İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/544 E. 2025/630 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/544
Karar No
2025/630
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/544 KARAR NO : 2025/630 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ: 10/11/2014 KARAR TARİHİ: 27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Murazanın Meni-Sözleşmenin Haklı Nedenle Feshedildiğinin Tespiti-Banka Teminat Mektubunun İadesi ve Tazminat ile Alacak istemli asıl ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu ... esas sırasına kaydı olunan asıl dava dilekçesinde;içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri ile atık su arsenik arıtma tesislerinin bakımını onarımı ve işletilmesi için 30 ay süreyle personel çalıştırılması işi ihalesinin 27.539.275,00-TL bedelle müvekkili şirket üzerinde kaldığını, müvekkili ile davalı arasında ihale sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşme nedeniyle davalıya...Bankası Konak Şubesinin 12/06/2012 tarihli... seri nolu 1.652.356,50-TL tutarında kesin teminat mektubu verildiğini, sözleşmenin 16.1.1 maddesinde yüklenici şirket adına ihale kapsamında görev yapacak personelin aylık hakediş tutarlarının ...an tahsil edildiği halde izleyen ayın ilk 7 iş günü içerisinde ilgili işçilere aylık ücret ödemelerinin yapılmaması durumunda ihalenin KDV hariç aylık hakediş tutarının %0,1'i kadar ceza uygulanarak aylık hakedişlerden kesileceği düzenlemesinin bulunduğunu, maddenin devamında bu aykırılıkların gerçekleşmesi durumunda idare tarafından en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılacağı ve belirtilen cezanın kesileceği sözleşmenin 16.3 maddesinde ise ihtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve ek kesin teminatın gelir kaydedeceği hükmünün bulunduğunu, idarenin 02/12/2013 tarihli yazısında ihale kapsamında genel müdürlük birimlerinde çalışan 312 şirket personelinin Ekim 2013 ayına ait hakediş işlemlerinin tamamlanarak 13/11/2013 tarihinde şirkete ödendiği halde çalışanların Ekim 2013 ayına ait ücret ödemelerinin öngörülen süre içerisinde yapılmadığının, ücret ödemelerinin sözleşmenin 16 maddesinde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde aylık hakedişten ceza kesileceğinin ifade edildiğini, bu yazı ile sözleşmenin feshi ve teminatın gelir kaydedilmesiyle ilgili sürecin başlatıldığının açık olduğunu, bu nedenle başvurular üzerine İzmir ....ATM'nin ... D.İş sayılı dosyasından teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin bugüne kadar sözleşme koşullarına aykırı hareket etmediği gibi işçi ücretlerini ödemekte gecikmediğini, idarenin müvekkiline gönderdiği 02/12/2013 tarihli yazının gerçeği yansıtmadığını, davalı idare tarafından Ekim 2013 ayına ait hakedişin müvekkilinin hesabına 13/11/2013 tarihinde ödendiğini, işçi ücretlerinin 18-20 ve 21 Kasım 2013 tarihlerinde işçilerin banka hesaplarına yatırıldığını, yani sözleşmenin 16.maddesinde belirtilen 7 iş günü içerisinde ödemenin gerçekleştirildiğini, idarenin bu yazıyı göndermekteki amacının yazının müvekkiline ulaşmasından sonraki onuncu günün sonunda teminat mektubunun irat kaydedilmesi olduğunu, davalının, davacı şirketin sözleşmeyle yükümlendiği edimlerini yerine getirmesinin devamlı suretle engellediğini ve zarara uğramasına neden olduğunu, sözleşmenin müvekkili tarafından sürdürülmesi olanağının kalmadığını, bu nedenle sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini talep ettiklerini, zira yukarıda belirtildiği üzere sözleşme gereğince işçi ücretleri ödendiği halde haksız olarak davacıya ihtarname gönderilmesinin yanında davalının Ekim 2013 ayı hakedişini öderken 191.322,32-TL kesinti yaptığını, kesinti nedeni sorulduğu halde cevap verilmediğini, en son olarak 25/11/2013 tarihli dilekçeyle yapılan itiraz üzerine davalının yaptığı hatayı kabul ettiğini, ancak bedelini davacıya ödetmek istediğini, hizmet işleri fiyat farkı kararnamesinin 8.maddesi hükümlerine göre asgari ücret fiyat farkı hesaplanırken sadece asgari ücret alan vasıfsız personele fiyat farkı ödenmesi gerekirken davalı tarafından diğer ücret gruplarında çalışan işçiler içinde fiyat farkının hatalı olarak ödendiğini, daha sonra bunun tek kalemde davacının muvafakatı alınmadan hakedişten kesildiğini, kendi hatasından kaynaklanmasına rağmen bu farkı davacıya tek kalemde yansıttığını fakat işçilerden aylık %25 şeklinde kesinti yapılmasının istendiğini, davacının sözleşmeyi ifa edemez duruma getirilmeye çalışıldığını, ilaveten idare şartnamenin 25.5 maddesinde sigorta risk prim oranının %1,5 olarak belirlendiğini, davacının da hesaplarını buna göre yaparak ihaleye girdiğini, fakat sonrasında davacıya bu oranın %2 zaman zamanda %2,5 olarak uygulanarak kesintiler yapıldığını, böylelikle davacının maliyetlerinin arttığını, ihale konusu iş sürerken iş yerinde çalışan işçilerin üye olduğu belediye iş sendikası tarafından toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık çıkması üzerine yüksek hakem kuruluna başvurulduğunu, yüksek hakem kurulunun 17/09/2013 tarihli ... esas ...karar sayılı kararının tesis edildiğini, idare tarafından YHK kararları ile işçilere ödenmesine karar verilen ücret ve mesai farkları ile diğer işçilik haklarındaki iyileştirmelerin davacı tarafından ödenmesinin istendiğini, bunun üzerine davacının Ankara ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı YHK kararının hükümsüzlüğünün tespiti davası açtığını, ihale sözleşmesi imzalanırken davacının yaklaşık maliyet hesabında olmayan bu miktarların işin devamı sırasında ödenmesinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, YHK kararının uygulanması yönünde baskı yapılan davacının bu kararı uygulaması halinde ödemesi gereken toplam miktarın 3.620.368,66-TL olduğunu, bu durumun kamu ihale hukukuna ve sözleşmelerin ruhuna aykırı olduğunu, davalının müvekiline gönderdiği 03/12/2013 tarihli YHK kararının uygulanarak işçilerin bordrolarını buna göre düzenlemesi aksi takdirde Aralık 2013 hakedişinden başlanmak kaydıyla hakedişten bu miktarların kesileceği şeklindeki yazı karşısında müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshinin zorunlu hale geldiğini, yukarıda belirtilen nedenlerle sözleşmenin davacı yönünden ifasının imkansız hale geldiğini, davalının hukuka aykırı fiilleriyle sebep olduğu fesih nedenleriyle müvekilinin müsvet ve menfi zararlarının doğduğunu, bunlarında ödenmesi gerektiğini ileri sürerek davalının 312 şirket personelinin Ekim 2013 ayına ait hakediş işlemleri sonucunda çalışanların Ekim 2013 ayına ait ücret ödemelerinin öngörülen süre içerisinde ödeme yapılmadığı iddiasına dayalı murazanın giderilmesine, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, ... Konak Şubesinin 12/06/2012 tarihli ... seri nolu 1.652.356,50-TL tutarındaki teminat mektubunun davacıya iadesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tensip kararıyla birlikte davacı vekilinin dava dilekçesindeki tazminatın neye ilişkin olduğunu açıklama konusunda süre verilmiş davacı vekili 23/01/2014 tarihli dilekçesiyle; maddi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 300.000,00-TL olduğunu, bunun; sözleşmede %1,5 olarak öngörülen sigorta risk priminin %2-2,5 şeklinde uygulanması nedeniyle şimdilik 83.500,00-TL'nin, sözleşmenin tanzimi sırasında damga vergisi yatırıldığını, ancak sözleşmenin haklı nedenle feshi sonucunda fesih süresinden sonra kalan 11 aylık görev için hesaplanan damga vergisi tutarı 138.338,00-TL'nin, idarenin yanlış olarak vasıflı ve üstün vasıflı işçilik gruplarında çalışan işçiler bakımından fiyat farkı uygulaması sonucu müvekkilinin fazladan ödemek zorunda kaldığı ... primi olarak 33.855,00-TL'nin, davalının fiyat farkını hatalı uygulaması sonucu fazladan ödediği miktarı davacının hakedişten tek kalemde kesmesi ve davacının bunu taksitler halinde kesebilmesi nedeniyle davacının fazladan ödediği miktar için işçilerden geri alana kadar uğradığı faiz kaybına ilişkin 1.800,00-TL'nin, müvekkilinin sözleşmenin feshi nedeniyle ihale imzalanırken davalı idareye verdiği banka teminat mektubunu iade etmemesi nedeniyle her ay mektup komisyon bedeli olarak ödemek zorunda kalacağı 2.891,00-TL'nin ve idarenin kusurlu hareketiyle sözleşmenin ifasını imkansız kılması nedeniyle davacının sözleşmenin geriye kalan süresi için yoksun kaldığı kar kaybına ilişkin 39.616,00-TL'nin tahsili talebine ilişkin olduğunu açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin kamu ihale kanunu ve kamu ihale sözleşmelerine tabi olduğunu, İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri ile atık su arsenik arıtma tesislerinin bakımı onarımı ve işletilmesi için 30 ay süreyle personel çalıştırılması işinin 27.539,275-TL bedelle davacıya ihale edildiğini, 13/06/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının sözleşmeyle yükümlendiği edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, teknik şartnamenin 7.maddesinde çalışılan her ayın hakedişlerinin gerekli kesintiler yapıldıktan sonra en geç mütakip ayın 5 gün içerisinde idarece yükleniciye ödeneceği, yüklenicinin de işçilerin yatay bordro netlerini eksiksiz hesaplayarak hakedişlerin ödendiği günü izleyen ikinci mesai günü ödeyeceği hükmüne rağmen Aralık 2012 tarihinden itibaren hakediş tutarlarını tahsil ettiği halde teknik şartnamenin 7.maddesinde belirtilen sürede işçilere ücretlerini ödemediğini, işçilerin idareye şikayet dilekçeleri verdiğini, idareleri tarafından İzmir ... Noterliği'nin 21/02/2013 tarihli 2926 yevmiye nolu ihtarnamesiyle işçi ücretlerini süresinde ödemediğinden sözleşmenin 16/1 maddesi uyarınca cezai işlem uygulanacağının bildirildiğini, davacının 2012 Aralık, 2013 Ocak,Şubat, Mart aylarına ilişkin aylık geçici hakediş tutarlarını idareden süresi içerisinde tahsil ettiği halde işçilere süresinde ödemediğinin kendisinin imzaladığı tutanaklar ile tespit edildiğini ve beş kez cezai işlem uygulandığını, bunun yanı sıra aylık geçici hakedişlerin ödenmesi gereken aşamada elektronik ortamda kontrolü zorunlu olan ve borçlu olarak görüldüğü aylık sigorta prim tutarları ve idari para cezası borçlarını ödemediğinden idare tarafından ödenmek zorunda kalındığını, davacının kusuruyla hakediş ödemelerinde gecikmeler yaşandığını, davacının 2013 yılı Ekim ücretlerinin süresinde ödemediğini, hakedişin 13/11/2013 tarihinde ödendiğini, davacının teknik şartnamenin 7.maddesi gereğince 15/11/2013 tarihinde işçilere ödeme yapması gerekirken süresi içerisinde ödeme yapmadığını, asgari ücret fiyat farkının idarece yanlış hesaplandığını, davacıya 191.322,32-TL fazla ödeme yapıldığını, hizmet işleri genel şartnamesinin 42. maddesi gereği bu tutarın Kasım ayı hakedişinden kesildiğini, hakediş dosyaları hazırlanırken davacının fatura kestiği dikkate alındığında bu durumdan haberinin olmadığı iddiasının gerçek olmadığını, fazla ödemenin işçi onayı alındıktan sonra aylık net ücret ödemelerinin %25'ni aşmayacak şekilde taksitler halinde geri alınmasının bildirildiğini, davacı tarafından bu durum dikkate alınmayarak iş yasası kapsamında kesinti yapıldığını, idare tarafından hizmet alım ihalesinde kısa vadeli sigorta kolları prim oranı %1,5 olarak tespit edildiğinden ihale başlangıç tarihinden 2013 Eylül ayına kadar bu oran üzerinden kesinti yapıldığını, 19 Ocak 2013 tarihinde yapılan yasal değişiklikle 2013 Eylül ayından itibaren kısa vadeli sigorta kolları prim oranının SGK tarafından %2 olarak sabitlendiğini, aradaki %0,5 değişikliğin fiyat farkı hesabından kendisine ödendiğini, zararının olmadığını, davacının belirttiği YHK kararının mücbir sebep olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olup iş sözleşmesine uymak zorunda olduğunu, toplu iş sözleşmesi gereği yapması gereken yükümlülüklerin yerine getirilmesinin mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini, idarenin kamu ihale mevzuatına tabi olup, mevzuat doğrultusunda hazırlanan ve imzalanan sözleşmeyle bağlı olduğunu, sözleşmede belirtilen bedel ve miktar dışında ödeme yapamayacağını, yüklenicinin sözleşmeyi feshenin sözleşmenin 25. maddesinde yer aldığını, davacının sözleşmenin 25. maddesine göre talebinin idarelerine ulaşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İzmir ....ATM'nin ... esas sayılı davası İzmir ....ATM'nin faaliyetinin dondurulup dosyalarının İzmir ....ATM'ne devri ile dava dosyası İzmir ...ATM'nin ...esas sırasını almıştır. Birleşen İzmir ...TM'nin ...esas sayılı davasında davacı İZSU Genel Müdürlüğü vekili sunduğu dava dilekçesinde; İdareleri Yönetim Kurulunun 12/01/2011 tarih, 04/204 sayılı kararı ile İzsu Genel Müdürlüğü bünyesindeki içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri ile atıksu arıtma tesislerinin bakımı, onarımı ve işletilmesi için 30 ay süreli personel çalıştırılması işinin 4734 sayılı yasanan 19. Maddesi gereğince açık ihale usulü ile yapılmasına karar verildiğini, 12/04/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile 27.539,275-TL bedel ile davalıya ihale edildiğini, 13/06/2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalının 13/06/2012 tarihinden Aralık 2012 tarihine kadar sözleşme ve eklerine uygun davrandığını, bu tarihten sonra sözleşme gereği davalı tarafınca yerine getirilmeyerek Aralık 2012 Ocak Şubat Mart ve Ekim 2013 aylarına ilişkin aylık geçici hakediş tutarlarının idare tarafından sözleşmede belirtilen sürede ödenmesine rağmen işçiye ödenmediğini, İzmir....ATM'nin ...esas sayılı davada davacının murazanın giderilerek mücbir sebep ile sözleşmenin fesih ve tazminat talebinde bulunduğunu, davalının bu davaya gerekçe göstererek Ekim 2013 tarihinden sonra sözleşme ve eklerinde belirtilen edimlerini yerine getirmediğinden İzmir ... Noterliği'nin 10/02/2014 tarihli ...yevmiye nolu ihtarnemesinin gönderildiğini, davalının 19/02/2014 tarihinde sözleşme kapsamında çalışan 309 personelin işine son verilmesi üzerine İzsu Yönetim Kurulunun 20/02/2014 tarih, ...ayılı kararı ile sözleşmenin feshedildiğini, buna ilişkin yönetim kurulu kararının davalının sözleşmedeki tebligat adresine 10/03/2014 tarihli 3298 sayılı yazıyla gönderildiğini, idarenin davalının kusuru sebebiyle feshedilen sözleşmeden dolayı aşağıda belirtilen alacaklarının doğduğunu, idare tarafından kamu hizmetinin aksamaması için 7 ay 10 gün süreyle çeşitli vasıflarda toplam 375 personel çalıştırılması işi için pazarlık usulüyle yapılan ihale sonucunda 7.726.040,35-TL (KDV hariç) bedel ile... Çevre Korunması ve ...Müşavirlik Hizmetleri Tic ve San AŞ ile 21/02/2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, fesih edilen bu sözleşmenin ihalesine katılan ve ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklifi veren katılımcı ile sözleşmenin yapılmasına engel olduğundan yeniden çıkılan ihale nedeniyle idarenin 955.087,34-TL menfi zararının oluştuğunu, davalının sözleşmenin uygulandığı sürede sözleşme ve eklerine uygun davranmadığı için sözleşmenin 19.16.11 maddesi doğrultusunda 4.770,76-TL gecikme cezası kesilmiş ise de, da valıdan kesilmesi gereken ceza tutarının 59.129,64-TL olup, idare tarafından kesilen 4.707,76-TL'nin mahsubundan sonra davalının idareye 54.421,88-TL gecikme cezası ödemesi gerektiğini, sözleşmenin imzalandığı 18/06/2012 tarihinden fesih tarihi olan 20/02/2014 tarihine kadar davalıya ödenen tüm hakediş ve puantajların kontrolü sonucunda idarenin davalıya 7.231,45-TL hakedişten kaynaklanan bakiye alacağı olduğunun tespit edildiğini, davalının sözleşme gereği idarede çalışan 12 personoleni Şubat 2014 ayına ait 20.076,16-TL fazla mesai ücreti ödemediğini, bunun idare tarafından ödendiğini, davalının ihalede yasaklanması işlemleri kapsamında 590,00-TL ilan bedeli ile 590,00-TL düzeltme ilan bedeli ödendiğini, söz konusu alacakların ödenmesi için 14/10/2014 tarihinde davalıya yazı tebliğ edildiğni, ancak ödenmediğini ileri sürerek geçmişe dönük eksik hesaplanan cezai müeyyideden oluşan 54.421,88-TL farkı, sözleşmenin başlangıç tarihinden fesih tarihine kadar geçen sürede ödenen tüm hak edişler ile ... bilgilerinin kontrolü sonrasında tespit edilen 7.231,45-TL, şubat 2014 dönemine ait çalışan personellere idarece ödenen fazla mesait tutarı olan 20.074,16-TL, yasaklama ilan bedeli olan 590,00-TL düzeltme ilanı bedeli olan 590,00-TL olmak üzere toplam 1.037.994,83-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davayı görmeye Mersin Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirerek öncelikle yetki itirazları konusunda karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde İzmir ... ATM'nin ... Esas ve İzmir C. Savcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyalarının sonuçlarının iş bu davayı doğrudan etkileyeceği için söz konusu iki dosyanın sonucunun beklenmesini davacının temerrüde düştüğünü hiçbir hak ve alacak talebinin olamayacağını, davacı idare yönetim kurulunun fesih kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, ....ATM'de görülmekte olan dava dilekçesinin tebliği ile İZSU'nun temerrüde düştüğünü, iddia olunan alacak kalemlerini, miktarlarını kabul etmediklerini ayrı ayrı itiraz ettiklerini, davanını reddine karar verilmesini savunmuştur. İzmir ....ATM'nin ... esas sayılı davası 24/04/2015 tarihli karar ile İzmir ..ATM'nin... esas sayılı davasıyla birleştirilmiştir. Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, ihale evrakları ve sözleşmeye ilişkin evraklar, hakediş belgeleri getirtilip incelenmiş, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. İzmir ....ATM'nin ... esas sayılı davası üzerinden asıl davanın yargılamanın devamı sırasında alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler ... ve ... 15/08/2014 tarihli raporlarında;sözleşmenin tek taraflı feshine dair şartların oluşmadığını, mücbir sebep olduğu iddia edilen YHK kararının öngörülmez olmadığını, kararın ve sonuçlarının sözleşme ve ihale dökümanı kapsamında mücbir sebep sayılamayacağını, hataen ödenen işçi ücretlerine ait farkın davalı idarenin parası olması davacı şirketin bu parayı işçilerden geri aldığını kabul etmesi sebebiyle davacı şirketin bu paranın geri alınmasından mütevellit 191.322,32-TL zararın söz konusu olmadığını, konunun davacı tarafından uzun uzun işlenmesine rağmen dava konusu yapılmadığını, fazla ödenmiş SGK primlerinin geri alınması yada sonrakilerin mahsup edilmesi mümkün olduğundan davacının SGK primlerinden mütevellit 33.855,00-TL zararın bulunmadığını davacı fesihte haklı olmadığından bakiye süreye isabet eden teminat iadesinin istenemeyeceğini, sigorta risk prim oranındaki yasal değişikliğin fiyat artışı kararnamesi kapsamında olduğunu, davalının bu farkı ödediğini iddia ettiği ancak ödediğine dair belge ibraz etmediği, bu değişiklin nedeniyle uğranıldığı iddia edilen 83.500,00-TL tutarındaki zararın SGK'dan gelecek belgeler ile davalının ibraz edeceği ödeme belgeleri sonucunda değerlendirilebileceğini, davacının 19/01/2013 tarihinde yapılan yasal değişikliğe rağmen dava açıncaya kadar yaklaşık 1 yıl boyunca bu konuda ihtilaf yaratmadığını sözleşmenin feshini istemediğini 2.891,00-TL banka teminat mektubu masrafının feshin haklı olunması durumunda istenebileceğini, davacının işçilere ödeyip sonradan geri aldığını iddia ettiği yanlış ödenen asgari ücret farkı nedeniyle 1.800,00-TL faiz kaybının davacının önceden kaç kişiye fark ödediği ve hangi tarihte geri aldığı kanıtlaması halinde değerlendirilebiceği,sözleşmeyi haklı nedenle feshetmediğinden 39.616,00-TL müspet zararı istenemeyeceğini ortaya koymuşlardır. Bu rapora karşı davacı tarafından itiraz edilmiştir. Ankara ...İş Mahkemesinin... esas ... karar sayılı...Yapılar Proje İnş. İml. Mon. Mak. Taah. Doğalgaz Sis. Tic. ve San. Ltd. Şti tarafından Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına açılan 17/09/2013 tarihli YHK kararının usule uygun alınmadığından hükümlüsünün tespitine ilişkin davanın reddine karar verildiği, buna ilişkin kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 22/03/2016 tarihli kararıyla onandığı saptanmıştır. İzmir CBS ... soruşturma sayılı evrakından davacı şirketin davalı kurum görevlileri hakkındaki görevi kötüye kullanmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda kurum görevlileri hakkında İzmir Valiliği tarafından soruşturma izni verilmemesi ve buna ilişkin itiraz reddedilmesi nedeniyle inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Asıl davada davacı vekiline teminat mektubu tutarı dikkate alınarak harcın ikmali konusuda süre verilmiş harç ikmalinin yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin talimatı üzerine görevlendirilen bilirkişiler emekli sayıştay denetçisi ... kamu ihale uzmanı ..., Prof. Dr.... asıl davayı değerlendirir şekilde sundukları 31/08/2015 tarihli raporda; taraflar arasındaki sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, sürekli edim borcu doğurduğunu, sözleşmenin feshinin bozucu yenilik doğurucu bir hakkın kullanılması olduğunu, tek taraflı iradeyle açıklanıp muhatabın rızası olmadan geri dönülemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, sözleşme sürekli edim borcu doğuran bir sözleşme olduğundan bu feshin ani edimli sözleşmelerden farklı olarak geçmişe değil geleceğe etkili sonuçlar doğurduğunu, davacının sözleşmeyi feshetmesinin davalının sözleşmeye aykırı davranışlarından kaynaklanmakta ise davacı fesih sonrasına ilişkin dönem için uğradığı menfi zararların tazmin edilmesini talep edebileceğini, buna kazanç kaybının girmediğini, kazanç kaybının tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmede sözleşmenin feshedilmeyip ifanın reddi halinde gündeme gelebileceğini, davacının sözleşmenin feshine sebep olarak bildirdiği 191.322,32-TL kesinti yapılması sırasında ihtirazı kayıtta bulunduğuna ilişkin bir kanıt sunmadığını, hakedişin düzenlenmesi ve tahsilinden sonra davacının yaptığı şikayetlerin ve itirazların usulüne uygun ihtirazı kayıt niteliği taşımadığını, yine fesih nedeni olarak gösterilen Ekim 2013 tarihinde ceza kesintisi yapıldığına ilişkin bir kanıta rastlanmadığını, kesinti tehdidinin sözleşmenin haklı nedenle fesih sebebi oluşturmadığını, banka teminat mektubunun da nakde tahvil edilmediğini, bu nedenle sözlemenin feshinin haklı sebep olarak değerlendirilmediğini, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığından bu yüzden doğan zararların tazmini isteme hakkının olmayacağını, davalının bu aşamada karşı davası bulunmadığından teminat mektubunun iadesinin gerektiğini, menfi zararın fesih sonrası tarihe tekabül eden boşa giden yatırım ve boşa giden istihdam nedeniyle yapılan ücret ödemeleri olabileceğini, bu kapsamda dosyada bilgi ve belge bulunmadığını, davacının menfi zararlarına ilişkin kanıt sunmadığından bu konuda bir hesaplama yapılmadığını ortaya koymuşlardır. Bu rapora karşı davacı ve davalı tarafça itiraz edilmiştir. Taraf itirazlarının değerlendirilmesi ile bu arada birleşen 4.ATM'nin ...esas sayılı davasının konusunun değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişiler emekli sayıştay denetçisi..., kamu ihale uzmanı..., Prof. Dr. ... sundukları 28/12/2016 tarihli ek raporda;kök raporda belirtildiği üzere yapım işleri genel şartnamesinin 51 hükmü nazara alındığında teminat mektubunun idarece nakde dönüştürülerek irad kaydedilmesi koşullarının gerçekleşmediği, teminat mektubunun yükleniciye iadesinin gerektiğinin kanaatine varıldığını, sözleşmenin davalı karşı davacı tarafından feshedildiğine göre hükümsüz olan sözleşmeye tekrar dönülerek sözleşmenin 14. maddesinde yer alan sabit fiyat güvencesinin idare yararına kaçırılan fırsat olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koymuşlardır. Bu ek rapora karşı da taraflarca itiraz edilmiştir. Mahkememizce önceki rapor ve ek rapor arasındaki farklılık ile birleşen davadaki taleplerin tek tek değerlendirilmemiş olması nedeniyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ... 22/12/2017 tarihli raporlarında; taraflar arasındaki 13/03/2012 tarihinde imzalanan hizmet alımına ilişkin sözleşmenin bir özel hukuk sözleşmesi olduğunu, özel hukuk kurallarına tabi olduğunu, sözleşme hükümlerinin uygulanması bakımından tarafların eşit hak ve yükümlülüklerinin bulunduğunu, davalı birleşen davacı İZSU'nun sebebiyet verdiği toplu iş sözleşmesindeki YHK kararının uygulanmasını davacı birleşen davalı ... Yapılar Şirketine dayatmasının kamu ihale sözleşmesinin özel hukuk sözleşmesi olmasına bağlı olarak taraflara eşit hak ve yükümlülükler yüklemesi ilkesi ile bağdaşmadığını, uygulanması yönünde baskı yapılan YHK kararının sözleşmenin akdedildiği tarihte öngörülmesinin mümkün bulunmadığını, TİS hususunda işçiler ile uzlaşma yoluna gitmeyen tarafın asıl işveren konumundaki davalı idare olduğunu, kararın uygulanması halinde davacı birleşen davalı ... Yapılar'ın yaklaşık maliyet hesabında aşırı dengesizliğin oluşacağını, ortaya çıkan durumun mücbir sebep sayılıp sayılmayacağı konusunda davalının davacının yazılı bildiriminden sonra ...'e bir başvurusu olduğuna dair belge ve yazının dosya kapsamında bulunmadığını, davacının mücbir sebep talebine rağmen idare tarafından herhangi bir işlemi yürütülmemiş olmasının 4734 sayılı yasanın 10 maddesine aykırı olduğunu, KİK'in müdahalesinin mümkün olmasının önüne geçilmiş olması noktasında davacı birleşen davalı yönünden TBK 138.maddesindeki aşırı ifa güçlüğünü oluşturduğunu, YHK kararının uygulanmasının sigorta prim oranlarında yaratacağı değişkenlik, işçi sayısı ve fark miktarı hesaba katıldığından ihale sözleşmesinin akdolunduğu zamana göre gerçekleşecek mali boyutun davacı birleşen davalı ... Yapılar tarafından yapılmış olan maliyet risk hesabında öngörülmesi ve beklenmesinin ahde vefa yetkisine rağmen mümkün olmayacağını, gerek sigorta prim ödemesine dair oranın artması gerekse YHK kararlarının uygulanmasıyla mali yükümlülüklerin İZSU'nun tek taraflı idari işlemiyle artırılmasının sözleşmenin ifasının ... Yapılar yönünden ağırlaştırdığını ve beklenmeyen hal nedeniyle işlemin temelinin çökmesi olgusunu doğurduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, 2013 Ekim ayına ait hakedişten tek defada 191.322,32-TL'lik kesintinin işçilerden 4 aya hasredilerek işçilerden %25 oranında kesinti uygulanmasının sözleşmenin devamını ağırlaştırdığını ve ... Yapılar yönünden çekilmez kıldığını, bu nedenle sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığını, davacı birleşen davalının menfi ve müspet zararları kapsamındaki kalemleri talep edebileceği dosyada ticari defterler mübrez olmadığından ayrıntılı karşılaştırmalı hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, hesaplamaya esas belgeler sunulur ise ek rapor düzenlenebileceğini, idarenin sözleşmenin haklı nedenle feshine sebebiyet verdiğinden feshe bağlı zararları birleşen davalı şirkete ödettiremeyeceğini, menfi zarar tazminine yönelik talep hakkının bulunmadığını, teminatın irad kaydedilmesi koşullarının gerçekleşmediğini, iadesinin gerektiğini ortaya koymuşlardır. Bilirkişilerin raporuna taraflarca itiraz edilmiştir. Bilirkişilerin raporlarında eksik olduğunu belirttiği belgeler için taraflara süre verilmiş ve bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Bilirkişiler ... 29/06/2018 tarihli ek raporlarında;kök rapordaki görüşlerini yinelediklerini, sigorta risk priminin %1,5 olarak belirlenmesine rağmen idare tarafından %2,2,5 uygulamasından doğan fiyat farkı hesaplamasındaki itiraz gereğince hesaplamaya yarar yeterli delil olmadığından bu hususun hesaplanamadığını, davacının 11 aylık döneme tekabül eden damga vergisinin yine davacının sözleşmenin feshinden sonra 11 aylık döneme tekabül eden damga vergisi vasıflı ve üstün vasıflı işçi grupları için hatalı fiyat farkı uygulamasından doğan 33.855,00-TL zarar hesaplaması dava sonuna kadar bankaya ödenmesi gereken teminat mektubu komisyon bedeli ve kar mahrumiyeti hesaplanması taleplerinin ticari defterlerin olmayışından hesaplanamadığını, kar mahrumiyetinin afaki bir unsur olduğundan net miktarın hesaplanmasının da teknik olarak zor olduğunu, teminat mektunun davacıya iadesinin gerektiği görüşünü bildirmişlerdir. İZSU Genel Müdürlüğü ek bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını bildirmiş, asıl davacı birleşen davalı...Yapılar Ltd Şti ise ek bilirkişi raporuna itiraz etmemiş ve bilirkişi raporunu kabullenmiştir. Son bilirkişi kurulu raporu dosyadaki delillere ve mevzuata uygun bulunmakla hükme esas alınmıştır. Yapılan yargılama sonunda mahkememizin 29.03.2019 tarihli nihai kararı ile ''Toplanan tüm deliller karşısında;İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri ile atık su arsenik arıtma tesislerinin bakımı onarımı ve işletilmesi için 30 ay süreyle personel çalıştırılması işi ihalesinin yapıldığını, ihalenin 27.539.275,00-TL bedelle asıl davacı ...Yapılar.. Şti üzerinde kaldığı, 13/06/2012 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin imzalanmasından sonra çalışanların toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine YHK'na başvurulduğu, YHK'nun verdiği kararla işçi ücretlerinde artış yapıldığı, bu artışın davacı ...Yapılar .. Şti'ne getireceği mali boyutun öngörülemez bir hal olduğu ve davacı ... Yapılar Ltd Şti aleyhine öngörülemeyen ve beklenmeyen ve çekilmez bir hal yarattığı bunun yanı sıra 2013 yılı Ekim ayı hakedişinden idarenin daha evvel vasıfsız işçi ücretlerindeki artışı vasıflı işçilere de uygulayarak yaptığı fazla ödemeyi bir defada kesmesine rağmen davacı... Yapılar Ltd Şti'den işçilerden %25'lik dilim halinde kesilmesini isteyerek bu yönde baskı oluşturduğu kanaatine varılmakla davacı ...Yapılar Ltd Şti'nin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulünün gerektiği kanaatine varılmakla, asıl davacı ...Yapılar Ltd Şti'nin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, sözleşme feshedilmiş olmakla davacının Ekim 2013 ayına ilişkin hakediş ödemelerinin sözleşmede belirtilen sürede yapılıp yapılmadığına ilişkin murazanın meni talebi konusuz kaldığından bu taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına ve sözleşme nedeniyle davacı ...Yapılar Ltd. Şti tarafından idareye verilen teminat mektubunun davacı şirkete iadesine karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi raporlarında ortaya konulduğu üzere davacının tazminat taleplerinin değerlendirmeye yeterli donoler ve defterler sunulmadığından kaldıki kendisi tarafından feshedilen sözleşmede yoksun kaldığı kar'ıda isteyemeyeceğinden subüta ermeyen davacı ... Yapılar Ltd. Şti'nin tazminat talebi reddedilmiştir. Birleşen davacı ...Genel Müdürlüğü ...Yapılar Şti'nin sözleşmeyi haklı olarak feshetmiş olması karşısında sözleşmenin idare tarafından haklı feshedildiği iddiasına dayalı tazminat kalemlerini talep edemeyeceğinden bilirkişi raporunda ortaya konulduğu üzere diğer konularda da hesaplamaya yeterli delil sunulmadığından birleşen davanın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmekle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ve 10.06.2022 tarihli kararı ile ''....A-Asıl davada; davacı dava dilekçesinde dava değerini 300.000,00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden peşin harç yatırmak suretiyle dava açmıştır. Mahkemece, teminat mektubunun iadesi de talep edildiğinden, 12.12.2014 tarihli ara kararının 3 nolu bendi ile eksik peşin harcı tamamlamak üzere davacı tarafa 4 haftalık kesin süre verilmiş olup, davacı vekili 09.01.2015 tarihinde 23.150,00 TL tamamlama harcı olarak yatırmıştır. Ancak, davadaki isteme göre dava değeri, iadeye konu teminat mektubunun bedeli olan 1.652.356,50 TL ve davacı vekilinin 23.01.2014 havale tarihli dilekçesinde açıkladığı taleplerinin karşılığı olan 300.000,00 TL olmak üzere toplam 1.952.356,50 TL'dir. Buna göre yatırılması gereken peşin harç 33.341,36 TL olup, davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ise 28.273,25 TL olup, 5.068,11 TL eksik harç bulunmaktadır. B-Birleşen dava yönünden; dava değeri 1.037.994,83 TL olup, yatırılması gereken harç 17.726,34 TL olduğu halde dava başvuru harcı ve peşin harç yatırılmaksızın açılmış, mahkemece belirtilen eksik harçlar tamamlatılmaksızın işin esasına girilerek hüküm kurulmuştur. Belirtilen nedenle mahkemece öncelikle eksik peşin harçların tamamlanması için asıl ve birleşen davada davacılara süre verilmeli, eksik harçların tamamlanmaması halinde dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, aksi halde tarafların sunduğu deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda açılan davalar ile ilgili olarak parasal alacakların tespiti yapılmış olmakla birlikte, tarafların ticari defteri ve gerekli evrakın bulunmaması nedeniyle hesaplama yapılamadığı belirtilmiş olduğu halde, eksik evrakın tamamlanarak bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, ek rapor alınması isteminin de reddedilerek, tarafların savunma hakları kısıtlanmak suretiyle karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4. maddesindeki "Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" düzenlemesi ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesinde,; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" halinde, HMK'nın 353/(1)-a bendi uyarınca bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği yönünde düzenleme getirilmiştir. Belirtilen nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4. ve 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.'' gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Mahkememiz kararı kaldırılmakla mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi kararına göre davacı - birleşen davalı tarafından tamamlama harcı, davalı - birleşen davacı tarafından eksik harcın yatırıldığı, buna ilişkin makbuzların dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflara 2012-2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin ilgili bölümlerini sunmak ve BAM kararı gereği hesaplanmaya esas diğer belgeleri sunmak üzere süre verilmiş, İz-su vekili tarafından e-defter tutulmadığı beyan edilmiş, ancak hesaplamalara ilişkin bilgi ve belgelerin ... içinde dilekçe ekinde sunulmuştur. Davacı - birleşen davalı şirket vekili tarafından defterlerin müvekkili şirketin taraf olduğu mahkeme dosyalarında olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, dilekçesinde bildirdiği mahkemelerden defterlerin bulunup bulunmadığının sorulmasının istendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği takdirde, defterlerin sunum veya en fazla mücbir nedenlerle yerinde inceleme yapılmak üzere bulunduğu yeri bildirme görevinin tarafa ait olduğu, yoksa mahkememizin tarafın dahi nerde olduğunu bilmediği defterleri araştırmak gibi yargılamayı uzatacak şekilde araştırma yapacak görevinin bulunmadığı ve taraflarca hazırlama ilkesi de hatırlatılarak, davacı vekiline ticari defterlerini sunmak, başka bir mahkemeye sunulmuş ve mahkemece kendilerine iade edilmiyor ise bulunduğu mahkemeyi spesifik olarak bildirmek üzere kesin süre verilmiştir. Davacı birleşen davalı şirket vekilinin 16/06/2023 tarihli dilekçesi ile vergi dairesinden defterlerin temin edildiği ve muhabere yoluyla gönderildiğine dair dilekçe sunduğu, ticari defterlerin Mersin ATM aracılığıyla mahkememize gönderildiği, dosyanın tüm ekleri ve bam kararından sonra sunulan İzsu'nun ticari kayıtları ile davacı birleşen davalı defterleri eklenerek Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, en son rapor düzenleyen heyete bir mali müşavir bilirkişide eklenerek BAM 22. Hukuk dairesi kararı karşısında tüm deliller ve defterler değerlendirilerek asıl ve birleşen dava yönünden her bir talebin tek tek değerlendirilerek hesaplama yapılması konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtası ile bilirkişiler İnşaat Mühendisi... Emekli Sayıştay Denetçisi ..., Nitelikli Hesaplama uzmanı ..., Mali Müşavir ...un 29.11.2023 tarihli raporunda, asıl davadaki fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplamı 300.000,00-TL olan 6 kalem tazminat talebinden 2 nolu damga vergisi talebiyle ilgili olarak, davacı şirketin toplam sözleşme süresi olan 882 günden ifa edilemeyen 265 güne ait damga vergisi alacağının 109.220,39-TL olarak hesap edildiği, davacı vekilinin bu kısma ilişkin 138.338,00-TL talep ettiği, diğer 5 kalemde, ilgili kısımlardaki açıklamalar esas alındığında ya mali yönden değerlendirme yapma imkanının olmadığı, ya da mali delillerin dosyaya sunulması gerektiği, bu nedenlerle mali yönden değerlendirme yapma imkanının olmadığı, birleşen davadaki toplamı 1.037.994,83-TL olan 5 kalem tazminat talebinden, davacı ...nun muavin defter kayıtlarındaki satır açıklamalarına bakıldığında, birleşen davadaki 5 kalem zarara ilişkin bir kayıt tespit edilemediği, 1,2,3 nolu kalemlerin öncelikle teknik yönden ve sözleşme yönünden değerlendirilmesi gerektiği, 4 nolu kaleme ilişkin ilgili kısımda belirtilen mali delillerin dosyaya sunulması gerektiği, İZSU'nun 5 nolu ilan bedelinden 1.180,00-TL alacaklı olduğu ortaya konulmuştur. Davacı tarafça ek rapora itiraz edildiğinden, itiraza ilikin ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtası ile bilirkişiler İnşaat Mühendisi... , Nitelikli Hesaplama uzmanı ..., Mali Müşavir ...'un 23.10.2024 tarihli ek raporlarında; 29.11.2023 tarihli kök raporda, asıl ve birleşen davalarda hesap ve değerlendirme yapılabilmesi için bilgi belge eksikliklerinin olduğu, bu eksikliklerin ikmal edilmesi durumunda hesap ve değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiği ancak bahsi geçen eksikliklerin ikmal edilmediği, bu kapsamda raporun sonuç kısmında varılan kanaatte bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Ek rapora itiraz edildiği, mahkememizce taraf vekillerine Ankara ...ATM'nin 2023/200 talimat sayılı dosyası ile aldırılan 29.11.2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve 23.10.2024 tarihli ek raporlarında defaatle belirtilen mali, kaydi eksikliklerin tamamlamak üzere son kez 1 aylık kesin süre verilmesi ile sunulması halinde dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine gönderilerek bilirkişilerden dosya evrakı ve taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda son kez ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, ancak taraflarca eksikliklerin tamamlanmadığı gibi herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Mahkememizin son celsesinde verilen kesin süre içerisinde ara kararına bağlanan ve daha önce yine dosya içerisine defaatle ibrazı konusunda süre verilen evrak ve belgelerin bugüne değin sunulmadığı anlaşılmakla yeniden süre verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Toplanan tüm deliller karşısında; İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri ile atık su arsenik arıtma tesislerinin bakımı onarımı ve işletilmesi için 30 ay süreyle personel çalıştırılması işi ihalesinin yapıldığı, ihalenin 27.539.275,00-TL bedelle asıl davacı ...Yapılar Şti üzerinde kaldığı, 13/06/2012 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin imzalanmasından sonra çalışanların toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine YHK'na başvurulduğu, YHK'nun verdiği kararla işçi ücretlerinde artış yapıldığı, bu artışın davacı ...Yapılar Şti'ne getireceği mali boyutun öngörülemez bir hal olduğu ve davacı... Yapılar Ltd Şti aleyhine öngörülemeyen ve beklenmeyen ve çekilmez bir hal yarattığı bunun yanı sıra 2013 yılı Ekim ayı hakedişinden idarenin daha evvel vasıfsız işçi ücretlerindeki artışı vasıflı işçilere de uygulayarak yaptığı fazla ödemeyi bir defada kesmesine rağmen davacı ...Yapılar Ltd Şti'den işçilerden %25'lik dilim halinde kesilmesini isteyerek bu yönde baskı oluşturduğu kanaatine varılmakla davacı ...Yapılar Ltd Şti'nin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulünün gerektiği kanaatine varılmakla, asıl davacı ...Yapılar Ltd Şti'nin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, sözleşme feshedilmiş olmakla davacının Ekim 2013 ayına ilişkin hakediş ödemelerinin sözleşmede belirtilen sürede yapılıp yapılmadığına ilişkin murazanın meni talebi konusuz kaldığından bu taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına ve sözleşme nedeniyle davacı ...Yapılar Ltd. Şti tarafından idareye verilen teminat mektubunun davacı şirkete iadesine, davacının damga vergisi talebiyle ilgili olarak, davacı şirketin toplam sözleşme süresi olan 882 günden ifa edilemeyen 265 güne ait damga vergisi alacağının bilirkişiler tarafından hesap edilen 109.220,39-TL damga vergisi alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi raporlarında ortaya konulduğu üzere davacının tazminat taleplerinin değerlendirmeye yeterli donoler ve defterler sunulmadığından kaldıki kendisi tarafından feshedilen sözleşmede yoksun kaldığı kar'ıda isteyemeyeceğinden subüta ermeyen davacı ... Yapılar Ltd. Şti'nin tazminat talebi reddedilmiştir. Birleşen davacı İZSU Genel Müdürlüğü ... Yapılar Şti'nin sözleşmeyi haklı olarak feshetmiş olması karşısında sözleşmenin idare tarafından haklı feshedildiği iddiasına dayalı tazminat kalemlerini talep edemeyeceğinden bilirkişi raporunda ortaya konulduğu üzere diğer konularda da hesaplamaya yeterli delil sunulmadığından birleşen davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; A)Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin TESPİTİNE, Sözleşme feshedilmiş olmakla; davacının konusu kalmayan muarazanın meni talebi ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, B)Davacı tarafından sözleşme nedeniyle davalıya verilen ... Konak şubesince düzenlenmiş 12.06.2012 tarihli ... nolu 1.652.356,50-TL bedelli olup, daha sonra 20.12.2016 tarihli mektupla vadesi kesin ve süresiz olarak uzatılan teminat mektubunun davalı İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından davacıya İADESİNE, C)Davacının kısmen sübuta eren 109.220,39-TL Damga vergisi alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Birleşen Davanın REDDİNE, 3-Asıl dava dosyası yönünden; karar tarihi itibarı ile alınması gereken 120.333,31-TL harçtan peşin alınan 5.123,25-TL harç ile tamamlama yolu ile alınan 23.150,00-TL harç ve yine tamamlama yolu ile alınan 5.068,11-TL harç toplamı olan 33.341,36-TL harcın düşümü ile bakiye 86.991,95-TL harcın davalı kurumdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Asıl dava dosyası yönünden, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 253.773,46-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Asıl dava dosyası yönünden, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre reddedilen tazminat tutarı yönünden hesaplanan ve takdir olunan 30.524,74-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Asıl dava dosyası yönünden, davacı tarafça aşağıda dökümü yazılı toplam 9.049,00-TL yargılama giderinden kabul - red oranına göre ( % 90,22 ) 8.164,00-TL yargılama gideri, 5.123,25-TL peşin harç, 23.150,00-TL tamamlama harcı, 5.068,11-TL tamamlama harcı, 24,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 41.529,66-TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Asıl dava dosyası yönünden, davalı tarafça yapılan 8.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 765,00-TL tebligat gideri, 260,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 9.525,00-TL yargılama giderinden kabul red oranına göre (% 9,78) 931,55-TL sinin asıl dava dosyasındaki davacıdan alınarak asıl dava dosyası davalısına verilmesine, bakiye giderin asıl dava dosyasındaki davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Birleşen dava dosyası yönünden, karar tarihi itibarı ile alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 17.726,34-TL harçtan düşümü ile fazla 17.110,94-TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde birleşen dava dosyasındaki davacıya İADESİNE, -Birleşen dava dosyası yönünden şimdiye kadar alınmayan 615,40-TL başvurma harcının birleşen dava dosyasındaki davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA, 9-Birleşen dava dosyası yönünden, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 157.319,28-TL nispi vekalet ücretinin birleşen dava dosyasındaki davacıdan alınarak birleşen dava dosyasındaki davalıya VERİLMESİNE, 10-Birleşen dava dosyası yönünden, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 11-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2025 Başkan... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Katip ... ✍e-imzalı

Asıl davada davacı tarafından yapılan Yargılama giderleri dökümü: 8.000,00-TL bilirkişi gideri, 825,00-TL posta gideri, + 224,00-TL tebligat gideri, 9.049,00-TL TOPLAM

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/544, K. 2025/630, T. 27.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-544-e-2025-630-k-46e2edc0ca2d