İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1122 E. 2025/415 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1122
- Karar No
- 2025/415
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/10/2023 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisi ....tarihinde .....plakalı araçla yol inşaatı devam eden, mıcır birikintisinin olduğu ve ikaz levhalarının olmadığı Diyarbakır - Kocaköy yol istikametinde seyir halinde iken araç sürüş kontrolünü kaybederek gerçekleşen kazada vefat ettiğini, meydana gelen kaza kapsamında düzenlenen tutanakta kazanın gerçekleştiği yolda "oto korkuluğun bulunmadığı", "emniyet şeridinin bulunmadığı", "yol şerit çizgisinin bulunmadığı", "trafik işaret levhalarının olmadığı" tespit edildiğini, bu haliyle dava dışı kurumların veya yüklenicilerin meydana gelen kazada asli kusuru söz konusu olup davacıların murisi .....ise salt "araç hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak" yönünde tali kusur izafe edildiğini, arz olunan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin dava, talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla davacı .....için şimdilik 20,00 TL, davacı .....için şimdilik 20,00 TL, davacı .....için şimdilik 20,00 TL, davacı .....için şimdilik 20,00 TL, davacı .....için şimdilik 20,00 TL ve davacı .....için şimdilik 20,00 TL toplamı 120,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının işletilecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanların tazminat talepleri, yasa ve poliçe şartnamesi gereği poliçe teminatı dışında olması nedeniyle, işbu davanın esasa dahi girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın poliçe teminatı nedeniyle reddine dair tüm cevapları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu olaya bağlı olarak açılan savcılık dosyasındaki ifade tutanaklarına bakılınca müteveffanın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında, meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın ve müteveffanın kusur oranlarının dava konusu olaya bağlı olarak açılan soruşturma dosyasındaki tüm ifade tutanakları, Savcılık dosyasına bağlı olarak açılan ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu, kaza anının gösteren mobese kamera kayıtlarına göre, özetle kazanın oluş şeklini gösteren bağlayıcı maddi olgularla çelişki yaratmayacak şekilde düzenlenmesi yerleşik içtihatlar gereği olduğundan ceza dosyasında hükme esas alınacak bilirkişi raporunun bekletici mesele yapılarak, kusura ilişkin maddi olguların kesinleşmesinden sonra dosyanın kusur için Ankara ATK. Trafik İhtisas Başkanlığına sevkine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla, davacı yanların davasına karşı cevapları sunar, hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacıların murisi ....tarihinde .....plakalı araçla yol inşaatı devam eden Diyarbakır - Kocaköy yol istikametinde seyir halinde iken araç sürüş kontrolünü kaybederek gerçekleşen kazada vefatından kaynaklı eşi ve çocukları tarafından kazanın gerçekleştiği yolda "oto korkuluğun bulunmadığı","emniyet şeridinin bulunmadığı","yol şerit çizgisinin bulunmadığı", "trafik işaret levhalarının olmadığı" hususlarının tespit edildiği iddiasına dayalı dava dışı kurumların veya yüklenicilerin meydana gelen kazada asli kusuru olduğundan bahisle müteveffanın kullanımında bulunan aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde yol durumu gerekli yol tedbirlerinin alınmaması iddiasına dayalı ilgili kurumlarının kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, davalı sigorta şirketinin ilgili zarardan sorumluluğun bulunup bulunmadığı ve tazminatın miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. .....tarihinde davacıların desteği .....kendi sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken tek taraflı meydana gelen trafik kazasında yaralandığı ve ardından vefat ettiği, dava açılmadan önce davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Dava konusu kazanın meydana geldiği tarih .....tarihi, dava konusu ZMMS poliçesinin sorumluluk tarihleri .....-.....tarihleri arasıdır. Bu kapsamda; Davacılar tarafından her ne kadar davacıların desteklerinin ölümü nedeni ile dava dışı kurumların kusuru ile araç işleteninin kusuruna dayanarak destekten yoksun kalma zararının tazmini talebinde bulunulmuş ise de mahkememizce aldırılan ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda dosya kapsamına uygun kabul edilerek hükme esas alınan .....tarihli ATK trafik ihtisas dairesi bilirkişi raporu ve .....tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanla Kurulu bilirkişi raporuna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıların desteği olan .....%100 oranında kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında davacıların araç işleteni sorumluluğu nedeniyle ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigortaya ilgili talebi yönlendiremeyeceği, bununla birlikte davaya konu kazanın meydana geldiği tarih ile poliçe tarihi dikkate alınarak irdelenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .....tarih .....Karar sayılı ilamında; "...Bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde araç işleteninin bu zarardan sorumlu olacağı düzenlendiğine göre, ilke olarak sürücünün (desteğin) ölümünden işletenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davacıların işletenden talepte bulunma haklarının bulunduğu kabul edilmelidir. Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim BK’nun 44/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Zira zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır. O halde somut olayda objektif iyi niyet kurallarına (TMK m.2) göre davacıların murisinin %100 kusuruyla meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeni ile davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumlu olmadığı kabul edilmelidir. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında destekten yoksun kalma tazminatının yansıma zararı olması nedeniyle desteğin kusurunun davacılara karşı ileri sürülemeyeceği ve bozma kararının yerinde olduğu görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği " vurgulandığı hususu birlikte göz önüne alındığında Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararında da belirtildiği üzere; yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmasının mümkün olmadığı, zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi, sonuçlarına da kendisinin katlanması gerektiği, diğer bir deyişle nasıl ki desteğin ölümü sebebi ile meydana gelen zararın yansıma yolu ile destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağı kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla davacıların desteği .....%100 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında desteğin ölümü sebebi ile meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, buna göre düzenlenen poliçe türünden davacıların maddi tazminat talep edebilmeleri mümkün görülmediğinden davacıların ayrı ayrı destekten yoksun kalma talebini içerir davanın reddine karar verilmiş aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince hesap edilen 120,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.280,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim