İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/414 E. 2024/470 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/414
Karar No
2024/470
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/414 Esas - 2024/470 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/414 KARAR NO : 2024/470

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 27/10/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin tescilli ve tanınmış “...” ve “...” markalarının sahibi olduğunu, ... markalı ürünleri 1969 yılından beri Türkiye’de sattığını, 80’den fazla ülkede satışı olduğunu, “...” tescilini 2000 yılında yapıldığını, müvekkil şirketin satış hacmi olarak Avrupa’nın en büyük 5. ve dünyanın en büyük 10. Bira şirketi olduğunu, ... sayılı “...” tanınmış markasının bulunduğunu, davalının kendi şöhretlerinden faydalanmak istediğini, ... tarafından 35. Sınıf mallar için ... sayılı “... ..." marka başvurusu yapıldığını, bu markanın kendileri tarafından tescilli markalarına benzer olduğunu, bu sebeplerle ... ... marka başvurusunun SMK 6/1, 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiğini, markalar arasında hem benzerlik hem mal/hizmet benzerliği hem de karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, ... ... markasının görsel, anlamsal, işitsel ve toplu intiba olarak benzer olduğunu, markada geçen ... ifadesinin müvekkilinin tanınmış ... ibaresiyle birebir aynı olduğunu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılabileceğini, bugüne kadar ...’nın “...” gibi markaları tümden reddettiğini, yaptıkları itirazlar sonucu “..., gibi marka başvurularının kısmen veya tümden reddedildiğini, dava konusu markada ... ifadesinin aynen ve esas unsur olarak kullanıldığını, 35. Sınıf hizmetlerinin aynı olduğunu, ... ...’in geçen yıl global cirosunun 15,3 milyar TL olduğunu, yurtdışı görevlerde 12 binden fazla çalışan olduğunu, ... ve ... ile anlaşmaları olduğunu, Pazar payının Türkiye’de %42 olduğunu, ... ... markasının haksız yarar sağlayabileceğini, tanınmış markanın karakterini zedeleyeceğini ve ayrıca SMK 5-1f uyarınca da dava konusu markanın iptal edilmesi gerektiğini, alkollü içecek malları üzerinde tescilli bir markanın bu mallar dışında başka bir mal veya hizmet üzerinde tescil edilemeyeceğinin 4250 sayılı ... Kanunu’nun 6. Maddesinin 9. fıkrası kapsamında açıkça hüküm altına alındığını, alkollü içecek ürünleri üzerinde tescil edilmiş bir markanın daha sonra başka ürünler üzerinde kullanılması veya tescil edilmesinin yasaklandığını, Dava konusu marka başvurusunun kapsadığı malların Müvekkilin itiraza dayanak markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle AYNI ve BENZER olduğunu, Müvekkilin itiraza gerekçe gösterilen “...” markaları 35. sınıfta itiraza konu marka başvurusunun kapsadığı mallara ilişkin satış hizmetlerini kapsayacak şekilde tescilli olduğunu, ortalama dikkat düzeyine sahip tüketicilerin bu markalardan birini, diğeri sanarak amaçladıklarından farklı ürün ya da hizmeti satın almalarının, en azından markaların sahibi olan şirketlerin arasında maddi ya da manevi bir bağlılık bulunduğu izlenimini edinmelerinin yüksek bir ihtimal olduğunu, müvekkilin ... markalarının hem ... Sözleşmesi’ne göre tanınmış markalar olduğunu, aynı ve benzer nitelikteki başvurulara karşı, aynı ve benzer mal/hizmetler bakımından korunması gerektiğini, markaların ayırt ediciliğini korumak ve sulandırılmasını (...) önlemek amacıyla, benzer markaların tescilinin reddedilmesi gerektiğini, toplam 6 ülkede, 21 bira fabrikası, 5 malt üretim tesisi, 1 şerbetçiotu işleme tesisi, 1 preform üretim tesisi ve ... operasyonlarını yürüttüğü 10 ülkede 26 şişeleme tesisi ile bölgesindeki en önemli üretici/satıcılardan biri olduğunu, müvekkilinin ... markalarının tanınmışlığı yanında basketbol takımının da sadece ülkemizde değil ... (...) başarıları sebebiyle ... markasının tanınmışlığına büyük katkı sağladığını, marka değerleme raporunda ... markasının 400 milyon USD ile Türkiye’de 17. Sırada olduğunu, ...’ye sunulan raporda ... markalı ürün satışının bir ayda 55 milyon adetten fazla olduğunu belirterek dava konusu 26.08.2022 tarih ve ... sayılı ... ... kararının iptaline; ... sayılı marka başvurusunun iptaline, tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; ... ... (...) ibaresine yönelik marka tescil başvurusunu gerçekleştirerek ... numaralı dosya ile kurum kayıtlarına işlendiğini, ... tarafından bahse konu marka tescil başvurusuna yönelik yapılan inceleme neticesinde mutlak ret nedenlerinden herhangi birinin bulunmaması nedeniyle yine kurum tarafından 27.02.2020 tarih ve 343 sayılı ...’nde yayımlandığını, ...'nde yapılan yayım akabinde davacı tarafça hiçbir haklı ve hukuki nedene dayalı olmaksızın yapılan itirazın, kurum tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde itirazın kısmen reddi ile dava konusu tescil mal ve hizmetler yönünden müvekkil taraf adına tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, bunun akabinde itirazların ... nezdinde taşındığını, müvekkilinin sektöre 2004 yılında girmiş olduğunu, 2015 yılından günümüze de davacı taraf ile herhangi bir lokasyon birlikteliği barındırmayan ... ilçesinde ... mağazası olduğunu, ... kelimesinin eski Yunan uygarlığı döneminde var olan ve günümüzde ... ili sınırları içerisinde yer alan bir antik şehir ismi olduğunu, ... kelimesi barındıran 1000'i aşkın marka tescili bulunduğunu, davacı taraf ile müvekkil tarafın faaliyet konusunun mal ya da hizmet alanının birbirinden çok farklı olduğunu, ortalama bir bireyde oluşabilecek bir yanılgı olamayacağını, iltibas ihtimalinin olmadığını, marka içeriğinde kullanılan motiflerin geleneksel Türk motiflerini canlandırdığını bahse konu markanın hiçbir surette davacı tarafa ait markayı akla getirmeyeceğini, markaların arasında görsel ve işitsel benzerlik olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddi akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalının 18.10.2019 tarih ve ... sayılı ibaresi için marka başvurusunu ... ... tarafından ...’nde ilanı üzerine davacının tescilli markalarına ve 6769 sayılı SMK’nın m. 6/1 ve 6/5 hükümlerine dayalı olarak tümden reddedilmesi için itiraz ettiği, davacının bu itirazının ... tarafından kısmen kabul edildiği (REDDEDİLEN MAL VE HİZMETLER SINIF KODU : 35 Reklamcılık. pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgiti hizmetler. ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (intemet sitesi) sağlama hizmetleri.Büro hizmetleri: sekreterlik hizmetleri. gazete aboneliği düzenleme hizmetleri. istatistiklerin derlenmesi. büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi. idaresi ve bu konular ile ilgili danışman hk. muhasebe ve mali müşavirtik hizmetleri. personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi. personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme, başkası adına fatura yatırma. vergi yatırma. trafik işlemleri gibi iş takibi) hİzmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.), başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 18/10/2019 tarihinde ... markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan markalar bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nca sayılı markaların ‘32. SINIF: Biralar’ mallarında kullanımının ispatlandığının tespit edildiği, ... tarafından ... kararında kullanım ispatıyla ilgili olarak yapılan değerlendirmenin uygun olduğunun ifade edildiği, ... nezdinde Davacının tekrar itiraz ettiği, bu itiraz sonucunda huzurda dava konusu edilen 26.08.2022 tarih ... sayılı ... kararıyla; ''... başvuru numaralı ‘... ...’ ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ..., ... sayılı ‘...’, ‘...’, ‘...’, ‘...’, ‘... , ...’ ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 ile birlikte 6/5 maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 18/10/2019 tarihinde ... markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla anılan markalar bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nca sayılı markaların ‘32. SINIF: Biralar’ mallarında kullanımının ispatlandığı tespit edilmiştir. Kurul da, ... kararında kullanım ispatıyla ilgili olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görüşünde olup itiraz konusu ... kararını bu yönüyle yerinde bulmaktadır. Bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde SMK m. 6/1 incelemesine geçilmiştir. 6769 s. Kanun'un 6(1) fıkrası ‘Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.’ hükmünü içermektedir. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma olasılığını ortaya çıkartır. Karıştırılma olasılığı, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, markaların ve malların veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Karıştırılma olasılığına ilişkin bütüncül değerlendirme yapılırken, ihtilafın konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği, işaretlerin bütün olarak oluşturdukları izlenim esasında incelenmelidir, ancak bu yapılırken işaretlerin ayırt edici ve baskın unsurları özellikle dikkate alınmalıdır. Karıştırılma olasılığına ilişkin genel değerlendirmede, malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin markalara ilişkin algısı belirleyici etkiye sahiptir. Bu bağlamda, ortalama tüketiciler markayı genellikle bütün olarak algılar ve markanın çeşitli detaylarına ilişkin kapsamlı bir analize girişmez. Karıştırılma olasılığına ilişkin bütüncül değerlendirmede, ilgili malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı varsayılır. Bununla birlikte, ortalama tüketicilerin farklı markalar arasında doğrudan bir karşılaştırma yapma şansına nadiren sahip olduğu, bunun yerine markaların zihninde kalan tam olmayan imajını (hatırasını) esas aldığı faktörü dikkate alınmalıdır. Buna ilaveten, ortalama tüketicilerin dikkat seviyesinin, ihtilafa konu malların veya hizmetlerin niteliğine göre değiştiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Önceki tarihli markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılmanın ortaya çıkması olasılığı da artar. Bu nedenle, ayırt edici gücü, tabiatı gereği veya piyasada sahip olduğu bilinirlik (ün) nedeniyle, daha yüksek olan markalar, ayırt edici gücü düşük olan markalara kıyasla daha geniş korumadan yararlanırlar. Bu nedenle, karıştırılma olasılığının varlığı araştırılırken önceki markanın ayırt edici gücü ve özellikle sahip olduğu bilinirlik (ün) dikkate alınmalıdır. Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirir. Karşılaştırma, ihtilaf konusu markaların her birini bütün olarak inceleyerek yapılmalıdır, ancak bazı durumlarda, bileşke markayı oluşturan öğelerden biri, bileşke markanın kamunun ilgili kesiminde yarattığı bütüncül algıda baskın konumda bulunabilir. Karıştırılma, ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan incelemede, Kurul; kısmi ret kararı sonrası başvuru kapsamında kalan hizmetler ile muteriz markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin farklı tür mal ve hizmetler olması hususunu dikkate alarak, başvuru kapsamında kalan hizmetler bakımından ‘... ...’ ibareli başvuru ile ... ibareli itiraz gerekçesi markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna ulaşmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi bakımından yapılan incelemede ise ‘Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.’ hükmüne amir olup somut olay açısından, itiraza konu ‘... ...’ ibareli başvuruda kalan ‘Sınıf 35:Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar.Seccadeler.Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler.Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)’ hizmetleri için tescilinin, ‘...’ markasının tanınmışlığı ile ilgili olarak 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşturmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir...” gerekçesine yer verilmek suretiyle, itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. 1.Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: 1. Dava konusu “... ...” ibareli davalı markasının 6769 sayılı SMK’nun 5/1-f bendi anlamında halkı yanıltıcı bir marka işareti olmadığı, 2. Karşılaştırılan işaretler arasında, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan bir benzerlik olsa bulunduğu gibi davaya mesnet olan özellikle ... sayılı davacının markasının kapsamındaki 27. Sınıftaki mallar ille dava konusu markanın kapsamında kalmış olan hizmetler açısından ilişkili olma şartının gerçekleşmiş olması nedeniyle SMK 6/1 şartlarında karşılaştırılan markalar arasında, karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu, 3. Davacının mesnet olan markalarının “ALKOLLÜ İÇECEK” mallarında yaygın tanınmışlığının olduğu ancak dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar.Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler.Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler yönünden SMK 6/4 ve 6/5 kapsamında “tanınmış marka” iddialarının oluşmayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. 1.Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen EK RAPORDA özetle: -Kök Rapordaki tespit ve değerlendirmelerde değiştirmeleri gerektirecek bir husus bulunmadığı, -Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında dava konusu markanın 35. Sınıfta yer alan Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” ... ve ... tarafından başvurudan çıkartıldığı, -Gerek kök raporda gerekse iş bu ek raporda dava konusu markanın başvuru kapsamında yer alan 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar.Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler.Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerin davaya mesnet olan ... sayılı markanın tescil kapsamında yer alan mallar ile tanınmışlıktan kaynaklı ilişikli olması nedeniyle 6/1 maddesi anlamında bu mallar bakımından iltibas oluşacağı, -Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiası ispata elverişli delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu, bildirilmiştir.

2. Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: - Dava konusu başvuru ile davacı yanın dayanak markalarından ... sayılı markasının, dava konusu olan “( 35-05 ) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” Emtiaları bakımından benzerlik taşıdığı, - Ayrıntıları rapor kapsamında açıklandığı üzere emtialar arasındaki benzerlik ile birlikte işaretler arasındaki benzerlik bir arada değerlendirildiğinde, iltibas riskinin mevcut olduğu, - Davacı yanın “...” markası SMK m. 6/5 kapsamında tanınmış marka statüsüne haiz olmakla birlikte dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden ilgili düzenlemenin koşullarının, rapor içerisinde açıklanan detaylı gerekçeler nedeniyle, davacı lehine oluşma riski bulunmadığı, - Başvurunun SMK m. 5/1-f kapsamında kalan bir işaret olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde mutlak ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1-f maddesi uyarınca, mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, coğrafi kaynağı gibi durumlara ilişkin yanıltıcılığı kapsamaktadır. 5/1(f) hükmünün uygulamasında, ilgili işaret nedeniyle tüketicinin yanılma ihtimalinin gerçekten bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Bu çerçevede, mal ve hizmetin niteliği, satış noktası ve olası tüketici kesiminin özellikleri de dikkate alınır. Başvurunun 5/1(f) maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için işaretin halkı yanıltıcı nitelikte olması yeterli olup başvuru sahibinin yanıltma, aldatma kastıyla hareket edip etmediğine bakılmaz. Yanıltıcılık değerlendirmesi somut olayın özelliklerine göre her başvurunun kendi özel koşulları dikkate alınarak yapılır. Bir işaretin ilgili tüketici kesimi açısından yanıltıcı olup olmadığının tespitine ilişkin olarak aşağıda yer alan sistematik takip edilir: i) İşaret, ürünün herhangi bir özelliği, kalitesi, görevi, bileşimi veya kullanımı konusunda yanıltıcı bir ibare içeriyor mu? sorusunun cevabı aranır. Cevap hayır ise, 5/1 (f) bendi kapsamında ret koşulları oluşmaz. Cevap evet ise ikinci aşama olarak aşağıda yer alan sorunun cevabı aranır. ii) İlgili tüketiciler bu yanıltıcı ibare dolayısıyla gerçekten yanılabilir mi? Buna göre, tescili talep edilen mallar veya hizmetler dikkate alındığında, yanıltıcı ibare nedeniyle ilgili tüketicinin yanılabileceği yönünde bir kanaat oluşması durumunda başvurunun yanıltıcı olabilecek mallar ve/veya hizmetler için reddine karar vermek gerekecektir. İlgili tüketicilerin yanılabileceği yönünde kanaat oluşması için ise başvurunun eşya listesinde yer alan mal ve hizmetlerin özellikleriyle marka örneğinde yer alan işaretler arasında açık ve belirgin bir zıtlık olması ve işaretin bu açık ve belirgin zıtlık nedeniyle ilgili tüketiciler açısından yanıltıcı olmasının kaçınılmaz olması gerekir. Kural olarak, başvuru sahibinin basiretli tacir gibi hareket edeceği ve tescilini talep ettiği işareti gerçekten ilgili özellikleri taşıyan ürünler üzerinde kullanacağı kabul edilir. Örneğin, (...) Açık belirgin zıtlık prensibi kapsamında değerlendirilebilecek diğer bir duruma örnek olarak “doğal – suni/yapay” ayrımı gösterilebilir. Bu durumda başvuru örneğinde “doğal” ibaresinin yer alması, buna karşın başvurunun eşya listesinde “suni çim” gibi doğal olmayan emtiaların olması durumunda da ilgili mallar 5/1(f) bendi gereğince redde konu olacakken, başvuru listesinde sadece “çim” yazması halinde ise 5/1(f) bendi gereğince ret kararı verilmeyecektir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ...sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı yanın dayanak markalarından ... sayılı markaları yönünden ileri sürülen kullanmama def’i kapsamında, bahsi geçen markaların bir kısmının hiç kullanımının ispatlanamadığı bir kısmının ise sadece “biralar” emtialarında kullanımlarının ispatlandığı yönündeki Kurum kararının yerinde olduğu, davacı