İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1088 E. 2025/455 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1088
Karar No
2025/455
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2019 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı ..., ... Halı Tekstil San. Ve Tica. A.Ş'nin tek ortağı ve tek yönetim kurulu üyesi olduğu, ... markasının tek sahibi ise ... Halı Tekstil San ve Tic. A.Ş olduğu, ... ...'da ve tüm ... tanınmış, saygıdeğer iş adamlarından biri olduğu, dilekçenin konu kısmında ... verilen internet sitelerinde davalı ... tarafından davacıya doğrudan şahsına yada ...un tek ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu ... Halı Tekstil Sanayi ve Tica. A.Ş ... markası aleyhine ... ile bağlantılı olduğuna yönelik iftira niteliğindeki iddialar tamemen gerçek dışı olduğu, ticari itibara ve saygınlığa zarar verdiğini, bağlantıdaki yer alan haber ve yorumlarıyla hem davacının kişilik haklarını ihlal etmiş hemde haksız rekabette bulunduğunu, açılan davanın kabulü ile davalı tarafından yazılan haber ve yorumların davacının kişilik haklarını ihlal etmesi ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle hukuka aykırılığın tespiti her bir davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DOSYANIN SAFAHATI: Mahkememizin 2019/ Esas 2020/ karar 28/02/2020 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının davacı vekilince istinaf isteğinde bulunulması üzerine dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiği, ... BAM 5. Hukuk Dairesinin 2021/ esas 2023/ karar 02/10/2023 tarihli kararı ile "Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunda haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının “bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olduğu belirtildikten sonra; 6102 sayılı TTK’nın 54/(2) maddesinde ise haksız rekabete ilişkin genel ilke “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi belirtildikten sonra, Kanun’un 55. maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350). Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK’nın 55. maddesinde sayılan hâllerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Haksız rekabet, haksız fiilin özel bir türü olup somut olaya göre değerlendirme yapılarak bir eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı mahkemece tayin edilmelidir. Öte yandan mahkeme kabulünün aksine, TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin uygulanabilmesi için kötüleyen ile kötülenen arasında bir rekabet ilişkisinin bulunmasına gerek bulunmamaktadır. Kötüleme suretiyle haksız rekabet bir rakip tarafından yapılabileceği gibi üçüncü kişiler tarafından da yapılabilir. Bu itibarla, somut olayda davanın haksız rekabet hükümleri uyarınca açıldığı sabit olup davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin, yapılan haberlerin basın özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve çelişkili gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilerek 2023/ esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği görülmüştür. KALDIRMA KARARINDAN SONRASI DELİLLER: Mahkememiz dosyası bozma tensip tutanağı yapılarak duruşma günü verilmiş, dosyanın haksız rekabet konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek, marka patent bilirkişi, nitelikli uzman bilirkişisi ve SMMM bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek alınan 18/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1-Davacı ... ve tek ortağı olduğu ... Halı Tekstilsan. Ve Tic.a.ş. Ye Ait ... markasının sahibi olduğu, marka koruma süresinin devam ettiği,2-06.11.2017 tarihli haberlerde yazılarda davalı ... adının yer aldığı, ...’ nün ... Baronu Olarak Adlandırılan ... Ve ... haberde adlarının geçtiği görüldüğü, aynı haberlerde ... ile işletmesi ... markasının da adının geçmekte olduğu, marka için de haksız rekabet unsurlarının oluştuğu, 3-Davalı ...'nın davacı ... ve şirketi hakkında yapmış olduğu anlaşılan terör örgütü ile bağlantılı oldukları iddiası hususundaki haberler neticesinde davacıya ait şirketle ilgili iddialar sonucu şirketin malları ve ürünleri hakkında haksız rekabet meydana getireceği, anılan eylemin TTK.m.55.1.a.1 hükmüne aykırı olduğu ve haksız rekabet niteliğinde kabul edilebileceği,4-Davacılar tarafından iddia edilen, davalının TTK.m.55.1.b ve TTK.m.55.1.c hükmüne aykırı eyleminin tespit edilemediği,5-Davacının 2017-2018-2019 dönemlerinde toplam 8.278.059,38TL ciro kaybı, 36.627,70 TL net kaybı hesaplandığı,6-Davacının tespit edilen zararı ile davalı eylemi arasında illiyet bağı tespit edilemediğinden davacının maddi tazminat yönünden nihai takdir yetkisinin TBK.m.50/2 uyarınca Sayın Mahkemeye ait olduğu," hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.İtirazlar üzerine dosya yeniden heyete tevdi edilerek alınan tarihli ek raporda özetle; "Kök raporumuzda yer vermiş olduğumuz açıklamalar ile davalının adının bulunduğu 06.11.2017 tarihli haber mahiyetinin TTK.m.55.1.a.1 kapsamında haksız rekabet niteliğinde bulunduğu tespit edilmiş olup davalının aksi yönde iddiasına dayanak yeni bir bilgi/belge dosyaya kazandırılmadığından kök raporumuzda yer verilen tespitlerimizi tekrar ederiz." hususlarının yinelendiği mahkememize bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının internet ve yayın yoluyla davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulması ve davalının haksız rekabet teşkil edici eylemlerde bulunması iddiası kapsamında hukuka aykırılığın tespiti, men-i, internet sitelerinin erişime engellenmesi ve maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Bununla birlikte, TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin uygulanabilmesi için kötüleyen ile kötülenen arasında bir rekabet ilişkisinin bulunmasına gerek bulunmamaktadır. Kötüleme suretiyle haksız rekabet bir rakip tarafından yapılabileceği gibi üçüncü kişiler tarafından da yapılabilir. TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri ile basın hürriyetinin çatışması halinde korunması gereken hukuki yarar somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir. ... 11. Hukuk Dairesinin 2009/ Esas, 2010/ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel medya bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraflarca, internet sitelerinde davalı tarafından davacı ...'un doğrudan şahsına ve tek ortağı olduğu ... Halı Teksil A.Ş.'ye ait ... markasının ... terör örgütü ile bağlantılı olduğuna yönelik ifadeleri ile davacı ...'un kişilik haklarına, sahibi olduğu ... markasının ise ticari itibarına zarar verdiği ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Her ne kadar davacı gerçek kişi ...'a yönelik Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülse de, davacıların taleplerinin aynı haberlere yönelik olması, ... markasının davacı gerçek kişisinin tek ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu şirkete ait olması ve BAM kaldırıma kararında açıkça bu yönde bir kaldırma gerekçesi yapılmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde her iki davacı yönünden davanın birlikte görülmesinde birbirinden farklı hukuki sonuçların çıkmaması ve usul ekonomisi adına da yerinde olacağından görevsizlik kararı verilmemiştir. 06/11/2017 tarihli ... internet sitelerindeki; "... Baronuna Kıyak Üstüne Kıyak!" başlıklı haberlerin yazarlarının davalı olduğu, haberlerde davacı ...'un ...'nün ... baronu, davacı şirketin ... firması olduğu ifade edildiği, oysa davacı şirket ve davacı yöneticisi hakkında .../... kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı halde anılan haber sitelerindeki paylaşımların; davacı gerçek kişi için kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, davacı şirket için ise, TTK' nın 54 ve 55. Maddesi uyarınca, markası, işleri ve faaliyetleri hakkında, yanlış, yanıltıcı açıklamalar ile kötülemede niteliğinde olduğu, yine bu ifadelerin rakip firmalar ve müşteriler arasındaki ilişkileri olumsuz olarak etkilediği, ticari itibarının zarar gördüğü anlaşılmakla, bu açıklamaların basın özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı kanaatine varılarak davacılar hakkındaki ... ve ... firması beyanların haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesine ve internet sitelerinde davacılar hakkındaki kısımlara erişimin engellenmesine dair karar vermek gerekmiştir.6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; tarafların sıfatı, olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacılar üzerindeki etkisi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacılar lehine 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Diğer taraftan, davacılar tarafından davalının haksız eylemi sebebiyle maddi tazminat talebinde bulunmuşlarsa da, maddi zararları ispatlanamadığından maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacıların davasının KISMEN KABULÜ İLE; 25.000 TL manevi tazminatın bedelinin davalının haksız paylaşım yaptığı 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ... Halı Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş.'e verilmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-25.000,00 TL manevi tazminatın bedellinin davalının haksız paylaşım yaptığı 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE, 3-Davacı tarafların maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, 4-Davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin menine, 5-Dava dilekçesinde belirtilen; ... ve linklerin kararın kesinleşmesi halinde davacılar hakkındaki kısımların erişime engellenmesine, 6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ... ... Gazetesi ve onun internet sitesi olan ... adresi ile ulusal çapta yayın yapan gazetede giderlerin davalıya yüklenilerek ilan edilmesine, ilan için karar kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, süresi içerisinde başvuru yapılmadığında ilan hakkının düşeceğine, 7-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.776,06-TL harçtan (maddi ve manevi tazminat hükümleri yönünden) başlangıçta alınan 870,96-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 905,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacı taraflarca başlangıçta yatırılan 870,96 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacılar tarafından yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 7.200,00-TL bilirkişi ücreti, 595,00-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 7.839,40-TL yargılama giderinin takdiren yarısının maddi tazminat davasından dolayı yapıldığının kabulü ile; 3.919,70-TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kalan 3.919,70-TL yargılama giderinin ise manevi tazminat davasının kabul oranına göre hesaplanan (%50) 1.959,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, 10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Manevi tazminat yönünden davacı ... Halı Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş.'e kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, 12-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 13-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan (%49,01) 646,93-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, red oranına göre (%50,99) 673,07-TL'sinin ise davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1088, K. 2025/455, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1088-e-2025-455-k-1f24cd0b5de1