İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/325 E. 2026/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/325
- Karar No
- 2026/496
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/325 KARAR NO : 2026/496
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/11/2016 KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.11.1978 doğumlu ..., 04.09.2013 tariinde babası ... ile birlikte ... da bulunan alanis otele tatil amacıyla geldiğini, tatillerinin ikinci günü davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı Ticari otobis ile yaya geçidinden geçiş yapmakta olan ...' a çarptığını ve ağır yaralanan ... ambulansla kaldırıldığı ...Hastanesinde tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayıp hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelişinde ... plakalı ticari otobüs sürücüsü ...' in 2918 sayılı yasanın 84. Maddesinde yer alan sürücülere ait diğer kusurlardan yaya geçidine yaklaşırken sürücüler araçlarını yavaşlatmamak ve karşı tarafa geçen yayalara ilk geçiş hakkını vermemek kusurunu işlediğinden Asli Kusurlu olduğunu, Trafik kazasından oğlu ...' in vefat etmesi nedeniyle müvekkili ... için 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tzaminat tutarının belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000-TL tazminatına mahkum edilmesini, ... ve davalı işleten ... Ltd. Şti. Yönünden olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş. Bakımından ise poliçe tutarıyla sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılardan alınıp davacıya ödenmesini, kaza yapan ... plakalı aracın halen davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, şirket adına kayıtlı diğer araçların trafik kaydına üçüncü şahıslara devrine engel olmak üzere teminazsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesini özetle; olaya karışan ... plaka sayılı araç ile ilgili müvekkili şirket tarafından 14.03.2013-14.03.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu zorunlu mali sorumluluk poliçesi tanzim edildiğini, müvekkili şirketin işbu poliçe sebebiyle sorumluluğ upoliçe limitleri ve ilgili araç sürücüsünün kusurlu bulunması ve oranıyla orantılı olarak üçüncü kişilerin uğradığı gerçek zararlarla sınırlı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete verilen gelir gelgesinde kaza tarihi itibariyle çalışmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere herhangi bir hesaplama durumunda baz alınabilecek ücret kaza tarihi itibariyle ... geçerli asgari ücret 5.205 Ruble olduğunu, hesaplamanın bu tutar üzerinden yapılması gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinde 37 yaşında olduğnuu, kendisinin davacıya destek olduğuna dair hiçbir belge ve bilgi olmadığını, açıklanan ve resen takdir olunacak sebeplerle sair delil sunma, cevap ve itiraz haklarının saklı kalması kaydı ile haksız ve dayanaktan yoksun davanın müvekkili şirket yönünden tamamen reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava konusu uyuşmazlık, davacının desteği olduğu iddia olunan müteveffa ...'in ölümü sebebiyle davalı sigorta şirketi sigortalısı davalı sürücü ve araç sahibinin sorumlu olup olmadıkları, tazminat miktarı noktasında toplanmıştır. Mahkememizce 2...esas... karar sayılı 30/01/2019 tarihli kararı ile, "Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas No: .... ve Karar No : ... sayılı ilamında "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. " içtihadına yer verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas No: ..., Karar No:... sayılı ilamında da"Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ... E.,... K. sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve ... E....K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve ... E. -... K. sayılı ilamı)." içtihadına yer verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas No:..., Karar No: ... ve 20.4.2017 tarihli kararında "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). " açıklamasına yer verilmiştir. Dosyada muhteviyatı doğrultusunda ...'lı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olması 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85/1 maddesi uyarınca kusur oranında ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde bir zarar olması, davalı sürücü yanında, davalı araç işleten şirketinde de yukarıda yer verilen açıklamalar gereği sürücünün kusurundan sorumluluğu, sebebiyle davacılar desteğinin yaşamını yitirmesi, dosyada mevcut veraset ilamı, davacının dosyada mevcut ceza yargılaması dosyası olan ... 