrumiyeti bedelinin tespitine yönelik rapor da hükme esas alınarak ve kusur tenzili sonrasında talep kabul edilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile hasar bedeli tazminatı olarak 135.033,00 TL, değer kaybı tazminatı olarak 63.000,00 TL toplamı olan 198.034,00 TL’nin davalı ...AŞ’nin tazminatın 120.000,00 TL’sinden sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa davalı ... yönünden 02/03/2023, davalı ...AŞ yönünden ise 29/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Araç mahrumiyet bedeli tazminat talebinin kabulü ile 12.592,00 TL tazminatın davalı ...’ndan tazmini ile davacıya verilmesine alacağa 02/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 3-Ekspertiz giderinin tazminat talebinin yargılama giderleri içerisinde gösterilmesine,, 4-Alınması gereken 14.387,86 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 3.596,95 TL olmak üzere toplam 3.776,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.611,01 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 3.596,95 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.956,75 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 553,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.250,00 TL ... rapor ücreti, 3.500,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 11.303,00 TL'nin davalılardan alınarak müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 33.700,16 TL vekalet ücretinin (31.685,00 TL'sinden davalı ...AŞ'nin sorumlu olması koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024

Katip ..... e-imzalı

Hakim ..... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/370, K. 2024/686, T. 04.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-370-e-2024-686-k-ac8006026764