İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/685 E. 2026/211 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/685
Karar No
2026/211
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/685 Esas KARAR NO : 2026/211

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVALI : ... - ... ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 09/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İPRAGAZ A. Ş. bayiliği yaptığını, müvekkilinin de davalıya LPG tüpü vs gaz satışı yaptığını, yapılan satışlar nedeniyle müvekkili Tunalı Ticaret-... şirketine faturalar kestiğini, ancak davalının fatura sebebiyle borçlarını ödemediğini, davalının TTK 21.madde uyarınca müvekkilinin kendisine teslimini sağlayarak kesmiş olduğu faturalara itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul ettiğini, davalının, davacı şirket ile aralarındaki iş ilişkisi nedeniyle faturalardan kaynaklı olarak ortaya çıkan cari hesap borcu nedeniyle 757.431,10 TL asıl alacak tutarlı Cari Hesap Borcu bulunduğunu, davalının mal tesliminden kaçınmadığı, faturalara dayalı malları kabul etmiş olduğunu, kesilen faturalara itiraz etmeyerek içeriklerini onayladığı fakat gerekli ödemeleri yapmadığını, davacının cari hesaptan kaynaklı alacağı için davalı aleyhine ... 19.İcra Dairesinin 2021/13550 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının "Benim alacaklı yana herhangi bir borcum bulunmamaktadır. Bu nedenlerle takibe borca ve tüm ferilerine yasal süresi içinde itiraz ediyorum" diyerek herhangi bir hukuki dayanak ve belge göstermeksizin ilgili icra takibine itiraz ettiğini, davacı şirketin akaryakıt satışı yaptığını, davalınin da İpragaz bayiiliği verdiğini, davacı şirketin davalıya yaptığı satışlara kayıtları düzenli olarak tuttuğunu, davalı borcunu ödemediği gibi mesnetsiz şekilde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, alacağın cari hesap alacağına dayandığından davalı yönünden likit olduğunu belirterek ... 19. İcra Dairesinin 2021/13550 Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin sadece 757.431,10 TL asıl alacak yönünden devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından cari hesap ekstresinin delil olarak sunulmuş ise de 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( TTK ) 89. ( 6762 Sayılı TTK'nın 87 ) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlandığını, aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının belirtildiğini, buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacağını, davacı ile davalı arasında anılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu uyarınca yapılmış yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından bu delile dayanmasının hukuka aykırı olduğunu, somut olayda davacı alacaklının, iddia olunan borca konu takip talebinde borcun kaynağını ve nedenini yazmayıp faturaları ilgili icra dosyasına sunmadığını, bu nedenle faturaların bu davada delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, dosyaya sunulan sipariş fişlerinin ise fatura olarak kabulüne olanak bulunmadığını, delil olarak sunulan sipariş fişlerinin fatura olarak kabulüne olanak olmadığını, dava dilekçesi eklerine sunulan sipariş fişlerinin açıklandığı üzere fatura olarak kabulüne olanak bulunmadığını, diğer taraftan belgelerde imzası bulunan kişilerin kim olduğunun bilinmediğini, söz konusu sipariş fişlerinde imzası bulunan kişilerin davalı şirketin çalışanı veya temsilcisi olmadığını, SGK sorgulamasında da bu durumun açık ve net olarak ortaya çıkacağını, sipariş fişlerinin çoğunda teslim alanın Adı Soyadı ve imzası dahi bulunmadığını, bu sebeple söz konusu belgelerin sahte olduğunu, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, davacının, haksız olarak müvekkilinin alacağı olduğunu iddia ettiğini, davacının, davaya konu icra takibinde de alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, diğer taraftan davacı tarafından 2020 yılında devreden ve 2021 yılında da borç olduğunu belirtilmiş ise de davalının defter hesaplarının incelenmesinden davalının, davacıya hiç bir borcunun bulunmadığının görülmediğini, kısaca; arada cari hesap sözleşmesi bulunmadığından icra takibi dayanağı belgenin hükümsüz olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan sipariş fişlerinin icra takibine dayanak olarak sunulmaması sebebiyle icra takibinin bu davada genişletilemeyeceğini, aksi düşüncenin kabulü durumunda dava dilekçesi ekinde sunulan sipariş fişlerinin faturanın zorunlu unsurlarının taşımadığından fatura niteliğini haiz olmadığını, bir an için aksinin kabulü durumunda, bu faturaların icra takibine dayanak olarak sunulmadığından itirazın iptali davasında delil olarak sunulamayacağını, bir an için bunun da aksinin kabulü durumunda fatura içeriğindeki adet, bedel, imza ve fatura içeriğindeki malların müvekkil şirkete hiç teslim edilmediğini ve bu malların teslim edildiğine ilişkin davacı tarafından delil sunulmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. Dava, ticari mal satışı nedeniyle fatura ve cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın asıl alacak yönünden iptali istemine ilişkindir. Davaya konu ... 19. İcra dairesinin 2021/13550 Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı şirket tarafından, davalı borçlu ... aleyhine, faturaya dayalı hesap alacağı (cari hesap) dayanak gösterilerek 757.431,10 TL asıl alacak, 50.986,53 TL işlemiş faiz toplamı 808.417,63 TL toplam alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle tahsili amacıyla, 11.10.2021 tarihinde başlatılan ilamsız takibe ilişkin ödeme emrinin davalıya 19/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 20.01.2021 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, eldeki davanın hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mali müşavir bilirkişi 13/10/2023 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin ticari defterlerinin incelendiğini, defter-i kebir ve yevmiye defterlerinin 6102 Sayılı yeni TTK’nun 64. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-defter beratı şeklinde kanuni süresinde onaylandığı, envanter defterlerinin ise 6102 Sayılı yeni TTK’nun 64. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince açılış tasdiklerinin kanuni sürelerinde noterlikçe yapılmış olduğu, davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 Sayılı yeni TTK’nun 64. Maddesi uyarınca sahibi lehine delil olma özelliğine “haiz olduğunun” anlaşıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılı öncesine dayalı olduğunu, 01.01.2020 tarihli açılış kaydında davalı ...'nın davacı şirkete toplam 50.035,00-TL borcunun bulunduğunu, 2020 ve 2021 yılında davalıya 10 adet fatura daha düzenlendiği, yapılan satışlar sonrası toplam borcun 1.882.168,60 TL'ye ulaştığı, bu borca karşılık davalı tarafından 1.024.211,42-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin fatura bedellerinden tenzili sonrasında, davacı şirketin 11.10.2021 olan takip tarihi itibariyle davalı ...'dan toplam 857.957,18 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan 151 adet sipariş fişinin incelenmesinden, fişlerin tamamında teslim alan olarak Erdal Kara ve Kadir(soyad okunaklı değil) isim ve imzalarının yer aldığıırı görüldüğünü, yine sipariş fişlerinde emtia bedeline yer verilmediğinden, bu belgelerden satış bedelinin tespitinin mümkün olmadığını, davacı şirketin mükellefi olduğu Muhammet Karagöz Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 05.04.2023 tarihli müzekkere cevabı yazısı ekinde yer alan Bs formlarının incelenmesinden, şirketin 2017 ve 2018 yılında, davalıya satış yaptığına dair bir bildirimde bulunmadığı, 2019 yılında, 3 adet belge ile KDV hariç 182.357 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiği, 2020 yılında, 5 adet belge ile KDV hariç 947.722 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiği, 2021 yılında, 4 adet belge ile KDV hariç 1.088.050 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiğinin tespit edildiğini, davalı ...'nın bağlı bulunduğu Kavaklıdere Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 05.04.2023 tarihinde gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer alan Ba bildirim formlarının incelenmesinden, davalının 2017 ve 2018 yıllarında davacı şirketten her hangi bir alım beyanının bulunmadığı, 2019 yılında, 3 adet belge ile KDV hariç 182.357 TL tutarında alım yaptığını beyan ettiği, 2020 yılında, 2 adet belge ile KDV hariç 373.872 TL tutarında alım yaptığını beyan ettiği, 2021 yılında, 3 adet belge ile KDV hariç 735.826,76 