İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1220 E. 2024/1280 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1220
- Karar No
- 2024/1280
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1220 Esas KARAR NO : 2024/1280
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı arasında 16.12.2020 tarihli Plastik Enjeksiyon Kalıp Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin işveren davalının yüklenici olduğunu, sözleşmeye göre davalının plastik enjeksiyon kalıbını sözleşmede kararlaştırılan süre ve niteliklere uygun olarak yaparak müvekkil şirkete teslim etmeyi, müvekkilinin karşılığında bir miktar para ödemeyi üstlendiğini, sözleşmenin 4.1. Maddesinde "Ürün görsel tasarımı ve kalıp tasarım projeleri işveren tarafından onaylanacaktır." ve 5.1. maddesi "Kalıp teslim süresi tasarım onaylandıktan sonra 45 iş günüdür. Bu zamanın aşımında cezai bedel 5.4. Madde kapsamında uygulanacaktır." şeklinde olduğunu, tasarımının müvekkili tarafından onaylanmasından sonra en geç 45 iş günü içinde davalının kalıbı müvekkile teslim edeceğini, müvekkili şirketin 05.02.2021 tarihinde kalıp tasarımını onayladığını, aynı tarihte 25.000,00 TL sözleşme bedelini peşin olarak davalıya ödendiğini, 45 iş günü sonra davalının edim borcu muaccel hale geldiğini, davalının muaccel hale gelen borcunu ifa etmede temerrüte düştüğünü, kararlaştırılan vadede plastik enjeksiyon kalıbının müvekkiline teslim edilmediğini, davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenlerle müvekkili tarafından sözleşme bedeli olarak davalıya ödenen 25.000,00 TL'nin ve şimdilik 1.000,00 TL cezai şartın müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki plastik enjeksiyon kalıp sözleşmesi kapsamında edimin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşme bedeli ve cezai şart talebi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı taraf, davalı taraf ile aralarında 16.12.2020 tarihli Plastik enjeksiyon Kalıp Sözleşmesinin akdedildiğini, davacının işveren davalının yüklenici olduğunu, sözleşmeye göre davalının plastik enjeksiyon kalıbını sözleşmede kararlaştırılan süre ve niteliklere uygun olarak yaparak müvekkil şirkete teslim etmeyi, müvekkilinin karşılığında bir miktar para ödemeyi üstlendiğini, sözleşmenin 4.1. Maddesinde "Ürün görsel tasarımı ve kalıp tasarım projeleri işveren tarafından onaylanacaktır." ve 5.1. maddesi "Kalıp teslim süresi tasarım onaylandıktan sonra 45 iş günü olduğunu, Bu zamanın aşımında cezai bedel 5.4. Madde kapsamında uygulanacaktır." şeklinde olduğunu, tasarımının müvekkili tarafından onaylanmasından sonra en geç 45 iş günü içinde davalının kalıbı müvekkile teslim edeceğini, müvekkili şirketin 05.02.2021 tarihinde kalıp tasarımını onayladığını, aynı tarihte 25.000,00 TL sözleşme bedelini peşin olarak davalıya ödendiğini, 45 iş günü sonra davalının edim borcu muaccel hale geldiğini, davalının muaccel hale gelen borcunu ifa etmede temerrütte düştüğünü, kararlaştırılan vadede plastik enjeksiyon kalıbının müvekkiline teslim edilmediğini, davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenlerle müvekkili tarafından sözleşme bedeli olarak davalıya ödenen 25.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmesini talep ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre; davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 18.07.2020 tarihli 263,00 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 27.10.2021-31.12.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 21.205,78 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın davalı tarafa yaptığı ve davaya konu ettiği ödemenin, 05.02.2021 tarihli, 1 adet ve 25.000,00 TL tutarlı olduğu, dsya muhteviyatına Kuveyttürk bankası sunulan dekontta, davacı tarafın davalı tarafa 05.02.2021 tarihinde 25.000,00 TL ödediği, açıklama olarak “45 iş günü olarak teslim olacak kalıbın ön peşinatı” diye yazıldığı, iş bu ödemenin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, netice itibariyle, davacı tarafın davalı tarafa yaptığı ve davaya konu ettiği ödemenin 05.02.2021 tarihli ve 25.000,00 TL tutarlı olduğu, davalı tarafın dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlara göre dava tarihi itibariyle davalı taraftan 22.207,78 TL alacaklı olduğu, davalı yüklenicinin , TBK md. 470’ uyarınca, 16/12/2020 tarihli eser sözleşmesinde, imal ve teslim etmeyi üstendiği , ‘’ plastik enjeksiyon kalıplarının ‘’ imal edildiğine ve davacıya teslim edildiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, davalı yüklenicinin edimini yerine getirmediği, davacı tarafından usulüne uygun temerrüde düşürüldüğü ve akabinde BK ya göre, aynen ifadan vazgeçip, ‘’sözleşmeden dönme’’ seçimlik hakkını kullandığı; davacının aynen ifadan vazgeçtiği için gecikme tazminatı talep edemeyeceği, davalı yüklenicinin, 16.12.2020 tarihli “Plastik Enjeksiyon Kalıp Sözleşmesi”nde üstlenmiş olduğu edimini yerine getirememiş olduğu tespit edilmiştir. Sözleşmedeki tarafların gayesi, edimlerin usulüne uygun bir şekilde ifa edilmesidir. Ne var ki, edinilen tecrübeler borcun ifa edilmediği ya da borca aykırı şekilde ifa edildiği durumlarla sıklıkla karşılaşıldığını göstermiştir. Anılan durumlar için kanun tarafından öngörülen müeyyidelerin her zaman etkili sonuçlar vermemesi ve alacaklının zararını ispat etmek zorunda olması, alacaklıyı başka önlemler almaya itmiştir. Hiç şüphe yok ki, cezai şart bu önlemler arasında ayrı bir ehemmiyete sahiptir. Şayet alacaklı cezai şart kaydını borçluya kabul ettirebilirse, borçlunun borcuna aykırı davranması ihtimalinde, zararını -yoksa borca aykırılığı değil- ispat etmekten kurtulacak ve öncekine nazaran daha elverişli bir konumda bulunacağından, kendini daha emniyette hissedecektir. Bir diğer deyişle cezai şart, borçlunun ifaya zorlanabilmesi için kullanılan ve bu yolla alacağı teminat altına alan bir baskı aracıdır. Bu kapsamda taraflar çeşitli cezai şartlar kararlaştırabilir. Taraflar arasında 16.12.2020 tarihinde akdedilen sözleşmenin 5.4. madde hükmünde cezai şartın yer aldığı görülmüştür. Ceza koşulu için alacaklının -davacının- zarara uğramış olması zorunlu değildir. TBK m. 180/1’e göre alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Cezanın ödenmesi için borçlu-davacıların kusurlu olmasına da gerek bulunmamaktadır. Kısacası, alacaklı zarara uğrasın veya uğramasın yahut borçlu kusurlu olsun veya olmasın ceza koşulu talep edilebilir7. Taraflar arasında imzalanan 16.12.2020 tarihli “Plastik Enjeksiyon Kalıp Sözleşmesi”nde yer aldığı üzere kalıp teslim süresinin, kalıp tasarım projesinin onaylanlanmasından sonra 45 iş günü olduğu; kalıp tasarım projelerinin, 05.02.2021 tarihinde davacı ...... Hassas Kesici Takım San. Tic. Ltd. Şti. tarafından onaylandığı, yapım süreci tespitleri incelendiğinde dava konusu kalıpların çalışır vaziyette tesliminin, kalıp üreticisi olan davalı ..... Plastik Kalıp San. tarafından 25.07.2022 tarihine teslim edilmemiş olduğunun anlaşıldığı şeklindeki teknik değerlendirmeler karşısında davacının cezai şart talebinde bulunabileceği değerlendirilmiştir. Öte yandan iki taraflı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklı ancak ifadan vazgeçerek olumlu (müspet) zararını istemesi halinde ceza koşulunu da isteyebilecektir. Alacaklının müspet zararı, ceza miktarından daha fazla olabilir. Bu halde alacaklı ceza miktarının yanında onun karşılamadığı müspet zararını da isteyebilecektir. Taraflar aralarındaki sözleşmede cezai şart tutarını geciken her gün için 1.000,00-TL + KDV olarak belirlemişlerdir. Kalıpların teslim edilme günü davacının onayından sonraki 45. iş günüdür. Dosya kapsamından onayın 05.02.2021 tarihinde verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre teslim tarihi 09.04.2021’dir. Davacının keşide ettiği ihtarnameden ifadan vazgeçmediği anlaşıldığına göre; 09.04.2021 tarihinden dava tarihi olan 26.01.2023 tarihine kadar olan gün sayısı 657 gündür. 657 x 1.000,00-TL + KDV’dir. Güncel KDV Oranları Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar’a göre dava tarihinde KDV oranı %18’dir. Buna göre; KDV Hariç Tutar: 1.000,00-TL KDV (%18): 180,00-TL KDV Dahil Tutar: 1.180,00-TL, KDV dahil 1.180,00-TL x 657 gün = 775.260,00-TL cezai şart talep edebilecektir. Davacı tarafın talebi TBK'nun 125/2 maddesi gereğince ifadan vazgeçip ifa edilmemesinden doğan zarar olan 25.000,00 TL ile TBK'nun 179/1 maddesine göre sözleşmenin hiç ve gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart istemine ilişkin olup davalı taraf yenilik doğurucu hakkın değiştirildiğini iddia etse de dosya kapsamı itibariyle böyle bir değişikliğin söz konusu olmadığı, talebin aynı sonuca ilişkin olduğu kanaatine varılarak bilirkişi kök ve ek raporları hükme esas alınmıştır. Ancak söz konusu cezai şartın indirilip indirilmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir.Davacının sözleşme gereğince isteyebileceği cezai şarttan, TBK m. 182/f.3’ya göre cezai şartın indirilmesi konusunda ticari işler ve tacirler bakımından uygulanıp uygulanmayacağı hususunda TTK’nın 22’nci maddesinde buna açıklık getirilmekte ve TTK m. 22/f.1’da TBK m. 182/ f.3 düzenlenen cezai şartın indirilmesinin mahkemeden istenemeyeceği belirtilmiş olmakla birlikte Yargıtay uygulamasında fahiş nitelikte bulunan ve tacirin mahvına sebep olacak cezai şartın indirilmesi kabul edilmiştir. Özellikle miktar yönüyle ahlaka, adaba ve kanunun emredici hükümlerine aykırı düşen cezai şarta yalnızca tacirin basiretli davranma yükümlülüğünü öne sürerek müdahale edilememesi hukuka ve hakkaniyete aykırı düşecektir. Yargıtay, borçlu tacir tarafından taahhüt edilen cezai şartın, ekonomik özgürlüğü yok edip etmeyeceği, ekonomik geleceği tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği, ahlak ve adaba aykırı bulunup bulunmayacağı gibi hususların değerlendirilmesi gerektiği yönünde kararları bulunmaktadır. Cezai şartın ahlaka aykırılığı söz konusu olduğu durumlarda doğrudan cezai şartın (YHGK, 20.03.1974 T., 1970/1053 E. 1974/222 K. sayılı kararında yer aldığı üzere kısmen iptal edilmesi de mümkündür. TBK m. 27/2 ye göre böyle bir uygulama mümkündür. Yargıtay'ın da kabul etmiş olduğu üzere tacirin ekonomik mahvına sebep olabilecek nitelikte yüksek cezai şartın tespiti halinde cezai şarttın indirilmesi gerekmektedir. Davalının yıllık gelir vergisi beyannamesi, kar zarar toplamı, ticari kazançlar işletme hesap özeti de dikkate alınarak talep edilen cezai şarttan 3/4 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Hakkaniyet indirimi söz konusu olduğundan davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 25.000,00TL sözleşme bedeli ve 164.250,00TL cezai şart bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00TL sözleşme bedeline dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.927,66TL ilam harcından peşin alınan 444,02TL harcın 11.205,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 12.78,64TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 17.000,00TL bilirkişi ücreti, 50,00TL posta masrafı,179,90TL başvuru harcı, 444,02TL peşin harç, 11.205,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 28.878,92TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.280,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024
Katip ...... ¸e-imzalıdır
Hakim ...... ¸e-imzalıdır