İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1011 E. 2025/468 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1011
- Karar No
- 2025/468
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....Esas sayılı başlatılan takibe dayanak yapılan .....bank .....Şubesi .....Çek numaralı, .....keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili hakkında Şanlıurfa .....İcra Ceza Mahkemesi .....Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için müvekkil aleyhine dava açıldığını, söz konusu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, takibe konu çek düzenlenme tarihinin altında yer alan imza müvekkile ait olmadığını, çek üzerindeki müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza ile mahkemece işbu dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretindeki imza, açıkça görüleceği üzere birbiri ile örtüşmediğini, çek üzerindeki yer alan imza çıplak gözle incelendiğinde dahi müvekkilinin yazı stili ile uyuşmayacak nitelikte farklı çizgilerin bulunduğu bir imza olduğu görüleceğini, bu nedenle müvekkilinin imzasının taklit edildiği açık olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu açıkça görüleceğini, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gibi çekte cirosu olan firmalar ile de müvekkilin herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, çekte cirosu bulunan firmalar ile müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde bu durum sübut bulacağını arz ve izah edilen sebeplerle, öncelikle teminatsız olarak veya müvekkilin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, davacı müvekkilinin, davalı yana Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....Esas sayılı İcra Takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....Esas sayılı İcra Takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit davasında yetkili mahkeme; genel hükümler saklı kalmak kaydı ile davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra menfi tespit davası açılmışsa takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, (İİK m. 72/VIII).Bu sebeple açılan davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, yetkili mahkeme Şanlıurfa Ticaret Mahkemeleri olduğunu, çeki elinde bulunduran iyi niyetli 3.kişi ( hamile) ye karşı alıcı-satıcı arasındaki anlaşmayı defi olarak ileri süremez olduklarını, Menfi tespit davasını açmış olsanız bile dava da taraf çek lehtarı olacağını, çekin her zaman düzenlenebilir olması nedeni ile gerçek yetkilinin araştırılması ve bu araştırmaya göre bir sonuca gidilmesi gerektiği aşikar olduğunu, Yargıtay .....Hukuk Dairesi .....K. ...... keşidecinin çekin verildiği tarihte yetkili olmasına rağmen keşide tarihinde temsile yetkili olmaması - çekin ileri tarihli olduğu nazara alınarak kooperatif defter ve kayıtlarına göre yetkilinin belirlenmesi )arz ve izah edildiği üzere yetkiye ilişkin itirazlarının kabulü davaya ilişkin itirazlarının kabulü ile; -Hukuka aykırı açılmış olan davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasına dayanak olarak yapılan .....bank .....Şubesine ait, .....seri numaralı, .....keşide tarihli, .....TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığının tespiti ile buradan varılacak sonuca göre ilgili icra dosyası nedeni ile davacı şirketin borçlu olup olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....esas sayılı dosyası ile 196.400,00 TL çek bedeli alacağı, 1.113,83 TL işlemiş faiz, 19.640,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 217.153,83 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davacı şirkete T.K. 35. Madde kapsamında .....tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısına göre .....Dayanıklı Tüketim Malları İnşaat Gıda Turizm Tarım Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketinin dava konusu çekin vade tarihini kapsar şekilde aksi karar alınıncaya kadar temsil ve ilzama .....yetkili kılındığı ve yetki süresinin devam ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı şirket olduğu, son hamilinin davalı şirket olduğu, davaya konu edilen çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780. maddesinde düzenlenen tüm yasal unsurlarını taşıdığı tespit edilmiştir. Davacı, keşideci olarak yer aldığı çekteki imzaya ilişkin itirazda bulunmuştur. İmza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi olmakla birlikte, menfi tespit davasında da ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Mahkememizce imzası inkar edilen belgenin aslı dosya arasına kazandırılmış, davacı şirketin çekin tanzim tarihindeki şirket yetkilisi tespit edilerek, .....ait imza örnekleri dosyaya kazandırılarak, birlikte incelenip değerlendirilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilerek .....tarihinde İstanbul ATK'dan rapor alınmıştır. Alınan rapor içeriğine göre; .....bank .....Şubesine ait, .....seri numaralı, .....keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çekteki imzaya ilişkin mukayesenin yapıldığı, inceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile .....mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla .....eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Rapor hüküm kurmaya elverişli, alanında uzman kurul tarafından düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmıştır. Bu durumda, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalı tarafın aksini ispat edemediği, davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve rızası dahilinde dava konusu çekin düzenlendiğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı, çekteki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığının teknik raporla sabit olduğu ve davacının çekten olayı herhangi bir borcunun varlığını ispat külfetinin bu durumda davalı bankaya ait olduğu ve davalının ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmıştır. Dolayısı ile de davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davacının kötüniyet tazminatına ilişkin olarak, davalı-takip alacaklısı lehtardan sonraki ciranta olduğu, senetteki imzanın ciranta olmakla davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, kötü niyetli sayılamayacağı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmadığından davacının tazminat reddine karar verilmesi gerekmiştir(Benzer yönde karar için bakınız Yarg. 19.HD.'nin 2016/8699 E., 2017/3789 K. Sayılı kararı). G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; HÜKÜM:
1-Davanın Kabulü ile, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasına dayanak olarak yapılan .....bank .....Şubesine ait, .....seri numaralı, .....keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çekten dolayı ve bu çek nedeni ile başlatılan Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-İK. 72/5. maddesi gereğince kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine, 3- Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 14.833,77 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.415,50 TL harcın düşümü ile eksik kalan 11.418,27 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.415,50 TL peşin harç ve 269,85 başvuru harcı olmak üzere toplam 3.685,35 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 537,25 TL tebligat ve posta masrafı ve 4.775,00 TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 5.312,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 34.744,61 vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim