İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/626 E. 2024/737 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/626
- Karar No
- 2024/737
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/626 KARAR NO : 2024/737
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedine Dayalı) DAVA TARİHİ : 01/09/2022 KARAR TARİHİ : 18/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senedine Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...nin ... ilçesi ... Mah. ... Sok. No... de bulunan taşınmaz içinde yer alan ... için kurulu kümeslerin bulunduğu taşınmazın maliki diğer davacının ise şirket ortağı ve yetkili temsilcisi olduğunu, davacı şirket ile davalı .... arasında yukarıda belirtilen adreste yer alan kümeslerde ... bakım, besleme ve büyütme işi ile ilgili ... tarihli sözleşmeye istinaden ... adet ... davalı şirket tarafından ... tarihinde teslim edildiği, bakım ve besleme, büyütme olarak belirlenen hizmetin verilmeye başlandığı, verilen hizmetin ... gününde yani ... tarihinde kümeslerde bulunan fanların durmasına dayalı olarak ... adet ... öldüğü, bu durumun ... tarihinde davalı şirket sorumlusu işletme adına davacı şirket yetkilisi, veteriner hekim ile elektrik teknisyenince imzalı tutanakla belirlendiğini, yine aynı gün davacı şirket ile ... arasında ve davalı şirketin de dain-i mürtehin olarak yer aldığı sözleşmenin gereği olarak haber verilmesiyle bu kez ... Yetkilisi, ..., davacı şirket temsilcisinin iştiraki ile ve ... ekiplerinin de bulunduğu heyetçe ayrıca ve sigorta kapsamındaki güvenceye dayalı işlemler için tutanak düzenlendiğini, taraflar arasındaki hizmet ile ilgili olarak başlangıçta ... adet ... için verilmeye başlanan besleme, büyütme hizmetinin yukarıda belirtilen ölüm sonucunda ... tarihinden itibaren sağ olarak kalan ... adet ... için verilmeye devam edildiğini, ... tarihinde ve bu tarihe kadar gerçekleşen normal ölümler sonrasında ... adet yetişmiş ve kesime gönderilmiş hale gelmiş ... davalı şirketin kümes denetim ekiplerince teslim alınarak planlanan tarihteki kesim için götürüldüğünü, ... konusunda davalı şirkete verilen hizmetin ... tarihinde ve yukarıda belirtilen şekilde sona ermesinden sonra taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre verilen hizmetin bedelinin ödenmesini bekleyen davacı şirkete hizmet karşılığı ödeme yerine davalı şirketçe 1 ay 6 gün sonra zarar ziyan tazmin bedeli adı altında toplam ... TL. alacak talebini içeren fatura düzenlendiğini, faturanın davacı şirketçe kabul edilmeyerek davalı şirkete iade edildiğini, davacının; davalı şirket ile ... tarihinde ve ... yetiştirilmesi için başlayan bakıp, besleme ve büyütmeye dayalı hizmet ilişkisinden dolayı ... tarihine kadar verdiği katkıya dayalı alacağının tutarı ... TL’ye ... olmuş iken, işbu hizmet bedeli ödenmediği gibi ayrıca ve hiçbir karşılığı olmayan zarar ziyan bedeli ödemesi ile muhatap olması yerinde olmadığı gibi davalı şirket tarafından ve karşılıklı akdedilen ... tarihli Hizmet Genel sözleşmesinde "üstlenilen yükümlülüğün teminatı olduğu yazılı” ve devamında "Üretici firma tarafından verilen her türlü yem, ... sair malzeme bedellerinde meydana gelebilecek olumsuzlukların ve yapılacak her türlü icra takip ve yargılama gideri için" alındığı açıkla belli olan ve davaya konu ilk tanzimde sadece davacı şirket ve yine şirket yetkilisinin kaşe, ad soyad ve imzasını ihtiva eden açığa imzalı "Teminat senedinin" başta tanzim tarihi ve müteakiben de vade tarihi ve miktar ile alacaklı bölümleri sonradan tamamlanarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş E-K dosyasından ihtiyati hacze dayanak yapılarak işleme konulması ve müteakiben de alınan İhtiyati haciz kararının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibine dayanak yapılarak ödeme emri tanzim ve ... tarihinde tebliğ edilmesi karşısında davacı şirketçe teslim alınan ... adet ..., davalı firma ve yetkili veteriner ile temsilcilerince verilen tüm programlara uygun hizmetlerin verildiği, bakımlarının ve yemlemelerinin verilen yazılı ve sözlü talimatlar ve teknik uygulamalara uygun olarak gerçekleştirildiği, hizmetin verilmesinde azami özenin gösterildiği diğer bir ifade ile kötü bakım ve ihmalden kaynaklanan girdi olarak nitelenen ... ve yem ilaç vb. malzemelere herhangi bir zarar da verilmediği, davacı şirketin ve şirket yetkilisinin sözleşmeye dayalı olarak sadece ad soyad, kaşe ve imzaları bulunarak teminat olarak verilen ve Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takibine dayanak ... TL bedelli ve eksiklikleri davalı şirket tarafından tamamlanarak bono niteliğine dönüştürülen senet ile ilgili menfi tespit taleplerinin kabulü ile davacılar aleyhinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takibine dayanak ... TL.senet karşılığında davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, İİK 72/3 Maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesine, takipte haksız ve kötü niyetli bulunan davalının %20 tazminat ile mahkumiyetine, masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava menfi tespit davası olup dava şartının arabuluculuğa tabi olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmemekle birlikte talebin dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş ... tarihli ihtiyati haciz kararı alındığını, alacak konusu senedin tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının ihtiyati haciz kararına takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla itiraz etmiş olup, ... tarihli ek karar ile davacı/borçlu itirazının reddedildiğini, davacı/borçlunun takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin asılsız iddiasını ispata yarar delil dahi sunmamış olduğunun dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında süre gelmiş ticaret sonucu davacının davalıdan aldığı avans ve ... tarihli ... TL. bedelli fatura sonucunda davalının alacaklı olduğu ... TL bakiyede taraflar mutabık kalarak takibe konu senedin şirkete teslim edildiğini, ancak sonrasında nedeni anlaşılamaz şekilde davacı/borçlunun ödemeden kaçınmak için tek taraflı olarak ... tarihli ... nolu ... TL bedelli dayanaksız bir fatura düzenlediğini ve davalı alacağından mahsup etmeye çalıştığını, bu haksız talep kabul görmeyince de noterden ihtar çekerek geçmişte kabul ederek cari hesapta mutabık kalarak verdikleri ödeme senedine rağmen bu kez borçlu oldukları faturaya itiraz ederek alacağı sürüncemede bırakma niyetine girdiklerini, her ne kadar davanın teminat senedi iddiasıyla açılmış bir menfi tespit davası olması sebebiyle taraflar arasındaki faturalar-iadeleri-mahsupları davanın konusunu oluşturmasa da davacının dava dilekçesindeki açıklamalarının davalıyı zarara soktuğunu da ispat eder nitelikte olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddi ile davacılar aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyelerin tebliğ edildiği, taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür. ...nün cevabi yazısı ile ... no.lu poliçenin gönderildiği, poliçeye istinaden Dain-i Mürtehin olan ...'ne ... tarihinde ... TL tutarlı ödeme işleminin gerçekleştirildiğine ilişkin dekontun gönderilerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür. ...ne yazılan yazıya cevap verilerek, ... tarihli toplu ... ölümüne ilişkin tutulan tutanağın gönderildiği görülmüştür. Davacı şirket vekili tarafından ... tarihli ... aslının dosyamıza sunulduğu ve mahkememiz kasasına alındığı görülmüştür. Antalya Genel İcra Müdürlüğünden, ... esas sayılı takip dosyasından borçlu tarafından yapılan ödemelerin ve ödeme tarihlerinin ve ödemelere ilişkin tahsilat makbuzların celp edilerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenmek üzere Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "...Davacının 2022 yılındaki ticari defterlerinin usulüne uygun olarak noter onaylarının süresinde yapıldığı, ancak dava konusu olayla ilgili olarak muhasebe kaydına rastlanılmadığı, ... tarihi itibariyle açılış muhasebe kaydında ... TL davacının davalıya borçlu olması, önceki yıllarda da ticari ilişkinin varlığının karinesini oluşturmakta ise de; ... -...- ...- ...- ...-... (aynı günde üç ayrı seferde ... TL gönderildiği), ...- ... tarihlerinde toplam ... TL davacının ... hesabına havale yapılmış, ...-... TL= ... TL bilançonun pasifinde yer aldığı" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Mahkememizce re'sen seçilen bir mali müşavir, bir borçlar mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisi ve bir veteriner bilirkişisine dosyanın tevdi ile rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "....A- mali müşavir bilirkişisi yönünden; 2022 yılı yevmiye defterine göre; Davalı firmanın 2022 yılında e defter tuttuğu, beratlarını oluşturduğu, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığının anlaşıldığı ve bu nedenlerle davalı tarafın defterlerinin lehine delil olma özelliği taşıdığı, Davalı firmanın ticari defterlerine göre ... Alıcılar hesabında görüleceği üzere davacıya ...-TL tutarında fatura düzenleyip borç kaydını yaptığı, ... Verilen Sipariş Avansları hesabında ... yılı içerisinde çeşitli tarihlerde olmak üzere toplam ...-TL tutarında fatura ve ödeme şeklinde kayıt yapıldığı, ... tarih ... yevmiye no ile ...-TL.lık kısmının ... hesabına ... yapılarak bakiye ...-TL lık kısmının davacı uhdesinde bırakıldığı, ... Alınan Sipariş Avanslarında ...-TL tutarında davacıdan alınan senedin alacak Senetlerine kaydının yapıldığı, Davalı firmanın çeşitli tarihlerde sigorta şirketinden ...+...=...-TL tahsil edildiği, hesapların birleştirilmesi neticesinde Davalı firmanın düzenlediği fatura ve ödeme tutarı toplamı olarak ...+...= ...-TL. davacı firmadan alacağı olduğu, Davacıdan ...-TL tutarında senet olarak sipariş avansı aldığı, senedin tahsilinin yapılmadığı görülmektedir. B- veteriner hekim bilirkişisi yönünden; Davaya konu ... ölümünde davacının (...) herhangi bir kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Hayvanların ölüm sebebi; elektrik arızasına bağlı havalandırma sisteminin çalışmaması ve hayvanların akciğerlerine yeterince oksijen gitmemesidir. C- nitelikli hesap bilirkişi yönünden; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş E-K dosyasından İhtiyati haciz kararının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla işleme konulan takibe karşı açılmış menfi tespit davasına konu ... düzenleme tarihli, ... ödeme tarihli ...-TL bedelli bononun geçerli bir bono olduğu, davacı ile davalı arasında ... tarihli ... bulunduğu, sözleşmenin ... bölüm ... maddede, ... Bölüm (...) maddesi hükmünden, davacının davalıya teminat vereceğinin kararlaştırıldığının anlaşıldığı ve bunun banka teminat mektubu, rehin, ipotek, müteselsil kefalet, v.b olabileceği ve bunlar içine kambiyo senedi de kabul edilebilecek nitelikte olduğu, ancak takibe konulan bono üzerinde teminata ilişkin bir kaydın bulunmadığından bono niteliğini koruduğu, Mücerretlik (soyut) kabul edilen kambiyo senetlerinin mücerretliğinin ciro görmediği sürece geçerli olmayıp taraflar arasındaki temel ilişkilerin ileri sürülebileceği ve somut olayda da sözleşme hükümlerinin yorumlanmasından bononun ölen ... kaynaklı zararların teminatı veya karşılığı düzenlendiğinin söylenebileceği, Davalı taraf ticari defter kayıtları ve yerinde yapılan incelemede verilen cevaplara göre davalının sözleşmenin hangi hükmüne ve hangi usulüne göre hesaplandığı anlaşılamayan ölen ... sayılarına ilişkin tutanak dışında zarar kalemlerine ilişkin ayrıca başka bir delile rastlanmadığı davacı tarafın itiraz ettiği ...-TL’lik zarar faturası dahil, ...-TL zarar hesabı bulunduğu, ... ölümlerine karşı yapılan sigortadan dolayı ...-TL sigorta bedeli tahsil edildiğinden ...-TL alacaklı gözüktüğü, Davacı tarafın sözleşme kapsamında bakım ve yetiştirmeye ilişkin davalıya düzenlediği ...-TL’lik faturanın, davalı taraf ticari defter kayıtlarında yer almadığı, fatura kalemleri ayrı ayrı verilmişse de söz konusu kalemlerdeki tutarları gösteren dayanak belgelerin bulunmadığı, harcama kalemlerinin sağ kalan ... ... için mi, tümü için mi tüm sözleşme süresi için mi olduğunun anlaşılmadığı, mahkemece dikkate alınırsa (...-...) geriye kalan ...-TL davacı borcu kalacağından icra takibine konu bono bakımından ...-...-TL= ...-TL için menfi tespit değerlendirmesi yapılabileceği, aksi halde önceki duruma göre değerlendirme yapılabileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmek üzere dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi edilmiş rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "...Dava bir kambiyo senedine dayalı icra takibinde bedelin ödenmesinden sonra açılmış bir menfi tespit davası olduğu ve dava konusu bono taraflar arasında kaldığı için maddi ve ispat soyutluğu ilkelerinde şahsi defilerin dikkate alınması gerektiği şeklinde detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Kök raporda da değinildiği gibi dava konusu bononun şeklen geçerli olduğu, teminat amacıyla verilmiş olsa bile bedelin şarta bağlandığı bir şart veya bononun üzerinde belli bir sözleşmeye bağlandığını gösteren bir şart olmadığı için geçerli olduğu tespiti yapılmıştır. Kök raporda belirtmek istediğimiz, taraflar arasındaki sözleşmede de oluşabilecek zararlara karşı teminat isteneceği, bononun da bu teminatlar arasında olabileceğinin sözleşme gereği olabileceğini belirtmektir yoksa geçersiz olduğuna yönelik bir açıklamamız bulunmamaktadır. 1.Bononun taraflar arasında kalmasından dolayı açılan menfi tespit davasında, davacı taraf, bononun sadece teminat için verildiği bu kadarlık borcun bulunmadığı ve karşı alacaklarının bulunduğunu belirtmekte, davalı taraf da, geçerli bononun zararlar karşılığı alındığı ve icraya konulduğunu belirtmektedir. Kıymetli evrakta mücerretliğin bir sonucu olarak senet taraflar arasında kalmış bile olsa ispat kolaylığı sağladığı için davalının bono sebebini açıklama zorunluluğu bulunmamakla birlikte bononun ... ölümlerine bağlı oluşan zararın karşılığı açıklaması yapıldığı ve ticari defter kayıtlarına da düzenlediği fatura ile işlediği belirtmesinden, davacı tarafın da zarar tutarının bu kadar olmadığı kendi alacakları bulunduğuna ve düzenlediği fatura tutarı kadar alacağını da kendi ticari defterine işlemekle birlikte her iki tarafın da düzenledikleri faturaların karşılıklı iade edilmesinden dolayı bu faturaların da ihtimalli bir şekilde değerlendirilerek kök raporda hesaplama yapılmıştır. İtirazlara rağmen bu noktada görüşümüzde bir değişiklik olmamıştır. 2. İspat yüküne ilişkin TMK m. 6 ile ispat yükünün yer değiştirmesine yol açan vasıflı ikrar, bileşik bağlantılı ve bağlantısız ikrarların nasıl değerlendirileceği hukuki nitelik arzettiği için tarafımızdan bu konuda bir kanaat belirtilmesi doğru olmayacaktır. Bilirkişi heyetimiz dosyada yer alan belgeler ile ticari defter kayıtları birlikte incelenmiş hesaplar çıkarılmış ve takdir mahkemeye bırakılmıştır. Nitelikli hesaplamalar yönüyle de ihtimaller çerçevesinde bononun ... ölümlerine bağlı zarar karşılığı durumunda davalı tarafın sadece kendi imzasını taşıyan canlı kg maliyetinin ...-TL, ortalama canlı maliyet ...-TL ve arasındaki fark tutar olan ...-TLden ... kg üzerinden ...-TL zarar maliyeti hesabının hangi zarar kriterine göre hesaplandığı anlaşılamadığı tespiti yapılmıştır. Davalı tarafça dosyaya bu anlamda bir uzman mütalaası sunulduğu görülmektedir. Uzman mütalaasının hukuki değerlendirmesi mahkemeye aittir. Mütalaada belirtilen ispat yüküne ilişkin hususların, bononun taraflar arasında kalması, şahsi defilerin ileri sürülebilmesi, davanın menfi tespit davası olması ve her iki tarafın da bu anlamda düzenledikleri faturaların iade edilmiş olması nedeniyle, dikkate ne derece alınacağı mahkeme tarafından değerlendirilmelidir. Taraflar arasında kalan kambiyo ilişkisinde ... ölümlerine bağlı oluşan zarar tutarı bakımından davalı tarafın daha sonra sunduğu belgelerin daha önce dosyaya sunulan ve tek taraflı hazırlanan bir liste olduğu ve hangi kritere, hangi rayiç bedele ve hangi veriye göre çıkarıldığı yine anlaşılamamıştır. Şayet mahkemece kök raporda belirlediğimiz gibi her iki tarafın ticari defter kayıtları ile her iki faturada dikkate alınması durumuna göre kök raporda yaptığımız hesaplama geçerliliğini korumakla birlikte bu durum, davalının belirlediği zarar hesabının sözleşmenin ... diğer konulara ilişkin (...) bendi kapsamında sözleşme ekindeki teknik hedef listesine göre hesaplandığının teyidine ihtiyaç bulunmaktadır. Aksi durumda, sadece teminat senedi olduğunun ispatlanmasına dayandırılacaksa davalı tarafın zarar kalemlerinin ayrıca ispatına gerek kalmayacaktır." sonuç ve kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra açılmış, İİK 72/3 maddesi kapsamında menfi tespit ve icra takip dosyasına yapılan ödeme nedeniyle istirdat istemine ilişkindir Davacı tarafça takibe dayanak bononun taraflar arasında düzenlenen ... tarihli ... kapsamında verildiği, davalının ... adet ... davacı tarafa teslim ettiği, ... tarihinde kümeslerde bulunan fanların durması nedeniyle ... adet ... telef olduğu, sonrasında sağ kalan ... için hizmetin devam ettiği, ... tarihli ... yetişmiş hale gelerek davalıya teslim edildiği, davalının ... TL’lik fatura tanzim ederek davacıya gönderdiği, davacının karşılığında yapılan mahsuplaşma sonucunda bonoyu verdiği iddia edilerek Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından takibe koyduğu, davacı tarafça telef olan ... yönünden zararın sigorta şirketinden karşılandığı, buna rağmen sözleşme gereği teminat olarak verilen senedin haksız olarak takibe konulduğu iddia edilmiştir. Davalı taraf ise bononun teminat bonosu olmayıp taraflar arasında süre gelen ticari ilişkide davacının aldığı avans ve ... TL’lik fatura sonucunda davalının alacaklı olduğu ... TL bakiyede mutabık kalınarak dava konusu bononun keşide edildiğini beyan etmiştir. Taraflar arasındaki ..., başlangıçta davalı tarafça kabul edilmemiş ise de, ... tarihli celsede davalı vekili tarafından şirket kaşesi üzerindeki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olduğu ve imzaya itirazlarının bulunmadığı beyan edilmiş olmakla taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı ticari ilişkinin varlığı kabul edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/11/2022 tarih 2020/11-698 Esas, 2022/1545 Karar sayılı emsal içtihadında; "... Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s. 16). Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 ve devamındaki maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir. Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir ifadeyle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir. Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür. Bir teminat senedinden söz edilebilmesi için ya senedi düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile senedi vermiş olması gerekir. Hemen belirtilmelidir ki, kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def’î mutlak def'î niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim senet metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehtarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir. Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair ispat yükünün kime ait olduğu da gelinen aşama itibariyle üzerinde durulması gereken bir diğer husustur. Bu kapsamda genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna ait olacaktır. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bahisle bedelsizliğine dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu tarafından gerçekleştirilmelidir. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür. Öte yandan senedin teminaten verildiğinden bedelsizliğine dair kişisel def’înin sonraki hamillere ileri sürülmesi, ancak TTK’nın 687. maddesi gereğince hamillerin, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatıyla mümkündür (Bono bakımından TTK’nın 778 maddesi atfıyla m. 687)..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davacı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL bedelli bonoda düzenleyenin davacı, lehtarın davalı şirket olduğu görülmüştür. Davacı Kambiyo senedinin sözleşme kapsamında teminat amacıyla düzenlendiği ve senet lehtar davalının elinde olmakla teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’î olarak öne sürebilecektir. Davalı tarafça bononun taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının davalıdan aldığı avans ve ... tarihli ... TL bedelli fatura karşılığında mutabık kalınarak ... TL tutarla tanzim edildiği savunmasında bulunulmuş olup, bu savunma karşısında ispat yükünü davalının üzerine aldığının kabulü gerekmiştir. Bononun taraflar arasında mutabık kalınan tutara ilişkin düzenlendiği hususu yazılı delille ispat edilememiştir. Dosya kapsamında düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporunda davalının telef olan ... ilişkin zararının ... TL'lik kısmını sigortadan tahsil edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı tarafından sigorta şirketinden tahsil edilen tutar ile ... TL tutarında sipariş avansı verildiği, ... TL'de zarar faturası kesildiği, böylece ... TL zarara ulaşıldığı belirtilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerindeki beyanına göre kendi hesap yöntemine göre belirlediği zarar tutarından sigortadan tahsil edilen dışında kalan tutar olan ... TL'lik zarar faturası düzenlendiği ve fark tutar olan ... TL'lik bonoyu alacak için işleme koydukları belirtilmiştir. Davacı tarafın sözleşme kapsamında bakım ve yetiştirmeye ilişkin davalıya düzenlediği ... TL'lik fatura da davalı taraf ticari defterlerinde yer almamaktadır. Faturadaki bu tutarın sağ kalan ... için mi, tüm ... için mi harcama kalemi oluşturduğu hususu tespit ve ispat edilememiştir. Sigorta bedelinden yapılan tahsilattan sonra davalının alacağının ... TL gözüktüğü, bu tutardan davacı tarafından düzenlenen ... TL düşüldüğünde kalan ... TL yönünden davacının borçlu olduğu, ... TL yönünden ise borçlu olunmadığı anlaşılmakla menfi tespit isteminin kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından icra takip dosyasına ... ve ... tarihlerinde ... TL ve ... TL'lik ödemeler yapıldığı dikkate alındığında, bu ödemenin de davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dosyasında ... ve ... davacı olup, hüküm fıkrasında davacı şeklinde ifade edilmiş ise de; her iki davacı yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Zira, şirket müdürü olan ...'ın bono üzerinde şirket adına ve kendi adına imzasının bulunduğu, takibin de hem kendisi hem de temsilcisi olduğu şirket aleyhine yapıldığı, dolayısıyla dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, Mahkememizce davacılar yerine davacı ifadesinin sehven kullanıldığı, kısa kararla gerekçeli karar hüküm fıkrasında çelişki olamayacağından mahkememizce bu hususu gerekçeli kararda değiştirilmediği ancak gerekçeli karar yazım aşamasında verilen tavzih dilekçesiyle değiştirilebileceği anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, buna göre; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL bedelli bono yönünden davacının ... TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı tarafça ödenen ... TL yönünden ... tarihinden itibaren, bakiye ... TL yönünden ise ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ... TL harcın, peşin yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile ... TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacılar tarafından yatırılan ilk dava gideri ... TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 5-Davacılar tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına 6-Davalı tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2024
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır