Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1062 E. 2024/1714 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1062
Karar No
2024/1714
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1062

KARAR NO: 2024/1714

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/09/2020

NUMARASI: 2017/943 Esas - 2020/560 Karar

DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı ... Dağıtım A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde Ticari Paket sigorta poliçesi ile sigortalı ...'a ait servis kutu ve boruların davalılar tarafından hasara uğradığını, bu sebeple sigortalıya 08/11/2016 tarihinde 13.161.59 USD tazminat ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin ödediği 13.161,59 USD'nin davalılardan rücuen tahsilini teminen sigortalı emtianın hasara uğramasından sorumlu olan davalı aleyhine rücu mektubu gönderildiğini ancak yanıt verilmediğini ve borcun ödenmediğini, bu nedenlerle 13.161,59 USD'nin fazlaya dair talep haklarının saklı kalmak kaydı ile 08/11/2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından alacak iddiasına dayanak yapılan ... hasar tespit tutanağında belirtilen mahalde, müvekkili şirket tarafından ...'ın ruhsat görev ve sorumluluğu kapsamında, ruhsatlı olarak, yasal düzenlemelere uygun bir kazının evvelce yapıldığını, bu çalışma esnasında bir binanın doğalgaz borusunda çalışma esnasında bir şube borusunda, borunun teknik şartlara uygun yapılmamış olması ve koruma yapılmadan montaj yapılması sebebiyle hasar oluştuğunu, bu hasarın sorumluluğunun müvekkili olan şirkete ait olmadığını, hasarın tazmini için harcanması söz konusu bedelin de dava ile talep edilen bedel olamayacağını, kazının izinsiz olduğuna dair ... tutanağının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu mahal yukarıda da açıklandığı üzere diğer davalı ...'ın sorumluluğu altında yapılan ruhsatlı bir kazı çalışması olduğunu, belirtilen astronomik taleplerin verilmeyen gaz bedeli olduğu görülmekle, bunun hangi sebeple davacı tarafından ...'a ödendiği ve tarafımızdan talep edildiğinin anlaşılamadığı, verilmeyen gaz bedelinin zaten .. bünyesinde kaldığı, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız dava ile talep edilen bedellere, müvekkili tarafına dava dilekçesinde belirtilen tarih itibariyle bir temerrüt oluşmadığı nedeniyle, talep edilen faizin başlangıç tarihi ve faiz oranlarının, döviz cinsinden talep edilen tüm alacak toplamını, haksız ve dayanaksız olması ciheti ile kabul etmemekle, tüm bu dayanaksız talepleri havi açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazı çalışmasının müvekkilinin yüklenicisi tarafından ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, ... tesislerinin teknik mevzuata uygun olmaması ve korumasız olması sebebiyle hasar oluştuğunu, müvekkilinin ... ile imza edilen işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında işletilen dağıtım unsurlarının bakım, onarımlarının sağlanması, yatırım planı doğrultusunda yeni dağıtım unsurları oluşturulması işleri ihaleler suretiyle taşere edildiğini, davaya konu işin müvekkili ile diğer davalı ... Ltd. Şti. Arasında imza edilen AG-YG elektrik dağıtım şebekelerinde muhtelif inşaat ,metal ve kazı işleri sözleşmesi kapsamında diğer davalı yüklenici tarafından ve usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, davayı konu hasarın müvekkili şirket yüklenicisi tarafından mevzuata uygun gerçekleştirilen çalışma sebebiyle değil, hasarlanan borunun davacı şirketin sigortalısı ... tarafından mevzuatta belirtilen teknik usullere aykırı ve korumasız olarak inşa edilmiş almasından kaynaklandığını, eldeki dava ile talep edilen bedellerin gerçek zarar kavramı dışındaki bedellere ait olduğunu, personel araç giderleri olarak talep edilen bu bedellerin genel idare giderleri olduğunu, bu bedellere konu işlemlerin yüklenici eliyle giderilmiş olmadıkça hasara sebep olduğu tespit edilen taraftan talep edilemeyeceğini, dava dilekçesinde hasarın yüklenici eliyle giderildiğine dair hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını bu bedellerin genel idare gideri kabul edilmesi gerektiğini, bu sebeplerle açılan davanın reddini talep ettiklerini mahkeme aksi kanaatte ise gerçek zarar bedelinin hesaplanarak karşı tarafın kusuru oranında indirim yapılmasını talep ettiklerini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, hasar dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... Mühendisliğin yüklenicisi olduğu diğer davalının TBK 66. Maddesi uyarınca sorumlu olduğu