İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/147 E. 2024/484 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/147
Karar No
2024/484
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/147 Esas - 2024/484 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/147 KARAR NO: 2024/484

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... numaralı ... ibareli başvuruda bulunduğunu, davalı yanın bu başvurunun ilanına karşı ... sayılı ve "..." ibareli marka ile itiraz ileri sürdüğü, itirazların reddolunduğunu, ancak ...’nın 19.06.2023 tarih ve ... sayılı kararı ile "itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "SINIF KODU : 05 İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler" bakımından kısmen itirazları kabul ettiğini, davalı markasının "..." ... adından türetilmiş bir marka olduğunu, dolayısıyla zayıf bir marka olduğunu, ayrıca Kurum kayıtlarında ... ibaresi ile başlayan başkaca ... adları da bulunduğunu, aynı şekilde ... ibaresi ile başlayan ... adları da bulunduğunu, taraf markalarının bu halleriyle benzer olmadıklarını, “..., ..." ibareleri ilaç sektöründe ... adına işaret eden bir ek olduğundan ayırtedici olmadığını, yine ..., ..." ibareleri ilaç sektöründe yaygın olarak kullanılan bir ek olduğundan ayırtedici olmadığını, markaların telaffuzlarının da farklı olduğunu, ilaç markalarının ilgili tüketicileri nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını iddia ederek ....’nun 19.06.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili ürününün etken maddesi '...' olup, müvekkiline ait markanın ise '...' olduğunu, markanın etken maddeden farklılaşmış olduğunun rahatlıkla görülebileceğini, '...' ibaresinin gerek bütünde gerekse sektörde doğrudan bir anlamı olmayıp, bu yönüyle iddianın aksine ayırt ediciliği yüksek orjinal bir marka olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ... veya ... ile başlayan ... adları bulunmasının bu davayla bir ilgisi olmadığını, taraf markaları ... veya ... olmayıp, ... ve ... şeklinde olduklarını, ... ibaresi ayırt edici olmayıp, 'daha güçlü etki' anlamında kullanılan, tanımlayıcı, tali nitelikte ve sektörel bir kavram olduğunu, taraf markalarının başlangıç ve bitiş seslerinin aynı olduğunu, bu durumun işaretler arasındaki benzerlik algısını kuvvetlendirdiğini, markaların kapsamlarının aynı olduğunu, müvekkilinin göz damlası grubu ürünlerinin reçetesiz bir şekilde satıldığını, bu nedenle ilgili tüketicilerinin hiçbir teknik bilgiye sahip olmayan ortalama tüketiciler olduklarını, müvekkilinin markasının tanınır olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 19.06.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu "..." ibaresinin 05. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 16.11.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.01.2022 tarih ve ... sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli ... sayılı markasına dayanarak itirazda bulunduğu, davacı başvuru sahibinin anılan marka yönünden SMK m. 19/2 kapsamında kullanmama def’i ileri sürdüğü, davalı yanın markanın kullanımına yönelik delilleri dosyaya kazandırdığı, ... tarafından yapılan incelemeler sonrasında davalı markasının “göz damlası” mallarda/hizmetlerde kullanımının ispatlandığı ve fakat taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davalı itirazlarının reddine karar verdiği, söz konusu karara karşı davalı tarafça bir kez daha itirazda bulunulduğu ve ... tarafından verilen kararın kaldırılarak başvurunun reddine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, davalı itirazlarını inceleyen ...’nun 19.06.2023 tarih ve ... sayılı kararıyla; ... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ve "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali ve sair gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.…..., ... sayılı ve "..." ibareli markanın kullanım ispatına ilişkin olarak "Başvuru sahibi tarafından ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka/markalar hakkında kullanımın ispatlanması talep edilmiştir. Sunulan delillerin incelenmesi sonucunda ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka/markaların ‘göz damlası’ mallarda/hizmetlerde kullanımının ispatlandığı tespit edilmiştir." şeklinde tespitte bulunmuş olup Kurul tarafından yeniden yapılan değerlendirme neticesinde ... tarafından yapılmış bulunan tespit yerinde görülmüş ve ayrıca, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ve bilgileri yukarıda verilen markanın benzer oldukları kanaatine varılmış olduğundan kullanımı ispatlanmış mallar göz önüne alınarak yapılan değerlendirme neticesinde başvurunun eşya listesinden "SINIF KODU : 05 İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler."nin çıkartılması suretiyle 6769 s. SMK 6/1 maddesi çerçevesinde yapılan itirazın kısmen kabulü gerekmiştir” şeklindeki gerekçeler ile davalı itirazlarının SMK m. 6/1 düzenlemesi kapsamında “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” emtiaları yönünden kısmen reddedildiği, davalı yanın sair ret gerekçelerine dayalı ve başvurunun tümden reddi talepli itirazlarının ise reddolunduğu anlaşılmıştır. Eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: Başvuru kapsamında reddedilen emtialar yönünden taraf markalarının kapsamları aynı tür ise de markaların bütünsel algıda birbirleri ile iltibas yaratır düzeyde bir benzerlik taşımadıkları, ... kararı ile benimsenen görüşe iştirak edilmediği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Eczacı uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: Başvuru kapsamında reddedilen emtialar yönünden taraf markalarının kapsamları aynı tür ise de markaların bütünsel algıda birbirlileri ile iltibas yaratır düzeyde bir benzerlik taşımadıkları, ... kararı ile benimsenen görüşe iştirak edilmediği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Öte yandan Mevzuatın 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise; “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmü düzenlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka hakkında kullanımın ispatlanması talep edilmiştir. Sunulan delillerin incelenmesi sonucunda ... tescil numaralı itiraz gerekçesi markanın “göz damlası” mallarında kullanımının ispatlandığı tespit edilmiş olduğundan kullanımı ispatlanan mallar yönünden inceleme yapmak gerekmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Davalı Markası

... ... (05. sınıf) (05. sınıf) ...

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka başvurusu kapsamında reddedilen emtialar ile davalı yanın redde gerekçe markası kapsamında kullanımı ispatlanan ürün grubu olan “göz damlaları” ürünlerinin esasen “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler.” Şeklindeki genel ifade içerisine yer alan bir ürün grubu olmasından ötürü taraf markalarının kapsamlarının aynı tür emtiaları kapsadıkları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ... şeklinde “...” ve “...” kelimelerinden oluşan bir marka olduğu, “...” ibaresinin bütün olarak bir anlamının bulunmadığı, yapılan araştırmalarda “...” etken maddesini içeren, ağrı ve iltihaplanma tedavisinde kullanılan bir ilaç olduğu görülmüş olup marka isminin de anılan etken maddeden türetilerek meydana getirildiği ilk anda anlaşılabildiği, söz konusu kelime yazımına en uygun şekilde “...” olarak telaffuz edileceği, markadaki ikincil unsur olan “...” kelimesi ise, uyuşmazlık konusu emtialarda ürünün etkinliğinin daha güçlü olduğunu ifade etmek adına kullanılan jenerik bir kavram olduğu, dolayısıyla dava konusu markanın esas unsuru “...” kelimesi olduğu, anlaşılmaktadır. Davalının markalarının incelenmesinde; davalı yanın redde gerekçe markası ise ... şeklinde olup anılan markanın da göz damlası niteliğinde bir ilaç grubu olduğu, kaşıntı ve kızarıklık tedavisinde kullanıldığı, ... etken maddesini içerdiği, etken maddedeki “...” kelimesinin bir takım unsurları da gözetilerek markanın yaratıldığı görülmekte olup “...” şeklinde telaffuz edilecek markada başkaca ek bir unsur yer almadığı anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, taraf markalarının esas unsurları “... ve “...” şeklinde yedi harften oluşmakta olup markalardaki “...” harfleri birebir aynı dizilime haizken, markalar arasındaki tek harf farkı, dava konusu markada “x” harfi yer alırken davalı markasında ise “T” harfi bulunduğu, taraf markaları harf dizilimsel olarak bir benzerlik taşımakla birlikte “X” harfinin alfabemizde her alan bir harf olmamasından kaynaklı bütün içerisindeki kullanımda ilk anda dikkat çekecek düşük düzeyli bir fark yarattığı, bu farkın kelimelerin telaffuzunda ise çok daha belirgin olacağı, zira dava konusu marka “...” şeklinde telaffuz edilecek iken davalı markasının “...” şeklinde telaffuz edilecek olduğu, bu noktada gerek ilk hecede gerekse de ikinci hecede taraf markalarının belirgin bir biçimde birbirlerinden uzaklaştıkları, son hecedeki “fen” sesinin ortaklığının ise tek başına güçlü bir işitsel benzerlik yaratmadığı, dava konusu markanın “...” etken maddesinden türetilmiş olduğu, özellikle ilaç markalarında veyahut sağlık sektörüne yönelik oluşturulan markalarda, marka yaratma tekniklerinden kaynaklı birbirine yakın harf dizilimleri içeren çeşitli etken maddelerden türetilmiş olmasından ötürü bu etken maddelere atfen Latince kökenli benzer kelimeleri içerir çok sayıda marka mevcut olup bilinç ve dikkat düzeyi yüksek ilgili tüketici kitlesinin bu markaları birbirlerinden genellikle ayırt edebildikleri; özellikle tıp literatüründeki markasal yaratımlarda, genel olarak izlenilen strateji ürünün içeriği hakkında doğrudan bir çağrışım yaratabilecek düzeyde işaretlerin marka içerisinde kullanılmasının esas olduğu, bu sayede ortak etken maddeden türetilen birçok markanın salt hece veya harf farklılıkları ile birbirlerinden farklılaştırıldıkları bilinen bir durum olduğu, ( ... gibi), bu haliyle taraf markaları her ne kadar ortak harfler içermekte iseler de özellikle her iki taraf markasının da farklı etken maddelerden türetilmiş oluşları, oluşan bütünde harf dizilimsel benzerliğe rağmen işitsel olarak markaların başlangıç ve devam seslerinin birbirinden ciddi bir biçimde uzaklaşmış olmasından işaretlerin işitsel farklılık içerisinde olduğu, uyuşmazlık konusu emtiaların ilgili tüketicilerinin dikkat, özen ve seçicilik düzeyinin genel ortalaması gözetildiğinde, işitsel açıdan ortaya çıkan bu somut farkın harf dizilimsel benzerliğe üstün tutulabileceği, her iki taraf markası ile aynı ya da farklı zamanlarda karşı karşıya kalan ilgili tüketicilerin, markalar arasındaki farklılıkları da algılayabilecekleri, tüketicilerce her halükarda tüketicilerin bu iki işaret arasında birden fazla farklılaşan unsurun varlığı nedeniyle bir benzerlik kurmayacakları; taraf markaları arasındaki bir kısım harfler bakımından oluşan benzerliğin markaların bütünsel algılarında ve özellikle işitsel açıdan oluşan belirgin farklılığın önüne geçmeye yeterli olmadığı, taraf markalarının gerek görünüm gerekse de nihai telaffuz esnasında kulakta yarattığı algı açısından yeterince farklılaşmayı başardığı, ilgili alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında çifte benzerlik şartı oluşmadığından SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı dikkate alınarak davanın kabulü ile 19.06.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN KABULÜ İLE 19.06.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 6.890,1‬0-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 578,10-TL GİDER AVANSI :6.312,00-TL TOPLAM :6.890,1‬0-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/147, K. 2024/484, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-147-e-2024-484-k-d662b3cdd662