İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/391 E. 2024/390 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/391
Karar No
2024/390
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/391 Esas KARAR NO : 2024/390 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 22/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025

Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin), Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; Müvekkili ...(T.C.No:...)'in Tasfiye Halindeki .... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni (İstanbul Ticaret Sicil No:....) hasım göstererek ve ve S.G.K Başkanlığını fer'i müdahil göstererek Bakırköy ... İş Mahkemesi nezdinde .... Esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, .... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Bakırköy ... İş Mahkemesince taraflarına, işbu ihya davasını açmak için iki hafta mehil verildiğini, işbu davada ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin; Güngören /İSTANBUL olduğunu, işbu şirketin 08/12/2006 tarihinde vergi kaydının yapıldığını, neticede ...nün .... sicilinde kayıtlı ve Mersis No: ....' olan ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; Müvekkili ...(T.C.No:...)'in Tasfiye Halindeki .... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni (İstanbul Ticaret Sicil No:....) hasım göstererek ve ve S.G.K Başkanlığını fer'i müdahil göstererek Bakırköy .... İş Mahkemesi nezdinde ... Esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinde resen terkin edildiğinden husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelterek Bakırköy .... Asliye Ticaret MAhkemesi ... Esas dosyayı ikmal ettiklerini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esas dosyada 02/10 /2024 tarihli ara karar ile husumetin; "Davacı tarafa, Tasfiye Memuru ... (TCKN:...)'a karşı dava açıp mahkememiz dosyası ile birleştirmesi için 2 haftalık süre verilmesine,..." yönlendirilmesi ve davanın bu şekilde açıldıktan sonra birleştirilmesine karar verildiğini, neticede davalı olarak diğer dosyada tespit edilmiş bulunan ... olarak, ...nün ... sicilinde kayıtlı ve Mersis No: ...' olan .... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ...'a mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü. Davacı vekili 25/12/2024 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir. Dava dilekçeleri, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Asıl ve Birleşen Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen .... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ..., ... Cad. ... Sk. Halkalı-Küçükçekmece/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin tespit istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin yetkilisi olan ... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket 29/08/2005 tarihinde sicilden terkin edilmiş olup, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı, açılan davanın 01/04/2024 tarihinde açıldığı, davanın tasfiye memurunun bilgisinde olmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmış ve bu giderler davacı üzerinde bırakılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının asıl ve birleşen davasının KABULÜ İLE, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 29/08/2005 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın 547. Maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ... İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin sicildeki terkin kaydının Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket yetkilisi ... (TCKN: ...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirket yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/391, K. 2024/390, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-391-e-2024-390-k-63959d9b8809