İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/234 E. 2024/873 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/234
Karar No
2024/873
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/234 Esas - 2024/873 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/234 Esas KARAR NO : 2024/873

DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/11/2016 KARAR TARİHİ : 20/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/05/2015 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki 27 V 9404 plakalı motosikletine, plakasını tespit edemediği başka bir motosikletin kendisine çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, kendisine çarpan ve kaza mahalinden kaçan diğer motosiklet sürücüsünün paket servisi yapan bir kişi olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kaza tespit tutanağında kazaya karışan diğer motosikletin kazaya karışıp karışmadığının tespit edilemediğini, müvekkilinin dava konusu kaza ile ilgili olarak daha önce davalı Güvence Hesabına başvurduğunu, müvekkiline bir miktar ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin müvekkilinin kazada %70 kusurlu olduğu varsayımına dayanılarak hesaplandığını, ancak hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu trafik kazasında kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle kusur oranının belirlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 1.500,00 TL kalıcı maluliyet olmak üzere toplam 1.600,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının davadan önce başvurusu üzerine tüm zararlarının karşılandığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın tespit edilmediğinin ispatı gerektiğini, kusur ve maluliyet durumunun tespiti gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunması halinde zarar miktarından indirim yapılması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davalıdan hasar dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacının davadan önce davalıya başvurusu üzerine davacıya 23/06/2016 tarihinde 13.412,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme yapılması nedeniyle davacı tarafça davalının ibrasına ilişkin "MAKBUZ VE İBRANAME" başlıklı belgenin düzenlendiği anlaşılmıştır. ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabından davacıya dava konusu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/101573 sayılı dosyasında başlatılan soruşturma sonucu dava konusu kaza ile ilgili olarak tüm araştırmalara rağmen şüphelilerin tespit edilememesi nedeniyle daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacının geçici ve sürekli iş görmezlik durumunun tespiti için ... Ünv. Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 08/09/2017 tarihli raporda; davacı ...'in 14/06/2015 tarihli yaralanması neticesinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak yapılan değerlendirmede, vücut genel çalışma güçünden %6.3 oranında kaybettiği, altı ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı bildirilmiştir. İtiraz üzerine ve kaza tarihi gözetilerek Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre yeniden değerlendirilme yapılmak üzere ... Ünv. Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 19/02/2019 tarihli raporda; davacının kazadan dolayı özür oranının %8 olduğu, altı ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı mütala olunmuştur. Kusur oranlarının belirlenmesi yönünde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 29/08/2018 tarihli raporda; davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki motosikleti ile şeridini takiben seyrini sürdürdüğü esnada karşı istikametten şerih ihlali yaparak seyir halinde olan motosikleti ile karşı şerit içerisinde kalacak şekilde uygun fren ve direksiyon tedbiri almadığı kazada %30 oranında kusurlu olduğu, tespit edilemeyen araç sürücüsü sevk ve idaresindeki motosikleti ile şeridini takiben müteyakız bir şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip karşı istikamet şeridine girip şerit ihlali yaparak seyrini sürdürdüğü ve şeridinde seyir halinde olan aracın seyir durumu bozarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda %70 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Cismani zararın belirlenmesi yönünden aktüer bilirkişiye tevdi olunmuş, 16/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda; belirlenen vücut özür oranı , geçici iş göremezlik süresi, kusur durumu gözetilerek yapılan değerlendirmede, Güvence Hesabı tarafından davacıya %4 maluliyet oranına göre toplam 13.412,00 TL ödeme yapıldığı, sigorta ödemesinin güncellenerek indiriminin sağlandığı, buna göre 16.808,36 TL güncellenmiş ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiği, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat turarının 4.942,06 TL güncellenmiş Güvence Hesabı ödemesinin indiriminin sağlanmasından sonra sürekli iş gücü kaybından kaynaklan bakiye tazminat alacağının 29.721,02 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 03/05/2019 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep edilen tazminatın bilirkişi raporu doğrultusunda 33.063,08 TL artırıldığını bildirmiş eksik harç ikmal edilmiştir. İddia, savunma, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının % 30 , tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 70 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü .......Yönetmeliği uyarınca davacının dava konusu kaza nedeniyle bedensel özür oranının % 8, geçici iş görmezlik süresinin 6 ay olduğu, davacının bu nedenle uğradığı zararlardan kazaya % 70 kusuruyla sebebiyet veren aracın tespit edilememesi nedeniyle davalının sorumlu olduğu, somut olaya kaza tarihinde yürürlükte bulunan 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarının uygulanması gerektiği, davacının davadan önce başvurusu üzerine davalının 13.412,00 TL ödeme yaptığı, bu ödeme sonucunda makbuz ve ibraname başlıklı belge düzenlenmişse de davacının 2 yıllık sürede yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek işbu davayı açtığı, bilirkişi raporundan davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin yeterli olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle sözü edilen belgenin makbuz hükmünde olduğu, davacının, plakası tespit edilmeyen araç sürücüsünün kusuruna isabet eden ve davalı tarafça ödenen tutarın güncellenmiş değeri düşüldükten sonra, 4.942,06 TL geçici iş göremezlik, 29.721,02 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 34.663,08 TL maddi tazminatı, davalıya başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 01/04/2016 temerrüt tarihinden, plakası tespit edilemeyen aracın motosiklet olması nedeniyle yasal faiziyle talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Dosyanın davalı yanın istinafı üzerine , ... ... .... .... karar nolu ilamı ile "İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Cismani zarar nedeniyle iş göremezlik tazminatının belirlemesinde, davacının maluliyet durumunun gerçek durumu tam olarak yansıtacak şekilde belirlenmesi gerekir. Maluliyet oranı tazminatın belirlenmesinde esas alındığından, maluliyet oranında tereddüt olması ve/veya çelişki olması halinde, tereddüt oluşturacak veya çelişki yaratacak hususlar giderilmeden davanın esası hakkında karar verilemez. Diğer yandan davacının maluliyetine ilişkin farklı yönetmelikler çerçevesinde alınan raporlarda da, maluliyet oranlarının farklı belirlenmesi durumunda, özellikle raporlarda belirlenen maluliyet oranları arasındaki farkın yüksek olması veya tespit edilen rahatsızlıkların çelişmesi durumunda raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemez. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/292 E. 2020/6372 K., 2019/3629 E. 2020/5191 K., 2016/13576 E. 2019/6279 K.) Somut olayda, hükme esas raporda, maluliyetin hesaplanmasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınmış, davacıda mevcut alt ekstremite atrofisi için Tablo 3.5'e göre kişinin özür oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu tespit edilmiş, Güvence Hesabı tarafından yargılamadan önce yapılan ödeme sırasında ise Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınmış olan 13.01.2016 tarih 146 nolu engelli sağlık kurulu raporunda davacının maluliyet oranının %4 olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde; davacının kazaya bağlı maluliyetinin meydana gelip gelmediği, maluliyeti meydana gelmiş ise hangi oranda olduğu hususunda rapor alınarak, sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması da isabetli olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin kararın eksik incelemeden kaldırılmış olmasına göre incelenmesine yer olmadığına, karar verilerek" gerekçesi ile mahkememizin kararı ortadan kaldırılarak ,yargılama yapmak üzere yeni esas numarasından kaldırma kararı gereğince işlem yapılmıştır. Dosya yargılama esnasında alınan maluliyete ilişkin raporlardaki çelişkinin giderilmek üzere , İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, 13/10/2023 tarihli ATK raporunda özetle; kas-İskelet Sistemi, Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük, plato kırığı, göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, alt ekstremite özürlülük oranı %7,Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %12 olup kişinin Tüm Vücut Özürlülük Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir. Dosya kapsamı bilirkişiye tevdii edilmiş, 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı vekilince; davacı ... lehine, 100 TL geçici iş göremezlik ve 1.500,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 1.600,00 TL maddi tazminatı talebinde bulunulduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in % 30 kusurlu olduğu tespit edildiğinden, hesaplanan maddi zarardan TBK 52 inci maddesi kapsamında %30 kusur indirimi yapıldığı, davacı ...'in 14.06.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, tüm vücut özürlülük oranının %6 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, Özürlülük Ölçütü Yönetmelik hükümlerine göre %6 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapıldığında, davacı lehine 48.950,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, yapılan ödeme mahsubunda ise 31.890,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 3.820,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğu, toplam tazminatın poliçe limitini aştığı, 01.07.2019 tarihli kararında, maddi tazminata 01.04.2016 temerrüd tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiğinin tespit edildiği, ... BAM 26. Hukuk dairesinin işbu davada verilen kaldırma kararı sonrasında, davalı tarafın usuli kazanılmış hakkı olduğu kabulüne göre, 2019 yılı asgari ücret miktarı dikkate alınarak, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı rapor edilmiştir. Somut olayda uygulanması gereken yasal mevzuat hükümleri incelendiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun; MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. MADDE 55 - Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Yine Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur.\" hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar. Zarar verenlerin birden fazla olması başlıklı 88. Maddesinde – Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar. İşletenler veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri arasında zararın tazmini başlıklı 89. Maddesinde – Birden çok motorlu aracın katıldığı bir kazada işletenlerden biri bedensel bir zarara uğrarsa, özel durumlar ve özellikle işletme tehlikeleri başka türlü paylaştırmayı haklı göstermedikçe, kazaya katılan araçların işletenleri ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kendilerine düşen kusur oranında, zararı gidermekle yükümlüdürler. İşletenlerden ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahiplerinden birine ait bir şeyin zarara uğraması halinde, zarar gören, ancak zarar veren işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru veya geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesi veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde zarar veren işleten veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi tazminatla yükümlü tutulur. Tazminatla yükümlü olan işletenler veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri zarar gören işletene veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibine karşı müteselsilen sorumludurlar. 91. maddesinde “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. ... ya yazılan yazı cevabında 2015 tarihli kazaya ilişkin rücuya tabi ödeme yapılmadığı belirtilmiş ise de ,yazı cevabına ekli belgeden 17/05/2015 başlangıç tarihli 1282,84 TL ödeme yapıldığı anlaşılarak bu ödeme tutarı hükümde değerlendirilmiştir. Olay günü olan 14/06/2015 tarihinde meydana gelen kazada ,dava dışı tespit edilemeyen araç sürücüsü ile davacının yönetimindeki motorsikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığı, olayda dava dışı sürücünün %70, davacının ise %30 oranında kusurlu bulunduğu , davacının yaralanmasının meydana geldiği bölgelere bakıldığında ,davacının kask takmaması sonucu zararın oluşmasında yada artmasında etken rol oynamadığı, kaza nedeni ile ... tarafından 1282,84 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı ,bunun rücuya tabi kısmın 897,98 TL olduğu ,... BAM kaldırma karından sonra ATK İkinci İhtisas Dairesinden aldırılan maluliyet oranına göre davacının %6 vücut özürlülük oranın bulunup ,6 aya kadar da iyileşme süresinin bulunduğu, kaza tarihi itibari ile davacını aldırılan aktüer raporuna göre gerek kusur durumu gerekse maluliyet oranını göre ve davalı tarafından davacıya ödenen tutarın güncellenen halinin ve ... ödemesinin mahsubu sonucu ,özellikle BAM kaldırma kararının maluliyet oranın ilişkin olması ve ödeme verilerine göre bir kaldırma kararı olmaması nazara alınarak 2019 tarihindeki asgari ücret verilerine göre ,31.890,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 3.820,13 TL geçici iş göremezlik tazminatını talep edebileceği ,davacının mahkememizce verilen önceki karara herhangi bir istinafı bulunmayı davalı yanın istinafının bulunması nedeni ile davalı yanca' usuli kazanılmış hak' oluşturması sebebi ile önceki karada hükmedilen tazminattan daha yükseğine hükmedilemeyeceğinden 29.721,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 3.820,13 TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek 8 iş günü sonrası olan 01/04/2016 tarihinden itibaren, kazaya karışan araçların ticari faaliyette kullanıldığı ispatlanmaması nedeni ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,fazlaya ilişkin istemin reddine, BAM kaldırma kararı öncesi davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücreti miktarı da davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağından (Yargıtay 2HD 2020/190 E-2020/1195 K 18/02/2020 tarihli karar,Yargıtay 1HD 2013/18354 E 2015 /4157 K 24/03/2015 tarihli kararı) önceki kararda hükmedilen vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, 2-29.721,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 3.820,13 TL geçici iş göremezlik tazminatının 01/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 2.291,19 TL harçtan, peşin alınan 29,20 TL , peşin harcı, kaldırma kararı öncesi alınan 113,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.148,99 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan (kaldırma kararı öncesi davalı lehine usuli kazanılmış hak olması sebebi ile) 4.159,57 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı vekille temsil olunduğundan hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan kabul-red oranına göre 121,93 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 2.345,50 TL posta masrafı, 29,20 TL başvurma harcı ,29,20 TL peşin harç, 113 TL ıslah harcı, 3.100,00 TL bilirkişi masrafı, 300 TL ATK rapor masrafı, 3.345,00 TL ATK masrafı toplamı olan 9.261,90 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul -red oranları dikkate alınarak takdiren 9.224,85 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından istinaf harç ve masraf toplamı olan 941 TL yargılama giderinin kısmi kabul red oranları nazara alınarak takdiren 3,76 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/12/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/234, K. 2024/873, T. 20.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-234-e-2024-873-k-63b75e8df794