İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/186 E. 2024/1192 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/186
Karar No
2024/1192
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/186 Esas KARAR NO : 2024/1192

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2021

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2022

KARAR TARİHİ : 21/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA; DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf arasında 26/10/2018 tarihinde "yüklenici sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin olarak düzenlenen hak ediş raporları doğrultusunda yapılan iş karşılığında en son dava konusu takibe dayanak 02/07/2020 tarihli 645.236,15 TL bedelli e-fatura düzenlenerek davalı tarafa tebliğ olunduğunu, karşı tarafın, işbu faturayı defterlerine işlediğini ve fatura bedelinin 405.323,37 TL'sini ödediğini ancak geriye kalan 239.915,45 TL'sini bugüne kadar ödemediğini, bunun üzerine Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın işbu takibe ve borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile asıl alacak üzerinden davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında sözleşmenin imzalanması sonrasında davacı yanın işe başladığını ancak işin yapılması sonrasında işin niteliğinde birçok eksik ve hata ile karşılaşıldığını, her ne kadar davacı tarafça müvekkili şirkete gönderilmiş faturalar, ticari kayıtlara alınmışsa da söz konusu eksikliklerin hiçbir zaman davacı şirket tarafından karşılanmadığını ve sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini, davacı tarafça yapılan inşaat işlemleri sonrasında istinat duvarında hatalı imalattan dolayı çökmeler oluştuğu, duvarlar ve zeminin çöktüğü ve yıkıldığının tespit edildiğini, hatalı kaplama ve beton dökme işlemleri yüzünden de istinat duvarında yağmur suyu gideri yapılmadığı yani gider olukları bırakmadan imalat yapıldığı, tüm istinat yol duvarlarının çökme tehlikesiyle oluşturulduğunun tespit edildiği, davacının mahkemeye sunduğu yüklenici sözleşmesinde 3 maddede işin türü, işin bedeli ve kapsamı başlıklı maddede işin yapılışına ilişkin şartlar ve çerçevenin belirlendiğini, ancak işin geldiği noktada davacı tarafça yapılan işlerin sözleşme şartlarını sağlamadığını, ayrıca hak ediş ilaveleri başlıklı bedel tablosunda işbu bedellere karşılık 96.500,00 TL bedel gösterildiğini, ancak yapılan işlere ilişkin de herhangi bir fatura ya da müvekkili şirket tarafından bir onay bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: DAVA:Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Dosyasında Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında sözleşmenin imzalanması sonrasında davacı yan işe başlamış ancak işin yapılması sonrasında işin niteliğinde birçok eksik ve hata ile karşılaşıldığını, her ne kadar davacı tarafça müvekkil şirkete gönderilmiş olan faturalar, ticari kayıtlara alınmışsa da söz konusu eksiklikler hiç bir zaman davacı şirket tarafından tamamlanmamış ve sözleşme şartlarında yerine getirilmediğini, müvekkil şirket tarafından söz konusu eksik işler ile ilgili olarak dava dışı şirketlere işler yeniden yaptırtılmış, ayrıca ayıplı iş nedeniyle ortaya çıkan hasarlar ile ilgili oluşan zarar için de başka işler yaptırtılmış ve bunun sonucunda müvekkil şirketin zararının katlandığını, davalı yan, kesmiş olduğu faturanın bakiye alacağı ile ilgili olarak icra takibi başlattığını, itiraz ettiklerini sonrasında da Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir. CEVAP; Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Dosyasında Davalı Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiş ise de, eser sözleşmelerinde ayıp nedeni ile uğranılan zarar, iade edilmeyen malzeme ve mahrum kalınan kârın,eksik iş bedelinin hesaplanması mümkün olup