İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/813 E. 2025/375 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/813
- Karar No
- 2025/375
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/813 KARAR NO : 2025/375
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil --- ile davalı -----. 22.03.2023 tarihinde anlaşarak personel servis sözleşmesini imzalamışlardır. İlgili sözleşmede müvekkil "YÜKLENİCİ", davalı ise "İŞVEREN" konumundadır. Daha sonra 05.06.2023 tarihinde davalı tarafça ----. Noterliği ------ yevmiye nolu EK-2.1'de sunmuş olduğumuz ihtarname müvekkile gönderilmiştir. İhtarda davalı şirkete müvekkilce verilen servis hizmetini, mevcut personellerin ve firmanın memnuniyetsizliği, servis gidiş ve gelişlerinde saat uyuşmazlıkları, servis şoförlerinin uygunsuz hareket ve tavırları, faturalarda düzensiz ve bildirimsiz olarak ücret artışları, trafikte hız kurallarına uymayarak diğer sürücüler ile sözlü tartışmaya girilmesi vb. sebeplerle sonlandırdıklarını ve 05.06.2023 günü akşam servisi de dahil olmak üzere müvekkilden servis hizmeti alınmayacağını, hizmet alımını ve aralarındaki ticari ilişkiyi sonlandırdıklarını belirtmektedirler. 13.06.2023 tarihinde ise tarafımızca davalı tarafça müvekkile gönderilen ihtarnameye karşılık beyanlarımızı ve cevaplarımızı içeren EK-2.2'deki ihtarname davalıya gönderilmiştir. Tarafımızca sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi sebebiyle işbu sebepler ile ilgili yasal hükümler açıklanmış; sözleşme ile kararlaştırılan müvekkile ödenecek ücretin ödenmesi talep edilmiştir. Ancak davalı tarafça müvekkile herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenler doğrultusunda; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan zararın, bilirkişi raporu ile belirlenecek bedel uyarınca daha sonra artırılmak üzere, şimdilik 100,00 TL olarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi" şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafın davaya dayanak olarak sunmuş olduğu personel hizmet sözleşmesinde mevcut bulunan imzanın müvekkil şirket yetkililerine ait olmaması sebebiyle imzaya itiraz ediyor iş bu sözleşmeyi kabul etmiyoruz, müvekkil şirket ile davacı arasında hizmet alımı gerçekleşmiş olup davacının sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle iş bu ticari ilişki sonlandırılmıştır. kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket; davacının dava dayanağı olan sözleşme şartlarına dahi uygun usulde fesih gerçekleştirmiştir. Yukanda kısaca izah ettiğimiz nedenlerden dolayı davanın Usul ve Esastan Reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "taraflar arasında (yazılı veya sözlii) personel servis sözleşmesinin olup olmadığı" hususunda borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: a.Dava dışı ----- (huzurdaki davada davalı -----ile taşıyıcı ---- (huzurdaki davada davacı) arasında adi yazılı şekilde "Personel Taşıma Sözleşmesi' başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmenin 01.04.2023-01.04.2024 tarihleri arasında geçerli olduğu; sözleşmenin 6.1 maddesinde taşıyıcı-----(huzurdaki davada davacının) sözleşmeden doğan borcunu ifa etmemesi halinde dava dışı ----- sözleşmeyi feshedebileceği; sözleşmenin 6.1 maddesinde ise dava dışı----30 gün öncesinden yazılı olarak ihbar ederek ve neden bildinneden, fatura bedeli ödemek zorunda olmadan sözleşmeyi sonlandırabileceği hususunun kararlaştırıldığı, b.Davalı tarafından sözleşmedeki imzanın kendi şirket yetkililerine ait olmadığının beyan edildiği; bununla birlikte davalı tarafından davacıdan hizmet alındığının ve fakat davacının borcunu gereği gibi ifa etmediğini, dolayısıyla sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddelerine uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini savunduğu,c. Her ne kadar dosyaya sunulan "Personel Taşıma Sözleşmesim başlıklı sözleşme dava dışı ----(huzurdaki davada davalı ----ile taşıyıc----(huzurdaki davada davacı) arasında kurulmuş ise de davalının