TL tutarında alım yaptığını beyan ettiği tespit edildiğini, sonuç olarak; davalı vekilince cevap dilekçesinde, 06.10.2011 tarihli SAR2021000001898 no.lu faturanın süresi içerisinde noter ihtarı ile iade edildiği, buna ilişkin belgenin sunulacağı ifade edilmiş ise de, dosya içerisinde söz konusu belgeye rasıtlanılamadığını, davalı ...'ya usulünce tebligat yapılmasına karşın ticari defter kayıtlarını ibraz etmediği için, davalıya ait ticari defter kayıtlar incelenemediğini, davacı tarafça usulünce tutulmakla sahibi yararına delil olma özelliği taşıyan ticari defter kayıtlarına göre rapor içeriğinde yer verilen dökümden de anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen fatura bedellerinden davalının yapmış olduğu ödemelerin mahsubu sonrasında davacı şirketin 11/10/2021 olan takip tarihi itibariyle davalıdan 857.957,18 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mevcut davada, icra takibine konu 757.431,10 TL asıl alacak için icra takibine yönelik itirazın iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamının daha önce rapor tanzim eden mali müşavir bilirkişiye tevdii ile takibin dayanağı olan cari hesap ekstresinde yer alan faturalara konu cari hesap ile sınırlı olmak kaydıyla uyuşmazlık hakkında rapor tanzim edilmesinin ve bu kapsamda tarafların dosyada yer alan BA/BS kayıtlarının incelenmek, davacı tarafın beyan ve itirazları değerlendirmek suretiyle ek rapor tanziminin istenilmiş, bilirkişinin 21/03/2025 tarihli ek raporunda özetle; davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen tüm faturaların kayıtlara alınmış olduğunu, bu faturalar karşılığında davalı tarafından yapılan ödemeler sonrasında, davacı şirketin 11/10/2021 olan takip tarihi itibariyle davalıdan 857.957,18 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, kök rapor aşamasında Ba-Bs bildirim formları incelendiğini, yapılan incelemede; davacı şirketin mükellefi olduğu Muhammet Karagöz Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen 05.04.2023 tarihli müzekkere cevabı yazısı ekinde yer alan Bs formlarının incelenmesinden, şirketin 2017 ve 2018 yılında, davalıya satış yaptığına dair bir bildirimde bulunmadığı, 2019 yılında, 3 adet belge ile KDV hariç 182.357 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiği, 2020 yılında, 5 adet belge ile KDV hariç 947.722 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiği, 2021 yılında, 4 adet belge ile KDV hariç 1.088.050 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiğinin tespit edildiğini, davalı ...'nın bağlı bulunduğu Kavaklıdere Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 05.04.2023 tarihinde gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer alan Ba bildirim formlarının incelenmesinden, davalının 2017 ve 2018 yıllarında davacı şirketten her hangi bir alım beyanının bulunmadığı, 2019 yılında, 3 adet belge ile KDV hariç 182.357 TL tutarında alım yaptığını beyan ettiği, 2020 yılında, 2 adet belge ile KDV hariç 373.872 TL tutarında alım yaptığını beyan ettiği, 2021 yılında, 3 adet belge ile KDV hariç 735.826,76 TL tutarında alım yaptığını beyan ettiğinin tespit edildiğini sonuç olarak; davacı şirket ile davalı arasında alım satımdan kaynaklı ticari ilişki kapsamında mevcut takibin dayanağı da olan cari hesap ekstresinde yer alan ve kök raporda incelenen faturalar ile davacı tarafından 16/11/2023 tarihli dilekçe ekinde dosyaya kazandırılan faturaların aynı olduğunu, kök raporun taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen cari hesap ekstresi içeriği, Ba-Bs formları ve dosya kapsamı dikkate alınarak (mevcut raporda da mahkemenin denetimi açısından yeniden bu incelemelere yer verilerek) düzenlendiğini, kök rapordaki sonucun aynen muhafaza edildiği rapor edilmiştir. ... SGK İL Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı Tunalı Ticaret - ... bünyesinde 2020 ve 2021 yıllarında Erdal Kara ve Ahmet Kara isimlerinde işçilerin çalışma kayıtlarının bulunup bulunmadığının sorulmakla dosya kapsamının, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık, takibin dayanağı cari hesap alacağı ve 4 adet fatura, tarafların BA ve BS formları, davacının ticari defter ve kayıtları, dosyaya sunulan sipariş fişleri birlikte değerlendirilmek suretiyle rapor aldırılmak üzere yeni bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin 25/07/2025 tarihli kök raporunda özetle; dava dosyasına kazandırılan sipariş fişleri incelendiğinde 2020 ve 2021 yıllarına ait sipariş fişlerinin olduğu, sipariş fişlerinde ağırlıklı olarak 2 kg. Ve 12 kg.'lık LPG ile 45 kg. Propanların sipariş edildiği, sipariş edenlerin Ahmet Kara, Erdal Kara, Tunalı Ticaret, Karalar gibi isimlerin yer aldığı, teslim alanların Erdal Kara ve Kadir (soyad okunaklı değil) olduğunu, davalı Tunalı Ticaret-... isminin bir kaç sipariş fişinde geçtiği, ... SGK İl Müdürlüğünden gelen yazı ve eklerinde Ahmet Kara'nın takip tarihi (13.10.2021) dikkate alındığında 05.04.2017 tarihinde işe girişinin yapıldığı, 22.06.2019 tarihinde çıkışının yapıldığı, ancak sipariş fişlerinde dava dışı Ahmet KARA'nın 2020 ve 2021 yıllarındaki sipariş fişlerinde de isminin geçtiği, Erdal Kara'nında 20.06.2018 tarihinde işe girişinin yapıldığı, 31.08.2021 tarihinde çıkışının yapıldığı, 2020 ve 2021 yıllarındaki sipariş fişlerinde isminin geçtiğinin görüldüğünü, Davalı Ticari Defter ve Belgeler Hakkında; dava dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu ve ek raporunda belirtildiği üzere davalı tarafa ait ticari defter ve belgelerin sunulması veya defter ve kayıtların bulunduğu yer ve irtibata geçilecek kişiye ilişkin iletişim ve adres bilgilerini bildirmesi için mahkeme tarafından 07.03.2024 tarihinde davalı ...'ya ibraz emrinin gönderildiği, 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafın bildirimde bulunmadığı, sayın bilirkişinin davalı tarafa ait ticari defter ve belgeleri incelemeye alamadığı, rapor tarihine kadar davalı tarafından mahkemeye sunulmuş bildirim olmadığından davalı tarafa ait ticari defter ve belgeler incelemeye alınamadığını, Davacı Ticari Defter Ve Belgeler Hakkında; bilirkişi raporu ve dava dosyasına kazandırılan bilgi ve belgeler çerçevesinde davacı ...Akaryakıt ... Ltd. Şti.'nin M.Karagüzel Vergi Dairesinin 770 041 4480 vergi siciline kayıtlı mükellef olduğu, raporda davacının 2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların incelemeye alındığı, davacı şirketin 2020 yılında ticari defterlerinin Noter Tasdikli olarak kanuni sürelerinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, 2021 ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğunu, defter-i kebir ve yevmiye defterlerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-defter beratı şeklinde kanuni süresinde onaylandığı, envanter defterlerinin ise 6102 Sayılı yeni TTK’nun 64. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince açılış tasdiklerinin kanuni sürelerinde noterlikçe yapılmış olduğu, davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 Sayılı yeni TTK’nun 64. Maddesi uyarınca sahibi lehine delil olma özelliğine “haiz olduğu” tespit edildiğini, dava dosyasına davacı vekili tarafından 16.11.2023 tarihli dilekçe ekinde fatura ve cari hesap dökümlerinin sunulduğu, sunulan faturalar incelendiğinde davacı ...Akaryakıt ... Ltd. Şti. Tarafından davalı Tunalı Ticaret-... adına düzenlenen 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Faturaların; toplam 2.837.128,06 TL olduğu, faturaların Davacıya ait vergi dairesinden gelen BS bildirimleri ile karşılaştırıldığında; 2019 Yılı 3 adet belge karşılığında KDV hariç 182.358,37 TL tutar ile uyumlu olduğu, 2020 Yılında 5 adet belge karşılığında KDV hariç 947.722,50 TL BS bildirimde bulunulduğu, ancak dava dosyasına sunulan 2020 yılına ait belge adedinin 6, tutarın ise 1.100.735,30 TL olduğu, aradaki fatura farkının *28.12.2020 tarihli SAR2020000001334 seri numaralı KDV hariç 153.012,80 TL tutarlı faturadan ileri geldiği, bu fatura ile ilgili olarak dosyaya kazandırılmış, iptal veya red olduğuna dair her hangi bir belgeye rastlanmadığı, 2021 Yılı 5 adet belge karşılığında KDV hariç 1.343.876,76 TL tutarlar ile uyumlu olduğu, Ancak davacının 06.10.2021 tarih SAR2021000001898 seri numaralı KDV hariç 255.826,76 TL (KDV dahil 276.292,90 TL) tutarlı faturanın vade farkı faturası olduğu, bu fatura ile ilgili olarak; ** Davalı vekili tarafından 09.01.2023 tarihli dilekçe ekinde sunmuş olduğu ... 37. Noterliğinin 11.10.2021 gün ve 25834 sayılı davacı tarafa göndermiş olduğu ihtarnamesinde 06.10.2021 tarih SAR2021000001898 seri numaralı vade farkı faturayı kabul etmediklerini ihtar ettikleri, Mahkeme tarafından 02.11.2023 tarihinde ilgili notere ihtarname ve eki faturanın mahkemeye gönderilmesi istenmiştir. Noterliğin istenen örneklerin gönderilebilmesi için 1.105,34 TL tutarın ilgili hesaba yatırıldığında gönderebilecekleri, ancak davacı tarafından masraf yatırılmadığından işlemin yapılmadığının yazı üzerine not düşüldüğü, davacı tarafın düzenlediği faturaların Vergi Dairesinden gelen BS bildirimleri ile uyumlu olduğu kabul edildiğinde davacı tarafın davalı tarafa düzenlemiş olduğu 2019, 2020 ve 2021 yılına ait faturalar toplamının KDV dahil 2.671.874,24 TL olduğu, vade farkı faturası 276.292,90 TL'nin icra takibi konusu olmadığı düşünüldüğünde 2.395.581,34 TL olacağı, bilirkişinin 21.03.2025 tarihli ek raporunda davacı ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 2019, 2020 ve 2021 yıllarında toplam 1.813.917,06 TL tutarında tahsilatın yapılmış olduğunun rapor edildiğini, buna göre takdir Mahkemede olmak üzere; Vergi Dairesinden gelen BS bildirimlerindeki belge adedi ve tutar dikkate alındığında düzenlenen fatura toplamının 2.671.874,24 TL, tahsilatların 1.813.917,06 TL olduğu, davacı tarafın davalıdan 857.957,18 TL alacaklı olacağını, davacı tarafın 06.10.2021 tarihinde davalı adına düzenlediği KDV dahil 276.292,90 TL tutarlı faturaya davalı tarafından Vade Farkı Faturası dikkate alınmadığında davacı tarafın davalıdan 581.664,28 TL alacaklı olacağını sonuç olarak; Vergi Dairesinden gelen BS bildirimlerindeki belge adedi ve tutar dikkate alındığında düzenlenen fatura toplamının 2.671.874,24 TL, tahsilatların 1.813.917,06 TL olduğu, davacı tarafın davalıdan 857.957,18 TL alacaklı olacağını, davacı tarafın 06.10.2021 tarihinde davalı adına düzenlediği KDV dahil 276.292,90 TL tutarlı Vade Farkı Faturası dikkate alınmadığında davacı tarafın davalıdan 581.664,28 TL alacaklı olacağını, davalı tarafa ait ticari defterler ibraz edilmediğinden incelemeye alınamadığını, davacı tarafında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatı isteminin takdirin mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir. Davalının BA bildirimi yönünden bilirkişi tarafından yeterli değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, davalının 2020 ve 2021 yılı BA bildirimleri dikkate alınarak ve 06/10/2021 tarihli 1898 sayılı faturanın davaya konu icra takibinin konusu olmadığı gözetilerek son rapor tanzim eden bilirkişiden ek rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişinin 21/11/2025 tarihli ek raporunda özetle; değerlendirmenin vergi dairelerinden gelen yazılar üzerinden yapıldığını, davalı tarafın 2020 ve 2021 döneminde eksik bildirimde bulunduğu anlamı taşıdığını, mahkemenin uygun görmesi durumunda tarafların vergi dairelerine davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olan faturaların kayıtlarında yer alıp almadığı hususunda müzekkere yazılmasının uygun olacağını, raporun ilgili bölümünde; "Davacı tarafın 06.10.2021 tarihinde davalı adına düzenlediği KDV dahil 276.292,90 TL tutarlı faturaya davalı tarafından Vade Farkı Faturası dikkate alınmadığında davacı tarafın davalıdan 581.664,28 TL Alacaklı olacağı, " görüşünde değişiklik olmadığı rapor edilmiştir. Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olan faturaların kayıtlarda yer almadığının bildirilmesi istenmiş, müzekkere cevabı uyarınca ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişinin 27/02/2026 tarihli 2. ek raporunda özetle; davacı tarafa ait vergi dairesinden gelen yazı ve eklerinde davada uyuşmazlığa konu olan 11 adet KDV hariç 2.444.612,06 TL, KDV dahil 2.640.181,02 TL tutarlı faturaların Gelir İdaresinin Sisteminde yer aldığı, (* Davacı ile ilgili olarak Kök raporda 05.04.2023 tarihinde M.Karagüzel Vergi Dairesinden gönderilen yazı ve ekinde yer alan BA-BS bildirimlerinde 2020 dönemine ait 5 adet belge karşılığı KDV hariç 947.722,00 TL olarak rapor edilmiş olup, vergi dairesinden son gelen yazı dikkate alındığında 6 adet belge karşılığı 1.100.735,30 TL olup, aradaki farkın 28.12.2020 tarih SAR2020000001334 seri numaralı KDV hariç 153.012,80 TL tutarlı faturadan ileri geldiği), davalı tarafa ait vergi dairelerinden gelen yazı ve eklerinde ise faturalara ait dönemsel BA-BS bildirimlerin gönderilmiş olduğu, bu bildirimlere göre; (Kavaklıdere ve Maltepe Vergi Dairelerinden ayrı ayrı yazıların geldiği,) Kavaklıdere Vergi Dairesinden gelen yazıda "...yazınızda belirtilen faturaların kayıtlarında yer alıp almadığı tespit edilemediğinden yazınıza cevap verilememiştir..." ifadesinin yer aldığı, Kavaklıdere Vergi Dairesinden Gelen Yazı Ekine Göre; 2020 Yılı 2 Ad. Belge Karşılığında KDV Hariç 373.872,00 TL Tutarında BA Bildiriminde bulunduğu, 2021 Yılı 3 Ad. Belge Karşılığında KDV Hariç 735.826,76 TL Tutarında BA Bildiriminde bulunduğu, toplam: 5 ad. Belge KDV Hariç 1.109.698,76 TL, Maltepe Vergi Dairesinden Gelen Yazı Ekinde ise; 2020 Yılı 2 Ad. Belge Karşılığında KDV Hariç 373.872,00 TL Tutarında BA Bildiriminde bulunduğu, 2021 Yılı 2 Ad. Belge Karşılığında KDV Hariç 355.826,76 TL Tutarında BA Bildiriminde bulunduğu, Toplam: 4 ad. Belge KDV Hariç 729.698,76 TL; davalı tarafa ait iki vergi dairesinden gelen yazılar ve ekleri karşılaştırıldığında 380.000,00 TL tutarlı farkın olduğu, bununda Maltepe vergi dairesinden gelen yazı ekinde yer alınmamasından kaynaklandığı, özetle; Taraf vergi dairelerinden gelen bilgi ve belgeler çerçevesinde davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların Gelir İdaresi Sisteminde yer aldığı, davacı tarafın 2020 ve 2021 yılında düzenlediği 11 adet fatura karşılığında KDV hariç 2.444.612,06 TL bildirimde bulunduğu, davalı tarafın ise 5 adet belge karşılığında 1.109.698,76 TL tutarında bildirimde bulunduğu, buna göre davalı tarafın aşağıda belirtilen faturalara ait bildirimde bulunmadığı, (2.444.612,06 - 1.109.698,76 =1.334.912,80) Tarih Fatura No Tutar KDV Toplam 30.07.2020 SAR2020000000203 198.625,00 15.890,00 214.515,00 10.10.2020 SAR2020000000658 189.275,00 15.142,00 204.417,00 12.10.2020 SAR2020000000663 185.950,00 14.876,00 200.826,00 28.12.2020 SAR2020000001334 153.012,80 12.241,02 165.253,82 20.02.2021 SAR2021000000305 533.050,00 42.644,00 575.694,00 07.06.2021 SAR2021000001038 75.000,00 6.000,00 81.000,00 TOPLAM 1.334.912,80 195.568,96 1.530.481,76

25.07.2025 tarihli kök raporumun vergi dairelerinden gelen son yazılar ile birlikte revize edildiğinde; dava dosyasına davacı vekili tarafından 16.11.2023 tarihli dilekçe ekinde fatura ve cari hesap dökümlerinin sunulduğu, sunulan faturalar incelendiğinde davacı ...Akaryakıt ... Ltd. Şti. Tarafından davalı Tunalı Ticaret-... adına düzenlenen 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Faturaların; TARİH FATURA NO TUTAR KDV TOP.TUTAR 06.09.2019 9543 62.279,67 4.982,37 67.262,04 09.10.2019 19016 73.750,00 5.900,00 79.650,00 07.11.2019 19122 46.328,70 3.706,30 50.035,00 30.07.2020 SAR2020000000203 198.625,00 15.890,00 214.515,00 26.08.2020 SAR2020000000363 197.875,00 15.830,00 213.705,00 10.10.2020 SAR2020000000658 189.275,00 15.142,00 204.417,00 12.10.2020 SAR2020000000663 185.950,00 14.876,00 200.826,00 18.11.2020 SAR2020000001001 175.997,50 14.079,80 190.077,30 28.12.2020 SAR2020000001334 153.012,80 12.241,02 165.253,82 29.01.2021 SAR2021000000184 100.000,00 8.000,00 108.000,00 20.02.2021 SAR2021000000305 533.050,00 42.644,00 575.694,00 20.03.2021 SAR2021000000535 380.000,00 30.400,00 410.400,00 07.06.2021 SAR2021000001038 75.000,00 6.000,00 81.000,00 06.10.2021 SAR2021000001898 255.826,76 20.466,14 276.292,90 ** Vade Farkı Faturası 2.626.970,43 210.157,63 2.837.128,06 olduğu, faturaların Davacıya ait vergi dairesinden gelen BS bildirimleri ile karşılaştırıldığında; 2019 Yılı 3 adet belge karşılığında KDV hariç 182.358,37 TL tutar ile uyumlu olduğu, 2020 Yılında (Vergi Dairelerinden Son Gelen Yazılarda) 6 adet belge karşılığında KDV hariç 1.100.735,30 TL e-arşiv faturalarının sistemde kayıtlı olduğunu, 2021 Yılı 5 adet belge karşılığında KDV hariç 1.343.876,76 TL tutarlar ile uyumlu olduğu, Ancak davacının 06.10.2021 tarih SAR2021000001898 seri numaralı KDV hariç 255.826,76 TL (KDV dahil 276.292,90 TL) tutarlı faturanın vade farkı faturası olduğu, bu fatura ile ilgili olarak;** Davalı vekili tarafından 09.01.2023 tarihli dilekçe ekinde sunmuş olduğu ... 37. Noterliğinin 11.10.2021 gün ve 25834 sayılı davacı tarafa göndermiş olduğu ihtarnamesinde 06.10.2021 tarih SAR2021000001898 seri numaralı vade farkı faturayı kabul etmediklerini ihtar ettikleri, Mahkeme tarafından 02.11.2023 tarihinde ilgili notere ihtarname ve eki faturanın mahkemeye gönderilmesi istenmiştir. Noterliğin istenen örneklerin gönderilebilmesi için 1.105,34 TL tutarın ilgili hesaba yatırıldığında gönderebilecekleri, ancak davacı tarafından masraf yatırılmadığından işlemin yapılmadığının yazı üzerine not düşüldüğü, davacı tarafın düzenlediği faturaların Vergi Dairesinden gelen yazı ekinde e-arşiv faturaların sistemde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkeme tarafından vergi dairesinden gelen yazıda belirtilen e-arşiv faturalarının kabul edildiğinde davacı tarafın davalı tarafa düzenlemiş olduğu 2019, 2020 ve 2021 yılına ait faturalar toplamının KDV dahil 2.837.128,06 TL olduğu, Vade farkı faturası 276.292,90 TL'nin icra takibi konusu olmadığı düşünüldüğünde 2.560.835,16 TL olacağı, bilirkişinin 21.03.2025 tarihli ek raporunda davacı ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 2019, 2020 ve 2021 yıllarında toplam 1.813.917,06 TL tutarında tahsilatın yapılmış olduğu rapor edilmiş ise de, yapılan inceleme sonrası davacının davalıdan; 2019 Yılında : 146.912,04 TL 2020 Yılında : 642.793,60 TL 2021 Yılında : 1.013.698,42 TL (4 Ad. 100.000,00 TL tutarında senet girişi ve iade dahil değil) Toplam Tahs. : 1.803.404,06 TL tahsilatta bulunduğu, buna göre takdir mahkemede olmak üzere; Vergi Dairesinden gelen 2020 ve 2021 yılına ait e-arşiv faturalarına ait belge adedi ve tutarlar dikkate alındığında düzenlenen fatura toplamının 2.837.128,06 TL, tahsilatların 1.803.404,06 TL olduğu, davacı tarafın davalıdan 1.033.724,00 TL alacaklı olacağı, davacı tarafın 06.10.2021 tarihinde davalı adına düzenlediği KDV dahil 276.292,90 TL tutarlı faturaya davalı tarafından Vade Farkı Faturası dikkate alınmadığında davacı tarafın davalıdan 757.431,10 TL alacaklı olacağı, kök raporda görüldüğü üzere inceleme ve değerlendirmeler dosyaya kazandırılmış bilgi ve belgeler üzerinden yapılmış olup, son değerlendirme de değişikliğin sebebi ise davaya konu faturaların Gelir İdaresindeki kayıtlarda yer alıp almadığı ile ilgili gelen yazılarda davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların Gelir İdaresinin kayıtlarında yer aldığı ve davacının bildirimde bulunduğu, davalının ise yukarıda belirtilen faturalar ile ilgili olarak bildirimde bulunmadığı vergi dairesinden gelen yazı ve eklerinde teyit edilmiş olduğu, sonuç olarak; davacı Vergi Dairesinden gelen yazıda 11 adet e-arşiv faturasının sistemde kayıtlı olduğu, davalı vergi dairesinden gelen yazıda ise "belirtilen faturaların kayıtlarında yer alıp almadığının tespit edilemediği..." bildirilmiş olup, davalıya ait Karşılaştırmalı Alış - Satış Analiz listelerinde davacının düzenlemiş olduğu faturaların "Karşıt Satış" bölümünde yer aldığı, Vergi Dairesinden gelen 2020 ve 2021 yılına ait e-arşiv faturalarına ait belge adedi ve tutarlar dikkate alındığında düzenlenen fatura toplamının 2.837.128,06 TL, tahsilatların 1.803.404,06 TL olduğu, davacı tarafın davalıdan 1.033.724 TL alacaklı olacağı, davacı tarafın 06.10.2021 tarihinde davalı adına düzenlediği KDV dahil 276.292,90 TL tutarlı faturaya davalı tarafından Vade Farkı Faturası dikkate alınmadığında davacı tarafın davalıdan 757.431,10 TL alacaklı olacağı, davalı tarafa ait ticari defterler ibraz edilmediğinden incelemeye alınamadığını, davacı tarafında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatı isteminin takdirinin mahkemede olduğu rapor edilmiştir.Toplam Tahs. : 1.803.404,06 TL tahsilatta bulunduğu, buna göre takdir mahkemede olmak üzere; Vergi Dairesinden gelen 2020 ve 2021 yılına ait e-arşiv faturalarına ait belge adedi ve tutarlar dikkate alındığında düzenlenen fatura toplamının 2.837.128,06 TL, tahsilatların 1.803.404,06 TL olduğu, davacı tarafın davalıdan 1.033.724,00 TL alacaklı olacağı, davacı tarafın 06.10.2021 tarihinde davalı adına düzenlediği KDV dahil 276.292,90 TL tutarlı faturaya davalı tarafından Vade Farkı Faturası dikkate alınmadığında davacı tarafın davalıdan 757.431,10 TL alacaklı olacağı, kök raporda görüldüğü üzere inceleme ve değerlendirmeler dosyaya kazandırılmış bilgi ve belgeler