İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/875 E. 2025/359 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/875
- Karar No
- 2025/359
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/875 Esas KARAR NO : 2025/359 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/10/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "21.10.2021 tarihinde davalı şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı ... plakalı kaza anında sürücüsü ... olan araç, İzmir İli Buca İlçesi ... Caddesi No:...Eshot son duraklarının olduğu bölgede geri geri giderken müvekkil ...'a çarpmış ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Trafik kazası müvekkilin çok ciddi yaralanmasına neden olunmuştur. Ek'te sunulu kaza tespit tutanağında da görevli polis memurlarının kazanın oluşumunda "... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı KTK'nun 67/1-b maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde beyanları yer almaktadır. Kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ... TAM VE ASLİ KUSURLU dur. Müvekkilin ise herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Davacı müvekkil kaza sonrası ilk müdahale ve tedavi amacıyla Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmiş; Ek'te sunulu epikriz raporlarından da anlaşılacağı üzere, sol kalçada kırık oluşmuş ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmıştır. Yargılama konusu trafik kazası sonucunda ağır şekilde yaralanan müvekkilin sol kalça kemiğinde kırık, yaralanma, ezilme, berelenme ve sıyrıklar meydana gelmiştir. Kazadan sonra Bozyaka Eğitim ve Araştırma hastanesinde yatarak tedavi görmüş ve cerrahi operasyon geçirmiştir. Yargılama konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkil geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalmış, bu nedenle bakıcı ihtiyacı da doğmuştur. Davacı müvekkil ...'ın maluliyeti dilekçemiz ekinde mübrez; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen 26.05.2022 tarih ve ... sayılı sürekli Adli Tıp Kurul Raporu ile de sabit olup rapor kapsamında yer alan aleyhe hususları kabulümüz olmamakla davacı müvekkilin yargılama konusu kaza sebebiyle uğramış olduğu işgöremezlik oranı çok daha yüksektir. Kurul raporuna göre müvekkilde kaza sonucu; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre meslekte kazanma gücünde %19.2 oranında kayıp olduğunun, 30 gün süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğunun ve SGK tarafından karşılanmayan ancak gerekli olduğu düşünülen masrafların 1.500,00 TL olduğunun kanaatine varılmıştır. Müvekkil kaza öncesinde Eshot Genel Müdürlüğünde yüksek maaşla hat şoförlüğü yapmaktadır. Hala aynı iş yerinde çalışmaya devam etmektedir. Kaza sonucu müvekkilin kalça kemiğinde oluşan kırıktan dolayı müvekkil kaza sonrası işini gereği gibi yapmakta zorlanmaktadır. İşi gereği uzun saatler boyunca hat şoförlüğü yapmak ve kırık bölgenin üzerine oturmak müvekkilde tarifi zor acılara sebep olmaktadır. Tarafımızdan işbu kazada müvekkil ...'ın ağır şekilde yaralanması neticesinde doğan maddi zararların tazmini için kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli... nolu ZMMS Poliçesi gereği gerekli bilgi, belge ve evraklarla birlikte 23.07.2022 tarihinde dilekçemiz ile davalı ...Ş.’ye başvuruda bulunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” hususunu havi olmakla işbu maddede belirtilen yasal süre içerisinde davalı ...Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış ve talebimiz sürüncemede bırakılmıştır. Davalı aleyhine Türk Ticaret Kanunu’nun “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesi; “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” uyarınca 24.08.2022 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosu nezdinde arabuluculuğa başvurulmuş olup, davalı ile...Arabuluculuk dosya numarası ile yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olmakla 07.09.2022 tarihli “Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı” tanzim edilmiş olup, mahkemeniz nezdinde işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 Sigortanın Kapsamı maddesinde ''Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.'' ifadesi yer almıştır. Bu durumda açılan bu davada sigorta şirketinin kanun ve şartname kapsamında kazadan doğan maddi tazminat taleplerine poliçe bedeli ile sınırlı kalmak koşuluyla taraf sıfatı kazandığı kesindir. Davacı müvekkil kusuru olmaksızın meydana gelen davaya konu kazada vücudunun hayati bölgelerinden yara almış ve bunun neticesinde kalıcı maluliyeti meydana gelmiş, hastane giderleri ve tedavi masraflarını, ilaç ve tıbbı malzeme ücretlerini karşılamak zorunda kalmıştır. Ayrıca geçici işgöremezliği nedeniyle aylarca çalışamamıştır. Yaşanan maddi zararların delillerin ışığında Sayın Mahkemeniz takdirince belirlenecek miktarının karşılanması amacıyla bu davayı açma zaruriyeti doğmuştur." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Davayı kabul mahiyetinde olmamak kaydıyla, müvekkil şirketin yerleşim yeri itibariyle huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açılmıştır. Huzurda görülmekte olan dava HMK 5, 6 ve devamı maddelerine hilafına, yetkisiz mahkemede açılmıştır. Zira dava dilekçesinden görüleceği üzere müvekkil şirketin adresi; "..., ... Mah. İ... Cad. ... İş Merkezi No:... Kadıköy/İstanbul" olup; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri uyarınca da davanın sigorta şirketinin adresinden hareketle İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerekmektedir. Hal böyleyken; yetkisiz mahkemede açılan işbu davada yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini arz ve talep ederiz. Dava şartı noksanlığı sebebiyle başvuru usulden reddedilmelidir. Şöyle ki; tüm itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla; sigorta şirketine yönetmeliğe uygun maluliyet raporu sunulmamış olup yönetmeliğe uygun olan raporla sigorta şirketine başvuru yapmak zorunludur. Bu şekilde yapılmayan başvuru sonrası ikame edilne işbu davanın usulden reddi talep olunur. Bahsi geçen raporun sunulması Dava şartı olup Trafik Sigortası Genel Şartlarında sigorta şirketine başvuru esnasında sunulması gereken evrak açıkça belirtilmiş ve 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı yasa ile değişen KTK md. 90 ile genel şartların uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Yine 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği”nin 14. Maddesine göre, “30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” mülga edilmiş ve sair mevzuatta bu yönetmeliğe yapılan atıflar, 20.02.2019 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Sürekli sakatlık tazminat talebinde bulunanların, sigorta şirketlerine sunacakları maluliyet raporlarında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne göre hazırlanmış ve aynı yönetmeliğin 7. Maddesine göre Yönetmelikte belirtilen raporları düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış raporların sunulması yasal zorunluluktur. Önemle belirtmek gerekir ki; kaza tarihi 21.10.2021 olmakla birlikte dosyada mübrez maluliyet raporu henüz iyileşme süreci tamamlanmadan alınmıştır. bu anlamda başvuranın kalıcı maluliyetinin belirlenmesi, dosyada mübrez maluliyet raporu ile mümkün değildir. Nitekim mevcut sağlık evraklarından açıkça anlaşıldığı üzere, başvuranın kazadan meydana geldiği iddia olunan kalıcı maluliyeti ortopedik arazdan kaynaklanmakta olup, yönetmeliğin açık hükmü gereği, kişinin ortopedik araz kaynaklı maluliyeti tespit edilirken muhtemel iyileşmelerin muhakkak göz önünde bulundurulması, bunun için de on sekiz aylık stabilizasyon süresinin beklenmesi gerekmektedir. Bu anlamda başvuranın kalıcı maluliyetinin belirlenmesi, dosyada mübrez 26.05.2022 tarihli maluliyet raporu ile mümkün değildir. Davacı vekilinin başvuru aşamasında sunmuş olduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’ nın 26.05.2022 tarih ve ... no’ lu Kurul Raporu kazadan 7 ay sonraki muayene bulgularına göre düzenlenmiştir. “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları kısmında “Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir” şeklinde belirtilmektedir. Bu nedenle, kazadan 7 ay sonra düzenlenmiş Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’ nın 26.05.2022 tarih ve...no’ lu Kurul Raporu’ na göre müvekkil şirketin raporu değerlendirmesi mümkün değildir. Bu sebeple öncelikle başvurunun usulden reddine, talebimizin kabul görmemesi halinde davacıların kalıcı maluliyetinin (diğer itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla) Adli Tıp... İhtisas Kurulu tarafından incelenmesini talep ederiz. Kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti gerekmektedir. Zira müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranındadır. Dosyada ifade tutanakları, savcılık dosyası, bilirkişi raporu vs bulunmamaktadır. kusur oranlarının tespit edilmesi amacıyla bu evrakların dosyaya eklenmesini talep ederiz. Bu sebeple kusuru kabul etmemekle birlikte bu hususta Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Kazaya karışan araç müvekkil şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalıdır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlıdır. Müvekkilim hiçbir geçici iş göremezlik tazminatı talebinden, geçici bakıcı masrafı, tedavi masrafı ve sair giderlerinden poliçe gereği sorumlu değildir. Eğer dosya kapsamında hesaplama yapılacak ise söz konusu hesaplama %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılmalıdır. 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde TRH-2010 ölüm tablosu kullanılmalı ve % 1,8 teknik faizli peşin değer hesabı yapılmalıdır. Raporda, Genel Şartlara aykırı olarak progresif rant tekniğine göre aktüeryal olmayan hesaplama yapılmıştır. Yani gelecek dönem hesabında kullanılan gelire her yıl için % 10 artış, % 10 iskonto uygulanmıştır. %10 artış ve %10 iskonto yöntemi kullanılmasının tazminata etkisi bulunmamaktadır. Davacının muhtemel yaşam süresi boyunca ihtiyaç duyacağı tazminat miktarının peşinen ödenmesinin davacıya kâr sağladığı açık olup, %1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Aksi halde hakkaniyete uygun olarak tazminat miktarı tespit edilemeyecektir. Buna göre devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü esas alınarak hesaplama yapılmalıdır. Kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkil şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerekmektedir. Ancak; dava dilekçesinde gelir ile ilgili hiçbir delile dayanılmamıştır. Bu sebeple davacının gelir konusunda delil sunma hakkı yoktur. Gelir durumunun tanıkla ispatlanması da mümkün değildir. Bu sebeple davacının gelir ile ilgili delil ve beyanlarına şimdiden itiraz ederiz. Müvekkil şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine; aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde cevap vermiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı işgöremezlik ile tedavi ve ulaşım gideri istemine ilişkindir. Davacı 21/10/2021 tarihli trafik kazasında yaya konumunda olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde davacı tarafından davalı ... şirketine yazılı başvurunun yapıldığı ve başvurunun 25/07/2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. Nitekim, Yargıtay... Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir. Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç 26.03.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 21/10/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır. KUSUR ORANLARI YÖNÜNDEN; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A-) Sürücü ...'ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, B-) Davacı yaya ...'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapora karşı her iki tarafında itirazı bulunduğundan mahkememizce kazaya ilişkin kamera kaydının ve soruşturma dosyasının celbi için müzekkereler yazılmış gelen yazı cevaplarına göre kamera kaybının bulunmadığı soruşturma dosyasının ise şikayet hakkının kullanılmaması nedeniyle KYOK kararı ile sonuçlandığı görülmüştür. Gelen evraklar incelenerek İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 06/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;" Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...'ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ...'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor kolluk görevlileri tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağı ile çelişmekte ise de, kazanın oluş şeklinin doğru tespit edildiği, kaza anında davacının telefon ile ilgilendiği (soruşturma aşamasında ki beyanı) kaza mahalinin otobüslerin park alanı olması nedeniyle davacının da tedbirli davranması gerektiği kanaatine varılarak kusur yönünden aldırılan rapora mahkememizce itibar edilmiştir. MALULİYET ORANI VE İYİLEŞME SÜRESİNE YÖNELİK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 10/06/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "21.10.2021 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen... doğumlu ...'ın, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.02.2023 tarih ve... Esas sayılı yazısı ekindeki tıbbi belgeleri incelendi. Hastanın DEÜH'de yapılan fizik muayenesi değerlendirildi. Tıbbi belgelerin incelenmesi ve muayene bulgularının değerlendirilmesi sonucunda; a) Kişinin belirtilen sekelleri 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamında hesaplandığında kişinin engel oranının %5 (beş) olduğu, b) Geçici iş göremezlik süresinin 180 (yüzseksen) gün olduğu, c) Hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb. işleri) engel teşkil eden 30 (otuz) gün süreyle bir başkasının (bakıcı) sürekli bakımına muhtaç olduğu tıbbi görüşüne varılmıştır. Gereği bilgilerinize arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafından delil olarak ibraz edilen DEÜ' nin raporunda maluliyet oranı mahkememizce aldırılan rapordan farklı ise de, her iki raporunda hazırlanmasında farklı yönetmelik hükümlerinin uygulandığı bu hali ile raporlar arasında bir çelişkinin bulunmadığı ve mahkememize sunulan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır. Bilirkişiden alınan 07/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Maddi tazminat alacağının bulunmadığı, -Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.091.945,32 TL olduğu, -Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.577,50 TL olduğu, -SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 1.941,96 TL olduğu, -İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 8.000,00 TL olduğu, -FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 1.605,00 TL olduğu, -Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.400,00 TL olabileceği, Davacının toplam maddi tazminat alacağı 1.108.469,78 TL olup, olaydaki %30 oranında kusurunun indirilmesi sonrası bakiye alacağının 775.928,84 TL’ye tekabül ettiği, Davalı ... şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu kanaatiyle, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce aldırılan raporda bilirkişi tarafından bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve 2019/3292 Esas 2021/1848 Karar sayılı ilamı) celp edilen hizmet dökümünde belirtilen ücret baz alınarak ve mahkememiz ara kararını karşılar nitelikte hesaplama yapıldığından hükme esas alınmıştır. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile sürekli maluliyet tazminatı için talep ettiği 100-TL ' yi 429.700,00 TL artırarak 429.800,00-TL'nin davalı ... şirketinden avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Müterafik kusur ise resen incelenecek (Yargıtay 4. H.D. 2022/105 Esas, 2022/11099Karar)ise de; maddi vakıaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağı ve yürütülen soruşturmaya göre davacının yaya konumunda bulunduğu bu nedenle de ayrıca indirim yapılmasını gerektirir bir durumun olmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda; 21/10/2021 tarihli trafik kazasında ...plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün %70 oranında davacının ise %30 oranında kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyet oranının %5, iyileşme süresinin 180 gün olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar az evvel yukarıda da belirtildiği üzere hükme esas alınarak davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin SGK tarafından ödeme yapıldığından reddine, diğer maddi tazminat isteklerinin ise dava ve bedel arttırım dilekçesindeki talepler ile bağlı kalınarak kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı ... başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç otobüs olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı ... şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; - 429.800,00 TL kalıcı işgöremezlik, - 100,00 TL tedavi gideri ile olmak üzere toplam 429.900,00-TL'nin davalı ... şirketinden ise (poliçe limiti (tedavi-430.000,00 TL ve 430.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) 05/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, -geçici işgöremezlik tazminatı talebinin (100,00 TL) reddine, 2-Alınması gereken 29.366,46 TL karar ve ilam harcının yatan 1.548,34 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 27.818,12 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.548,34 TL ve 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 726,50 TL posta ve diğer giderler, 4.750,00 TL ATK fatura bedeli ile 4.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.976,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 9.974,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 68.485,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı asil ve vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025 Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır