Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1350 E. 2025/453 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1350
- Karar No
- 2025/453
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1350
KARAR NO: 2025/453
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/521
KARAR NO: 2021/356
KARAR TARİHİ: 20/04/2021
DAVA TARİHİ: 20/08/2019
DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu)
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davadışı ... Tah. Trz. İth. İhr. San. Ltd. Şti. lehine 17/08/2018 - 09/08/2019 vadeli ... Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, Çanakkale ilinde 05/09/2018 tarihinde meydana gelen yoğun yağış sonucu dava dışı sigortalının işyerinin çatısından içeriye giren yağmur suları nedeniyle işyerinin idari kısmının ve fabrika ana binasının hasara uğradığını, işbu hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyen müvekkil şirketin dava dışı sigortalısının işyerinin yağmur suyu drenajını projelendiren ve imalatını gerçekleştiren hasardan sorumlu davalı ... San. Ve Tic. A.Ş aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyan ederek; itirazının iptalini ve takibin devamı ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...Davacı ... vekili, müvekkili ile işyeri sigorta poliçesi imzalayan dava dışı sigortalı ... Ltd.şti'nin işyerinde 05/09/2018 tarihinde yoğun yağış sebebi ile hasar meydana geldiğini, müvekkilinin hasar bedelini ödediğini, hasardan işyerinin yağmur drenajını projelendiren ve imalatını yapan davalının sorumlu olduğunu, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir, ancak davacının tespit talebi üzerine Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/172 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Dava, itirazın iptali davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasında; davacı, davalı aleyhine 32.700,00 TL rücu alacağı ve 1.411,03 TL olmak üzere toplam 34.111,03 TL'nin rücuen tahsili için 12/03/2019 tarihinde başlatılmış ilamsız icra takibinin borçlunun itirazı sebebiyle durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya celp edilen bilgi ve belgelere göre ihtilafın; davacı ... şirketinin sigortalısına ait işyerinde yoğun yağmur sebebi ile meydana geldiği iddia olunan hasarda, işyerinin yağmur drenajını projelendiren ve imalatını yapan davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, meydana gelen hasar sebebi ile davalı şirketin sorumlu tutulması gereken hasar (riziko) bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Dava konusu hasarın meydana gelmesinde kusur ve hasar miktarının tespiti için mütalaasına başvurulan inşaat mühendisi, makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişilerin düzenledikleri dosyada mübrez 10/06/2020 ve 05/01/2021 tarihli mütalaalar, dosya içeriğine göre birlikte değerlendirildiğinde; tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya celp edilen tüm bilgi ve belgeler ile istenilen hususlarda mütalaa düzenlenmesinde gözönünde bulundurulması gereken hususlara uygun yeterli ve kanaat verici bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Dava konusu hasarın meydana gelmesinde, davalı tarafından yağmur suyu tahliye oluklarının kapasitesinin aşırı yağışlara karşı yetersiz olarak dizayn edilmesinin tek etmen olmadığı, yağmur suyu tahliye oluklarında yabancı maddelerin birikmesi sonucu tıkanıklar oluşması gibi etmenlerin de hasara sebep olacağı, bu bağlamda; olukların bakım ve kontrolünü sağlamayan dava dışı sigortalının da kusurlu olduğu, tespit edilen hasar miktarının kadri maruf bulunduğu, bu sebeplerle meydana gelen zararda davalının %50 kusurlu bulunduğu ve davalının kusuruna tekabül eden hasar miktarının 16.350,00TL olduğu, hasar bedelinin ödendiği tarih ile takip tarihi arasında işlemiş faiz miktarının 705,51TL olduğu kabul edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve açıklanan sebeplere göre davalı borçlunun icra takibine itirazında kısmen haksız bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davacının sübut bulan davasının kısmen kabulüne, itirazında haksız bulunan davalı borçlunun hükmolunan alacağın takdiren %20'si oranında tazminata mahkumiyetine karar verilmiştir..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Hem eksper raporunda hem de tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda hasarın aşırı yağış sonrasında yapının çatısından içeriye giren yağmur suları nedeniyle meydana geldiği, dahili su hasarına sebep olan çatı kaplamasının su drenajı ve oluklarının teknik yetersizliği nedeniyle oluştuğu, hasarın meydana gelmesinde kusurlu tarafın "yağmur suyu drenajını projelendiren ve imalatını gerçekleştiren" davalı şirket olduğunun tespit edildiğini, Bilirkişi heyeti kök raporunda dava konusu Sifonik Sistemin avantajlarının; kendini temizleme özelliğinden dolayı bakım maliyetinin minimum olması, yüksek debiden kaynaklanan kendi kendine temizleme özelliği ile tesisatın tıkanma riskinin olmaması, yüksek debi kapasitesi ile suyun çok daha hızlı tahliye etmesi olarak belirtildiğini, sifonik sistemin bakım ve temizlik hususunda belirtilen avantajları olmasına rağmen, davalı şirketin dava konusu sifonik sistemi yetersiz dizayn etmesi sebebiyle hasar meydana geldiğini, sistem doğru bir şekilde dizayn edilmiş olsaydı iddia edildiği gibi yabancı cisimlerin de birikmesinin söz konusu olmayacağını, kaldı ki, dava dışı sigortalı tarafından hasardan önce yapılan kontrollerde bu yabancı cisimlerin temizliği yapılarak sistemin bakımının sağlandığını, velev ki gerçekten bir tıkanma meydana gelmiş olsa bile kendini temizleme özelliği olan bir sistemin üstelik de bakımının yeni tarihlerde yapılmış olmasına rağmen hızlı tıkanma göstermemiş olması gerektiğini, eğer ki kısa sürede tıkanma sağlayacaksa bunun taahhüt edilen sistemde veya montajında probleme işaret ettiğini, bu nedenle tek kusurlu tarafın davalı olduğunu, tespit rapor ile mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında kusur tespiti yönünden çelişki oluştuğunu, mahkemece çelişki giderilmeden hatalı karar verildiğini beyan ederek davanın kısmen reddi yönünde verilen hatalı kararın kaldırılmasını, davanın tüm tutar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; davacı tarafça davalı aleyhine 32.700,00 TL rücu alacağı ve 1.411,03 TL olmak üzere toplam 34.111,03 TL'nin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik ödeme emrinin davalı tebliği üzerine davalı tarafından takibe itiraz edildiği ve işbu davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dava dışı sigortalıya ait işyerinin, davacı şirket nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile 09/08/2018-2019 tarihleri arasında sigortalandığı, hasarın 05/09/2018 tarihinde meydana geldiği, sigorta şirketi tarafından 18/09/2018 tarihinde sigortalısına 40.000,00 TL ödeme yaptığı, davacının aktif husumetinin bulunduğu, sigortalı ve davalı şirket tacir olduğundan dava görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Poliçenin; "Yangın Sigortası Teminat Kapsamı, Özel Şartları ve Klozları" başlıklı kısmında, "Ek Teminatlar" başlığı altında dahili su hasarının poliçe teminatına dahil olduğu belirtilmiştir. Yangın Sigortası Genel Şartlarının "Klozlar" başlıklı kısmında, "Dahili Su Klozu (Yangın Sigortası ile Birlikte Verildiği Takdirde Yangın Poliçesine Eklenecek Kloz)" bölümünde; "Yangın Sigortası Genel Şartları Hükümleri Saklı Kalmak Kaydıyla; ...2-Yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların, çatı veya saçaktan sızması; su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucunda bina içine giren suların doğrudan sebep olacağı zararlar"ın teminat kapsamında olduğu açıklanmıştır. 11/09/2018 tarihli Sigorta Eksper Raporunda; 2015 yılında davalı tarafından yapılan çatı drenajının boru çapları ve orta kanaldan bağlantı yerlerinin sayısının yetersiz olduğu, sistemin teknik olarak normalin üzerindeki yağışları kaldıramayacağı, kapasitesinin yetersiz olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ayrıca davalıdan temin edilen teknik rapora göre çatı oluğunun yabancı maddeler ile tıkandığı ve bu nedenle taşma yaparak fabrikaya sızdığının belirlendiği, Haziran 2018'de firma servisinin fabrikaya gelerek ufak bir revizyon işlemi yaptığı, kanalların temizlenmesi gerektiğinin belirttiği, dava dışı sigortalının da iş güvenlik defterindeki nota göre temizliğini yaptığı, davalının dava dışı sigortalıya vermiş olduğu teklifte Geberit sistem garantisi verdiği, ayrıca çatı kaplamasının sandviç panel, oluk ve tahliye sisteminin sifonik tipte olduğu, çatı su tahliye pvc boruların aşırı yağışlara karşı teknik ölçülerinin yetersiz ve çatı oluklarına gelecek yabancı maddelere açık olduğunun gözlemlendiği, sigortalıya bu nedenle gelecekte olabilecek aşırı yağışlara karşı önlem alınması gerektiğinin bildirildiği açıklanmış ve olay nedeniyle bina, emtia ve makinelerde oluşan hasar ile işçilik bedelinin toplamı 40.000,00 TL + KDV (%18) hesap edilmiştir. Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/172 D.İş dosyasında makine mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden alınan tespit raporunda; tesisin çatısında yapılan incelemede fabrikanın çatı kaplamasının bağlandığı ve yağmur sularının içerisine aktığı fabrikanın ana yapısını enine geçen 4 adet yapmur suyu oluğunun olduğu, tüm yağmur olukları içerisinde tespit tarihinde yağmur yağmamasına karşın yer yer su birikintilerinin bulunduğu, çatıda yağmur sularının toplanması için açılan 50 mm'lik deliklerin yoğun yağışlarda tam olarak işlev görmediği ve yağmur suyu kanallarının taşmasına neden olduğu, deliklerin pvc iniş borularına bağlandığı noktalarda uyumlu bir imalat yapılmadığı, her bir delikte bulunan kapakların yoğun yağışlardan sonra çatı üzerinde ve kanallar içerisindeki teressübatların bu delikleri tıkayan bir bariyer haline geldiğinin gözlemlendiği, çatıdaki yağmur oluklarında güvenli ve yeterli olarak yağmur sularının tahliyesine uygun şekilde eğim verilmediği, bu nedenlerle söz konusu hasardan davalının sorumlu olduğu, zarar gören alçıpanlar ve laminat parkeler nedeniyle, yeni alçıpan ve badana yapılması, laminatların sökülüp yenilerinin takılması ve işçilik bedellerinin toplam 32.700,00 TL olduğu hususlarında kanaat bildirilmiştir. Mahkemece inşaat mühendisi, makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda; ilk derece mahkemenin yukarıdaki kararında özetlendiği gibi ekspertiz raporu ve Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/172 D.İş dosyasında davalı yönünden yapılan tespitlere ek olarak, dava dışı sigortalının da yağmur suyu tahliye oluklarının bakım ve kontrolünü yapmaması sebebiyle %50 kusurlu olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Ek raporda; "-Davadışı sigortalının iş güvenliği defterinde yer alan ve hasardan önce 22.03.2018 tarihinde "işletme içerisindeki su sızıntısından kaynaklı olarak çatı oluklarını yapan firma çağırılmış, kontrolü yaptırılmış, olukları temizlemesi gerektiği firma yetkilisine söylenmiştir. Firma çalışanları tarafından olukların temizliğinin yapıldığı firma ziyareti sırasında tarafıma bildirilmiştir." notunda, söz konusu oluk temizliğinin 22.03.2018 tarihinde yapılmış olduğu, ancak dava konusu hasarın 05.09.2018 tarihinde meydana geldiği göz önüne alındığında, aradan geçen 5 ay 2 hafta süresince oluk temizliği yapılmamış olduğu ve bu süre içerisinde olukların tekrar tıkanmış olabileceği, - Davacı vekili her ne kadar 01.07.2020 tarihli beyan dilekçesinde sifonik sistemin genel bir özelliği olarak tıkanma riskinin bulunmaması konusunda KÖK RAPOR'a atıfta bulunmuş ve tek kusurun davalı şirket olduğunu belirtmiş olsa da, heyetimizce KÖK RAPOR'da vurgulanmış olan asıl husus: sifonik sistemlerde “yüksek debi kapasitesi ile suyun çok daha hızlı tahliye etmesi ve geleneksel yağmur suyu tahliye sistemine nazaran daha az iniş hattına ihtiyaç duyulması” sebebiyle dava konusu olayın meydana gelmesinde tek kusurun tasarım kusuru olmadığı, aynı zamanda Sigorta Eksper Raporu'nda açıkça belirtildiği gibi “...davalıdan temin edilen teknik rapora göre çatı oluğunun yabancı maddeler ile tıkandığı ve bu neden ile taşma yaparak fabrikaya sızdığının belirlendiği...” hususları gözönüne alındığında fiilen bir tıkanma meydana gelmiş olduğu ve yine Sigorta Eksper Raporu'nda “çatı su tahliye pvc boruların aşırı yağışlara karşı teknik ölçülerinin yetersiz ve çatı oluklarına gelecek yabancı maddelere açık olduğunun gözlemlendiği, sigortalıya bu durumun belirtildiği, gelecekte olabilecek aşırı yağışlara karşı önlem alınması gerektiğinin bildirildiği” belirtildiği; dolayısıyla meydana gelen olay açısından dava dışı sigortalının olukların bakımı sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu; davalının ise yağmur suyu tahliye oluklarının kapasitesinin aşırı yağışlara karşı yetersiz olarak dizayn edilmiş olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiş olup, kök raporumuzdaki görüşümüz aynen korunmaktadır." şeklinde kanaat bildirilmiştir. Somut olayda, dava konusu hasarın, gerek çatı oluklarının yağmur sularının tahliyesi için yetersiz kalması, gerekse oluklarda yabancı cisimlerin birikmesi sebebiyle oluşan tıkanma nedeniyle meydana geldiği, raporlar arasında çelişki bulunmadığı zira bilirkişi heyetinin ekspertiz raporunda yer alan tespitler ışığında değerlendirme yaptığı anlaşılmakla, çatı oluklarının temizlenmemesi ve kontrol edilmemesi sebebiyle dava dışı sigortalının da olayda kusur ve sorumluluğunun bulunduğu sabit hale geldiğinden, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL 'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/04/2025