üzerinden yapılmış olup, son değerlendirme de değişikliğin sebebi ise davaya konu faturaların Gelir İdaresindeki kayıtlarda yer alıp almadığı ile ilgili gelen yazılarda davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların Gelir İdaresinin kayıtlarında yer aldığı ve davacının bildirimde bulunduğu, davalının ise yukarıda belirtilen faturalar ile ilgili olarak bildirimde bulunmadığı vergi dairesinden gelen yazı ve eklerinde teyit edilmiş olduğu, sonuç olarak; davacı Vergi Dairesinden gelen yazıda 11 adet e-arşiv faturasının sistemde kayıtlı olduğu, davalı vergi dairesinden gelen yazıda ise "belirtilen faturaların kayıtlarında yer alıp almadığının tespit edilemediği..." bildirilmiş olup, davalıya ait Karşılaştırmalı Alış - Satış Analiz listelerinde davacının düzenlemiş olduğu faturaların "Karşıt Satış" bölümünde yer aldığı, Vergi Dairesinden gelen 2020 ve 2021 yılına ait e-arşiv faturalarına ait belge adedi ve tutarlar dikkate alındığında düzenlenen fatura toplamının 2.837.128,06 TL, tahsilatların 1.803.404,06 TL olduğu, davacı tarafın davalıdan 1.033.724 TL alacaklı olacağı, davacı tarafın 06.10.2021 tarihinde davalı adına düzenlediği KDV dahil 276.292,90 TL tutarlı faturaya davalı tarafından Vade Farkı Faturası dikkate alınmadığında davacı tarafın davalıdan 757.431,10 TL alacaklı olacağı, davalı tarafa ait ticari defterler ibraz edilmediğinden incelemeye alınamadığını, davacı tarafında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatı isteminin takdirinin mahkemede olduğu rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından; davacının, davalıya ticari mal satışı nedeniyle fatura ve cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın asıl alacak yönünden iptali istemiyle eldeki davayı hak düşürücü sürede açmıştır. Davalı, bilanço esasına göre defter tutmakla tacir olduğu ve eldeki davada mahkememizin görevli olduğunu anlaşılmıştır. Davalı savunmasında mal tesliminin yapılmadığı, faturaların tebliğ edilmediği savunmasında bulunmuş, yine cevap dilekçesinde noter ihtarnamesi ile 06/10/2021 tarihli 1898 sayılı fatura yönünden itirazda bulunulduğu savunmasında bulunmuş ise de bu faturanın davaya konu icra takibinin dayanağı faturalardan olmadığı gibi icra takibinden sonraki bir tarihe ilişkin olduğu, uyuşmazlığın icra takip tarihi itibariyle, icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalıya 12/05/2023 tarihinde usulüne uygun ihtar içerir ibraz emri tebliğine rağmen davalı ticari defter ve kayıtlarını mahkememize ibraz etmemiştir. Tarafların BA/BS formları ile usulüne uygun deliller celbedilmek suretiyle Mahkememizce hükme esas alınabilir nitelikteki 27/02/2026 tarihli 2. ek raporu ile tespitleri dikkate alındığında takibe dayanak faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, HMK 222 maddesi uyarınca ticari defterlerini ibrazdan kaçınan davalı yönünden davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle davacının davalıdan 757.431,10 TL alacaklı olduğu, davacının da salt asıl alacak yönünden takibin devamını dava konusu ettiği, davacının bu haliyle davasında haklılığını ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulü ile; ... 19. İcra Dairesi'nin 2021/13550 Esas sayılı dosyasına vaki davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 757.431,10 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 19. İcra Dairesi'nin 2021/13550 Esas sayılı dosyasına vaki davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 757.431,10 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, 2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 51.740,11 TL karar ve ilam harcından, icra dosyasında alınan 4.042,09 TL harcın ve eldeki davada alınan 8.892,94 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 38.805,08 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 12.935,03 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.050 TL posta gideri, 7.000 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 8.130,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 119.614,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2026

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/685, K. 2026/211, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-685-e-2026-211-k-b3aa2fd1de0a