2. ASCM ...sayılı dosyasında yer alan beyanları ve bu dosyada davacının müteveffanın babası olduğunun tüm dosya kapsamı ve belgelerden anlaşılıyor oluşu nedeniyle destekten yoksun kaldıkları anlaşılmakla ve poliçe limiti bakımından bilirkişilerce hesaplanan miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile 1-Davanın KABULÜ ile, 2-Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre hesaplanan 153.076,47 TL tazminat bedelinin davalı sigorta şirketi ... Sigorta için 14.12.2015 tarihinden, davalı Bayram için kaza tarihi olan 05.09.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber, diğer davalı ...AŞ bakımından kaza tarihi olan 05.09.2013 tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiş, hükme karşı davalı... A.Ş. vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf talebi bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... esas ve ... karar sayılı 14/04/2022 tarihli kararı ile "Dosya içeriğinden; ... vatandaşı olan ve orada yaşayıp gelir elde eden desteğin, tatil için ...'ya geldiği ve bu sırada trafik kazası sonucu vefat ettiği anlaşılmakta olup, her ne kadar dosyaya, desteğe ait bir takım gelir belgeleri sunulmuş ise de; desteğin ... vatandaşı olarak elde ettiği gerçek gelirinin ne olduğu, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca davacıya mirasçısı olması sıfatı ile ve bu ölüm olayı nedeniyle her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği miktarı esas alan rapordaki belirlemeye dayanılarak karar verilmesi isabetli olmamıştır. Hal böyle olunca da; desteğin gelirinin tam olarak tespit edilmesi, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca davacıya mirasçısı olması sıfatı ile ve bu ölüm olayı nedeniyle her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise nedeninin araştırılması ve bu suretle toplanan ve toplanacak delillere göre konusunda uzman aktuer bilirkişi marifetiyle tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, bunların yapılmaması doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " gerekçesi ile, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, karar verilerek yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir. Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda araştırmalar yapılmış, ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış, istinabe yapılmış, Mahkememizce aktüer bilirkişilerden raporlar alınmıştır. Mahkememizce Aktüer bilirkişi ...'tan alınan 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; SONUÇ: Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkin olduğunu, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğunu, Maddi Zarar; 05/09/2013 tarihinde destekçi ...’ in vefatı sonrasında; Davacı babası ...’ in; toplam DYK zararının 381.821,10 TL olduğunu, davalı tarafın olayın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda güncel destek zararının 286.365,82 TL olduğunu, ancak; işbu raporda asgari ücretlerdeki artışın kamu düzeni gereği olduğu ve usulü kazanılmış haklar içinde değerlendirilemeyeceğinin kabulü ile hesaplama yapılmış olsa da nihai olarak, davacının davacı vekilinin istinaf başvurusu yapmadığı ve kararda belirtilen tutar yönünden / azami olarak talep edilebilecek tutar davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunun bir başka değişle davalılardan talep edilebilecek azami tutarın 153.076,47 TL olabileceğinin hukuki takdirinin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce Aktüer bilirkişi ...'dan alınan 27/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında yer verilen bilgi ve belgeler, Yüksek Mahkeme kararları ile Mahkeme ara kararı gözetilmek suretiyle, müteveffa ...’un ücretinin asgari ücret tutarında olduğu kabul edilerek hesaplama yapılacağını, Yasa gereğince poliçenin kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm teminat limiti 250.000,00 TL olduğunu, Mahkemenin ... E. sayılı dosyası ile verilen hükme esas alınan 28.03.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda, PMF-1931 yaşam tablosu kullanıldığını, davacı tarafından işbu bilirkişi raporuna itiraz edilmediği gibi dava konusu talep artırıldığını, Mahkeme kararına ilişkin ise istinaf talebinde bulunulmadığını, bu durumda davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşup oluşmadığının takdir ve değerlendirmesi Mahkemeye ait olduğunu, Sonuç ve Kanaat: Seçenek: PMF 1931 Yaşam Tablosuna Göre: Toplam 1. Seçenek 28.03.2018 Tarihli Bilirkişi Raporunun Düzenlendiği Dönemde Geçerli Asgari Ücret Tutarına Göre: 37.844,05 TL olduğunu ve 2. Seçenek Güncel Asgari Ücret Tutarına Göre: 239.810,32 TL olduğunu, Seçenek: Trh 2010 Yaşam Tablosuna Göre: Toplam 1. Seçenek 28.03.2018 Tarihli Bilirkişi Raporunun Düzenlendiği Dönemde Geçerli Asgari Ücret Tutarına Göre: 44.027,52 TL olduğunu ve 2. Seçenek Güncel Asgari Ücret Tutarına Göre: 348.099,60 TL (Teminat limiti 250.000 TL) olduğu bildirilmiştir. İddia, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'in 04.09.2013 tarihinde babası ... ile birlikte ... da bulunan ...'e tatil amacıyla geldiğini, tatillerinin ikinci günü davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ticari otobüs ile yaya geçidinden geçiş yapmakta olan ...'a çarptığını, ağır yaralanan ...'in ambulansla kaldırıldığı ...Hastanesi'nde tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayıp hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı ticari otobüs sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunu belirterek, trafik kazasında oğlu ...'in vefat etmesi nedeniyle müvekkili ... yararına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000-TL maddi tazminatın ... ve davalı işleten ...Ltd. Şti. yönünden olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalı .... Sigorta A.Ş. bakımından ise poliçe tutarıyla sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili daha sonra davasını ıslah ederek 153.076,47-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı Güneş Sigorta vekili cevap dilekçesini özetle; olaya karışan ... plaka sayılı araç ile ilgili müvekkili şirket tarafından 14.03.2013-14.03.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu zorunlu mali sorumluluk poliçesi tanzim edildiğini, müvekkili şirketin bu poliçe sebebiyle sorumluluğunun poliçe limitleri ve ilgili araç sürücüsünün kusurlu bulunması ve oranıyla orantılı olarak üçüncü kişilerin uğradığı gerçek zararlarla sınırlı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete verilen gelir belgesinde kaza tarihi itibariyle çalışmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere herhangi bir hesaplama durumunda baz alınabilecek ücretin kaza tarihi itibariyle Rusya Federasyonunda geçerli asgari ücret 5.205 Ruble olduğunu, hesaplamanın bu tutar üzerinden yapılması gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinde 37 yaşında olduğunu, kendisinin davacıya destek olduğuna dair hiçbir belge ve bilgi olmadığını belirterek, haksız ve dayanaktan yoksun davanın müvekkili şirket yönünden tamamen reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda,Mahkememizce ... esas ... karar sayılı 30/01/2019 tarihli kararı ile, 1-Davanın kabulü ile, 2-Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre hesaplanan 153.076,47 TL tazminat bedelinin davalı sigorta şirketi ... Sigorta için 14.12.2015 tarihinden, davalı ... için kaza tarihi olan 05.09.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber, diğer davalı ... AŞ bakımından kaza tarihi olan 05.09.2013 tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karara karşı yasal süresi içerisinde davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ...esas ve ... karar sayılı 14/04/2022 tarihli kararı ile "Dosya içeriğinden; Rusya Federasyonu vatandaşı olan ve orada yaşayıp gelir elde eden desteğin, tatil için ...'ya geldiği ve bu sırada trafik kazası sonucu vefat ettiği anlaşılmakta olup, her ne kadar dosyaya, desteğe ait bir takım gelir belgeleri sunulmuş ise de; desteğin ... vatandaşı olarak elde ettiği gerçek gelirinin ne olduğu, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca davacıya mirasçısı olması sıfatı ile ve bu ölüm olayı nedeniyle her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği miktarı esas alan rapordaki belirlemeye dayanılarak karar verilmesi isabetli olmamıştır. Hal böyle olunca da; desteğin gelirinin tam olarak tespit edilmesi, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca davacıya mirasçısı olması sıfatı ile ve bu ölüm olayı nedeniyle her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise nedeninin araştırılması ve bu suretle toplanan ve toplanacak delillere göre konusunda uzman aktuer bilirkişi marifetiyle tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, bunların yapılmaması doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " gerekçesi ile, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiştir. Mahkememizce istinaf mahkemesi kararına uygun gerekli araştırmalar yapılmış, aktüer bilirkişi raporları alınmıştır. Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemine ilişkindir. 05/09/2013 günü davalı ...'in; sevk ve idaresindeki diğer davalının işleteni olduğu, davalı ... A.Ş'ye ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı ticari otobüs ile yaya geçidinden geçiş yapmakta olan destek ...'a çarpması sonucu yaralanmasına, müteakip ölümüne sebep olduğu, davacının; aracın sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketi aleyhine, destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemiyle görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmıştır. 