İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/904 E. 2025/144 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/904
- Karar No
- 2025/144
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
BAŞKAN : *** ÜYE : *** ÜYE : *** KATİP : ***
DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında 31/07/2021 tarihli 55 adet işyeri takım proje hizmet sözleşmesi imzalandığını, süresinin 100 gün olduğunu, bedel olarak 920.000,00-TL kararlaştırıldığını, ödeme koşullarından önce davalıya ödemeler yapıldığını, davalının davacıyı aldatması nedeniyle erken ödemeler yapıldığını, sözleşme gereği işin teslim tarihi üzerinden bir yıl geçtiğini fakat davalının sözleşmedeki borçlarını yerine getirmediğini, sözleşme ile yüklendiği işlerin hiçbirini yapmadığını, yalnızca imar çapı alındığını fakat imar çapının da yanlış alındığını, davalı tarafa Kayseri 13. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 18/08/2022 tarihli ihtarı ile sözleşme gereği işlemlerin yapılmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini bu sebeple 870.000,00-TL'nin geri ödenmesinin ihtar edildiğini ve takip başlatıldığını davalı tarafın ise Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu bu sebeple davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, tarafların arasındaki sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğunu, sözleşmeye konu parsele ilişkin imar çapı alındıktan sonra müvekkili tarafından davacı kooperatifin talepleri doğrultusunda sıralı şekilde ve 100 gün içinde avan projesi, ruhsat projesi, statik proje, mekanik proje v.s. ihale dosyasının hazırlanması ve projenin onaylatılması edimlerini üstlendiğini, sözleşmeye konu taşınmazın Kocasinan Belediyesi tarafından çöp toplama alanı olarak kullanıldığını, çöp toplama ve hafriyatın kaldırılması gerektiğini ve bu sebeple yeniden 60 gün süreli hafriyat yapım sözleşmesinin imzalandığını, çöplerin toplanması ile kot farkı oluştuğunu ve yeniden 11/04/2022 tarihli hafriyat yapım işi sözleşmesinin imzalandığını, zeminin dolgu işleminin 30 gün sürdüğünü, projelerin çizilmesi ve onaylanması akabinde davalı kooperatif yöneticilerinin vazgeçmesi nedeniyle müvekkili tarafından toplamda 4 ayrı takım proje çizildiğini, yine sözleşmeye konu edilen taşınmazın hisseli taşınmaz olması nedeniyle ayrı bir parsel oluşturulamayacağını, davacının kusurlu ve bilinçsiz hareketleri nedeniyle imar çapının alınmasının 4 ay sürdüğünü, ayrıca 10/02/2022 tarihli sözleşmenin ekinde imar çapı olduğunu ve kooperatif yetkililerinin de imzasının olduğunu, yapı denetim kuruluşu atanması gerektiği ve bu hususun davacıya bildirildiği fakat davacının yapı denetime tabi olmadığına dair ısrarı ve bilinçsiz davranışları nedeniyle gecikmeler yaşandığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini belirterek davacı kooperatif tarafından yapılar feshin kötü niyetli olduğunun tespitine, müvekkili şirket aleyhinde açılmış işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla %20 sözleşmesel fesih tazminatının davalı müvekkili şirket lehine mahsup edilmesine, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzcre kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, takibe dayanak yapılan sözleşmeye, 18/08/2022 tarihli ihtarnameye, arabuluculuk başvuru formuna ve arabuluculuk tutanaklarına, hesap dökümüne, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafça; 31/07/2021 tarihli 55 adet iş yeri takım proje hizmet sözleşmesine, 10/02/2022 tarihli hafriyat yapım işi sözleşmesine, 11-04/2022 tarihli hafriyat yapım işi sözleşmesine, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada, 1 Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada, 45 Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına, taşınmaza ilişkin TOKİ kayıtlarına, taşınmaza ilişkin Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kocasinan Belediyesi kayıtlarına, taşınmaza ilişkin XI. Kadastro Bölge Müdürlüğü kayıtlarına, Kayseri 13. Noterliği'nin 18/08/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter ihtarına, Kayseri 7. Noterliği'nin 29/08/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter ihtarına, sözleşmeye ve sözleşmeye konu taşınmaza ilişkin Kayseri Ticaret Borsası kayıtlarına, Kocasinan Belediyesi Plan Proje Müdürlüğü'nün 16/11/2021 tarihli imar durum belgesine, Kocasinan Belediyesi'nin 14/06/2022 tarihli kot raporuna, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada, 45 Parsel sayılı taşınmaza ilişkin harita plan örneğine, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada'da bulunan taşınmazların ham parsel haritasına, sözleşmeye konu taşınmaza ilişkin plankoteye, Kayseri Ticaret Borsası'nın 24/06/2022 tarihli, E-... sayılı yazısına, Kocasinan Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 28/06/2022 tarihli E-59158055-115.02,04- 2217/10528 sayılı cevabi yazısına, davalı şirket tarafında çizilen takım projelere, davacı kooperatifin karar deflerine, mimar, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, makine mühendisi, harita mühendisinden ve hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi kurulu incelemesine, keşif, uzman görüşüne, tanık anlatımlarına, isticvaba ve yemine delil olarak dayanılmıştır. Taraf vekilleri tarafından delil olarak dayandıkları bir kısım kayıt ve belgelerin örnekleri dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Bu takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kocasinan Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada, 1 Parsel sayılı ve aynı yer ... ada 45 parsel sayılı taşınmazların takyidatları ile birlikte tedavüllü tapu kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 13/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri Kadastro Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada, 1 Parsel sayılı ve aynı yer ... ada 45 parsel sayılı taşınmazların krokisinin, ham parsel paftasının ve ilgili kayıtların gönderilmesi istenilmiştir. 20/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kocasinan Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada, 1 Parsel sayılı ve aynı yer ... ada 45 parsel sayılı taşınmazların imar durumlarının sorularak, imar durum belgesi, kot raporu ve bunlarla ilgili başvuru talep gibi tüm kayıt ve belge örneklerinin, ayrıca plankotenin gönderilmesi istenilmiştir. 17/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. TOKİ Başkanlığına müzekkere Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Oruçreis Mahallesi, ... Ada, 1 Parsel sayılı ve aynı yer ... ada 45 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin TOKİ bünyesinde varsa kayıt ve belgelerin birer örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 27/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. 7251 sayılı Kanun ile değişik HMK'nun 139/1-ç. maddesi uyarınca tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iş bu ara kararın tebliğinden itibaren kesin süre verilmesine, bu hususların verilen kesin süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde HMK'nun 139/1-ç ve 140/5. maddeleri gereği o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği davacı vekili ve davalı vekiline ayrı ayrı usulünce ihtar edilmiştir. 7251 sayılı Kanun ile değişik HMK'nun 139/1-ç ve 240/2. maddeleri uyarınca dilekçelerinde tanık deliline dayanan tarafların tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi sunmaları ve her bir tanık için 50,00-TL tanıklık ücreti 42,00-TL tebligat ücretini yatırması için iş bu ara kararın tebliğinden itibaren kesin süre verilmiş, bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde HMK'nun 139/1-ç, 140/5. ve 240/2. maddeleri gereği tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği davacı vekili ve davalı vekiline ayrı ayrı usulünce ihtar edilmiştir. Davalı tarafça kesin süreye uyularak tanıkları bildirildiği halde davacı tarafça kesin süre içinde tanık bildirilmemiştir. Yargılama sırasında bildirilen davalı tanıkları usulünce dinlenmişlerdir. Davalı tanığı *** duruşmada; "Ben davalı ... Şirketi'nde muhasebeci olarak çalışmaktayım, bu nedenle taraflara arasındaki ticari ilişki konusunda bilgi sahibiyim. 31/07/2021 tarihli taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ifası davacı kooperatiften kaynaklanan sebeplerle gecikti. Davacının kooperatif olması ve toplu bir yapı olması dolayısı ile karar almakta geciktiler. Davacı konut yaptıracaktı ancak sözleşme imzalamadan önce bu konutun nasıl yapılması gerektiği, şekli, kat sayısı, yüz ölçümü gibi konularda kendi aralarında anlaşmamışlar. Sözleşme imzalandıktan sonra kooperatif ortakları örneğin 5-6 kişi davacı şirkete gelip yapılacak bina şöyle olsun, benim dükkanım yola cepheli olsun, yüksekliği şu olsun gibi farklı farklı beyanlarda bulunup gidiyorlardı. Sonra başkaları başka şekilde beyan ve taleplerde bulunuyordu. Sözleşmenin gecikmesinin en büyük etkenlerinden birisi budur. Zaten proje çizilecek yer hisseli tapuydu. Taşınmaz davacının dışında Kayseri Ticaret Borsası ve Hazine'ye de aitti, yani onların da hissesi vardı. Davacı kooperatif Hazine'nin hissesini satın almak niyetinde idi. Bu satın alma 4-5 ay sürdü. Hazine'nin hissesini alma gecikince bunun arkasından gelecek olan imar çapı alma, zemin etüt raporu gibi diğer işlemler de otomatikmen gecikti. Yine en büyük etken davacı borsa statüsünde kalıp yapı denetim firmasının denetimine tabi olmak istemedi. Bunların hepsi sözleşmenin ifa sürecini geciktirdi. Taşınmazın kot raporunu olmak için üzerindeki çöp atıkları ve hafriyatın kaldırılması sözleşmenin ifasına başlanması için gerekliydi. Bu konuda davacı ile davalı şirket arasında ayrıca sözleşmeler yapıldı ve sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde bu işlemler gerçekleştirildi. Hafriyat kaldırma kısmı proje çizilmesini geciktirmedi. Parseldeki kot farkını kapatmak için ek sözleşme yapıldı ve ek sözleşmede kararlaştırılan tarih içinde bu işlem bitirildi. Kot farkını kapatma işlemi 31/07/2021 tarihli sözleşmenin ifasını geciktirmedi. Ben ifraz edilen taşınmazda neden davacı kooperatif ve dava dışı Ticaret Borsası adına ayrı ayrı tapu oluşturulmadığı konusunda bu benim ilgi alanım olmadığı için bilgi sahibi değilim. Davalı şirket defalarca davacı kooperatife proje sundu. Bu projeler, vaziyet planı şeklinde defalarca kez sunuldu. Kooperatif tarafından bu projelere bakıldı, ancak tam bir fikir birliğine varılamadı. Davalı şirket çalışanları davacı kooperatif ile borsa binasında bir toplantı yaptı. Bu toplantıda da kooperatif kendi arasında bir fikir birliğine varamadı. Kooperatif yetkilileri birkaç kez arayıp şunu şöyle yapalım, bunu böyle yapalım şeklinde projeyi revize ettiler. Minimum 4-5 kere proje revizesi yapıldı. Sadece davacı kooperatiften bizim çalıştığımız ofise 5-6 kez bu amaçla gelip gittiler. Zemin etüdü yapılabilmesi için öncelikle imar çapının alınması gerekiyor, bunun alınması için de tapunun borsa ve Hububatçılar Kooperatifi'ne geçmesi gerekiyordu. Bunun için de takım proje oluşturuluyor. Takım proje oluşturulduktan sonra belediyeye proje sunuluyor. Arkasından ruhsat çıkıyor. Ondan sonra inşaat faaliyetleri başlıyor. Süreç bu aşamaya gelemediği için yapı denetim firması olaya müdahil olamadı. Yapı denetim firması atanması aşamasına gelemedi. Davacı kooperatif yapı denetimden muaf olmak için borsa statüsünde belediyeye başvurmak ve bu statüde işlemleri yürütmek istedi. Biz bunu ayarlayacağız, yapacağız dediler ancak süreç istedikleri gibi olmadı. %90 belediye buna izin vermedi. Bu da sözleşmenin ifasını geciktirdi. Davacı bu süreçlerden dolayı projeyi zamanında yetiştiremediniz diye davalı ile olan projesini feshetti. Yukarıda söylediğimi kooperatiften kaynaklı gecikmeler nedeni ile davacı şirket davalı kooperatife herhangi bir ihtar yapmadı. Proje çizilecek taşınmazda Hazine'nin de hissedar olduğu davalı şirket olarak bize önceden beyan edilmedi. Aynı alan içerisinde ticaret borsasının da projesi var onu da davalı şirket olarak biz çiziyoruz. Bu süreç içerisinde taraflar arasında sözleşmenin uyarlanması konusu sadece hafriyat bazında geldi. Tam emin değilim ama sanırım 1 kere bu konuda uyarlama yapıldı. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... duruşmada; "Ben davalı ... Şirketi'nin personeliyim, burada inşaat mühendisi olarak görev yapmaktayım. Bu nedenle taraflar arasında düzenlenen 31/07/2021 tarihli sözleşme hakkında bilgim var. Ben daha çok işin projelendirme ayağında çalışmaktayım. Bu kısmı bilirim. Davacı kooperatif bize ilk geldiğinde 128.000 metre kare civarında bir taşınmaz olduğunu, bunun %70'inin kooperatife kalan %30'unun borsaya ait bina yapımında kullanılacağını söylediler. Biz kendi haritacımız ile görüştük. Bize sözü edilen taşınmazın %70 ve %30 'unun ayrılması konusunda bir harita hazırlattık. İmar çapı çıkması için bu gerekliydi. Tapuda Hububatçılar'ın kaç metre kare borsanın kaç metre kare yere sahip olması gerektiğinin belirtilmesi gerekiyordu. Yerinde inceleme yapıldığında buranın daha önce atık saha olarak kullanıldığı görüldü. Atık saha üzerindeki çöp atıklarının kalkması gerekiyordu. Burası daha önce TOKİ'nin atıklarının atıldığı bir saha olarak kullanılmış. Bunların temizlenmesi gerekiyordu. Bu konuda görüşmeler yapıldı. Bir yandan şantiyede, bir yandan ofiste işler yürütülüyordu. Belediyeye imar çapı başvurusunda bulunduk. Orada Milli Emlak üzerinde kayıtlı ufak bir alan vardı. Belediyeden bunu da satın almanız gerekir dediler. 31/07/2021 tarihli sözleşme imzalanırken bu konu gündeme gelmemişti. Çünkü davacı kooperatifin de bundan haberi yoktu. Biz belediyeye gidince orada Hazine'ye ait bir yer olduğuna da tespit ettik. İmar çapı alınması için Milli Emlak'a ait bu küçük taşınmazın da satın alınması gerektiğini belediye bize söyledi. Onun için haritacımız tekrar bir dilekçe hazırladı. Milli Emlak Müdürlüğü'ne bir dilekçe yazıldı. Aynı zamanda zemindeki atıklar da kaldırılmaya başlanmıştır. Atıklar temizlenince normal zemin parseli ortaya çıktı. Doğal zeminde kot farkı olduğu görüldü. Davacı kooperatifin 55 üyesi var. Tüm üyelerinin birer dükkan sahibi olacak şekilde isteğine göre biz o kot farkına göre bir yerleşim planı hazırladık. Buna vaziyet planı da denilebilir. İçinden çıkan hafriyatın arazinin düzeltilmesinde kullanılması için taraflar arasında anlaşma sağlandı. Bu konuda bir sözleşme düzenlendi diye hatırlıyorum. Oradan çıkan atıkların belediyenin atık sahasına götürülmesi için bir anlaşma sağlandı diye biliyorum. Milli Emlak süreci biraz uzun sürdü. 3-4 ay kadar sürdü. Bu arada biz hafriyat işlemlerini tamamlamış olduk. Daha sonra gerekli evraklı tamamlayıp imar çapımızı aldık. Benim tahminimce borsa İmar Kanunu'nun 26. maddesi gereğince yapı denetiminden muaf tutulduğu için borsa ve kooperatif bu nedenle birlikte hareket etti. Yapı denetiminden muafiyetten faydalanmak için ifraz sırasında tapular her birine ayrı ayrı değil hisseli olarak çıkarıldı. Borsa ile hububatçılar kooperatifinin dükkanlarının yan yana olması birisine ürün getiren üretici yan tarafa geçip dükkanlara uğrayacaktı. Biraz da ticari amaç ile taşınmazların hisseli yapılması istenildi. İmar çapı çıktıktan sonra bizim yapı koşullarımız belediyece belirlenmiş oluyor. Biz onların isteklerine göre 55 adet dükkan ve modern borsa kompleksini arazi üzerinde belediyenin istediği koşullara da uydurarak yerleştirip projeler hazırladık. İlk etapta mimari proje yapıldı. Daha sonra onların isteğine uygun olsun diye kooperatif ile bir çok toplantı gerçekleştirildi. Borsada yapılan bir toplantıya mimar arkadaşımla ben katıldım. Orada kooperatifin hemen hemen %70 üyesi vardı, çoğunluk sağlanıyordu. Orada karar vermekte çok zorluk çektik, çünkü kooperatif üyelerinin her birinin isteği farklıydı. Dükkan dizilimleri ile alakalı olarak kooperatif üyeleri farklı önerilerde ve isteklerde bulunuyordu. Biz onların isteklerine göre sürekli olarak projemizi revize ettik. Bu süreç yaklaşık 1 yılı buldu. Kooperatif yönetimi yapılacak imalat ile ilgili net bir karar almış değildi. Sadece biz sadece şu kadar metre kare dükkan istiyoruz şeklinde ifade ediyorlardı, bu nedenle kooperatif üyeleri yapılacak inşaatın niteliği konusunda değişik talep ve beyanlarda bulunuyorlardı. Kimisi benim makinem sığmaz dükkanın yüksekliği şu kadar olsun, kimisi araç giremez girişi şu kadar olsun gibi isteklerde bulunuyordu. Biz toplantıda parselin belli metre kare yüz ölçümü olduğunu, tüm koşulları aynı anda sağlayamayacağını onlara ifade ettik. Bu arada belediyede yapı denetim ile alakalı süreç başladı. Statik projeden ve herşeyden önce zemin etüdü yaptırmamız gerekiyordu. Zemin etüdü yapabilmek içinde proje girişi yani yapı denetim firması atanması gerekiyordu. Bunun için ben defalarca Kocasinan Belediyesi imar müdürü ile görüştüm. Ticaret borsasından dolayı kamu kurumu olarak görülüp yapı denetiminden muaf olabilir miyiz diye sorduk. Onlar bunu bize dilekçe ile sorun dediler. TOBB'den ticaret borsası bir kamu kuruludur diye bir yazı aldık. Fakat belediye davacı kooperatifin özel bir kuruluş olduğunun borsa ile taşınmaza ortak olsa da kamu kurumu niteliğinde olmayacağını söylediler. Kooperatif de, biz bunu görüşelim soralım dedi. Bu arada bizim bütün projelerimiz hazırdı mimari projelerimiz yapılmıştı, statik projemiz ise hazırdı ancak zemin etüt değerlerini bekliyordu. Elektrik ve tesisat projeleri de hazırdı. Çelik silolar için çok yerden teklif alınmıştı ve projeleri hazırdı. Yapı denetim işi kesinleşmediği için hiçbir şekilde belediyeye girişi sağlanamadı. Yapı denetim olarak da 55 adet dükkan için yapı denetim maliyeti olarak geliyordu, bu nedenle de yapı denetimsiz olarak yaptırmak istiyorlardı. Bunların hepsi uzun süreçler olduğu için gecikmeler yaşandı. Ben 4 kere imar müdürünün yanına sırf yapı denetim konusunda gittim. Davacı kooperatif bizle imzalanan sözleşmenin süresi içerisinde başka kişilere de proje çizdirdiler. Vaziyet yerleşim olarak ben çizilen projeleri gördüm. Biz başkalarına proje çizdirecekseniz bizle olan projenizi feshedin dedik. Davacı kooperatif bu süreçteki gecikmenin sorumlusu olarak davalı şirketi gördü. Biz işlemleri yapmıyoruz gibi düşünüyorlar. Ancak bu doğru değil. Biz belediyelerle diğer gerekli tüm kurumlarla görüşmeleri sağladık. Kendileri aralarında ortak bir karar veremedikleri ve yapı denetime razı olmadıkları için süreç bu şekilde uzadı. Taşınmaz üzerindeki hafriyat ve çöp atıklarını toplama işi 31/07/2021 tarihli projenin ifasını geciktirmedi, çünkü bizim resmi kurumlarda yaptırdığımız çok iş olduğu için evrak işleri daha uzun sürdü. Onlar hafriyatı bitirip bizim evrak işinin tamamlanmasını beklediler. İfraz sırasında hisseli tapu oluşturmanın eğer hissedarların kullanım alanı konusunda anlaşmış olmaları durumunda fazladan alan kazanma imkanı sağlamış olabilir ancak ifrazda her bir hissedara ayrı ayrı bağımsız tapu çıkarılması ise bu taşınmaz üzerinde diğerinden bağımsız tek başına hareket etme imkanı sağlar. Bu daha avantajlıdır. İmar çapının alındığı tarihi 2022 mart ayı diye hatırlıyorum. Hisseli tapu olduğu için orada bulunanlar ticaret borsası adına yazdı sadece bir hissedarın adının yazılması yeterliydi. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. İlgili deliller toplandıktan sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mimar, bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi, bir harita mühendisi ve bir nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, taraflar arasında düzenlenen 31/07/2021 tarili sözleşme, 10/02/2022 ve 11/04/2022 tarihli sözleşmeler, tapu kayıtları, TOKİ ve belediyeden gelen yazılar, noter ihtarları, taraflarca sunulan beyan ve belgeler, icra takip dosyası, tanık anlatımları ve diğer tüm deliller dikkate alınarak 31/07/2021 tarihli sözleşmenin ifasının kim veya kimlerin hangi eylem ve/ veya eylemsizliği nedeni ile geciktirildiği, bu konudaki davalının savunmaları ile davacının buna karşı ileri sürdüğü iddia ve beyanlar incelenerek sözleşmenin ifasının gecikmesine neden olan taraf ve gecikme sebeplerinin araştırılması, tarafların sözleşme ile üstlendikleri edimlerini yerine getirip getirmediği, yerine getirilmeyen yükümlülük varsa hangi tarafa ait ve neler olduğu ve bunların ifa edilmemesinin haklı sebeplerinin bulunup bulunmadığı, yukarıda sözü edilen 31/07/2021 tarihli, sözleşme kapsamında davalı tarafından yapılan işler varsa bunları neler olduğuve her bir yapılan iş nedeni ile davalının hak ettiği ücret/edel olup olmadığı varsa miktarlarının kaçar TL olduğu, davacının sözleşme bedelinin iadesini talep edip edemeyeceği, sözleşme bedelinin tamamının iadesinin koşullarının bulunup bulunmadığı, sözleşmenin feshinin haklı ve yerinde olup olmadığı, sözleşme nedeni ile davacının davalıya verdiği bedeline kısmen iadesinin mümkün olması halinde bunun nedenlerinin ve dayanaklarını izahı ile kısmen iadesi istenebilir miktarın tespit ve hesaplanması konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Hesap Uzmanı Bilirkişi Neşe Bölükbaşı, Makine Mühendisi ..., Mimar ..., İnşaat Mühendisi ..., Elektronik Mühendisi *** Harita Mühendisi ***'ten oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 08/06/2024 tarihli raporda özetle; "Harita Mühendislik hizmetleri (HUS) açısından değerlendirildiğinde sadece plankote ve kot raporu alınmış olup, başkaca bir hizmet görülmediği, dosyadaki mimari projelerin onaysız olduğu, Kocasinan Belediyesi'nde yapılan araştırmada taşınmazlara ait herhangi bir düzenlenmiş yapı ruhsatı bulunmadığı, yapılması planlanan küçük sanayi sitesi için tekrardan her bir blok için proje çizilmesi gerektiği, çizilen projeler ilgili belediye tarafından onay işlemi yapılması gerektiği, onaylanan projeler için toplamda 5 adet blok için ayrı ayrı yapı ruhsatı düzenlenmesi gerektiği, ve sözleşme gereği ... Yapı San. Ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması gerektiği, inşaat mühendisliği yönünden zemin etüt raporu olmadan düzenlenen statik projeler yok hükmünde olduğu, aynı zamanda ruhsat eki olan çevre düzenlemesi için peyzaj projelerinin sunulmadığı, davaya konu 31/07/2021 tarihli sözleşmede edimlerin kademeli olarak yerine getirilmesi ile ücret ödeneceğine dair bir düzenleme olmadığı yalnızca ruhsat alınması ile 300.000,00-TL ödeneceği onun dışında 620.000,00-TL yönünden herhangi bir şart kararlaştırılmadığı, dosyada bulunan bütün projelerin onaysız olduğu bu sebeple ne zaman çizildiğine dair bir tespite varılamayacağı, fakat sözleşme ile kararlaştırılan projelerin takım proje olması nedeniyle birlikte çizilmesi ve onaylanması ile işlevsellik kazanacağı" belirtilmiştir. Taraf vekillerinin 10/06/2024 tarihli rapora karşı yazılı ve duruşmadaki sözlü beyan ve itirazlarının incelenerek bu kapsamda dava dosyası ve eklerinde sunulan tüm delil belge ve beyanların incelenip göz önünde bulundurularak itirazları karşılar şekilde ve ayrıca mahkememizce daha önce yapılan görevlendirme doğrultusunda davalı tarafın kısmen yaptığı işlerin mevcut hali ile ekonomik değeirinin olup olmadığı varsa bu değerlerin götürü bedeli oranlanarak davalı tarafından hak edilen alacak miktarı olup olmadığı konusunda hesap yapılması ve ek rapor düzenlemeleri için bilirkişilerin görevlendirilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Hesap Uzmanı Bilirkişi Neşe Bölükbaşı, Makine Mühendisi ***, Mimar ..., İnşaat Mühendisi ..., Elektronik Mühendisi ***, Harita Mühendisi ***'ten oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 08/12/2024 tarihli ek raporda özetle; "Harita Mühendisliği Tespiti; 08/06/2024 tarihinde harita mühendislik hizmetleri açısından raporumu vermiştim. 30/09/2024 tarihinde mahkemenizin 5 numaralı celsesinde "Davalı tarafın kısmen yaptığı işlerin mevcut hali ile ekonomik değerinin olup olmadığı, varsa bu değerin götürü bedeli oranlanarak davalı tarafından hak edilen alacak miktarı olup olmadığı konusunda hesap yapılması ve ek rapor düzenlenmesi" istenmiştir. Önceki raporumda da belirttiğim gibi harita mühendislik hizmeti olarak harita uygulama sorumlusu (HUS) işlemi başlatılmış Serbest Harita Kadastro Mühendisi ...’a plankote çalışması yaptırılmış ve 14/06/2022 tarihinde Kocasinan Belediyesi Oruçreis Mahallesi, 12047 Ada, 1 Parsel için ... sayılı kot raporu alınmıştır. Harita uygulama sorumluluğu (HUS) hizmetinin tamamının o tarihteki proje bedeli 62.420,00-TL + KDV'dir. Ancak hizmet tamamlanmamış sadece plankote ve kot raporu alındıktan sonra işlem devam ettirilmemiştir. Plankote ve kot raporu alınması işlemi HUS işleminin bir parçası olarak fatura bedelinin %20'sine (12.484,00-TL + KDV) tekabül etmektedir. Mimar Bilirkişi Tespiti; İncelenen onaysız mimari projelerde taşınmazların eski ada parsel numarası ile düzenlenmiştir. Taşınmaz 07/03/2023 tarihinde ifraz işlemi yapılmış olup güncel ada parselleri ... Ada 2 ve 3 Parsel olarak güncellenmiştir. Mevcutta bulunan projeler onaysız projelerdir. Kocasinan Belediyesi'nde yapılan araştırmada taşınmazlara ait herhangi bir düzenlenmiş yapı ruhsatı bulunmamaktadır. Yapılması planlanan küçük sanayi sitesi için tekrardan her bir blok için proje çizilmesi gereklidir. Çizilen projeler ilgili belediye tarafından onay işlemi yapılması gereklidir. Onaylanan projeler için toplamda 5 adet blok için ayrı ayrı yapı ruhsatı düzenlenmesi gereklidir. Sözleşme gereği ... Yapı San. Ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması gereklidir. İnşaat Mühendisliği Tespiti; İnşaat mühendisliği yetki kapsamında bulunan projeler incelendiğinde; dosya içeriğindeki flaş bellekte ve sunulan fiziki projeler içerisindeki statik-betonarme projelerin incelenmesinde; statik-betonarme projelerin düzenlenmesinden önce zemin etüt raporunun düzenlenmesi, daha sonra bu zemin etüt raporu değerlerine göre statik-betonarme projelerin yapılması gerekirken zemin etüt raporu düzenlenmeden statik-betonarme projelerin yapıldığından dolayı bu statik-betonarme projeler yok hükmündedir. Ayrıca statik-betonarme projelerin kapakları boş halde olup belediye onayı yoktur. ... Yapı A.Ş. tarafından yapıldığı iddia edilen statik-betonarme projelerin ekonomik değeri yoktur. Dijital materyallerin hazırlanma tarihinin tespiti heyetin uzmanlık alanında değildir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken zemin etüt raporu yanı sıra peyzaj projelerinin de mevzuata uygun olarak düzenlenerek sunulması gerekir iken dosyada zemin etüt raporu ve peyzaj projelerinin de olmadığı tespit edilmiştir. Makine Mühendisliği EK-2 Rapor Tespiti; Makine mühendisliği yetki kapsamında bulunan projeler incelendiğinde, davalı yan tarafından dava konusu tüm mekanik projelerin hazırlanmış olduğu, ancak dosya muhteviyatında mevcut tüm projelerin onaysız olduğu, bu nedenle hangi tarihte hazırlandığının tespit edilemediği, dolayısıyla herhangi bir ücret tespitinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca dijital materyaller de hazırlanma tarihinin tespiti heyetin uzmanlık alanına girmeyip, mevcut hali ile hazırlanan ve dosyaya sunulan makine tesisat projelerinin mevcut hali ile ekonomik değerinin olmadığı değerlendirilmiştir. Elektrik Mühendisliği Tespiti; Elektrik projeleri incelendiğinde, tüm elektrik projelerinin çizilmiş olduğu, proje onaylarının yaptırılmamış olduğu görülmüştür. Ayrıca proje çizim tarihide antet kısmında belirtilmemiştir. Nitelikli Hesap Uzmanı İncelemesi; Taraflar arasındaki 55 adet işyeri takım proje hizmet sözleşmesi ile davalının davacıya sözleşme içerisinde yer alan projelerin hazırlanması, ihale dosyasının hazırlanması ,ruhsat alınması için ilgili projelerin onaylattırılması v.s. sözleşme kapsamındaki hizmetleri taahhüt ettiği davacının da davalıya 10. maddede yer alan işin bedelini kararlaştırılan tarihlerde ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşme tarihinin 31/07/2021 tarihi olduğu ve işin süresinine 100 gün olduğu yani 08/11/2021 tarihine kadar süre verildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme kapsamında kademeli olarak ücret ödenmesi yönünde bir düzenleme bulunmayıp işin bedelinin 920.000 TL olarak kararlaştırıldığı yalnızca ruhsat alınmasıyla birlikte 300.000,00-TL ödeneceği, 620.000,00-TL yönünden ise kademeli olarak bir ücret ödenmesinin kararlaştırılmadığı yalnızca 09/08/2021 tarihinde 420.000,00-TL, 15/09/2021 tarihinde 200.000,00-TL ve ruhsat alındığında 300.000,00-TL olarak ödeme şekli belirlendiği görülmektedir. Kök raporda heyetimizde yer alan teknik bilirkişiler tarafından tarafından yapılan tespitte projelerinin onaysız olduğu onaylatma yükümlülüğünün davalıya ait olduğu hususu tespit edilmişti. Ek raporda ise heyetimizde yer alan, inşaat mühendisi bilirkişi ve ve makine mühendisi bilirkişi tarafından özetle; dosya muhteviyatında mevcut tüm projelerin onaysız olduğu, bu nedenle hangi tarihte hazırlandığının tespit edilemediği, dolayısıyla herhangi bir ücret tespitinin mümkün olmadığı, harita mühendisi bilirkişi tarafından ise harita uygulama sorumluluğu (HUS) hizmetinin tamamının o tarihteki proje bedeli 62.420,00-TL + KDV olduğu ancak hizmet tamamlanmadığı sadece plankote ve kot raporu alındığı, plankote ve kot raporu alınması işlemi HUS işleminin bir parçası olarak fatura bedelinin %20'sine (12.484,00-TL + KDV) tekabül ettiği belirtilmiştir.Takdir mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki sözleşme tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olup TBK'nun 125. maddesi "Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeden dönme nedeni ile ödenen iş bedelinin iadesi ve yapılan masrafın tahsili istemine dayanan icra takibine itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Taraflar arasında uyuşmazlık; 31/07/2021 tarihli sözleşme uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, edimlerin yerine getirilmemiş olması halinde bunun kimden kaynaklandığı, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, davalının sözleşmenin feshinden kaynaklanan cezai şart mahsubunun talep edip edemeyeceği, takip konusu alacaktan mahsubu gereken tutar olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının iptalinin ve takibin devamının gerekip gerekmediği, icra inkar ve kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davalının görev ve zorunlu ara bulucululuk dava şartı itirazının ve zaman aşımı def'inin kabul edilebilir olup olmadığı, taraflara arasında düzenlenen 10/02/2022 ve 11/04/2022 tarihli hafriyat yapım işi sözleşmelerinin 31/07/2021 tarihli sözleşmenin süresini değiştirip değiştirmediği, bu sözleşmelerle ana sözleşmenin taraflar arasında süresinin yeniden uyarlanıp uyarlanmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davalının görev itirazının değerlendirmesinde; Davalı tarafından eldeki davada 31/07/2021 tarihli 55 adet iş yeri takım proje hizmet sözleşmesinde Kayseri iş mahkemelerinin görevli olacağının kararlaştırıldığından bahisle görev itirazında bulunulmuştur. Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 4 ve 5. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanun'da düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. Eldeki davada taraflar tacir olup, uyuşmazlık da eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle mahkememiz davaya bakmakla görevlidir. 31/07/2021 tarihli sözleşmede tarafların Kayseri İş Mahkemelerinin görevli kılmalarının, görevin kamu düzeni ile ilgili olması karşısında geçerliliğinin olmadığı dikkate alınarak davalının görev itirazının reddine karar verilmiştir. Davalının arabuluculuk dava şartına yönelik itirazının değerlendirmesinde; Dava dilekçesinin ekinde 21/09/2022 tarihli hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı sunulmuş olup, davalının buna yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü süre yönünden yapılan değerlendirmede; Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde; Davacı davaya dayanak icra takibini 02/09/2019 tarihinde başlatmış, davalı tarafından eldeki davada süresi içerisinde zamanaşımı defi'nde bulunulmuştur. Zamanaşımının başlangıç tarihi yönünden yapılan incelemede, Kayseri 13. Noterliği'nin 18/08/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter ihtarı ile 31/07/2021 tarihli 55 adet iş yeri takım proje hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirerek ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren iki gün içinde bu iş için ödediği 870.000,00-TL'nin iadesini talep etmiş; paranın iade edilmemesi üzerine eser sözleşmesi uyarınca ödenen bedelinin tamamının iadesini başlattığı icra takibi ile talep etmiş olmasına göre sözleşmeden döndüğü tek taraflı olarak feshin gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği kabul edilmelidir (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2018/3676 E, 2018/3396 K, 2016/5630 E, 2017/1116 K, 2016/6536 E, 2018/819 K, 2015/3687 E, 2016/2247 K, 2015/492 E, 2015/1763 K, 2010/3156 E, 2011/6630 K, 2007/4321 E, 2008/3345 K sayılı ilamları). Bu bakımdan sözleşme 2021 yılında feshedildiğinden zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlayacak olup eser sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkta TBK'nun 147/6. maddesi uyarınca öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi takip tarihi itibariyle dolmamış olup, bu durumda davalı tarafın zaman aşımı def'inin reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. 31/07/2021 tarihli sözleşmenin ve delillerin değerlendirmesinde; Taraflar arasında 31/07/2021 tarihli 55 adet iş yeri takım proje hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davalının davacıya sözleşme içerisinde yer alan projelerin hazırlanması, ihale dosyasının hazırlanması, ruhsat alınması için ilgili projelerin onaylattırılması v.s. sözleşme kapsamındaki hizmetleri taahhüt ettiği, davacının da davalıya 10. maddede yer alan işin bedelini kararlaştırılan tarihlerde ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşme tarihinin 31/07/2021 tarihi olduğu ve işin süresinin 100 gün olduğu görülmektedir. Sözleşme kapsamında kademeli olarak ücret ödenmesi yönünde bir düzenleme bulunmayıp işin bedelinin 920.000,00-TL olarak kararlaştırıldığı yalnızca ruhsat alınmasıyla birlikte 300.000,00-TL ödeneceği, 620.000,00-TL yönünden ise kademeli olarak bir ücret ödenmesinin kararlaştırılmadığı, yalnızca 09/08/2021 tarihinde 420.000,00-TL, 15/09/2021 tarihinde 200.000,00-TL ve ruhsat alındığında ise 300.000,00-TL olarak ödeme şekli belirlendiği görülmektedir. Dava, TBK'nun 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu davacıya 31/07/2021 tarihli 55 adet iş yeri takım projesi işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak ödenen iş bedelinin eserin süresinde teslim edilmemiş olması nedeniyle iadesi için yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK'nun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptâli davasıdır. Taraflar arasındaki akdî ilişki sözleşme tarihi itibarıyla yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nun 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesi niteliğinde olup, bu sözleşmeler karşılıklı edimleri içeren sözleşme niteliğini taşımaktadır. Yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eser sözleşmesi ile yüklendiği eseri fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmek zorundadır. Bu tür sözleşmelerde taraflardan birinin temerrüdü halinde diğer tarafın hakları 6098 sayılı TBK'nun 123. ve 124. 125. maddelerinde tanımlanmıştır. Bunlar; a)Aynen ifayı istemekte direnmek ve gecikme yüzünden uğranılan zararın tazminin istemek veya, b) Sözleşmenin ifasından vazgeçerek olumlu ( müsbet ) zararını istemek veya, c) Sözleşmeyi feshederek menfi zararını istemek olarak sayılmıştır. Aynen ifayı reddederek onun yerine tazminat istemek ya da sözleşmeden dönmek kararında olan alacaklının, mütemerrit borçluya, borcunu aynen ifa etmesi için uygun bir süre vermesi gerekir (Yargıtay 6. H.D. 2022/1977 Esas, 2023/1566 Karar sayılı ilamı). Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir (TBK 123/1). Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa veya borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa ya da borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa borçluya süre verilmesine gerek yoktur (TBK 124/1). Eser sözleşmesinde yüklenicinin temerrüdü halinde iş sahibinin sahip olduğu seçimlik haklar yönünden TBK'nun 125. maddesi hükümleri uygulanmalıdır. Bu maddeye göre; temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip ise de (TBK 125/1) alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (TBK 125/2). Sözleşmeden dönme hâlinde TBK'nun 125/3. maddesi uyarınca taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler (Yargıtay 15. H.D. 2017/2330 Esas, 2017/4156 Karar sayılı ve Yargıtay 23. H.D. 2014/9421 Esas, 2016/1340 Karar sayılı ilamı). Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, davacının iş sahibi ve davalının da yüklenici olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya 870.000,00-TL avans ödemesi yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği konusunda toplanmaktadır. Davalı taraf savunmasında davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Eser sözleşmesinde iş sahibi davacının yüklenici davalıya sözleşmeye konu arsayı ayıpsız olarak inşaata elverişli bir şekilde teslim etmelidir. Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlendiği tarih itibarıyla sözleşmeye konu taşınmazda davacı dışında Kayseri Ticaret Borsası'nın ve Hazine'nin de paydaş olduğu celp edilen tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Sözleşmenin imzalanmasından sonra ifasına başlandığı aşamada taşınmaz üzerinde Hazine'nin de paydaş olduğu anlaşılmış ve sözleşmenin düzenlenme tarihinden sonra davacı tarafından bu pay Milli Emlak Müdürlüğü'nden satın alınmıştır. Ayrıca sözleşmenin imzalanmasından sonra taşınmaz üzerindeki hafriyatın kaldırılması ve kot farkının kapatılması için çalışmalar yapılmıştır. Dinlenen tanık anlatımlarından davacının yapı denetim firması ile anlaşmaktan kaçındığı, yine davacı kooperatif üyelerinin farklı farklı projeler istediği, davacı tarafça çizimi istenilen proje konusunda fikir birliğine varılmadığı ve netleştirilmediği, bu nedenle davalının 4-5 kere proje revizesi yaptığı görülmektedir. Bu durumda davalıdan kaynaklanan sebeplerle iş tesliminin sözleşmede kararlaştırılan tarihte yapılmadığına ilişkin davacı iddiasının doğru olmadığı, gecikmeye davacının sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, sözleşmeden haklı olarak dönen taraf, temerrüde düşmekte kusurlu olan taraftan dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nun 125. maddesi uyarınca ancak menfi zarar talep edebilir. Gerçekten, TBK'nun 125. maddesi uyarınca "Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. " hükmü mevcuttur. Somut olayda davacı iş sahibi, Kayseri 13. Noterliği'nin 18/08/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter ihtarı ile 31/07/2021 tarihli 55 adet iş yeri takım proje hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirerek ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren iki gün içinde bu iş için ödediği 870.000,00-TL'nin iadesini davalıdan talep etmiştir. Yapılan yargılama sırasında toplanan deliller karşısında davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ispatlanamamıştır. 31/07/2021 tarihli sözleşmenin "fesih" başlıklı 14. maddesinde "Sözleşme imza altına alındıktan sonra sözleşmeden vazgeçen taraf diğer tarafa işin toplam bedelinin %20'si kadar tazminat ödeyecektir." hükmünün olduğu görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde %20 sözleşmesel fesih tazminatının davalı müvekkili şirket lehine mahsup edilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davalının bu talebinin haklı olduğu değerlendirilmiştir. İş bedeli 920.000,00-TL olduğuna göre %20 oranında ceza tazminatı 184.000,00-TL olarak hesaplanmıştır. Diğer yandan, sözleşmenin feshi durumunda taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, birbirlerine verdiklerini talep edebilirler. TBK'nun 77. maddesinde bu kural "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." şeklinde ifade edilmiştir. Burada borç sebebi gerçekleşmediği halde, iş sahibinin malvarlığında bir zenginleşme, yüklenicinin malvarlığında ise bir azalma söz konusudur. Ancak, iş sahibinin malvarlığında bir çoğalmadan söz edilebilmesi için, yapılan işlerin onun işine yaraması gerekir. Mahkememizce alınan bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarına göre dosya muhteviyatında mevcut tüm projelerin onaysız olduğu, bu nedenle hangi tarihte hazırlandığının tespit edilemediği, dolayısıyla herhangi bir ücret tespitinin mümkün olmadığı, harita mühendisi bilirkişi tarafından ise harita uygulama sorumluluğu (HUS) hizmetinin tamamının o tarihteki proje bedeli 62.420,00-TL + KDV olduğu ancak hizmet tamamlanmadığı sadece plankote ve kot raporu alındığı, plankote ve kot raporu alınması işlemi HUS işleminin bir parçası olarak fatura bedelinin %20'sine (12.484,00-TL + KDV) tekabül ettiği belirtilmiştir. Buna göre onaysız projelerin ekonomik bir değer ifade etmediği, davalı tarafından düzenlenen plankote ve kot raporunun bedelinin alınması işlemi HUS işleminin bir parçası olarak fatura bedelinin %20'sine (12.484,00-TL + KDV) tekabül ettiği görülmekle buna göre plankote ve kot raporunun bedeli (12.484,00-TL + 2.247,12-TL KDV olmak üzere toplam) 14.484,00-TL olarak bulunmuştur. Buna göre davalının davacıdan talep edebileceği bedel toplamı ceza tazminatı 184.000,00-TL ile plankote ve kot raporunun bedeli olan 14.484,00-TL'nin toplamı olan 198.731,12-TL'dir. Davacı tarafından davalıya bu iş için 870.000,00-TL avans verildiği dikkate alındığında davalının alacağı mahsup edildiğinde (870.000,00-TL - 198.731,12-TL) davacının davalıdan olan alacağı 671.268,88-TL olarak hesaplanmıştır. Bu miktar üzerinden davacının takip yapmakta ve dava açmakta haklı olduğu düşünülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna göre; davanın kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 671.268,88-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 671.268,88-TL asıl alacağa %15,75 oranını geçmemek üzere ticari avans faizi işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Ve Kötüniyet Tazminatı İstemleri İrdelendiğinde; davacı taraf, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde, davalı ise kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Dava konusu uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklı olup, bu nedenle davacının alacağı likit olmadığından, yargılama sonucu belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile 671.268,88-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA, 2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 671.268,88 TL asıl alacağa %15,75 oranını geçmemek üzere ticari avans faizi işletilmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin REDDİNE, 4-Koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 45.854,37-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 10.507,43-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 4.350,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 14.857,43-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.996,94-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına göre 2.407,30-TL'nın davalıdan, bakiye 712,27-TL'nın davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 21.409,30-TL peşin dava harcı ve 8.863,30-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 30.331,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafça yapılan yapılan bilirkişi ücreti 21.000,00-TL, elektronik posta gideri 81,00-TL, dosya ücreti 5,00-TL ve posta gideri 464,00-TL olmak üzere toplam 21.550,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 16.627,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan elektronik posta gideri 80,00-TL, KEP gideri 8,00-TL ve posta gideri 2,75-TL olmak üzere toplam 90,75-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 23,12-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 104.690,33-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 31.796,98-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/02/2025
Başkan *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Üye *** E-imzalıdır Katip *** E-imzalıdır