beyanları incelendiğinde sözleşmenin tarafı olduğunu kabul ettiği, bu yönde takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu. "davacının taşımacılık hizmetini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davalı yanca ---- Noterliği'nin 05/06/2023 tarihli ve ---- yevmiye numaralı ihtarnameye konu olaylar hakkında şirketleri bünyesinde tutulan tutanak kaza tespit evrakı, trafik içi tartışmalardan kaynaklı varsa ceza soruşturma ve kovuşturma evrakı, davalı şirkete davalı çalışanlar tarafından sen'is hizmetine ilişkin sunulan şikayet dilekçesi sunulması halinde haklı feshe ilişkin değerlendirme yapılması" hususunda taşımacılık yönünden inceleme yapıldığında: Davalının fesih ihtarnamesinde dayandığı nedenlerin haklı olduğu, tanık ifadelerinde davacı hizmet verenin çalışanlarının rahatsız edici hareketlerinin bulunduğu görülmekle bu durumda davalının çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, "kesilen faturalarda düzensiz olarak ücret artışının olup olmadığının tetkiki" hususunda mali inceleme yapıldığında: Davacı tarafından düzenlenen faturaların tutarlarının düzensiz olduğu, aydan aya arttığı ve tutarlarında farklılık olduğu, "davalının haklı sebeple taşımacılık sözleşmesini feshedip etmediği, davalının sözleşmeyi feshetmesinde davacı taşıma şirketinin kusurunun bulunup bulunmadığı; davacı tarafın söz konusu faturalara konu hizmeti yerine getirip getirmediği" hususunda: a.Borçlar mevzuatına yönelik incclemc yapıldığında: 44Personel Taşıma Sözleşmesi* -10-başlıklı sözleşmenin tarafı olan dava dışı ----. (huzurdaki davada davalı ---) tarafından -----Noterliği'nden 05.06.2023 tarihinde davacıya gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafından verilen hizmetin memnuniyetsizlik, servis şoförlerinin uygunsuz davranışları, saat uyuşmazlıkları, faturalardaki habersiz artışlar, farklı araçların kullanılması, çalışanların sosyal hayatları servis içine taşıması, güvenliğe önem gösterilmemesi, trafik kurallarına uyulmaması, başka sürücülerle sözlü tartışmaya girilmesi vs. sebeplere dayalı olarak sözleşmenin sonlandırıldığının beyan edildiği; bunun üzerine davacı tarafından -----. Notcrliği'ndcn 13.06.2023 tarihinde davacıya gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnameye cevap verildiği ve haksız fesih nedeniyle doğan zararın (4.000+KDV) x 26 gün x 10 ay = 1.227.200TL. nin bir hafta içinde ödenmesinin talep edildiği; sözleşmenin sonlandırılması yönündeki 44bozucu yenilik doğuran hak" kullanıldığında ve muhatabına/karşı tarafa ulaştığında/vardığında, altında yatan gerekçenin "haklı olup olmadığı/bu hususun önem taşıyıp taşımadığı" meselesi hakkında: - Yargıtay Hukuk Genel Kurulumun ----kararının "...kural. sözleşme özgürlüğüdür. Sözleşme özgürlüğü kuralı, sözleşmeyi kurma ve değiştirme özgürlüğü kadar sözleşme ile bağlı kalmama özgürlüğünü de içerir. ...sözleşme özgürlüğü, irade özerkliğinin bir sonucu olup. kural olarak sözleşmenin kurulmasına hizmet ettiği kadar, sözleşme ile bağlı kalmamayı da, yani tek taraflı irade beyanıyla (haklı veya haksız surette) sözleşmenin sona erdirilmesini de kapsar. ...irade özerkliğinin bir sonucu olarak haklı bir sebep olmadan da tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir irade beyanıyla kullanılabilen fesih hakkına engel olunamayacağı benimsenmiştir. ...feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir. "; -bununla birlikte: Yargıtay . -----"..davalının ileri sürdüğü sebeplerin gerçekten mevcut olup olmadığı ve haklı bir sebep teşkil edip etmediği konusunda yeterli araştırma yapılmamış, salt sözleşmeyle kendisine tanınan tek taraflı fesih hakkı olduğu ve feshin de sözleşmeye uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ...mahkemece öncelikle davalının fesih için ileri sürdüğü sebeplerin muhik sebep olup olmadığı hususu değerlendirilerek haklı ya da haksız feshin varlığının tespiti gerekmekte olup sonrasında davacının taleplerinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilerek değerlendirilmesi gerekirken..."; Yargıtay -----mahkemece öncelikle işbu feshin haklı bir fesih olup olmadığı değerlendirilmedir. ...sözleşmenin ¡9.maddesi uyarınca herhangi bir sebep bildirmeden tek taraflı fesih hakkının bulunduğu ...Ancak. ...sözleşmede böyle bir hüküm bulunması halinde dahi davalının sözleşmeyi feshetmesi için haklı bir sebebin bulunması gerekmekte olup, davalıya tek yanlı olarak böyle bir hak tanıtlamayacağından hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin tek yanlı olarak sözleşme feshedilemez. " şeklinde olduğu: görüldüğü ü/ere bozucu yenilik doğuran hakkın kullanılarak sözleşmenin sonlandırılması/fcshi için haklı nedene dayanmanın, Yargıtay HGK tarafından gerekli görülmediği1; başka bir ifadeyle Yargıtay HGK kararına göre haklı neden olmasa da sözleşmenin feshedilebileceği; ancak Yargıtay -----HD.nin kararlarına göre ise haklı neden bulunmuyorsa sözleşmenin ayakta olduğu hususunun kabul edildiği; haklı nedene dayanmaksızın sözleşmenin feshedilip feshedilmeyeceğine yönelik alternatifli değerlendirmenin takdirinin münhasıran Savın Mahkeme've ait olduğu.b. Taşımacılık yönünden inceleme yapıldığında: Davalının fesih ihtarnamesinde dayandığı nedenlerin haklı olduğu, tanık ifadelerinde davacı hizmet verenin çalışanlarının rahatsız edici hareketlerinin bulunduğu görülmekle bu durumda davalının çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, "taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra davacı tarafça kesilen fatura bulunmadığı, en son faturanın ihtarname tarihi olan 05.06.2023 tarihi olduğu, davacı tarafından 5.06.2023 tarihinde 17.700,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, "davacı tarafın davalı eğitim kurumuna kesmiş olduğu faturaları usulüne uygun tebliğ edip etmediği" hususunda mali inceleme yapıldığında: Davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının kayıtlarına aldığı, davalının fatura tutar ve içeriğine 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı; davalı tarafından düzenlenen 3 Adet Toplam Tutarı 18.463,00TL faturalara davacının 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosya içeresinde bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, Mali ineeleme neticesinde: a.Davalı ve Davacı tarafın incelenen 2022,2023 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, b. Davacı taraf Ticari defter ve kayıtlarına göre Davalının 137.830,03 TL borçlu olduğu, c. Davalı Ticari defter kayıtlarına göre Davacının hesap bakiyesinin O olduğu, Davacı ile davacı arasındaki farkın 137.830,03 TL olduğu, farkın Davalı tarafından düzenlenen toplam 3 adet faturanın 18.463,00 TL ve 09.06.2023 tarihli 119.367,03 TL ödemeden kaynaklandığı, "Eğer davalı sözleşmeyi lıatdı nedenle feshetmemiş ise bu halde damanın haksız fesihten kay naklı ztırannm miktarı * hususunda taşımacılık yönünden inceleme yapıldığında: Her ne kadar - fesih tarihi itibari ile davacının yeni bir iş bulamayacağı belirtilmiş ise de servis taşımacılığında sektenle 1 aylık bir süıv sonunda yeni bir iş bulabileceği tazmin tutarının 1 aylık kazancına eşdeğer4.000 x 26 gün = 104.000 TL + KDV tutar olabileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "taraflar arasında (vazıh veya sözlii) personel servis sözleşmesinin olup olmadığı hususunda borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: a.Dava dışı ----. (huzurdaki davada davalı ----- ile taşıyıcı ----- (huzurdaki davada davacı) arasında adi yazılı şekilde "Personel Taşıma Sözleşmesi' başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmenin 01.04.2023-01.04.2024 tarihleri arasında geçerli olduğu; sözleşmenin 6.1 maddesinde taşıyıcı ----- (huzurdaki davada davacının) sözleşmeden doğan borcunu ifa etmemesi halinde dava dışı ------ sözleşmeyi feshedebileceği; sözleşmenin 6.1 maddesinde ise dava dışı ----- 30 gün öncesinden yazılı olarak ihbar ederek ve neden bildirmeden, fatura bedeli ödemek zorunda olmadan sözleşmeyi sonlandırabileceği hususunun