tarafça sunulan delillerin birçoğunda tarih bilgisi dahi yer almadığı, 15.09.2019, 25.10.2018, 23.08.2017, 29.06.2016, 29.06.2015, fatura içerikleri ve tarih bilgisi taşıyan 2017-2018-2019 yılı sürdürülebilirlik raporları, 18.01.2018 tarihli haber içeriği delillerin ise “bira” emtialarına yönelik tanıtım dokümanları, faaliyet raporları ve satış faturaları olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bahsi geçen markaların hiçbiri uyuşmazlık konusu 35.05 alt grubunda 27. Sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerini kapsamadığı gibi aynı tür ya da benzer mal ve hizmetleri de kapsamamaktadır. Bu bağlamda sadece anılan markalar dışında kalan markalara yer verilmek suretiyle emtia karşılaştırması yapılmıştır. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

... ...+...

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamında ... kararı sonrasında kalan 35.05 alt grubunda 27. Sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerinin, davacı yanın önceki tarihli markalarının hiçbiri kapsamında yer almadığı, davacı yanın ... sayılı markası kapsamında doğrudan 27. Sınıftaki malların yer aldığı, bu durumda dava konusu başvuru ile davacı yanın dayanak markalarından ... sayılı ... ... markasının, dava konusu olan “( 35-05 ) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” emtiaları bakımından benzerlik taşıdığı görülmüştür. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu marka başvurusunun ... ...+... şeklinde bir görsele haiz olup görselin geneline hakim altın sarısı renk tonunda, üst kısmında Osmanlı veyahut ... kültüründe sıkça kullanılan türden motiflerin yer aldığı bir logo alt kısımda ise “...” ve “...” kelimelerinden oluştuğu, “...” kelimesinin uyuşmazlık konusu emtialar yönünden doğrudan cins/çeşit belirtir niteliği itibariyle bütünsel ayırt ediciliğe bir katkı sağlamadığı, “...” kelimesinin “...'nun batı kıyısında, bugünkü ... ilinin ... ilçesinin üç kilometre güneybatısında yer alan dünya çapında bilinen antik bir şehrin adı olduğu, Türkçe başkaca bir anlama sahip olmadığı, dava konusu markanın münhasıra asli unsurunun bu ibare olduğu, zira markadaki gerek anlamsız .../motif bütünlüğünün sadece dekoratif bir katkı sağlaması gerekse de “...” sözcüğünün zaten ayırt ediciliğinin olmayışından kaynaklı dava konusu marka “...” sözcüğünü esas olarak içerdiği anlaşılmaktadır. Davacı markalarının incelenmesinde; davacının iltibas değerlendirmesi yönünden dikkate alınabilir tek markasının ... sayılı ... ... olduğu, marka incelendiğinde, ... ... şeklindeki markanın hiçbir şekli unsur içermediği, marka örneğinin lacivert renkte tasarlandığı, dava konusu markada da yer alan “...” sözcüğünün birebir ve bağımsız ayırt edici karakterde bu markada da kullanıldığı, markanın ön sesindeki “...” kelimesinin “Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Küçük Asya” anlamına gelen, esasen üzerinde yaşadığımız coğrafyayı tanımlayan, bu nedenle de bulunduğumuz coğrafyada gerçekleştirilen üretimlere dönük tüketiciye bir algı yaratmak adına ticaret hayatında çok yaygın kullanımı bulunan ve yerli olma, yöresel/kırsal/doğal olma, kendi topraklarımızın ürünü olma algısını tüketiciye yansıtmak amacıyla tercih edilen bir sözcük olduğu, münhasıran ayırt ediciliğinin de bu nedenle zayıf olarak değerlendirmesi yapılabilecek bir kelime olduğu, davacı markası bütün olarak “... ...” şeklinde bir algı yaratacak olmakla birlikte “...” kelimesinin varlığını korumakta olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "... ..." esas ibareli markalar ile davalının "... '' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; her iki markanın da ... İBARESİNİ birebir içerdiği, ... ibaresinin mutlak olarak markasal nitelik gösterdiği, sair unsurların zayıf karakterli olduğu, markaların görsel olarak ... kelimesinden kaynaklı düşük, işitsel olarak yüksek düzeyde benzer; kavramsal olarak da benzerliğin bulunduğu, markalardaki işaretlerin farklılaşmasının markalardaki benzerliği ortadan kaldırmayacağı, davacının ... ... markasında ... ibaresinin ticaret hayatında sıkça kullanılan bir ibare olduğu, markadaki ''...'' ibaresini geri planda bırakacak bir niteliğinin bulunmadığı, markaların benzeyen emtialar yönünden ... sözcüğünün sahip olduğu özgünlük ve ayırt edicilik düzeyinin işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesi bakımından yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... '' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında ( 35-05 ) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetleri bakımından SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, Davacı yanın ... sayısı ile tanınmış markalar sicilinde kayıtlı “...” ibareli markasının bulunduğu, davacının mesnet olan markasının “ALKOLLÜ İÇECEK” mallarında yaygın tanınmışlığının olduğu ancak dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar.Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler.Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler yönünden SMK 6/4 ve 6/5 kapsamında “tanınmış marka” iddialarının oluşmayacağı, davacı yanın markaları güçlü bir ayırt edici güce sahip olmakla birlikte bu düzeyde geniş bir korumadan yararlanmasının mümkün olmayacağı, uyuşmazlık konusu markanın tescili kapsamında yer alan mal grubunda, tüketicinin “...” markaları ile karşı karşıya kalması halinde herhangi bir şekilde davacı markalarının zihninde çağrışmayacağı, dolayısı ile tanınmışlık temelli bir tescil engelinin somut olayda mevcut olmadığı, SMK 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı, Öte yandan davacının 5/1-f iddiası ile ilgili olarak; uyuşmazlık konusu başvuru incelendiğinde, dava konusu başvurunun bütünsel anlamda bıraktığı algı itibariyle, söz konusu düzenleme kapsamında aranılan “mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı vb. hususlarda mal veya hizmet ile ilgili halkı yanıltıcı” nitelikte bir ibare olarak algılanma ihtimali bulunmadığı, “...” ibaresinin bir antik kent adı olmasının, dava konusu marka kapsamında gerçekleştirilecek satış hizmetlerine konu emtiaların bu antik kentte üretildiği veyahut anılan antik kentin bu ürünleri ile meşhur olması nedeniyle tüketici nezdinde bu coğrafi bölgenin ürünleri olduğu yönünde bir algının oluşma tüketici nezdinde oluşma ihtimalinin dahi bulunmadığı, davacı yanın 4250 sayılı mevzuat ve Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde ileri sürdüğü itirazların SMK m. 5/1-f koşullarını kendiliğinden ortaya çıkarmayacağı gibi “...” ibaresinin anlamı itibariyle de bu çerçevede değerlendirilebilir işaretlerden olmadığı, 5/1-f koşullarının somut olayda oluşmadığı, kabul edilmiştir. ''SMK m.25/1 hükmüne göre; SMK m.5 ve m.6 hükmünde sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.'' hükmü uyarınca SMK 6/1 maddesi anlamında ... sayılı markanın “( 35-05 ) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetleri bakımından hükümsüzlüğü koşullarının da somut olayda oluştuğu, kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE 26.08.2022 tarih ... sayılı ... kararının “( 35-05 ) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetleri bakımından İPTALİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Hükümsüzlük bakımından ... sayılı markanın “( 35-05 ) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum).Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE SİCİLDEN TERKİNİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 17.699,4‬0-TL yargılama giderinin takdiren 10.000,00-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 172,90-TL GİDER AVANSI :17.526,50-TL TOPLAM :17.699,4‬0-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/414, K. 2024/470, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-414-e-2024-470-k-9ad793d1ef37