İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/667 E. 2024/1155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/667
- Karar No
- 2024/1155
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/667 Esas KARAR NO : 2024/1155
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15/05/2019 ve 23/12/2019 tarihli fuar katılımcı sözleşmeleri düzenlendiğini, bu sözleşmelere göre davacı müvekkili şirketin davalı şirketin düzenleyeceği ... Tekstil Fuarı (.... 21-25 Nisan 2020)'na katılımcı olarak kabul edildiğini, sözleşmelerde belirtilen ücretler toplamı olan 56.438,17 TL'nin davalı şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği halde davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve edimini ifa etmeyerek davacı müvekkili şirketi zarara uğrattığını, fuar katılım bedellerini peşin olarak tahsil eden davalı şirketin fuar düzenlemediği halde davacıdan tahsil ettiği fuar katılım bedellerini iade etmediğini, davalı şirketin sürekli olarak davacı müvekkili şirketi oyaladığını ve almış olduğu paraları işleterek haksız kazanç elde ettiğini, davalı şirketin çeşitli tarihler belirleyerek fuarı sürekli olarak ötelediğini ve bu durumu fuar tarihlerine çok kısa bir süre kala davacı müvekkili şirkete haber verdiğini, davacı müvekkili şirketin bu fuar iptalleri nedeniyle de ayrıca zarara uğradığını, davalı şirketin belirleyip duyurduğu tarihte fuar düzenleneceğinden, herhangi bir duyurulan iptal gerçekleşmediğinden ve fuarın olmasına çok kısa bir süre kaldığından davacı müvekkili şirketin stant kurulumu için stant firması ile sözleşme düzenlediğini ve stant firmasına 18.300,00 TL ödeme yaptığını, ancak davalı şirket tarafından son anda yapılan fuar iptali nedeniyle müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemeyi stant firmasından geri alamadığını, davalı şirketin sözleşmedeki yükümlülüklerini ifa etmemesi nedeniyle davacı müvekkili şirketin dolaylı yoldan bir kez daha zarara uğradığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa etmemesi sebebiyle davacı müvekkili şirketin bu güne kadarki tespit edilen zarar toplamının 74.738,17 TL olduğunu, müvekkili şirket için taraflar arasında yapılan sözleşmeden beklenen fayda artık sağlanamayacağından ve iş bu sözleşmenin davacı müvekkili şirkete zarar getirdiğinden davalı şirketten borcun ifasını isteme hakkından Gaziosmanpaşa .... Noterliği'nin ... yev. No ve 22/12/2021 tarihli ihtarnamesi ile vazgeçildiğini ve TBK'nın 125.Maddesi gereğince sözleşmeden dönüldüğünü, davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı müvekkili şirketin uğradığı toplam zararının tazmini ( İfa edilen edimlerin (56.438,17 TL) iadesi ve uğranılan zararların (18.300,00 TL) faizleri ile birlikte giderilmesi) amacıyla Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na ... No ile başvuru yapıldığını, ancak taraflar arasında uzlaşmaya varılamadığını iddia ederek; haklı davalarının kabulüne, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa etmemesi sebebiyle davacı müvekkilı şirketin bu güne kadarki tespit edilen toplam zararı olan 74.738,17 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .... Holding bünyesinde yurt içi ve yurt dışında dünya çapında çeşitli uluslararası geniş katılımlı fuarlar düzenleyen organizatör bir şirket olduğunu ve davalı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek .... Ev Tekstili Fuarı (...) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, Covid-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususunun da kararlaştırıldığını, davacı tarafın huzurdaki davasının haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin pandemi nedeniyle Devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesinin talep edildiğini, Covid-19 vakaları ile birlikte başlayan süreçte sokağa çıkma yasakları nedeniyle ülke genelinde tüm toplantı, gösteri, konser vb. organizasyonların yasaklanmasıyla ... Fuarının da müvekkili şirket tarafından yapılamadığını, bu sebeple fuarın 20-24 Eylül 2021 tarihine ertelendiğini, hizmetin ertelenmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin de söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiraladığını, bunun için reklam ajanslarıyla anlaşmalar yaptığını, personel alımı gerçekleştirdiğini, ses ve görüntü sistemleri için anlaşmalar yaptığını, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yapıldığını, bir fuarın organize edilme bedelinin milyon liraları bulduğunu ve ayrıca Ticaret Bakanlığı, TOBB, Belediye ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan prosedür gereği izinler alındığını, fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan müvekkili şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edilip müvekkili şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, Yargıtay kararlarında, mücbir sebeple ertelenen fuarlardan organizatör şirketin sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğinin ifade edildiğini, yine bu kapsamda fuarın ertelenmesi nedeniyle Ticaret Bakanlığı tarafından müvekkili şirket aleyhine inceleme başlatıldığını, buna ilişkin müvekkili şirketten bilgi ve belge istenildiğini, müvekkili şirketin ise gerekli bilgilendirmeyi yaptığını, inceleme sonunda müvekkili şirket hakkında herhangi bir müeyyide uygulanmadığını ve müvekkili şirket lehine sonuç çıktığını, ... fuarının Mayıs 2022'ye ertelenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, diğer fuarların ulusal çapta fuarlar iken ..... fuarının .... bir fuar olduğunu, milli katılımın; uluslararası bir fuara, yabancı devletin yetkili mercisi tarafından desteklenen ve teşvik edilen bir fuar olduğunu, pandemi sürecindeki uluslararası yasak ve kısıtlamalar, ülkelerarası uçuşların yasaklanması, aşılama politikaları, Türkiye'nin kırmızı listeye alınması gibi sebeplerle milli katılımların iptal edildiğini, verilen teşviklerin kesildiğini, müvekkili şirketin fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini, müvekkili şirketin katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamalarını yaptığını, personelini çalıştırdığını, maaşlarını verdiğini, istihdam sağladığını ve devlete vergilerini ödediğini, bütün bu gerçeklik dikkate alındığında verilen hukuka aykırı karar ile müvekkili şirketin müvekkilinin iradesi dışında doğan, bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni ile fuarın ertelendiğini, taraflar arasındaki menfaatler dengesinin dikkate alınması gerektiğini, ahde vefa ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini savunarak; haksız, kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinden kaynaklı dönme nedeniyle ödenen bedelinin iadesi ile zarar tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek olan .... Ev Tekstili Fuarına (...) katılım için sözleşme akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, HMK 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; sözleşme kapsamında belirtilen tarihte fuarın ertelenmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin iadesi gerekip gerekmediği, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ....'dan; davacı şirketin ...... üyesi olup olmadığına ilişkin kayıtlar ile ...... ile ... Fuarcılık A.Ş. arasında 25.04.2019 tarihinde imzalanan ''06.12.2005 Tarihli Protokol'e Ek Protokol No:8''[''Protokol No:8''] adlı sözleşmenin örneği ile 06/12/2005 tarihli protokolün bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden; 21-15 Nisan 2020 yılında yapılması planlanan fuara ilişkin bilgi ve belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış; ayrıca müzekkere cevabının incelenmesinde; 21-15 Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan dava konusu fuarın önce 25-29 Ağustos 2020 tarihlerinde düzenlenmek üzere 2020 yılı Fuar takvimine işlendiği, davacı şirketin fuarı 2020 yılında düzenleyemeyeceğine dair beyanıyla fuarın 2021 yılı Fuar takvimine alınması talebinde bulunduğu, fuarın bu nedenle 18-22 Mayıs 2021 tarihlerinde düzenlenmek üzere 2021 yılı Fuar Takvimine alındığı, davalı şirketin bu defa fuarın 18-22 Mayıs 2021 olan tarihlerini 20-24 Eylül 2021 olarak değiştirmek üzere İTO'ya başvurduğunu, bu nedenle fuarın 20-24 Eylül 2021 tarihlerinde düzenlenmek üzere fuar takvimine işlendiğini, daha sonra davalı şirketin fuarı 17-21 Mayıs 2022 tarihleri arasına ertelemek üzere İTO'ya başvurduğu, başvuru incelendiğinde Fuarlar Komitesince alınmış kararlar doğrultusunda, değişiklik başvurusuna ilişkin gerekli koşulları sağlamadığı tespit edilerek fuarın 2022 yılına ertelenmesinin uygun bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığından; 15/11/2021 tarih ve .... sayılı İnceleme Raporunun bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Gaziosmanpaşa .... Noterliğinden; 22/12/2021 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ belgesinin bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre; taraf şirketlerin ticari defterleri incelenerek; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça davalı şirkete yapılan ödemenin taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ödemenin miktarı ile davacı şirketin stand kurulumu nedeniyle dava dışı stand firmasına 18.300,00-TL ödeme yapıp yapmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 31/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Taraf ticari defterleri, dosyaya mübrez belge ve bilgiler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (20.07.2022) itibariyle davacının davalıdan 56.438,39 TL alacaklı olduğu, davalının 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi (20.07.2022) itibariyle davalının davacıya 56.438,39 TL borçlu olduğu, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı yanın davalı yandan dava tarihi itibariyle 56.438,39 TL alacaklı olduğu hususunda taraf defterlerinin uyumlu olduğu, davacının 18.300,00 TL tutarındaki stand masrafını davalı yandan rücuen tazmin talebine ilişkin olarak Sayın Mahkemenin davacı yanın rücuen tazminini talep ettiği stand masrafını dava konusu fuara ilişkin yapmış olduğu ve davalı yandan rücuen talep edebileceği yönünde kanaate varması halinde, alanında uzman teknik bilirkişinin mezkur standın 2. El değerini tespiti ve tespit edilen değerin 18.300,00 TL tutarındaki stand masrafından mahsubu halinde kalan tutarın davalı yandan talep edilebileceği, neticeten; davacı yanın dava tarihi itibariyle davalı yandan 56.438,39 TL alacaklı olduğu, rücuen tazminini talep ettiği 18.300,00 TL’lik stand masrafına ilişkin masrafın dava konusu fuara ilişkin olup olmadığı hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. 20/12/2023 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, davacı vekilince sunulan deliller dikkate alınarak itirazların değerlendirilmesi suretiyle ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi tarafından 20/02/2024 tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 20/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı ticari defter ve belgeleri, mübrez belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı yanın 2022 yılı Envanter defterinin noter tasdik belgesini sunmuş olduğu, 2022 yılı Envanter defteri tasdik belgesinde göre noter tasdikinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, bu itibarla davacı yanın 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, kök raporda “Davacının 18.300,00 TL tutarındaki stand masrafı davalı yandan rücuen tazmin talebine ilişkin olarak davalı yandan rücuen talep edebileceği yönünde kanaate varması halinde, alanında uzman teknik bilirkişinin mezkur standın 2. El değerini tespiti ve tespit edilen değerin 18.300,00 TL tutarındaki stand masrafından mahsubu halinde kalan tutarın davalı yandan talep edilebileceği” yönündeki kanaatin aynen devam etmekle birlikte mezkur harcamanın dava konusu fuara ilişkin olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. 20/03/2024 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamında; davacı tarafça sunulan stant sözleşmesi kapsamında ... ve emsal fuarlar dikkate alınarak stant bedelinin ne olacağı, standın ikinci el olarak kullanılması durumunda bu bedelin ne olacağı, davacının davalıdan talep edebileceği stand bedeli olup olmayacağı hususlarında rapor düzenlenmek üzere sektör (mobilya) bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 11/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Tüm dosya, belge, deliller tümüyle detaylı incelendiğinde; emsal fuarlar dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmasına göre, 20.08.2021 tarihli sözleşmede 61.000,00 TL olan 84 m² ahşap fuar standı bedelinin dava tarihi olan 20.07.2022'de 125.000,00 TL olduğu, ikinci el olarak kullanılması durumunda sözleşme tarihi itibariyle 15.000,00 TL, dava tarihi itibariyle ise 34.000,00 TL olarak belirlendiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Dava kapsamında taraf vekilleri tarafından delil olarak sunulan sözleşmenin 2. Maddesinde: "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak, iş bu Formda belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin .... Fuar merkezinde ( kısaca ....) organize ettiği sergi veya fuara katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri ( Fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil ) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCl'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder, KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, fuardan 3 gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI’yı fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimlerinden itibaren 30 (otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 136. Maddesinin 2. Fıkrasında; " Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay ... Hukuk Dairesi .... esas ve .... karar sayılı kararında; "...tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra çok önemli surette, çarpıcı ve öngörülmez bir biçimde adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar. Değişen bu koşullar karşısında TMK 2. Maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi zorunluluğu doğar." Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 138. Maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir. Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005). Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123; Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164; Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112; Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4; İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183)." şeklindedir. Yapılan yargılama, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, T.O.B.B. cevabi yazısı, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihlerinde düzenlenecek olan ... Tekstili (....) Fuarına ilişkin 15/05/2019 ve 23/12/2019 tarihlerinde fuar katılım sözleşmeleri akdedildiği, iş bu sözleşmeler kapsamında 54 m2 stand alanı için 35.186,78-TL ve 30 m2 stand alanı için 21.251,39-TL olmak üzere toplam 56.438,17-TL sözleşme bedeli belirlendiği, 31/07/2023 havale tarihli kök ve 20/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporlarından davacı tarafça sözleşme bedelinin ödendiğinin ve taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 56.438,39 TL alacaklı olduğu hususunda taraf defterlerinin uyumlu olduğunun anlaşıldığı, iş bu konularda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, ancak koronavirüs(covid-19) salgını nedeniyle tüm ülke genelinde yetkili makamlarca tedbirler alındığı, bu kapsamda fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması üzerine 21-25 Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan dava konusu ...Fuarının ertelendiği, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi ibraz etmekle, fuarın iptal edilmediğini sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak fuarın 20-24 Eylül 2021 tarihine ertelendiğini ve de sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu savunduğu, davalı tarafça sunulan Fuar Sonuç raporuna göre fuarın ertelendiği 20-24 Eylül 2021 tarihinde de yapılmadığı, İstanbul ilinde yapılacağı belirtilen fuarın 10-14 Eylül 2022 tarihinde ... Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereğince akdedilen sözleşmeden kaynaklı edimini davacının yerine getirdiği ancak davalının covid-19 pandemi sebebi ile edimini yerine getirmediği, her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar katılım tarihinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu savunulmuş ise de bu maddenin sözleşmenin ifası-ifa imkansızlığı-mücbir sebep konuları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceği, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratacağı açık olduğundan, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı yana fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde küresel salgın sebebi ile öngörülemeyen dış bir olayın meydana gelmesi olgusunun gerçekleştiği, ayrıca sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre ve fuar tarihine ve yerine ilişkin ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği dikkate alınarak, kaldı ki davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla; davacının haklı nedenlere binaen sözleşmenin feshiyle birlikte davacı tarafça stand bedeli olarak dava dışı firmaya ödenen 18.300,00-TL'nin emsal ücretlere uygun olduğu bilirkişi raporu ile saptandığı dikkate alınarak uğradığı zarar ile ödediği bedeli davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etme hakkı bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş; davacı tarafça sözleşmenin feshi iradesinin Gaziosmanpaşa .... Noterliğinin 22/12/2021 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa 22/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 74.738,17-TL'nin 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.105,36 TL harçtan peşin alınan 1.276,35 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 3.829,01 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 1.276,35 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.357,05 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.701,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair;6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024
Katip ....
Hakim ....