kararlaştırıldığı, b.Davalı tarafından sözleşmedeki imzanın kendi şirket yetkililerine ait olmadığının beyan edildiği; bununla birlikte davalı tarafından davacıdan hizmet alındığının ve fakat davacının borcunu gereği gibi ifa etmediğini, dolayısıyla sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddelerine uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini savunduğu, c."Personel Taşıma Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede dava dışı-----(huzurdaki davada davalı ----) ve taşıyıcı ------ (huzurdaki davada davacı) kaşelerinin altında ıslak imzaların bulunduğu; bu yönde davalı -----vekilince kök rapor açısından itirazın bulunduğu; inceleme yapıldığında, "Personel Taşıma Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede davalının kaşesi üzerinde ıslak imzanın bulunduğu ve fakat kime ait olduğunun yazmadığı; bu imzanın ----- ait olup olmadığının uzmanlık alanımızca belirlenemeyeceği; ancak ------ tanık olarak 04.07.2024 tarihli celsede verdiği ifadesinde sözleşmeyi imzaladığını ve fakat yetkisi olmadığını beyan ettiği; davalı tarafından 07.03.2024 tarihli dilekçenin ekinde sunulan 26.04.2023, 24.11.2020 tarihli ----- Gazetesi incelendiğinde dava dışı -----(huzurdaki davada davalı----) temsilcileri arasında sözleşmede imzası bulunan ------ bulunmadığı; sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmenin 01.04.2023-01.04.2024 tarihleri arasında geçerli olduğu beyan edilmekle sözleşmede imzası bulunan ----- dava dışı ------ yetkili temsilcisi olmadığı kanaatine varıldığı; d. Bununla birlikte davalının beyanları incelendiğinde davacı ile aralarında cari hesap ilişkisinin olduğunun, servis hizmeti verildiğinin; yani sözleşmesel ilişkinin olduğunun ifade edildiği; hal böyle olmakla davalının davacı ile sözleşmesel ilişki içerisinde olduğunu ikrar ettiği; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, "davacının taşımacılık hizmetini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davalı yanca ------Noterliği'nin 05/06/2023 tarihli ve -----yevmiye numaralı ihtarnameye konu olaylar hakkında şirketleri bünyesinde tutulan tutanak kaza tespit evrakı. trafik ici tartışmalardan kaynaklı varsa ceza soruşturma ve kovuşturma evrakı. davalı şirkete davalı çalışanlar tarafından servis hikmetine ilişkin sunulan şikayet dilekçesi sunulması halinde haklı feshe ilişkin değerlendirme yapılması" hususunda taşımacılık yönünden inceleme yapıldığında: Davalının fesih ihtarnamesinde dayandığı nedenlerin haklı olduğu, tanık ifadelerinde davacı hizmet verenin çalışanlarının rahatsız edici hareketlerinin bulunduğu görülmekle bu durumda davalının çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla sözleşmeyi haklı olarak feshettiği kanaatine varıldığı; "kesilen faturalarda düzensiz olarak ücret artısının olup olmadığının tetkiki" hususunda mali inceleme yapıldığında: Davacı tarafından düzenlenen faturaların tutarlarının düzensiz olduğu, aydan aya arttığı ve tutarlarında farklılık olduğu, "davalının lıaklı sebeple taşımacılık sözJesmesini feshedip etmediği, davalının sözleşmeyi feshetmesinde davacı taşıma şirketinin kusurunun bulunup bulunmadığı; davacı tarafın söz konusu faturalara konu hizmeti yerine getirip getirmediği"' hususunda taşımacılık yönünden inceleme yapıldığında: Her ne kadar davacı vekili tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde davalının feshinin haksız olduğu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığı bevan edilmiş ise de kök raporda da belirtildiği üzere davalının fesih ihtarnamesinde dayandığı nedenlerin haklı olduğu, tanık ifadelerinde davacı hizmet verenin çalışanlarının rahatsız edici hareketlerinin bulunduğu görülmekle bu durumda davalının çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra davacı tarafça kesilen faturanın bulunmadığı, en son faturanın ihtarname tarihi olan 05.06.2023 tarihi olduğu, davacı tarafından 5.06.2023 tarihinde 17.700,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği. "davacı tarafın davalı eğitim kurumuna kesmiş olduğu faturaları usulüne uy yan tebliğ edip etmediği* hususunda mali inceleme yapıldığında: Davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının kayıtlarına aldığı, davalının fatura tutar ve içeriğine 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı; davalı tarafından düzenlenen 3 Adet Toplam Tutarı 18.463,00TL faturalara davacının 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosya içercsindc bilgi ve belgeye ulaşılamadığı. Mali inceleme neticesinde: a.Davalı ve Davacı tarafın incelenen 2022,2023 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, b.Davacı taraf Ticari defter ve kayıtlarına göre Davalının 137.830,03 TL borçlu olduğu, c.Davalı Ticari defter kayıtlarına göre Davacının hesap bakiyesinin 0 olduğu, d.Davacı ile davacı arasındaki farkın 137.830,03 TL olduğu, farkın Davalı tarafından düzenlenen toplam 3 adet faturanın 18.463,00 TL ve 09.06.2023 tarihli 119.367,03 TL ödemeden kaynaklandığı, Eğer Davalı sözleşmeyi haklı haklı nedenle feshetmemiş ise bu halde davacının haksız fesihten kaynuldı zararının miktarı hususunda taşımacılık yönünden inceleme yapıldığında: Davalının fesih ihtarnamesinde dayandığı nedenlerin haklı olduğu kanaatine varılmış ise de aksi kanaate vanlması halinde hesaplama yapılacak oha• ise: Her ne kadar davacı vekili tarafindaıı kök rapora itiraz dilekçesinde yılın ilk aylanna kadar is bulunamayacağı beyan edilmiş ise de kök rapoaia da belirtildiği üzen; fesih tarihi itibari ile davacının yeni bir iş bulamayacağı belirtilmiş ise de servis taşımacılığında - sektönde 1 aylık bir süıc sonunda yeni bir iş bulabileceği, tazmin tutarının 1 aylık kazancına eşdeğer 4.000 x 26 gün = 104.000 TL + KDV tutar olabileceği." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
BEYAN:Davacı vekili tarafından sunulan dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; Dava değerini artırma taleplerinin kabulüne ve dava değerinin artırılması ile artırdıkları kısım (103.900,00 TL) ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarın (100,00 TL) birleştirilmesi sonucu; HMK 107/2 maddi tazminat tutarı 104.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Davacı yan davalı şirketten servis taşıma sözleşmesinin haksız feshinden doğan zararın tanzimini talep etmiştir.Davalı yan ise davacının ayıplı hizmet ifasından kaynaklı aralarındaki sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını ileri sürerek davanın reddine savunmuştur.
Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Taraflar arasında davacının 22/03/2023 tarihinde anlaşarak personel servis sözleşmesi imzaladıkları, hizmetin ifası sırasında 05.06.2023 tarihinde davalı tarafça -----Noterliği ----- yevmiye nolu ihtarnamenin davacıya gönderildiği, ihtarda özetle davacı tarafından üstlenilen servis hizmetini, mevcut personellerin ve firmanın memnuniyetsizliği, servis gidiş ve gelişlerinde saat uyuşmazlıkları, servis şoförlerinin uygunsuz hareket ve tavırları, faturalarda düzensiz ve bildirimsiz olarak ücret artışları, trafikte hız kurallarına uymayarak diğer sürücüler ile sözlü tartışmaya girilmesi vb. sebeplerle sonlandırıldığının bildirildiği, böylece sözleşmenin sona erdiği, davacı yanca sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi sebebiyle sözleşme ile kararlaştırılan ücretin ödenmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ile davalı şirket arasında imzalandığı ileri sürülen personel servis sözleşmesinin davalı şirket tarafından haklı nedenle fesh edilip edilmediği, davacının söz konusu sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı tazminat alacağının olup olmadığı, bu tazminatı davalıdan tahsil etmeye hakkının olup olmadığı, hakkı var ise alacak miktarının ne olduğu, davacının sunmuş olduğu sözleşmedeki imzanın davalı şirketin temsilcisine ait olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı. Davalı yan taraflar arasında hizmet akdinin varlığını kabul etmekle birlikte davacının dayanak yaptığı yazılı sözleşmeyi kabul etmemektedir. Dosya kapsamında davacının alacağını ileri sürdüğü hususların hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m. 266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkün olduğundan haklı fesih şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin hususu esas alınarak dinlenmesi gerekli tanıklar dinlendikten sonra davacı ve davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde mali müşavir bilirkişi, personel servisi taşımacılığı konusunda uzman sektör bilirkişisi ve borçlar hukuku konusunda uzman nitelikli hesaplama uzmanı ile bilirkişisi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan 14/10/2024 tarihli kök bilirkişi raporu hazırlanmış olup hazırlanan rapora karşı bir takım itirazlar ileri sürülmüş, söz konusu itirazların karşılanması amacıyla ek rapor tanzimi yoluna gidilmiştir. Ek rapora karşı da davacı yanca bir takım itirazlar ileri sürülmüş ise de 20/03/2025 tarihli ----nolu celsenin ---- nolu gerekçeli ara kararı ile itirazların reddine karar verilmiştir.Sonuç itibariyle ile özetlenecek olursa davacı taraf, davalının sözleşmeyi TMK'nın 2.maddesine aykırı biçimde haksız yere feshettiğini iddia etmiş, davalı taraf ise feshin haksız olmadığını, haklı fesih yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Taraflarının sözleşme hükümlerinin anlam ve sonuçlarını bilerek / isteyerek sözleşmeleri imzaladıklarının kabulü gerektiği, sözleşme hükümleri ahlaka ve emredici hukuk kurallarına aykırılık içermediği sürece geçerli olup taraflarını bağlayacaktır. Somut olayda taraflar arasındaki imzalanan sözleşme hukuken geçerli olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafların iradesini yansıtan sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerekecektir. Taraflar arasında sürekli borç doğuran bir sözleşme akdedilmiştir. Sürekli borç ilişkileri doğuran sözleşmeleri kendiliğinden sona erebileceği gibi bir hukuki işlemle de sona erdirilebilir. Tek taraflı bir hukuki işlemle sona erdirilmesi fesih olarak adlandırılır. Fesih beyanının muhataba ulaşması ile sürekli borç ilişkisi sona erer. Davalı, olağan fesih hakkını kullandığını iddia etmiştir. Davacı ise fesih hakkının kötüye kullanıldığı iddiasındadır. Sözleşmenin 6.1 maddesi davalı şirkete derhal sözleşmeyi fesih hakkı tanımıştır. Benzer konuya ilişkin olarak ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin---- esas ve ----- karar sayılı ilamında; " Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5 maddesinde cezai şartın koşulları düzenlenmiştir. Bu madde içeriğinden, her yıl en geç 15 Ağustos tarihine kadar araç ve sürücülere ait bazı bilgilerin davalı şirkete bildirilmesi, aksi halde taşımacının 10.000,00.TL cezai şart ödemesi gerektiği, ayrıca, taşımacının geçiş sürecini en fazla iki iş günü içerisinde ivedilikle ve aksatmadan sonlandıracağı, aksi halde tespit edilen her vaka için ayrı ayrı 1.000,00.TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından düzenlenen 25/06/2015 tarihli ve ----- nolu Öğrenci ve Personel Taşıma sözleşmesi gereği cezai şart açıklamalı, 3.096.000,00.TL tutarlı faturada ise, geriye doğru, 14-15/01/2015 tarihinden 18/06/2015 tarihine kadar olan 172 okul iş gününe tekabül eden cezai şart alacağının talep edildiği, ancak, davalı tarafından, geçiş sürecinde, 4 yaş üzeri araçlarla yapılan taşımalara ilişkin, davacının bilgisi ve huzurunda, somut ihlale ilişkin olarak, gününde ve derhal yapılmış bir tespit bulunmadığı, ayrıca, sözleşme gereği her yıl 15 ağustos tarihine kadar, araç ve sürücülerine ilişkin belgelerin ibraz edilmesi gerektiği, davacının 2015 yılında taşıma işini gerçekleştirdiği ve davalı tarafından tüm yıl boyunca araçların çalışmasına müsaade edildiği, bu nedenle, davacının geçiş sürecinde sözleşmeye uygun araç çalıştırmaması nedeniyle, davalının, sözleşmeyi ileriye doğru haklı sebeplerle fesih hakkı doğmuş ise de, geriye dönük tespitle cezai şart talep etmenin sözleşmenin 4.5. Maddesine uygun olmadığı, bu nedenle cezai şart koşullarının oluşmadığı, birleşen ----- Sayılı dosya yönünden ise, davacının bu dosyada, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilmesi nedenine dayalı olarak kar mahrumiyeti talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.1 ve 12.2.maddelerinin, davacı taşıyıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, davalıya, bildirim yapılmaksızın sözleşmenin feshedilmesi hakkını tanıdığı, sözleşmenin 4.4 maddesinde, davacının hizmet sunacağı araçların 4 yaşından büyük olmaması gerektiğinin kararlaştırıldığı, dosya kapsamındaki belgelerden, davacının, 2010 ve sonraki yıllara ait araçlar kullandığının tespit edildiği ve davalı tarafından bu hususta 14/11/2015 ve 15/11/2015 tarihli iki adet tutanak düzenlediği, bu tutanakta araç bilgilerinin ve sürücü bilgilerinin yer alıp, tutanakların davacı şirketin şoförleri tarafından da imzalandığı, bu hususun taraflar arasındaki e-postalarda da belirtilerek, davalı tarafından, eski araçların değiştirilmesinin istenildiği, davacı tarafından, değiştirme işleminin yapılacağının cevaben bildirildiği, ancak sözleşmenin fesih tarihi olan 18/06/2015 tarihine kadar söz konusu araçların servis hizmetini vermeye devam ettikleri, davalının, taraflar arasındaki sözleşmeyi, sözleşmenin 4.4 ve 12.1-2 maddeleri gereğince haklı olarak feshettiği ve davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı, tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince, asıl davanın kabulüne, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davaların ise ayrı ayrı reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır" şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmüştür. Fesih hakkının, hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmeyecek şekilde kullanılması gerekir. Yani dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanılmalıdır. Dürüstlük kuralına aykırı davranarak fesih hakkının açıkça kötüye kullanılması hukuken korunamaz. TMK 2/1.maddesine göre, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Fesih hakkı, başka bir kimseye zarar vermek, zora sokmak veya yasa dışı bir yarar sağlamak için kullanıldığı taktirde bu hakkın kötüye kullanılması söz konusu olmaktadır. Davacı yan davalının kendilerine gönderdikleri ihtarnamedeki hususların soyut, gerçeğe aykırı ve mesnetsiz olduğunu iddia etmiştir. Davalı yan dinlettirdiği tanıklar ile kullandığı fesih hakkının yerinde olduğunu davacıya zarar vermek amacıyla kullanmadığını, kötü niyetli olmadığını, keyfi bir durum oluşturmadığını ispatlamış bulunmaktadır. Zira dinlenen tanık beyanlarından serviste kullanılan araçların kirli olduğu, servis hizmetinden yararlananlara karşı sert davranıldığı, araç kullanımında usulsüz çakar kullanıldığı, servis aracı sürücüsünün trafik düzenini bozacak şekilde araç kullandığı, trafikte tartışma ve kavgaya karıştığı, servis saatlerine riayet edilmediği tanık beyanları ile ispatlanmıştır. Bu haliyle davacının sözleşmeye aykırı ayıplı hizmet ifasına ilişkin tespitleri doğrultusunda davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır.İddia, savunma, tanık beyanları, tarafların birbirlerine keşide ettiği ihtarnameler, dava dışı çalışanların şikayet dilekçeleri, taraflar arasında imzalanan sözleşme, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Davacı tarafça davalının sözleşme hükümlerine yönelik ihtarnameler ve şikayetler nazara alındığında davacı servis firmasının yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirmediği, bu hususun tanık beyanları ve taraflar arasındaki ihtarnamelerden açıkça anlaşıldığı, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği, bu haliyle davacının davalıdan tahsilini talep ettiği alacak talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın alacağına ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 269,85 TL ve 1.780,00 tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 1.434,45 TL harcın davacıya İADESİNE, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.