İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/563 E. 2025/319 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/563
Karar No
2025/319
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/563 Esas KARAR NO : 2025/319

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 29/08/2021 KARAR TARİHİ : 29/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalılardan ...'a ait ... plakalı araç arasında 29/08/2019 tarihinde kaza meydana geldiği, müvekkili şirketin aracında meydana gelen zararın kasko sigortası kapsamında tamir ettirildiği, tramer sorgusunda 36.843,00 TL'lik hasar kaydı bulunduğu, meydana gelen kazada davalılardan ...'ın tam kusurlu olduğu, araçta meydana gelen hasar sigorta şirketleri arasında mutabakat ile karşılanmış olmasına rağmen meydana gelen değer kaybının tazmin edilmediği, 31/12/2020 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusunun 20/01/2021 tarihinde anlaşmama olarak sonlandırıldığı, dava ikame etme zarureti hasıl olduğu, değer kaybı miktarının inceleme sonrası ortaya çıkacağı diğer hususlarla birlikte belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı zararı için şimdilik 7.500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak verilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ... beyan dilekçesinde özetle: 29/08/2019 tarihinde ... plakalı araç ile yapılan kaza neticesinde ... plakalı aracın tüm hasar bedelinin... Anonim Şirketi tarafından karşılandığı, kazadan 2 yıl sonra tekrar bu kazaya karşılık bir bedel istendiği, fahiş bir bedel olduğu, tüm masrafların ödenerek dosyanın kapandığı, talep edilen miktarlardan sorumlu tutulmayacağı diğer hususlarla birlikte belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... Şirketi tarafından davalı... Anonim Şirketi aleyhine açılan dava tefrik edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 07/03/2022 tarihli bilirkişi raporu, ... ve ... tarafından hazırlanan 30/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, ... Anonim Şirketi'nden yapılan ödemeye ilişkin dekont örneği, temin edilen belgeler, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Uyuşmazlık, 29/08/2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasara ilişkin değer kaybı bedelinin karşı araç sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir. Dava Türüne İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde ''(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. '' hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih... Esas ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesinin ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybı miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu talebinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır. Nitekim bu doğrultuda davacı vekili tarafından sunulan 07/01/2025 tarihli dilekçenin dava değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut uyuşmazlıkta, 29/08/2019 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, tefrik edilen dosya davalısı... A.Ş. tarafından hem 10/08/2019-10/08/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 39.000,00-TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile, hem de 20/11/2018-20/11/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda azami 100.000,00-TL limitli ihtiyari mali mesuliyet klozlu ... numaralı ... genişletilmiş maksimum kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı hususi otomobil ile trafik ışık kontrollü kavşak kesiminde kırmızı ışıkta beklerken geri manevra ile geri istikamette ilerlemek istediği esnada arka sol köşe kesimleri ile arkasında bulunan ve yanan kırmızı ışıkta beklemekte olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, davacı ...Tic. Ltd. Şti. (yeni ünvanı ...A.Ş.) adına tescilli, dava dışı ... tarafından 03/09/2018-03/09/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı kasko sigorta poliçe ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı hususi otomobilin ön sağ kesimlerine çarpması sonucu toplam iki taşıtın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, olayın taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Kusur Durumuna İlişkin; Dava konusu olayda, sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otomobil ile tek yönlü, iki şeritli cadde yolunun sağ şeridinde yanan kırmızı ışıkta beklerken aksine davranarak kendisini sıkıştırdığı belirttiği araca yol vermek veya kendi aracını korumak için uzaklaşmak için şartları zorlayıp, geri manevra ile ilerlemek isteyen, trafikte can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren ortamı yaratan, arkasında benzer şekilde durmakta olan otomobili, mesafe ve konumunu dikkate almayan, başını çevirerek, görüş aynalarını kullanarak veya park sensörlerinin ikaz sesinden yararlanarak arkasını gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, arka sol kesimleri ile arkasında bulunan otomobilin ön sağ kesimleri üzerine doğru yönelerek çarpışmaya neden olan, tehlikeleri ön görmeyen, hızını ve direksiyon sapma açısını ayarlayamayan, zamanında etkili fren tedbiri uygulamayan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen kusurlu olduğu, ... plaka numaralı otomobil ile tek yönlü, iki şeritli cadde yolunun sol veya sağ şeridinde nizami şekilde yanan kırmızı ışıkta durup yeşil ışığın yanmasını beklemeye başladığı esnada önünde benzer şekilde beklemekte iken ani ve kontrolsüz şekilde geri manevra ile üzerine yönelen otomobil sürücüsünün sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, kısa süre ve mesafede kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, kazada etkili herhangi bir rolü ve kural dışı ihmalkar davranışı olmayan sürücü ...'e ise atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı kanaatinin bilirkişi raporu ile bildirildiği, raporun gerek kaza sonrası düzenlene kaza tespit tutanağı ile gerekse tramerdeki kusur oranı ile aynı yönde olduğu, bu anlamda dosyada bir çelişki bulunmadığı ve raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilmiş ve davalı sürücünün meydana gelen değer kaybı zararının tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davalının Sorumluluğuna İlişkin; Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, zarar gören zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar,... Esas...Karar). 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle ve sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup sorumluluk esasında aralarında bir öncelik ilişkisinin bulunmadığı, zarar görenin sorumluların herhangi birinden zararının tamamını talep edebileceği, bu nedenle davalı sürücü, haksız eylem faili olup meydana gelen zarardan sigorta şirketiyle birlikte zararın tamamından sorumlu olduğu, öyleyse davalının, bedelin öncelikle sigorta şirketinden tahsil edilmesine yönelik savunmalarının yerinde olmadığı ve davacının değer kaybı talebi yönünden tam sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir. Değer Kaybı Hesabına İlişkin; Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ... Esas ...Karar) kabul edilmektedir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacıya ait hususi otomobilin kaza öncesi hasarsız ikinci el rayiç değerinin 360.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarılmış ikinci el rayiç değerinin 332.000,00-TL olduğu, bu durumda meydana gelen değer kaybının 28.000,00-TL olduğu kanaati bildirildiğinden ve nisbi metoda göre hesaplama yapıldığından, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığından istemin kabulü gerekmiştir. Tüm Dosya Kapsamına İlişkin; Herhangi bir ihtara yahut ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem failinin haksız eylem tarihi itibariyle temerrüde düşeceği anlaşıldığından kaza tarihinden itibaren talep gibi yasal faize hükmetmek gerekmiş, yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KABULÜ ile, 1-Değer kaybı alacağı olan 28.000,00-TL'nin haksız eylem tarihi olan 29/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine, 2-Davacı ... Şirketi tarafından davalı... Anonin Şirketi aleyhine açılan dava tefrik edilerek davanın usulden reddine karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Kabul edilen dava değeri (28.000,00-TL) üzerinden alınması gereken 1.912,68-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 128,09-TL peşin harç, 1.400,50-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.528,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 384,09-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı ... Şirketi tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 128,09-TL peşin harç, 1.400,50-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.528,59-TL harcın davalı ...'dan alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 8.648,20-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine, 5-Davalı ... tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı ... Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 28.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalı ...'dan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalı ...'ın yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/563, K. 2025/319, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-563-e-2025-319-k-20792a0e7af5