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı sürücü ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yakını müteveffa yaya ... %25 oranında kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat tutarının 153.076,47-TL olduğu tespit edilmiştir. İstinaf mahkemesince, iş bu rapordaki kusur tespiti yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, aktüer tespit ve hesaplamaların eksik araştırma ve bilgi ile yapıldığından bahisle mahkememizin önceki kararı kaldırılmıştır. Davacı vekilince, mahkememiz önceki kararı öncesinde 24.09.2018 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadan 153.076,47-TL üzerinden davanın ıslah edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, istinaf mahkemesi kararında belirtilen eksiklikler giderilerek Aktüer bilirkişi ...'dan alınan 27/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre, müteveffa ...'un ücretinin asgari ücret tutarında olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamalar kapsamında, Yasa gereğince poliçenin kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm teminat limiti 250.000,00 TL olduğu, Mahkemenin... E. sayılı dosyası ile verilen hükme esas alınan 28.03.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda, PMF-1931 yaşam tablosu kullanıldığı, PMF 1931 Yaşam Tablosuna Göre: Toplam 1. Seçenek 28.03.2018 Tarihli Bilirkişi Raporunun Düzenlendiği Dönemde Geçerli Asgari Ücret Tutarına Göre: 37.844,05 TL olduğu ve 2. Seçenek Güncel Asgari Ücret Tutarına Göre: 239.810,32 TL olduğu, Seçenek: Trh 2010 Yaşam Tablosuna Göre: Toplam 1. Seçenek 28.03.2018 Tarihli Bilirkişi Raporunun Düzenlendiği Dönemde Geçerli Asgari Ücret Tutarına Göre: 44.027,52 TL olduğu ve 2. Seçenek Güncel Asgari Ücret Tutarına Göre: 348.099,60 TL (Teminat limiti 250.000 TL) olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilince, bu bilirkişi raporunun PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Güncel Asgari Ücret Tutarına Göre: 239.810,32 TL olduğu tespitleri kapsamında davadaki talep ettikleri tazminat miktarı 239.810,32 TL'ye artırılmıştır. Mahkememizce, İstinaf mahkemesi kararında açıkça ilk rapor tarihindeki verilerin baz alınacağının PMF 1931 Yaşam Tablosu dışında bir tabloya göre hesaplama yapılacağı belirtilmemiş olduğu göz önüne alınarak davacı tarafça, aktüer bilirkişi tarafından PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Güncel Asgari Ücret Tutarına Göre tespit edilen 239.810,32 TL tutarında tazminat talep edilebileceği, davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün (davalı sigorta şirketine 01.12.2015 tarihinde başvurulması, bu tarihe 8 gün ilavesi ile) 10.12.2015 tarihinde oluştuğu, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 05.09.2013 tarihinde oluştuğu, kazaya sebep olan aracın ticari araç olması nedeniyle temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi talep edilebileceği değerlendirilmekle birlikte, usulü kazanılmış haklarında gözetilmesi gerekmiştir. Bu kapsamda, davacı vekilince, mahkememiz önceki kararı öncesinde 24.09.2018 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadan 153.076,47-TL üzerinden davanın ıslah edildiği, mahkememizce önceki kararın bu miktar üzerinden verildiği, davacı tarafça mahkememizce verilen kararın istinaf edilmediği, davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, davacı tarafça 02.04.2026 tarihinde sunulan talep artırım dilekçesine itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Usuli kazanılmış haklar göz önüne alındığında, davacının, 153.076,47 TL destekten yoksun kalma tazminat bedelini, davalı sigorta şirketi ... A.Ş bakımından 14.12.2015 tarihinden, davalı ... ve davalı ...Ltd. Şti bakımından kaza tarihi olan 05.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği, davacının fazlaya dair isteminin ise yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenler ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 153.076,47 TL destekten yoksun kalma tazminat bedelinin, davalı sigorta şirketi ... A.Ş bakımından 14.12.2015 tarihinden, davalı ... ve davalı ...Ltd. Şti bakımından kaza tarihi olan 05.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.456,65-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin, tamamlama ve ıslah yoluyla yatırılan 1.369,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.087,45-TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin, tamamlama ve ıslah yoluyla yatırılan 1.369,20-TL'nin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı parası, 1.206,25 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 16.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.835,45 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 11.384,78 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalılar ... Şirketi ve ... Ltd. Şti. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı ... yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23/06/2026
Katip ¸
Hakim ¸