kazı çalışmalarında davacının sigortalısının servis kutu ve borularının hasar gördüğü anlaşılmış, taraflar arasında hasarın davalının sorumluluğunda meydana geldiğinin ihtilaf dışı olduğu, uyuşmazlığın davacının hangi alacak kalemlerini isteyebileceği hususunda toplandığı görülmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının malzeme gideri, araç gideri ve gaz gideri olmak üzere toplam 346,37-TL talep edebileceği, diğer bedellere ilişkin özel olarak işçi çalıştırdığının ispatlanamaması sebebiyle talebinin uygun bulunmadığı Mahkememizce tespit edilmiş, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, kabul edilen alacağa davacının sunmuş olduğu toplu ödeme belgesine istinaden 18/04/2017 tarihinden itibaren avans faizi hükmedilmesine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayaç açma kapama bedelinin gerçek zarar ilkesi uyarınca tazminata dahil edilmesi gereken zarar kalemlerinden olduğunu, davacı şirket tarafından poliçe teminatı kapsamında ödenen ve rücuen tahsili talep edilen sayaç bedelleri bakımından, dosya kapsamında hiçbir inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, personel giderinin tazminata dahil edilmesi gereken zarar kalemlerinden olduğunu, davacı şirket tarafından dava dışı sigortalı İgdaş'a yapılan ödemenin USD cinsinden olduğundan zararın döviz olarak tazmin edilmesi gerektiğini, TTK'nın 1472. maddesinde " Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder..." ifadelerine yer verilerek sigorta şirketinin tanzim edilen bedel kadar sorumlulardan bedelin talep edilebileceğinin düzenlendiğini, davacı şirketin sigortalıya ödediği tüm bedeli talep edebileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazı çalışmasının davalı şirketin yüklenicisi tarafından ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, ... tesislerinin teknik mevzuata uygun olmaması ve korumasız olması sebebiyle hasar oluştuğunu, çalışmanın, davalı şirket tarafından yerine getirilen dağıtım işi kapsamında ve ruhsatlı bir kazı çalışması olduğunu, bu yönüyle dava dilekçesi ekindeki belgenin aksine kazı çalışmasının ruhsatsız /izinsiz değil, mevzuata uygun gerçekleştirilen bir elektrik dağıtım işi çalışması olduğunu, hasarın, davalı şirket yüklenicisi tarafından mevzuata uygun gerçekleştirilen çalışma sebebiyle değil, hasarlanan borunun davacı şirketin sigortalısı ... tarafından "mevzuatta belirtilen teknik usullere aykırı ve korumasız" olarak inşa edilmiş olmasından kaynaklandığını, hasarın gerçekleşmesinde davalı şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketin, sigortalısı ...'a ait boruların zarar görmesinden sorumlu olduğunu, somut olayda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ...'ın yüklenici şirkete emir ve talimat verme yetkisi olduğunu, denetim ve gözetim ediminin ... tarafından yerine getirildiği de gözetildiğinde ...'ın kontrol sorumluluğu devam ettiğinden meydana gelecek hasarlardan sorumlu olacağının Yüksek Mahkeme içtihatları ile de birçok kez hüküm altına alındığını, davalı ...'ın iddialarının aksine yargılamaya konu hasar şirket sigortalı ... tesislerinin teknik mevzuata aykırı olarak gerçekleştirilmemiş olmasının değil, davalıların kusuru sebebi ile meydana geldiğini, davalıların kusuru ile meydana gelen hasardan, taraflar arasında meydana gelen hasardan yalnızca yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin sözleşme hükümlerinin ancak iç ilişkide bağlayıcı olacağını, zarar gören dava dışı ...'a ve dolayısı ile halef olan davacı şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, bu sebeple istinaf kanun yoluna başvuran davalının hasardan sorumlu olduğunun anlaşılacağını, dolayısı ile dava dışı ...'a halef olan davacı şirketin ödediği hasar tazminatının taraflardan rücuen tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; ''Ticari Paket Sigorta Poliçesi''ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, zarar sorumlularından rücuen tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalılardan ... A.Ş vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, miktar ve değeri 2020 yılı için 5.390,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Mahkemece istinaf eden davalı aleyhine karar verilen kısım 346,37 TL'dir. Ayrıca anılan maddenin dördüncü fıkrasında da alacağın tamamının dava edildiği durumlarda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü istinaf sınırının altında kalan tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Her ne kadar İlk derece Mahkemesince davalının aleyhine verilen kabul kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; miktar itibariyle hüküm tarihinde geçerli olan istinaf sınırını geçmeyen bu karara karşı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davalının istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... Sigorta A.Ş. İle dava dışı sigortalı/sigorta ettiren ... A.Ş. Arasında 01/02/2016 tarihinde tanzim edilen "Ticari paket sigorta poliçesi" düzenlendiği, davalılardan ... Dağıtım A.Ş' nin verdiği iş kapsamında diğer davalı ... Ltd. Şti. nin yaptığı kazı çalışması esnasında davacıya ait gaz borusuna zarar verildiği, dosyaya sunulan hasar onarım giderleri belgesine göre; dava dışı sigortalının hasarın giderilmesi için 78,59 TL malzeme gideri, 41,34 TL araç gideri, 226,44 TL gaz gideri, 162,76 TL personel gideri ve kaza mahallindeki gazın kesilmesinden etkilenen 2928 abonenin sayaç açma kapama bedeli olarak 40.992,00 TL olmak üzere toplam 41.501,13 TL hasar tespit edildiği, davacı sigorta şirketince sigortalısı ile yaptığı poliçenin USD para cinsinden düzenlenmesi nedeniyle sigortalıya sigorta tazminatının usd para cinsinden başka tazminatlar ile birlikte topluca ödenerek ibra alındığı, yapılan ödemenin 13.161,59 USD olarak talep edildiği, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 25/08/2020 tarihinde teslim edilen 3 kişilik heyetçe düzenlenen raporda; davacının gerçek zararının 78,59 TL malzeme gideri, 41,34 TL araç gideri, 226,44 TL gaz giderinden ibaret olduğu, 162,76 TL personel giderinin ve 40.992,00 TL lik işletmeye alma giderinin ücreti kurumca zaten ödenen personel tarafından giderildiği, bu hususta yapılmış başkaca bir gider bulunmadığı, 2928 aboneye tek tek eleman gönderip göndermediği, elemanların konut girişlerindeki vanayı kapatıp açma yapıp yapmadıklarını, yaptılar ise kendi elemanlarınca mı yoksa dışarıdan hizmet alımı ile mi yaptırdıkları konusunda açıklanmadığı şeklinde rapor düzenlendiği görülmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Mal sigortalarından olan eldeki uyuşmazlıkta rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta poliçesinde gösterilen sigorta bedelinin değil, sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararın ödenmesi gereklidir. Zarar sorumlusu bulunan kişilerden rücuen talep edilebilecek meblağ da ödenmesi gereken bu gerçek zarar miktarıdır. Mal sigortalarında ilke; sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin etmesi (TTK 1459) olduğu için rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı malda meydana gelen zararın TTK 1459 ve 1461 . maddeleri uyarınca gerçek zararın tespiti gerekir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında. zarar görenin ancak; haksız fiil sebebiyle uğradığı "gerçek zararını" haksız fiil sorumlularından isteyebileceği, Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak nitelikteki giderlerin zarar kapsamına dahil edilemeyeceği, zararın kapsamının TBK. 50. Madde uyarınca ve gerçek zarar ilkesine göre belirlenmesi gerektiği, Hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunları kanıtlaması halinde zararın hesaplanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. (emsal Yargıtay 4. HD. 23.10.2017 T. E: 2877, K: 6197 kararı) bu durumda personel giderine yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacı; gazın kesilmesi nedeniyle 2928 abone için hesaplanan açma-kapama bedeli olarak geçerli tarife gereği abone başına 14 TL olmak üzere 40.992,00 TL zarar talebinde bulunmaktadır. Davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı sunduğu beyan dilekçesinin 4. Sayfasında "... Can ve mal güvenliğinin tehlikeye atılmaması amacıyla ana vanadan gaz kapatılmıştır. Bunun sonucu olarak da 2928 adet abonenin gazı kesilmiştir." beyanında bulunduğu, dolayısıyla davacı tarafça 2928 abonenin tek tek saatlerinin kapatılıp açılmadığı, bu işlem için herhangi bir masraf yapılmadığı, davacı personelince ana vananın kapatılıp açıldığı, bu yönde herhangi bir iddia ve delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf davalıdan bu talebini Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Müşteriye Yeniden Doğal Gaz Verilmesi” başlıklı 63. Maddesindeki “Dağıtım şirketi; sadece, doğalgaz kaçağı güvenliğin ciddi bir risk altında olması ile doğalgazın kalitesi, basıncı ve diğer özelliklerinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeye neden olması durumlarında doğalgazı kesilebilir” ve Yönetmeliğin 45. maddesi uyarınca bu gibi riskli ve aboneden kaynaklanmayan durumlarda, abonelerden sayaç açma kapama bedeli alınmayacağı, bu hükmün amacının aboneden kaynaklanmayan doğalgaz kesintilerinde sayaç açma kapama bedelini hakkaniyete aykırı bir şekilde aboneden/müşteriden değil, kesintiye sebep olan üçüncü kişilerden alınmasını sağlamak olduğundan sayaç açma kapama bedelinin doğal gazın can ve mal güvenliğini tehdit etmesine yol açan hasarın sorumlularından talep edilebileceği iddiasına dayandırmaktadır. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin hizmetlerin durdurulması başlıklı 44. Maddesi ile aboneden kaynaklanan hizmetin durdurulması halleri ile abone kaynaklı olmayan hizmetin durdurulması sebepleri maddeler halinde belirtilmiştir. Müşteriye yeniden doğal gaz verilmesi başlıklı 45. Maddesi; Doğal gazı kesilen müşterinin, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve dağıtım şirketine başvurusu üzerine, 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri hariç müşteriye 24 (yirmi dört) saati geçmeyecek şekilde en kısa sürede yeniden doğal gaz verilir. 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentlerinde tanımlanan durumlarda ise, bu süre söz konusu durumun ortadan kalkmasından itibaren başlar. Ancak, gerekiyorsa iç tesisatın kontrol ve testlerine ilişkin işlemler bu süre içinde yeniden yapılır. Doğal gazı 44 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (e), (f), (h), (ı) ve (k) bentleri hariç diğer hükümlerine göre kesilen müşteriden, ilgili yıl için Kurul tarafından belirlenen sayaç açma kapama bedeli alınır. Acil durumda doğal gaz kesintisi başlıklı 63. Maddesi "Dağıtım şirketi; sadece, doğal gaz kaçağı, güvenliğin ciddi bir risk altında olması ile doğal gazın kalitesi, basıncı ve diğer özelliklerinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeye neden olması durumlarında doğal gazı kesebilir." düzenlememelini içermektedir. Bu düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; davacı dağıtıcı şirketin aboneden kaynaklanan nedenlerle doğalgazı fiilen kapatıp açması nedeniyle yapacağı gider olarak kurul tarafından belirlenecek ücretin tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yoksa somut olayda olduğu gibi 63. Madde gereği ana vananın kapatılarak hizmetin durdurulması bilahare açılması şeklinde gerçekleşen bir olaydan dolayı fiilen yapılmayan abone sayısınca açma kapama için gider yapıldığı anlamına gelmemektedir. Davacı tarafça böyle bir gider yapılığı ispatlanmadığı müddetçe "gerçek zarardan" sorumlu haksız fiil sorumlusundan bahsi geçen yönetmelik hükümlerince talepte bulunma imkanı yoktur. Bahsi geçen yönetmelik hükümleri sözleşme yapan abonenin kusurundan kaynaklanan bir giderin karşılanması amacına yöneliktir.Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında zarının giderilmesi için gerekli malzeme gideri, araç gideri ve arıza anında kaybedilen gaz giderlerinin gerçek zararı oluşturduğunda ise duraksama olmamakla bu yönlerden davanın kabulüne karar verilemesinde bir isabetsizlik yoktur. Yine davacı tarafça meydana gelen hasarın; bu arıza oluşmasa dahi ücretini ödediği, bir başka anlatım ile bu hasar dolayısıyla ayrıca bir harcama ve masraf yapmadığı, kendi personelinin çalışması nedeniyle gerçek zarara uğradığı ve 2928 abone işin yönetmelik gereği 40.992,00 TL açma kapama ücreti yönünden gerçek zararın bulunmadığı bu kalemler yönünden davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacının sigortalısı ile yaptığı sözleşmenin USD para birimiyle yapıldığı ve hasarın USD olarak ödendiği, hüküm altına alınan tazminatın da USD cinsinden olması gerektiğine yönelik istinaf istemi yönünden; davacının TTK 1472 maddesi gereği zarar gören sigortalısının halefi olduğu, selefi zarar verenden neyi isteyebilecek ise onu talep edebileceği, sigortalı zararının Türk Lirası cinsinden giderildiği, davacı ile sigortalısının USD para birimi üzerinden yaptıkları sözleşmenin kendi iç ilişkileri olup sözleşmeye yabancı 3. Kişiyi etkilemeyeceği anlaşılmakla Türk Lirası olarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamakla davacının tüm istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı ... Dağıtım A.Ş. Vekilininistinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Davalı ... Dağıtım A.Ş. tarafından yatırılan istinaf başvuru ve istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı ve davalı ... Dağıtım A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1062, K. 2024/1714, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1062-e-2024-1714-k-1b9772bdd8b9