İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/290 E. 2024/482 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/290
Karar No
2024/482
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/290 Esas KARAR NO: 2024/482 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/10/2020 KARAR TARİHİ: 22/05/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, toptan ve perakende elektrik satışı ve tedariki alanında faaliyet göstermekte olup, Müvekkili şirket tarafından davalı/borçluya elektrik tedariki sağlanmış, karşılığında ise: ------Faturaların keşide edilerek davalı/borçluya iletilmiş ve müvekkili şirket, davalıdan anılan faturaların bakiyesi olan faiz, masraf ve fer' iler hariç 8.438,25- TL tutarında fatura alacaklısı olduğunu, Taraflar arasında akdedilen elektrik abonelik sözleşmesi uyarınca geç ödemeden ve/veya ödememeden kaynaklanan temerrüt faiz oranı ise aylık %5 olarak kararlaştırılmış olup, bu minvalde eldeki davada T.T.K. m.1530'un ilgili hükümlerinin uygulanmasını talep ettiklerini, Müvekkili şirket yetkililerinin, müteaddit kereler fatura tutarlarının ödenmesi konusunda davalı/borçlu ile görüşmeler gerçekleştirmesine ve davalı/borçlunun da takibe mesnet faturalarda bulunan elektrik tüketimlerini işlettiği hamam için kullandığını kabul ve beyan etmesine karşın müvekkili şirketin işbu ödeme talepleri davalı/borçlu tarafından kabul görmemiş ve davalı/borçlunun takibe dayanak borcu ödememiş olduğunu, Bunun üzerine taraflarınca ilgili faturalar mesnet edilerek davalı/borçlu aleyhine----dosyası üzerinden takibe girişilmiş ise de davalı/borçlunun vekili tarafından yasal süresi içinde yetkiye ve müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığından bahisle haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu, Müteakiben tarafımızca zorunlu dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de arabulucu vasıtasıyla yapılan görüşme neticesinde "anlaşamama" sonucuna varılmış olduğunu iddia ederek, Davalı/ borçlunun yetki itirazının reddine, davanın kabulüne, davalı/borçlunun haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, müvekkili şirketin alacağı likit olduğundan davalı/borçlu aleyhine en az %20 icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalının davacı ile tüketici olarak sözleşme akdetmiş olup, TTK' nın 11. Maddesi uyarınca tacirin, belirli gelir sınırını aşan, bağımsız ve sürekli çalışan ve çalışması bedeni gücünden ziyade sermayesine dayanan kişi olarak tanımlanmış olduğunu, Müvekkilinin, TTK anlamında tacir olmayıp adına kayıtlı iş yeri bulunmadığından, müvekkili hakkında açılan davanın görevli mahkeme olan -------Tüketici Mahkemelerinde açılması gerekmekte olduğunu, Mahkemenin görevine açıkça itiraz ettiklerini ve Mahkemenizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmekte olduğunu, Müvekkili hakkında açılan icra takibi ve davanın yetkisiz icra dairesinde ve mahkemede açılmış olup, Müvekkilinin yerleşim yerinin --------olduğunu, Ayrıca sözleşme gereği sunulan hizmet ----------ilinde verilmekte olup, ----- icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkisine açıkça itiraz ettiklerini, Müvekkili tacir olmadığından TTK' nın 1530. Maddesi uygulanmaması gerektiğini, Müvekkilinin davaya konu hizmeti kullanmamış olup, Müvekkiline hizmet verildiği iddiası ile düzenlenen fatura içeriğini ve borcu kabul etmediklerini, Müvekkilin tacir olmaması nedeni ile anılan kanun hükmünün işbu davada uygulanamayacağını, Davacının, ödeme emrine karşı yapılan itirazda da belirtildiği üzere kamu düzenine aykırı şekilde ve oranda faiz istemiş olduğunu, Öncelikle taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği sözleşmenin süresi öngörülmemiş olup, Sözleşmede müvekkiline atfedilen ödeme ifasının ne zaman yapılacağı belirsiz olduğundan ve icra takibinden evvel ödeme hususu tebliğ edilmediğinden icra takibinden önce alacağa işletilen faiz ve faiz oranının geçersiz olduğunu, İtirazın iptaline karar verilse dahi alacağa işletilecek faiz, icra takibinin başlatıldığı tarihten itibaren uygulanacak yasal faiz oranı olan %9 olması gerektiğini, Müvekkiline anılan hizmetin sunulduğunun ispatı alacaklıda olup, Alacaklının, sözleşmede belirtilmeyen tarihe göre istenen fatura içeriğindeki hizmeti sunduğunu