İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/922 E. 2025/385 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/922
- Karar No
- 2025/385
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2022/922 Esas KARAR NO : 2025/385 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2022 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 05.09.2022 tarihinde saat 14:00 sıralarında Mordoğan Mahallesi, İnönü Caddesi ile Kazım Karabekir Caddesi dörtlü kavşağında... plakalı kamyonet sürücüsü davalı...'un sürücüsü olduğu araç ile...3 plakalı araç sürücüsü müvekkili ...'a ait araçların çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini,... plakalı kamyonet sürücüsü davalı...'un davacının aracına geçiş hakkını vermemesi nedeniyle davacı aracının sol ön ve sol arka kapısına çarpması suretiyle gerçekleşmiş olduğunu, davalıların asli kusurlu olduğu bu kazada davacının aracında maddi hasar oluştuğunu, davacının kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırmış olduğunu, bilindiği üzere kazaya uğrayan araçlarda, araçta oluşan hasarın ileriye yönelik olarak aracın değerini olumsuz etkilemesinin söz konusu olduğunu, davacının kusuru olmaksızın aracında böyle bir değer kaybının yaşanması nedeniyle bu maddi zararın sayın mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davacıya ait...3 plakalı aracın değer kaybının belirlenerek davalılardan tahsiline karar verilmesini,... plakalı aracın... poliçe numaralı trafik sigortası ile davalı ...Katılım Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığını, sigorta şirketinin, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybından Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi ve Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince poliçe limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, izah edilen nedenlerden dolayı davanın kabulünü, davalı ...'a ait... plakalı aracın trafik kaydına tedbir konulmasına karar verilmesine, meydana gelen trafik kazası nedeniyle toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) müvekkiline ait...3 plakalı araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 10.000,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, araç sahibi, sürücü ve sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ...Katılım Sigorta A.Ş vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddinin gerektiğini, dava konusu...3 plakalı aracın dava tarihi itibariyle davacının maliki olmadığını, bahse konu aracın 03.10.2022 tarihinde ... adlı kişiye satılmış olduğunu, bu halde davacının dava konusu araç ile ilgili tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, başvuran tarafın aracı pert işlemine uğradığından 2918 sayılı KTK ve yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca başvuranın değer kaybı talebinin teminat dışı olduğunu, meydana gelen hasara ilişkin... numaralı hasar dosyasının açılmış olduğunu ve işbu dosyadan aracın hasarsız halinin piyasa değeri ile sovtaj değeri arasında kalan tutarın davalı şirket sigortalısı araç sürücüsünün %75 kusuruna göre 52.875,00-TL ödediğini, açıklamaya çalıştıkları sebeplerle yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden ve husumet itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın teminat dışı olması sebebiyle reddini, davacının davasının ispatı halinde davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı ...'un mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracı şahsının kullanmakta olduğunu, yaralanmalı bir trafik kazası olduğu için Jandarma trafik ekiplerince trafik kaza tespit tutanağı düzenlendiğini ve şahsına alkol ölçümü yapılmış olduğunu, dolayısıyla... plakalı aracın, davacı tarafından daha sonradan haricen öğrendiğini, başka birisi kullanıyor iddiasında bulunmasının hem jandarma trafik görevlilerini hem de davalı olarak kendisini de zan altında bırakmakta olduğunu, kaldı ki kaza anında davacının, kendisini görmemesinin düşünülemeyeceğini, kaza fotoğraflarının incelenmesi sonucu, kazada çarpışma gerçekleştirildikten sonra, araçların içerisindeki ...ile şahsı arasındaki mesafenin yaklaşık 1 metre civarında ve göz göze gelme mesafesinde olduğunu, dolayısıyla böyle bir iddianın kabul edilemez olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 29. maddesine aykırı davranıldığını, meydana gelen trafik kazası sonrasında, davacı ...'a %25 kusur, davalı şahsının ise %75 kusurlu olduğunun tespitinin yapılmış olduğunu, kaza günü... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin, ...Katılım Sigorta A.Ş. adına devam etmekte olduğunu, bunun sonucunda ...Katılım Sigorta A.Ş. eksperlerince,...3 plakalı aracın incelendiğini ve davacı ...tarafından...3 plakalı aracın, pert-total işlemine tabi tutulmasını talep ettiği ve aracın rayiç bedelinin de 150.000,00 TL(KDV dahil) olarak kabul ettiğini beyan ettiğini, bir alacağının sigorta şirketinde kalmadığını ibra ettiğini, açıklanan nedenlerle: davacının...3 plakalı araç için hiçbir alacağının kalmadığını sigorta şirketine beyan ve ibra etmesinin, pert olan araca değer kaybı ödenmesinin hukuken mümkün olmadığından ve araç için yapılan ödemenin rayiç bedel üzerinden yapılması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 28/01/2025 Tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "... Müvekkile ait araç, davaya konu kaza sonrası pert olmuştur. Kaza tarihi itibariyle araç değeri 220.000 TL civarındayken pert değeri olarak 150.000 TL değer biçilmiş ve müvekkil zarara uğramıştır. Müvekkilin aracının değeri, pert bedeli olarak hesaplandığından müvekkilin zararı mevcuttur. Bu nedenle dava sebebini pert farkı tazminatı olarak ıslah ediyoruz. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL pert farkı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : > Dava; haksız fiil nedeniyle oluşan Değer Kaybı Tazmini istemine ilişkin HMK md. 109 uyarınca açılmış olan Kısmi Alacak Davasıdır. > Talep... plaka sayılı aracın ZMMS sigortasına dayanmaktadır. > Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. > Trafik kazaları sonucu uğranan zararlardan sorumluluk da haksız fiil sorumluluğu kapsamında yer almaktadır. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Haksız fiil sorumluluğu; "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK md. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." TBK md. 50; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü içermektedir. > 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu; 91/1. Maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (MMS) yaptırmaları zorunludur"; 85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. > Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Mahkememizce aldırılan 08/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "..05.09.2022 tarihinde davalı sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davacı sürücü ...idaresindeki...3 plakalı araç arasında meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle, yukarıda açıklanan hususlar neticesinde; 1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/a-c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA HATASI İLE ETKEN OLDUĞU 2) ... plaka sayılı davacı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA HATASI İLE ETKEN OLDUĞU. 3) Davacı aracında meydana gelen toplam hasar miktarının Yedek Parça + İşçilik + KDV dahil 84.190,42-TL olduğu, 4) Davacı aracının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre 2.el piyasa rayiç değerinin 150.000,00-TL civarı olduğu, 5) Davacı aracının Sovtaj (Onarımı yapılmamış hurda olarak) değerinin 79.500,00 TL civarı olduğu, 6) Davacıya ait aracın onarım tutarının 2.El piyasa rayiç değerinin % 56,12'sini aştığı için Yargıtay Kararları doğrultusunda Tamirinin Ekonomik Olmadığı Pert-Total Uygulaması yapılmasının gerekli olduğu ve Gerçek Hasar Miktarının 70.500,00 TL. olduğu, 7)Davacıya ait ... plaka no.lu 2006 Model yılı ...Alize 1.5 DCİ tipindeki aracın dava konusu 05.09.2022 tarihli trafik kazasında sol yan kısımlarından AĞIR DARBE ALMASI ve PERT/TOTAL olarak değerlendirilmesi nedeniyle davacıya ait araçta ayrıca DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞI..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Hem sigortalı araç sürücüsünün hem de davacının kazada kusurlu olduğu ve kazada her ikisinin kusurlu eyleminin de etken olduğu, değer kaybının ise oluşmayacağının tespit olunmuştur. Mahkememizce davacıya ait ... plaka sayılı aracın dava konusu 05.09.2022 tarihli trafik kazasında sol yan kısımlarından AĞIR DARBE ALMASI ve PERT/TOTAL olarak değerlendirilmesi nedeniyle davacıya ait araçta ayrıca DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞI yönündeki tespitin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Rapordaki bu tespit üzerine davacının ıslah dilekçesi sunarak davanın konusunu değiştirdiğini, değer kaybı yerine pert farkı tazmini talep ettiğini bildirmiştir. Islah; taraflardan birisinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (HMK 176/1). 6100 sayılı HMK’nın 176. maddesine göre ıslah tamamen (kamilen) veya kısmen olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. "Davanın Tamamen Islahı" başlığını taşıyan HMK md. 180; "1) Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." hükmünü içermektedir. Davacının davanın konusunun değiştirilmesi yönündeki talebi davanın tam ıslahını gerektirmektedir. Tamamen ıslahta; Davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve bir hafta içerisinde yeni bir dava dilekçesi verir (HMK m. 180). Davanın tamamen ıslahı yoluna, dava dilekçesinden (dava dilekçesi dahil) itibaren (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurulur (HMK m. 179/1). Bu hâlde dava dilekçesinden itibaren yapılmış olan usul işlemlerinin (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) tamamının yapılmamış sayılması (ıslah edilmesi, düzeltilmesi) söz konusu olduğu için buna davanın tamamen ıslahı denir. (Kuru, B. İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ankara 2019, s. 424). Başka bir anlatımla davacı tamamen ıslah ile yeni bir dilekçe vererek davasını baştan itibaren usule müteallik bütün işlemlerini değiştirebilir. Yani davacı bu yolla dava sebebini ve talep sonucunu tamamen değiştirip genişletebileceği gibi, davalı da tam ıslah ile savunmasını tamamen değiştirip genişletebilecektir. Bunun doğal sonucu olarak, dava dilekçesinde yer alan ilk talep içeriği değil, ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapılması ve mahkemece verilecek hükümde de ıslahla ileri sürülen istemin karşılanması gerekecektir. Davanın kısmen ıslahında ise; Davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (HMK m. 181) (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili oldukları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır (Kuru, s. 4014). Davacının talep sonucunu (müddeabihi) arttırması, talep sonucunu terditli dava hâline dönüştürmesi ve talep sonucunun daraltılması gibi işlemler kısmen ıslaha örnek olarak sayılabilecek usule müteallik işlemlerdir. HMK 26. maddesi; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar verilmez” hükmünü içermektedir. Bu bilgiler çerçevesinde somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı vekilince verilen ıslah dilekçesi ile davanın talep kısmı değiştirildiğinden davanın tamamen ıslah edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK’nın 180. maddesi hükmünce bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi verilmesi zorunludur. Ancak davacı, bir haftalık sürenin geçmesine rağmen davanın tamamen ıslah edilmesi için yeni dava dilekçesini vermemiştir. HMK 180. maddesi gereği davacının ıslah hakkını kullanmış sayılarak ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmiş ve HMK 26. maddesini de gözeterek aşağıdaki karara hükmolunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması lazım gelen 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 534,7-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı diğer tarafların yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/04/2025 Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza