Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1578 E. 2025/668 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1578
- Karar No
- 2025/668
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1578
KARAR NO: 2025/668
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/04/2021
NUMARASI: 2016/180 (E) - 2021/239 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/04/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02/01/2015 tarihinde yolun karşısına geçmekte iken davalı ... Sigorta AŞ nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın, dava dışı ...'ye ait olan ve park halinde bulunan davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araca ve yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı sigorta şirketlerine sigortalı araçların sürücülerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, ayrıca kazaya karışan davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı aracın sürücüsü ...'ın 1.75 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 07/06/2019 tarihinde sunduğu bedel belirleme dilekçesiyle 81.561,58 TL meslekte kazanma gücü kaybı (Sürekli ve geçici iş göremezlik kaybı) tazminatının kaza tarihindeki sigorta limitleri dikkate alınarak haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "Davanın kısmen kabulü ile 67.001,55 TL'nin 05/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada 2018, 2019 ve 2020 yılı olmak üzere üç ayrı bilirkişi raporu alındığını, alınan ikinci rapordan sonra 07/06/2019 tarihinde değer arttırım dilekçesi sunulduğunu ve davanın 81.561,58 TL'ye artırıldığını, ancak kısa kararda bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine bağlı kalmadan karar verilmiş olduğundan, gerekçeli kararda maddi hatanın olduğu sehven 2018 tarihli raporun dikkate alındığının belirtildiğini, gerekçeli kararda ıslaha göre taleple bağlı kalınarak karar verildiği belirtilmişse de ıslah dilekçesinde 81.561,58 TL'ye arttırma taleplerinin dikkate alınmadığını ve taleple bağlı kalınmayarak ve güncel olmayan rapor esas alınarak 67.001,55 TL'nin kabulüne karar verildiğini, bu sebeple kurulan hükmün hatalı olduğunu, yargılama sırasında 3 kez rapor alınma sebebinin güncel verilerin değişmesi, hükme en yakın tarihli verilerle rapor alınması gerekliliği olduğunu, 11/03/2020 tarihli bilirkişi raporundan sonra davayı ıslah etmek için süre verilmediğini ve dosyanın karara çıktığını, oysa ki davacının gerçek zararının yeni verilere göre daha fazla olduğunu, son tarihli raporda gerçek zararın 91.442,67 TL olarak belirlendiğini, bu sebeple her ne kadar dava 81.561,58 TL'ye arttırılmışsa da güncel veriler ışığında alınan ve gerçek zararlarını gösterir rapordan sonra davanın ıslah edilmesi gerekirken bunun için süre tanınmaksızın davanın kısmen ve ıslahtaki tutardan da eksik bir şekilde karara çıkmasının kabul edilemeyeceğini, bu şekilde ıslahla bağlı kalınmadığı gibi müvekkilinin gerçek zararının da karşılanmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, mahkeme tarafından hükme esas alınan kusur raporunun seçenekli olarak hazırlandığını, bilirkişinin kusur raporu tanzimine yetkili olmadığını, Yargıtay içtihatları gereği ancak Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenecek kusur oranlarına dair rapora göre maddi zararın belirlenebileceğini, trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurumun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi olduğunu, mahallinde ve dosya üzerinde uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile yeniden inceleme yapılarak kusur durumunun kesin olarak saptanması ve böylece ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hakimin afaki olarak müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunu kabul ederek hüküm kurmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda belirlenecek özürlülük ölçütünden hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; 02/01/2015 tarihinde davalı ... (...) Sigorta AŞ'ye ZMSS ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada, yaya konumundaki davacının yaralandığı anlaşılmıştır. 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf itirazının incelenmesi; İlk derece mahkemesince kusur tespitine ilişkin alınan 30/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; tutanaktaki kaza senaryosunun ve davacının ifadesinde anlatıldığı kaza senaryosunun birbirinden farklı olduğu ve dava dosyasının mevcut içeriğine dayanarak hangi senaryonun gerçeği yansıttığı kesin olarak ortaya konulamadığı için kusur değerlendirilmesinin her iki senaryo için ayrı ayrı yapılmasının gerektiği, bu durumda tutanak içeriğine göre kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın, kazanın meydana gelmesinde %50 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nün kusurunun bulunmadığı; davacının ifadesinde anlatıldığı kaza senaryosuna göre davacı yayanın %50 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın %37,5 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nün %12,5 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş'ye sigorta aracın sürücüsü ...'ın 1,75 promil alkollü şekilde araç kullanarak kendini ve trafiğin güvenliğini tehlikeye attığı tespit edilmiştir.HMK'nin 357/1. maddesindeki; "...bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez." düzenlemesi, hükme esas alınan kusur raporunun tebliğine rağmen davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından rapora itirazda bulunulmaması, bunun yanında, ilk derece mahkemesince (kaza tespit tutanağına itibar edilerek) benimsenen kusur durumunun oluşa ve dosya içeriğine uygun olması karşısında bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 27/10/2017 tarihli raporda; davacının %34 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.Davacının 02/01/2015 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, ATK'nin yukarıda belirtilen raporuyla, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi; İlk derece mahkemesince alınan 06/11/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davacının % 50, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün %50, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu seçeneğe göre yapılan hesaplamada davacının geçici iş göremezlik zararı 1.423,61 TL, sürekli iş göremezlik zararı 65.577,94 TL olmak üzere toplam 67.001,55 TL maddi zararı olduğu tespit edilmiş, geçici iş göremezlik süresinin ATK raporunda belirlendiği üzere 9 ay yerine 3 ay hesaplanması nedeniyle mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 06/02/2019 tarihli ek raporda; davacının geçici iş göremezlik zararı 3.924,37 TL, sürekli iş göremezlik zararı 77.637,21 TL olmak üzere toplam 81.561,58 TL maddi zararı olduğu belirlenmiştir. Mahkemece 2020 yılı asgari ücretine göre hesaplama yapılması için alınan 11/03/2021 tarihli ek raporda; davacının geçici iş göremezlik zararı 3.924,37 TL, sürekli iş göremezlik zararı 87.518,32 TL olmak üzere toplam 91.442,67 TL maddi zararı olduğu tespit edilmiştir. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nin 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nin 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Somut davada davacı vekili 07/06/2019 tarihinde sunduğu bedel belirleme dilekçesiyle geçici ve sürekli iş göremezlik talebini 81.561,58 TL olarak belirlemiştir. Davacı vekili tarafından sunulan bedel belirleme dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasına, kısa kararın verildiği 14/04/2021 tarihli son celsede davacı vekilinin dosyanın tekemmül ettiğini beyan ederek ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmesine göre davacı tarafa ıslah hakkı tanınmadığından söz edilemeyeceğinden bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Ancak 06/02/2019 tarihli aktüer ek raporunda belirlendiği üzere ve taleple bağlı kalınarak 3.924,37 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 77.637,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 81.561,58 TL maddi tazminata (davalı ... Sigorta AŞ yönünden) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilerek davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın davalı ... Sigorta AŞ yönünden kabulü ile 3.924,37 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 77.637,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 81.561,58 TL maddi tazminatın 05/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.571,47 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 29,20 TL harç ve 262 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 291,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.280,27 TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç, 262 TL ıslah harcı ve 29,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 320,40 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 2.774,45 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesi hükmünü tekrarla, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 4.080 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 20,05 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.576,88 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.144,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.432,67 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/04/2025