ispatlayamamış olduğunu, İtirazın iptali isteminin reddi gerekmekte olduğunu, Ayrıca alacaklının alacağı ispata ve yargılamaya muhtaç olup likit olmadığını, dolayısıyla icra inkâr tazminatı isteminin de reddinin gerekmekte olduğunu savunarak, Davanın usulden reddine, Davanın esastan reddine, Davacının ret olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası, müzekkere cevapları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya sağlanan elektrik tedariki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı davalı aleyhine başlatılan davalının----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline yönelik olduğu ve %20 icra inkar talebi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mahkememizin -------sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu;----- tarihinde açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sa- yılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri ara- sındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz aşamasında re'sen incelenir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık konusu TTK da belirtilen mutlak ticari davalardan değildir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalının "oyun makinelerinin işletilmesi "faaliyetinden dolayı vergi kaydı bulunduğu, işletme defterine tabi olduğu, ikinci sınıf tüccar hadlerini aşmadığı şeklinde cevap verilmiş, ---- cevabında gerçek kişi işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.Davalı -------------sanayi sitesinde faaliyet gösterdiğinden,bu adres itibarıyla araştırma yapılması gereklidir. Dosya kapsamında tacir araştırması yönünden yeterli olarak yapılmış bir araştırma bulunmadığı görülmektedir.Buna göre mahkemece; öncelikle, davada davacı ve davalı tarafın vergi kayıtları, vergi matrahları, ticaret sicil ve esnaf oda kayıtlarının celbi, Bakanlar Kurulu'nca çıkartılan, esnaf-tacir arası ayırıma dair kararnamedeki gelir sınırının dosyaya alınması ile tarafların "tacir" ve/veya " esnaf" olup olmadıkları, işletmelerinin esnaf işletmesi kapsamında kalıp kalmadığı, hangi usule göre defter tuttukları, davanın ticari işletmeleri ile ilgili olup olmadığı, TTK 4 ve 5.md gereğince, ticaret mahkemesi sıfatıyla faaliyet gösteren mahkemenin iş bu uyuşmazlığın çözümünde görevli olup olmadığının, yani göreve ilişkin dava şartının bulunup bulunmadığının tespiti , davanın açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespiti halinde esasa girilerek delillerin toplanması, görevsiz mahkemede dava açıldığının tespiti halinde ise göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle,davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince yukarıda açıklanan hususların tesbiti yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.---- ilamı gereği ilgili kurumlara müzekkere yazılmış, davalının tacir olup olmadığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı kurum tarafından davalıya elektrik tedariği sağlandığı, davalının davaya konu fatura bedellerini ödemediği iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı sonucu takibin devamını sağlamak için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, Mahkememizin ------ sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu; ------ sayılı ilamı ile, davalının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak, öncelikli olarak görev hususunun belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Karar doğrultusunda ilgili kurumlara müzekkere yazılmış, --------- gelen müzekkere cevabında davalının şahsi kaydının bulunmadığı, işletme bilgilerinin ----------- gerektiği bildirilmiştir. İlgili esnaf ve sanatlarlar odasına yazılan müzekkere cevaplarından davalının esnaf kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işletene tacir denilmektedir. Dosyaya gelen müzekkere cevaplarından davalının esnaf kaydının olduğu, bununla birlikte taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu dikkate alınarak görevli mahkemenin -----Tüketici Mahkemesi olduğu kanaati ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ---- Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 22/05/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/290, K. 2024/482, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-290-e-2024-482-k-cbb035c843f4