İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/141 E. 2024/438 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/141
- Karar No
- 2024/438
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/141 Esas - 2024/438
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/141 KARAR NO: 2024/438
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Tescili DAVA TARİHİ : 21/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkil, “...” ibareli marka başvurusunu 35.sınıf altında belirtilen hizmet için tescilini 19.04.2022 tarihinde yaptığını, bu başvurunun ilanına davalı tarafından yapılan itirazın ... ve ... tarafından kabul edildiğini, müvekkilinin “...” ibareli markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim bakımından “...” markalarıyla bir benzerliğinin olmadığını, bahse konu markalar işaret, okunuş, yazılış, fonetik ve anlamları itibariyle halk nezdinde karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının hem ... ve kompozisyon bakımından hem de yazılış ve okunuş bakımından itiraz sahiplerinin markalarından ayrışmakta olduğunu, davalı itiraz sahiplerinin markalarıyla benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin “...” kelimesi yazıldığı gibi yani ... olarak, kalın sesler ile okunduğunu, mesnet olan ... kelimesi ise, yazılıştaki kesme işareti ve İngilizce okunuş ile ... olarak okunduğunu, her iki okunuş biçimine bakıldığında müvekkilinin marka başvurusuna konu kelime kalın seslerden oluştuğunu, davalı markasının ise ince seslerden oluştuğunu, kelimeler anlamsal olarak da birbirinden ayrıştığını, ... marka anlamı itibariyle “markalar” anlamını taşımakta iken, ... İngilizce anlamı ile sahiplik “...’nin” anlamına geldiğini, müvekkilinin marka başvurusunun gerek şekli gerekse oluşturduğu kompozisyon ve okunuş ve yazılışındaki farklılık, anlamsal ve işitsel farklılık dikkate alındığında markaların karıştırılmayacağının açık olduğunu belirterek ... ’nın 21.07.2023 tarihli ... sayılı kararının iptalini, ... sayılı “...” markasının başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... sayılı “...” marka başvurusunun müvekkilinin markalarına SMK 6/1 anlamında benzer olduğunu ve müvekkil markalarının serisi olarak algılanacağından halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmaya yol açacağını, müvekkilinin Türkiye’de 1997 yılından itibaren birbirinden prestijli dünya markası olan ... mallarının satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin "... ...", "..." ve "... ... ..." markalarının mağazalarında uzun yıllardır satışta olduğunu, geniş tüketici kitlesi tarafından tanınan''...'' markasının müvekkil ile özdeşleştiğini, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile görsel, anlamsal ve işitsel olarak birebir aynen kullanıldığını, davacının, Türkiye’nin her yerindeki tüketici nezdinde belli bir tanınmışlık düzeyine getiren müvekkil şirketin tanınmışlığından haksız fayda sağlamasının kaçınılmaz olacağını, dava konusu marka başvurusunun bir rastlantı olamayacağını, dava konusu hizmetlerin müvekkilinin markalarının tescil kapsamımda aynen yer aldığını, başvuru konusu markanın hem müvekkil markası ile benzer olduğunu, hem de kapsadığı hizmetlerin de aynı olması nedeniyle markalar arasında benzerlik/karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, dava konusu “...” marka başvurusunun tescil edilmesi halinde müvekkilinin tüketici nezdinde belli bir tanınmışlık seviyesine ulaştırdığı isminden haksız bir yarar sağlayacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalının cevap dilekçesinde özetle; dava konusu "..." ibareli marka ile müvekkiline ait "..." ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların sonlarında yer alan "z" ve "s" harflerinin aynı olduğunu, bu harflerin de okunuşlarının birbirine çok yakın olması nedeniyle markaların hiçbir şekilde farklılaştırmadığını "..." ibareli markası ile davaya konu "..." markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, markada herhangi bir ayırt edicilik bulunmadığını, mal ve hizmet sınıfı bakımından da 35. Sınıfta müvekkilin markasının tescilli olması nedeniyle aynı olduğunu, ilgili sınıfta davacının markasını kullanılmasının haksız rekabete neden olacağı gibi, davalı adına müvekkilin maruf markasının taklidi suretiyle haksız kazanç meydana getirecek ve markalar arasında karıştırılmaya sebep olacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nun 21.07.2023 tarihli ... sayılı kararının iptali ve dava konusu ... başvuru no’lu “...” ibareli markanın tesciline karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacının ... ibareli markasını 10.12.2021 tarih ve ... sayılı 35. Sınıfa giren “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)“ hizmetlerde kullanılmak üzere yaptığı tescil başvurusunun ... ... tarafından 13.06.2022 tarih ve 398 sayılı ...’ndeki ilanı üzerine davalılar tarafından yukarıdaki detaylı bilgileri verilen tescilli markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davalıların bu itirazının ... tarafından kabul edildiği ancak davacının ... kararına karşı ... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 21.07.2023 tarih ve ... sayılı kararı ile: “Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile ret kararına gerekçe olarak gösterilen markaların görsel ve işitsel yönden iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Ayrıca, ret kararı kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür hizmetlerin, ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması birlikte değerlendirildiğinde, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmış, aynı yönde ... verilen karar isabetli görülmüş ve başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddi gerekmiştir. İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: -Davaya konu olan “...” başvuru ile redde mesnet olan yukarıdaki tabloda bilgileri verilen “... ve ...” markaları arasında görsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunduğu, -Dava konusu edilen 35. Sınıfta yer alan hizmetlerin tamamının redde mesnet gösterilen davalıların markalarının tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı, -Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi bağlamında iltibasın gündeme geleceği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: - Dava konusu olan “...” başvurusu ile redde mesnet gösterilen davacı yan markaları “...” ve “...” marka ibareleri arasında görsel ve işitsel bir benzerlik bulunduğu, - Dava Konusu marka kapsamında yer alan 35. Sınıf mal ve hizmetleri ile redde mesnet gösterilen davalı marka kapsamlarının aynı olduğu, - 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında yapılan incelemeler ile markalar arasında iltibas/karıştırma ihtimalinin olacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalıların Redde Mesnet Markaları
... ...+... (35. sınıf) ... ... ... ... ... ... (18, 24, 25. ve 35. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının dava konusu edilen markasının 35. SINIF: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerin davalıların redde mesnet gösterilen markaların tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu ... ibareli başvurunun, beyaz zemin üzerine siyah renkli büyük harflerle yazılmış olduğu ve kelime yazımında ters yerleştirilmiş ”V” harfi bulunduğu ancak harfin konumu ve okuma eğilimi bakımından “A” harfi olarak okunabilecek konumda bir sözcük markası olduğu, “...” olarak yazıldığı, fonetik olarak telaffuzunun “bi-rendz” olarak okunduğu, anlamsal açıdan kelimenin Türkçe karşılığı olmamakla birlikte İngilizce dilinde “...” marka anlamına gelen sözcüğün sonuna “Z” harfi eklenerek oluşturulduğu ... kelimesine z harfi eklenerek türetilmiş sözcüğün İngilizce dilinde resmi olmayan kullanımla (konuşma dilinde kullanım ile) z harfi eklenerek çoğul yapıldığı ve Türkçede “Markalar” anlamına geldiği anlaşılmaktadır. Davalıların markalarının incelenmesinde; davalı ... ŞİRKETİ markalarından itiraza mesnet ... ve ... ... ... marka ibarelerinin görsel olarak beyaz zemin üzerine yazılmış siyah yazı karekterinde “...” yazımında turuncu renkli kesme işareti ile “S” harfinin ayrılmış olduğu ve “... ...” ibaresinde ise kesme işareti yanısıra kelimenin başına turuncu monogram eklenmiş olduğu, ayrıca daha küçük harflerle alt satıra “... ...” kelimelerinin eklenmiş olduğu, fonetik olarak her iki marka ibaresinde asli unsur olan “...” kelimesinin Türkçede “...” olarak teleffuz edileceği, kavramsal olarak ise İngilizce dilinde “...” olan ve Türkçe çevirisinde marka anlamına gelen ancak “Y” harfinin eklenmesi ile ''...'' adı olduğu, “S” harfi eklentisi ile özel isme sahiplik eki kazandırıldığı ancak kök hali ile “...” kelimesinin Türkçede karşılığı olan “marka“ anlamından türetilmeye çalışıldığı ancak ek harflerle kavramsal anlamını yitirdiği, diğer davalı ...ın itiraza mesnet markasının ...+... ibareli olduğu, markada ''B'' harfinin Monogram benzetmesi ile ... ve beyaz zemin üzerine siyah büyük harflerle yazılmış düz yazı karakterli olduğu, Türkçede “...” olarak telaffuz edildiği, kavramsal olarak İngilizce “...”-“marka” anlamında kelimenin “S” takısı ile çoğul “markalar” anlamına geldiği; anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davalılar adına tescilli "... / ...'' esas ibareli markalar ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalıların mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır