İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/444 E. 2024/453 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/444
- Karar No
- 2024/453
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/444 Esas - 2024/453 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/444 KARAR NO : 2024/453
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 17/11/2022 KARAR TARİHİ : 31/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı ...’in ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğu ve müvekkili tarafından işbu başvuruya yönelik itiraz edildiğini ancak itirazının reddedildiğini, itirazın reddine ilişkin ... ’nun 15.09.2022 tarihli ve ... numaralı kararının iptalinin gerektiğini, müvekkili markaları ile davalı taraf marka başvurusu arasında bütünüyle ve görsel, anlamsal, fonetik anlamda benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin ‘’...” markasının son derece tanınmış ve ayırt edici olduğunu, müvekkili markaları ile davalı taraf markası arasında çağrışım ve okunuş olarak ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, dolayısıyla tüketiciler tarafından markaların aynı marka olarak algılanmasına yol açıldığını, davalının davaya konu markası ile müvekkilin markaları arasında işaret benzerliğinin yanı sıra mal ve hizmet benzerliğinin de bulunduğunu, müvekkilin ‘’...’’ markasının ilk ve gerçek sahibi olduğunu ve seri marka yaratma bilincinde olduğunu, davalı tarafın marka başvurusunun müvekkilinin seri markaları nedeniyle de tescilinin mümkün olmadığını, davalının başvurusunun tescili halinde, müvekkilin şirket markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanacağını, davalı başvurusunun dürüstlük kurallarına, haksız rekabet kurallarına aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket markalarının tanınmış marka olduğunu, uzun yıllardır aktif ve yoğun bir şekilde kullanıldığını ve piyasadaki bilinirliğinin dikkate alındığında davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu iddia ederek ... ’nun 15.09.2022 tarihli ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ''....'' ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; üretici konumundaki müvekkil firmanın yıllardır iplik üretim işini yaptığını ve ürünlerini tüketiciye değil, üretici firmalara pazarladığını, davacı tarafın ayakkabı, deri vb. mallar üretirken davalı müvekkile ait firmanın ... sadece iplik ve tekstil üretimi yaptığını, yine tarafların hitap ettiği müşteri kitlesinin tamamen farklı olduğunu, davacı tarafın son tüketiciye mal ve hizmet sunduğunu, müvekkile ait firmanın ise ara mamul niteliğinde mal üretmekte ve pazarlamakta olduğunu ve müşteri hedef kitlesinin tamamen üretici firma olduğunu, müvekkilin kurucusu olduğu firmanın yıllardır tanınan ve aktif bir şekilde faaliyetine devam eden bir şirket olduğunu, müvekkile ait şirket ile davacı ... A.Ş. arasında iddia edildiği gibi isim benzerliği bulunmadığını, müvekkilin kullanımındaki "...." ibaresi ile davacı adına tescilli markayı oluşturan "..." ve "..." ibaresi arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın tescil ettirdiği "..." markasının iki harften oluşan zayıf marka niteliğinde olduğunu, korumasının daha dar sınırlı olması gerektiğini, davacı taraf ile davalı müvekkil markasının ... (...) marka sınıflandırmasında tamamen aynı sınıflara tescil ettirmediğini, çekişme konusu olan "..." ve "...." ibarelerinin ortalama tüketici dikkati de baz alınarak değerlendirildiğini, çekişme konusu markalardaki ... unsurlarının benzeşmemesi hususları, hitap ettiği çevre vs. birlikte değerlendirilerek markalar arasında karıştırılma veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını, her ne kadar davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmişse de, bu kararın yasal dayanağının bulunmaması ve müvekkilin söz konusu tedbir kararından doğabilecek zararlarına istinaden, tedbir kararının kaldırılmasının gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 15.09.2022 tarihli ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı .... ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... tarafından 23.11.2020 tarihinde 25. sınıf kapsamında “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun ... başvuru numarası ile 13.09.2021 tarihli 380 sayılı ...’nde yayınlandığı, davalı yana ait “...” markasının yayınına davacı tarafından ..., ..., ..., ... sayılı markalar gerekçe gösterilerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 madde hükmü uyarınca itiraz edildiği, karara karşı davacı yanın itirazı üzerine ... kararının ... tarafından tekrar değerlendirildiği, 15.09.2022 tarih ve ... sayılı kararıyla; ''itirazın “Öncelikle ..., ... sayılı itiraz gerekçeleri işbu başvurudan sonra kayıtlara girdiğinden bu markalar itirazın incelenmesinde dikkate alınmamıştır. ... sayılı marka hakkında verilen ret kararı işbu itirazın incelendiği tarihte kesinleşmiş olduğundan bu marka da itirazın incelenmesinde dikkate alınmamıştır. Yapılan incelemede, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştıruterize ait markanın tanınmış olduğu ispatlanamadığından SMK m.6/4 ve 6/5 gerekçeli itirazlar da kabul edilmemiştir. SMK m.6/3 ve 6/6 gerekçeli itirazlar da hükmün şartlarının varlığı kanıtlanmadığından bu yöndeki itirazlar da kabul edilmemiştir.Başvurunun kötüniyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı'' gerekçesiyle, ''itirazın reddedildiği'', eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: -...’nun 15.09.2022 tarihli ve ... numaralı kararının 6769 sayılı SMK 6/1 maddesi kapsamında isabetli olmadığı, -Dava konusu ... numaralı “...” ibareli marka hakkında 6769 sayılı SMK 6/1maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının meydana geldiği, -Dava konusu ... numaralı “...” ibareli marka hakkında 6769 sayılı SMK 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: 1-Davacı ve davalı markalarındaki malların aynı olduğu, 2-Dava konusu marka ile davalı markalarının benzer olduğu, 3-Dava konusu başvuru ile redde gerekçe markalar arasında SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, 4-6769 sayılı SMK’nın 6/4 ve 6/5 maddesinin uygulanamayacağı, 5-Kötü niyete ilişkin iddialar bakımından herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Davacı ... San. Ve Tic. A.Ş’nin ... sayılı “...” marka başvurusuna karşı sunmuş olduğu 10.11.2021 tarihli yayıma itiraz dilekçesinde ve 22.04.2022 tarihli marka yayıma itirazın yeniden incelenmesi talepli dilekçesinde 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 Madde hükmünü itirazlarına gerekçe gösterdiği; davacı tarafından davaya dayanak ... sayılı markalarının gösterildiği, işbu markaların ... online sicil kayıtları incelendiğinde; ... sayılı davacı markasının MARKA BAŞVURUSU/TESCİLİNİN GEÇERSİZ OLDUĞU; ... sayılı davacı markasının başvuru tarihinin 27.08.2021 olduğu ve dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli bir marka olduğu; ... sayılı davacı markasının başvuru tarihinin 05.11.2021 olduğu ve dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli bir marka olduğu; bu durumda davacının dava konusu markadan daha eski tarihli ve geçerli olan ... sayılı markası mesnet alınarak değerlendirme yapmak gerekmiştir. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı Markası
....+... ...
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu davacı markasının 18. SINIF: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar(Çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil). Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. 25. SINIF: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri. 35. SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri (Muhasebecilik hizmetleri dahil). İthalat ihracat acente hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). kapsadığı, redde gerekçe davalı markasının 25. SINIF: Clothing, footwear. (Türkçe tercümesi: Giyim, ayakkabı.) mallarını kapsadığı, bu durumda davalı taraf markası ile davacı mesnet markası arasında 25. SINIF: Clothing, footwear. (Türkçe tercümesi: Giyim, ayakkabı.) emtiaları bakımından benzerlik bulunduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu ....+... ibareli markanın; gri zemin üzerine siyah renk kullanılarak ... ve harf den oluşturulmuş marka olduğu, markada yer alan şeklin dik elipstik bir yapı olup içerisinde aralarında nokta olan iki “...” harfi bulunduğu, markanın te te şeklinde telaffuz edileceği, kavramsal olarak markanın bir anlamının bulunmadığı, anlaşılmaktadır. Davalının markalarının incelenmesinde; davaya mesnet markanın ise bir bütün olarak ön plana çıkan unsurun gri ve siyah renkte ters ve düz biçimde “...” harfleri olduğu, markada ... unsuru bulunmadığı, markanın te te şeklinde telaffuz edileceği, kavramsal olarak markanın bir anlamının bulunmadığı, anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "...." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında işitsel ve görsel olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunduğu, markaların bir anlamı bulunmadığından kavramsal bir karşılıklarının bulunmadığı, bütünsel anlamda taraf markalarının benzer olduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, Davacı yan, “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasında bulunmuş olmakla birlikte; dosya kapsamında davacının 25. Sınıfta bulunan çekişme konusu “Giyim, ayakkabı” emtialarında söz konusu markayı davalıdan önce tescilsiz marka olarak kullandığını ya da ibare üzerinde üstün hakkı olduğunu gösterir herhangi bir delil bulunmadığı, davacı yanının sunduğu kullanım örneklerinin ise tarihsiz görsellerden ibaret olduğu, davacı tarafa ait ... adresinin web arşiv kayıtlarından yer verilmiş olup yapılan incelemelerde davaya konu markaya benzer mahiyette davacı tarafın “...” ibareli tescilsiz kullanımlarına rastlanılmadığı, bilirkişilerce yapılan sair araştırmalarda da davacı tarafın gerçek hak sahipliğini ispat eder delile ulaşılamadığının bildirildiği anlaşıldığından; somut uyuşmazlıkta davacının SMK’nın 6/3 maddesi uyarınca gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığı; Davacı yanın dosya kapsamına sunmuş olduğu deliller üzerinden yapılan incelemeler neticesinde 25. Sınıfta bulunan çekişme konusu “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri.” bakımından davacı yanın “...” markasının Birliğe üye bir ülkede maruf hale geldiğini, yani ... Sözleşmesinin 1’inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olduğunu ispata yeterli ve elverişli delil dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle; “...” markasının çekişme konusu 25. sınıf emtialar bakımından ... Sözleşmesi bağlamında tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı; SMK 6/4 koşullarının somut olayda oluşmadığı, Yine dosya kapsamındaki delillerden, davacı taraf markasının tanınmış marka olduğu, davalı markasının davacı tescilinden etkilenmesi, sulandırılması, itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi, davalı yanca haksız menfaat temin edilmesi olasılığının mevcut olduğunun somut deliller ile ispat edilememesi karşısında SMK 6/5. Maddenin uygulama şartlarının oluşmadığı; Davacının ticaret unvanı ... SAN. VE TİC. A.Ş. şeklinde olup, unvanın ayırt edici kısmı ... ibaresi olduğu, davalı marka başvurusu ise “...” şeklinde olup, davacının ticaret unvanı ile dava konusu marka farklı ibarelerden oluştuğu, bu kapsamda davacının ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının bulunmadığı; Dosya kapsamındaki delillerden kötüniyet iddiaları kapsamında davacı tarafından somut bir delil öne sürülmemiş olması sebebiyle 6769 sayılı SMK 6/9 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; SMK 6/9 şartlarının somut olayda oluşmadığı; Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile; ... 15.09.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, davaya konu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN KABULÜ İLE; ... 15.09.2022 tarih ve ... sayılı kararının İPTALİNE, Davaya konu ... sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 15.245,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 172,90-TL GİDER AVANSI :15.029,50-TL TOPLAM :15.245,40-TL