belirsiz alacak davası açılamayacağının Yargıtay'ın mezkur kararları ile kabul edilmiş olup alacağın miktar ve değerinin tam olarak belirlenebilecek durumda olması ve davacıların belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili tarafından, karşı taraf aleyhine 02.07.2020 tarihli 645.236,15 TL bedelli faturanın bakiye 239.915,00 TL'nin ödenmemesi sebebi ile takip başlatılıp, itiraz üzerine işbu huzurdaki davanın açılmasından sonra davalı-karşı davacı tarafça asılsız beyanlarla eksik ve ayıplı iş iddiası ile birleşen iş bu davanın açıldığını, davalı-karşı davacının ödemekten kaçınmak için kötüniyetli olarak işbu haksız davayı açtığını, davalı-karşı davacı şirket yetkilisi tarafından ödeme emrinin tebliğ alınmasından sonra müvekkiline gönderilen .... mesajlarından da bu durumun açıkça anlaşıldığını, eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, sözleşmenin feshedilmediği ve eksik teslim kanıtlanamayan hallerde kural olarak bitmiş olan işin yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin kabulü gerektiği, buna göre teslimden sonra eksik işlerin varlığı ve kendisi tarafından tamamlandığını ispatın yükü iş sahibine ait olduğunu, ancak teslimin eksik yapıldığının delil tespiti, tutanak gibi yasal delillerle ispatlanması halinde kanıtlanan eksiklerin giderildiğini ispat yükünün yükleniciye geçeceğini, davalı-karşı davacı tarafça hiçbir ayıp ihbarı yapılmadığını, davalı-karşı davacının istinat duvarında hatalı imalattan dolayı çökme ve yıkılmalar tespit edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, inşaat süresince davalı-karşı davacının şantiye şefi, mimarı iş süresince işin başında bulunduğunu, her aşamasında yüklenici müvekkili şirket tarafından yapılan tüm işlerin en ince ayrıntısına kadar denetlendiğini, bu kişilerin denetimi sonrası verilen onaylar sonrası fatura düzenlendiğini, bu sebeple de davalı-karşı davacının eksik ve ayıp iş iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu nedenlerle birleşen karşı davanın reddine, asıl davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Asıl dava yönünden; Taraflar arasında imzalanan 25/10/2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi tanzim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlığın sözleşmeye göre davacı tarafından üstlenilen işin eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği, davalı tarafça süresinde ve usule uygun ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı ayıp var ise gizli - açık ayıp olduğu, eksik iş bulunup bulunmadığı varsa eksik iş bedelinin ne kadar olduğu bu kapsamda davacının davalıdan alacak talep edip edemeyeceği edebilecekse miktarını ne kadar olduğu, hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dava yönünden; Taraflar arasında imzalanan 25/10/2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi tanzim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlığın sözleşmeye göre davalı tarafından üstlenilen işin eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği, davacı tarafça süresinde ve usule uygun ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı ayıp var ise gizli - açık ayıp olduğu, eksik iş bulunup bulunmadığı varsa eksik iş bedelinin ne kadar olduğu davacının davalıdan tazminat ve ayıp indirim talebinde bulunup bulunamayacağı bulunabilecekse miktarını ne kadar olduğu, hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı 08/11/2021 tarihli görevsizlik ilamı ile dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı sırasına kayıt edildiği, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....esas ...karar sayılı 18/07/2022 tarihli birleştirme ilamı üzerine dosyanın mahkememizin .... esas sayılı dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Dosya evrakları incelemesinde, Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edildiği, Esenyurt Vergi Dairesinden .... Anonim Şirketi'nin BA-BS formları celp edilmiştir. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasında 30/09/2022 tarihli duruşmasında tanık .... beyanında; Ben davacı şirkette usta başı olarak çalışmaktayım. Davanın konusunu biliyorum. Bizim davalı ile düzenlediğimiz sözleşmede sadece kaba inşaat ve betonarme yapılacağı belirtildi. Su borusu ya da oluk ve giderler ile anlaşmamız yoktur. Davaya konu bu istinaf duvarını bizzat ben yaptım. Duvarı yaparken davalı tarafın mimarı 7/24 benim başımda durarak kontrol etti. Ben duvarı yaparken bu mimarın yada davalı tarafın herhangi bir itirazı ve istekleri olmadı. Ne zaman ben paramı istedim bu şekilde iddialarda bulundular. Eğer ayıplı iş yapılsaydı karşı taraf hakedişleri imzalamazdı. Duvarın çöküp çökmediğini bilmiyorum ben davacı şirkette on senedir çalışıyorum. Ayıplı iş yapsaydım beni bu kadar çalıştırmazlardı. Ben ayrıca davalı şirketin sahibi olan ... ile yaptığım mesajlaşma kayıtlarını ibraz etmek istiyorum, Benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasında 02/12/2022 tarihli duruşmasında tanık ... beyanında; Ben Bodrum MST'de çalışmaktayım, ben orada usta başı olarak çalışmaktayım, ... Turizm ile olan inşaat sözleşmesin görmedim, bilmiyorum, bizim şirketimiz genelde betonarme işlerini yapmaktadır, ben adamları organize ederim, beton ve demir sevkiyatı ile ilgilerim, .... Turizm için önce otel inşaatının kabasını bitirdik, demir kalıp ve beton işlerini yaptık, istinat duvarını biz yaptık, onların şantiye şefi .... ve .... bey sürekli bize nezaret ediyordu, onların talimatları ile imalatlar yapıldı, istinat duvarı ve diğer yapılan bütün işler proje uygun olarak yapıldı, ben duvarın çöküp çökmediğini bilmiyorum, öylede bir haber gelmedi, ben MST'de 2006 yılından beri çalışmaktayım, o seneden beri hiç bir şekilde böyle bir duvar çökmesi ile karşılaşmadık, yaptığımız bütün işler şimdiye kadar iyi şekilde sonuçlandı, benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasında 02/12/2022 tarihli duruşmasında tanık .... beyanında; Ben Bodrum MST'de çalışmaktayım, ben şoför olarak çalışmaktayım, inşaat malzemesi ve kereste taşıyorum, işçileri servis ile getirip götürüyorum, ... Turizm ile olan inşaatı biliyorum, otelin temelinden başlandı, demirleri döşendi, tesisat giderlerinin döşenmesini kabul etmediler, davalı şirketin sorumlu şantiye şefleri kabul etmedi, tesisatsız olarak devam edildi, daha sonra davaya konu olaylar ortaya çıktı, istinat duvarını da davacı şirket yaptı, tam dağın eteğine denk gelen kısma duvar yapıldı, dağdan toprak kaydığını gördük, toprak kayarak duvara doğru geldiğini gördük ancak duvar çökmedi, ancak toprağın altında bizim bir takım malzemelerimiz kaldı, inşaatın bütün aşamalarında karşı tarafın şefleri ve denetmenleri olduğundan onların dediğinin dışına çıkılmazdı, onlar ne derse o şekilde imalatlar yapıldı, yapılan her şey karşı tarafın çalışanları bizzat görüp kabul ettiler, taraflar arasındaki alacak borç ilişkilerini bilmiyorum, benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasında 02/06/2023 tarihli duruşmasında tanık ... beyanında; Ben 2020 Mart'tan beri ... Turzim'de çalışmaktayım, mesul müdür olarak görev yapmaktayım, davacı şirket ... Turzim'e ait otel binasının kaba inşaatı, perde beton imalatını ve istinat duvarlarını da yaptı ancak istinat duvarlarının tamamında orada ki suyu tahliye etmek için bırakılması gereken oluklar yapılmamış, ondan dolayı çökmeler meydana geldi. Kaba inşaatın su giderleri düzgün yapılmadığı için binanın altında binaya su gelmektedir, duvarlar şu anda nemlidir, wc'deki pis su giderleri ve kanalizasyon bağlantıları yapılmamıştır. Logar hatları da yapılmadı, bunları başka bir firmaya yaptırdık, istinat duvarında bir kısmında çökme oldu onu başka bir firmaya yaptırdık, şu an yine diğer kısımlar da çatlaklar mevcuttur, su tahliyesi olmadığı için duvarı zorlamaktadır, taraflar arasındaki para alış verişi konusunda bilgim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasından alınan 27/04/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği takibin dayanağı 02.07.2020 tarih .... nolu %18 KDV dahil 645.236,15 TL bedelli e-arşiv fatura; davacı şirket yasal defterinde kayıtlıdır. İncelenen davalı şirket yasal defterinde de kayıtlıdır. Dosya içerisindeki Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 17.06.2022 tarih .... sayılı cevap yazısı ekindeki davalı .... Turizm Otelcilik A.Ş.'nin 2020 yılı BA formu incelendiğinde takip dayanağı faturanın BA formu ile beyan edildiği görülmüştür. Davacı şirket yasal defter kayıtlarına göre 31.12.2020 yıl sonu hesap bakiyesi 239.915,45 TL iken davalı şirket yasal defter kayıtlarına göre 239.298,56 TL’dir. Yıl sonu bakiyeleri arasındaki 616,89 TL’lik fark 2019 yılında 2020 yılına devreden bakiyeden kaynaklanmaktadır. Davacı kayıtlarında 2019 yılından devreden bakiye 144.679,30TL iken davalı şirket kayıtlarında 144.062,41 TL’dir. Ancak davalı şirket 239.298,56TL olan bakiyeyi 2022 yılında 239.915,47 TL olarak düzeltmiştir. Buna göre her iki taraf yasal defter kayıtlarına davacı şirket davalı şirketten 11.12.2020 takip tarihi itibariyle 239.915,45 TL alacaklıdır. Davacı şirket 239.915,45 TL bakiye alacağı için 11.12.2020 takip tarihi itibariyle yıllık %13,75 reeskont avans faiz oranıyla 14.753,13 TL faiz hesap ve talebinde bulunmuş olmakla birlikte; 239.915,45 TL bakiye alacak için 02.07.2020 fatura tarihinden 11.12.2020 takip tarihine kadar geçen 162 gün için bu tarihler arası yürürlükte olan yıllık %10 reeskont avans faiz oranıyla 11.12.2020 takip tarihi itibariyle işlemiş faizin 10.648,30 TL (239.915,45 TL x 162 Gün x %10/36500) olabileceği görüşü mahkememize sunulmuştur. SONUÇ: Dava konusu Muğla İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Caddesi, .... Sokak, No: 6 adresinde yer alan ve tapunun ... ada, 1 parselinde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilmiş olan, Otel binasının; 1-Dış mekanında bulunan açık otopark alanının, alt bölümünü çevreleyen betonarme istinat duvarlarında, Davalı Şirketin yaptığı ve ayıplı iş kapsamına girecek olan işin, istinat duvarlarının arkalarında biriken suyun, basınç oluşturup risk yaratmaması için konulması gereken ve “....” adı verilen su tahliye deliklerinin bırakılmamış olduğu, a- Barbakanların, açılmasının kesinlikle şart gerekli olduğu, b-Bu işlem için, ..... adını verdiğimiz beton delme çalışmasının yapılması gerektiği, c-Günümüz koşullarında, yukarıda detaylı olarak ne şekilde yapılması gerektiği çizim ile de belirtilen, 10 cm çapında açılacak bir karot alma işleminin 550,00 TL + K.D.V. olduğu, d-Toplamda 165 adet karot almak için; 165 adet x 550,00 TL = 90.750,00 TL + K.D.V. Bedel ile 7 günlük bir süre gerektiği, 2-Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında, 25.10.2018 tarihinde imzalanan “Yüklenici Sözleşmesi”’nin 2. Sayfasındaki 11. Maddeye göre; “Temel inşaatında izolasyon (4 mm ondülin prima marka membran) bohçalama ve şap müteahhite aittir,” denildiği, a-Bodrum Kattaki temelin bohçalama şeklinde izolasyonu yapıldığı düşünüldüğünde, bir üst kat olan Zemin Katta bohçalama şeklinde bir izolasyonun söz konusu olamayacağı, b-Bu durumda da, Zemin Kat koridorlarında ortaya çıkan rutubet sorununun, temelin bohçalama şeklinde yapılan izolasyonundan kaynaklanmadığı, 3-Yukarıda mali müşavir incelemeleri bölümde tespit edildiği üzere takip dayanağı ve dava konusu alacağın kaynağı 02.07.2020 tarih .... nolu %18 KDV dahil 645.236,15 TL bedelli e-arşiv faturanın her yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya bağlı her iki yan ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirketten olan alacak bakiyesinin 239.915,45 TL olduğu, 239.915,45 TL bakiye alacak için, 02.07.2020 fatura tarihinden 11.12.2020 takip tarihine kadar geçen 162 gün için, bu tarihler arası yürürlükte olan yıllık %10 reeskont avans faiz oranıyla 11.12.2020 takip tarihi itibariyle işlemiş faizin, 10.648,30 TL olabileceği, sonuç olarak, betonarme istinat duvarındaki ayıplı olarak nitelenecek imalatın düzeltilmesi için, yaklaşık 165 adet karot alınması gerektiği, bunun için de 90.750,00 (Doksanbinyediyüzelli) TL + K.D.V. bedel ile 7 günlük bir süre gerektiği, Zemin Kat koridor duvarlarındaki rutubet sorununun, davalı şirket tarafından temelin bohçalama şeklinde yapılan izolasyonundan kaynaklanmadığı kanaati bildirilmiştir. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin .... talimat sayılı dosyasından alınan 05/10/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Mali Müşavir Bilirkişinin Yanıtları: Taraf vekillerinin itirazları teknik konulara yönelik olduğu görülmüştür. Bu nedenle dava dosyası içerisindeki 27.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporundaki inceleme, tespit, hesaplama ile vardığım sonuç ve kanaatlerde bir değişiklik söz konusu değildir. İnşaat Mühendisi Bilirkişinin Yanıtları: a) Davacı Vekilinin itirazının yanıtı; Kök raporumuzun, Sonuç bölümünün 1. Maddesi ve şıklarında anlaşılır şekilde verilmiştir. b)Davalı Vekilinin itirazının yanıtı; İnşaat tümüyle bitirilmiş olduğu için, temel betonlarında pis su gideri ve tesisat boruları döşenmemiş olması, zemin kat su ve wc pis su giderlerinin kanalizasyona bağlanmamış olması konularının gözlemlenmesi olanaksızdır. Ancak, .... ile ya da bu işleri yapan özel firmalardan biriyle görüşülerek, kanalizasyon bağlantısı olmadığı söylenilen yerlere tek tek test yapılması istenerek bir sonuca varılabilir. Ayrıca Davacı Vekilinin sözünü ettiği; “…istinat duvarında hatalı imalattan dolayı çökmeler oluştuğu, duvarlar ve zemininin çöktüğü ve yıkıldığı tespit edilmiştir,” denilen tespit tarafımdan yapılmamıştır, şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlenildirilmesinde ; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl dava davacı/ birleşen dosya davalısın yüklenici , asıl dava davalı/ birleşen dosya davacısı iş sahibidir. Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar paranın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş olması veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Asıl davacı .... Limited Şirketi yüklenici araflar arasında imzalanan 25/10/2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi kapsamında üstlenilen işleri yerine getirdiğini ve buna ilişkin davaya konu alacağının tahsilini talep etmiş birleşen dosya davacısı iş sahibi .... Anonim Şirketi Davalı Asıl Dava Davacısı .... Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketinin üstelenilen işleri gereği gibi yerine getirmediği ayıplı ve eksik ifa ettiğini , eksik işler ile ilgili olarak dava dışı şirketlere işler yeniden yaptırtıldığı, ayıplı iş nedeniyle ortaya çıkan hasarlar ile ilgili oluşan zarar için de başka işler yaptırtılmış ve bunun sonucunda müvekkil şirketin zararının oluştuğunu ve zararının tazminini talep etmiştir. Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarih, 2013/5906 Esas, 2013/3519 Karar sayılı kararı) Somut olayda Taraflar arasında imzalanan 25/10/2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi tanzim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup dava konusu Muğla İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Caddesi, 91. Sokak, No: 6 adresinde asıl dava davacısı tarafça bir takım inşaat işlemlerinin yapıldığı , dosyada alınan bilirkişi raporun da davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği takibin dayanağı 02.07.2020 tarih .... nolu %18 KDV dahil 645.236,15 TL bedelli e-arşiv fatura; davacı şirket yasal defterinde kayıtlı olduğu incelenen davalı şirket yasal defterinde de kayıtlı olduğu davacı/birleşen dosya davalısı şirket ile davalı/birleşen dosya davacısı şirket arasında, 25.10.2018 tarihinde imzalanan “Yüklenici Sözleşmesi”’nin 2. Sayfasındaki 11. Maddeye göre; “Temel inşaatında izolasyon (4 mm ondülin prima marka membran) bohçalama ve şap müteahhite aittir,” denildiği, bodrum kattaki temelin bohçalama şeklinde izolasyonu yapıldığı düşünüldüğünde, bir üst kat olan zemin katta bohçalama şeklinde bir izolasyonun söz konusu olamayacağı, bu durumda da, zemin kat koridorlarında ortaya çıkan rutubet sorununun, temelin bohçalama şeklinde yapılan izolasyonundan kaynaklanmadığı, inşaat tümüyle bitirilmiş olduğu için, temel betonlarında pis su gideri ve tesisat boruları döşenmemiş olması, zemin kat su ve wc pis su giderlerinin kanalizasyona bağlanmamış olması konularının gözlemlenmesi olanaksız olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamı ve delil durumuna uygun düştüğü, mahkememizce hükme esas alınabilir mahiyette olduğuna kanaat getirildiği, asıl dava yönünden ; somut uyuşmazlıktan dava konusu alacağın kaynağı 02.07.2020 tarih ... nolu %18 KDV dahil 645.236,15 TL bedelli e-arşiv faturanın her yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya bağlı her iki yan ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirketten olan alacak bakiyesinin 239.915,45 TL olduğu, davaya konu faturanın davalı şirket yasal defterinde de kayıtlı olduğu bu kapsamda asıl dava yönünden açılan davanın kabulüne Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın 239.915,45 TL yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 239.915,45 TL yönünden devamına, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 47.983,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Birleşen dosya Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosya yönünden; davacı işveren her ne kadar yapılan işin eksik ve ayıplı olduğundan bahisle zararın tazmini talep etmişse de dosyaya buna ilişkin bir delil sunulmadığı, davacının davalının eksik ve ayıplı iş teslim ettiği iddia ettiği davacı iddialarına göre varlığı iddia edilen ayıplara ilişkin TTK 18/3 madde gereği usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunulduğuna dair dosyaya delil sunulmamış olup dosya kapsamı hükme esas alının bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmesinde ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmaklaBirleşen dosya Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dosya yönünden davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KABULÜNE; -Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın 239.915,45 TL yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 239.915,45 TL yönünden devamına, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 47.983,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 16.388,62-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.823,82-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 13.564,80-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.891,62-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, müzekkere gideri, talimat, keşif harcı ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 14.693,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 38.386,47-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B-BİRLEŞEN DAVA BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 85,39-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 342,21-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/186, K. 2024/1192, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-186-e-2024-1192-k-c95b95b53eeb