Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1652 E. 2025/667 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1652
Karar No
2025/667
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1652

KARAR NO: 2025/667

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/05/2021

NUMARASI: 2018/852 Esas - 2021/522 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2025

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araçla, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 22/04/2018 günlü trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolculuk etmekte olan vekil edeninin yaralanarak sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün de kusuru bulunduğunu, bu nedenle uğranılan bedensel zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine 10/07/2018 tarihinde başvuruda bulunulmasına rağmen sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.500,00-TL'si kalıcı, 100,00-TL'si geçici iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 3.600,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihi olan 10/07/2018 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 19/04/2021 günlü dilekçe ile de; 05/04/2021 günlü aktüer bilirkişi raporu (ikinci seçenekteki hesaplama) doğrultusunda geçici iş göremezlik tazminatı istek miktarını 6.412,48-TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 80.915,48-TL'ye çıkarttıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.madde hükmü uyarınca görülmekte olan dava açılmadan önce vekil edeni sigorta şirketine usulüne uygun yeterli bir belgeyle yapılmış başvuru bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca davacının uğradığını iddia ettiği maluliyetin ATK 3. İhtisas Dairesi'nden temin edilecek bir raporla tespiti yoluna gidilmesini istediklerini, kalıcı iş göremezlik dönem zararından vekil edeni sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, keza vekil edeni sigortacının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olması nedeniyle kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğunun da usulüne uygun şekilde belirlenmesi ve tazminat hesaplamasını da ZMM Sigortası Genel Şartlarındaki düzenlemeler doğrultusunda yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...23/04/2018 tarihinde, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile yerleşim yerinde gece vakti aydınlatma bulunan orta ayırıcı ile bölünmüş Aydınlı Yolu Caddesini takiben Aydınlı istikametinden İçmeler Köprü istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek sola yönelip orta ayırıcı-refüjü geçerek karşı istikamet yol bölümünde Aydınlı istikametine seyir halinde olan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile çarpışması sonucu, ... plaka sayılı kamyonette yolcu konumunda bulunan davacı ...’nun yaralandığı dava konusu olay meydana geldiği, meydana gelen kazada soruşturma dosyası içeriği ve alınan rapor ile uyumlu olarak davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak davacının sürekli maluliyet oranın %5 geçici iş göremezlik süresinin ise 4 aya kadar olduğu, tazminat uzmanı hesap bilirkişisinden alınan raporda yapılan hesaplama neticesinde davacının iş göremezlik tazminatı alacağının 87.327,96-TL (geçici iş göremezlik zararı; 6.412,48 TL, sürekli iş göremezlik zararı; 80.915,48 TL) olduğu, bu miktarın davalı sigorta şirketi yönünden tanzim edilen poliçe limiti kapsamında bulunduğu; davacının, sürücü/işletenin kusuru ile oluşan zararın sorumluluğunu üstlenen davalı trafik sigortacısından bu zararını tazminini TBK.54, K.T.K. 85 ve 91 maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının A.1 maddeleri hükmü kapsamında talep edebileceği, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine davacı tarafından 10/07/2018 tarihinde başvuru yapıldığı, bu nedenle anılan tarihte 8 iş gün sonrasına isabet eden 23/07/2018 tarihinden itibaren sigorta şirketinin temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, aracın hususi otomobil olması sebebiyle davalının faiz nevi sorumluluğunun yerleşik içtihatlar uyarınca yasal faiz olduğu..." gerekçesiyle;

-Dava ve talep arttırım dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulü ile 80.915,48 TL sürekli iş göremezlik ve 6.412,48 TL geçici iş göremezlik zararı toplamı 87.327,96 TL'nin 23/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; tazminat hesaplamasının 1,8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerekirken, prograsif rant uygulamasıyla yapılmış olmasının hatalı olduğu, ZMM Sigortası Genel Şartlarındaki değişiklikler gözetildiğinde vekil edeni sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığının karar yerinde dikkate alınmadığı, bu nedenlerle ve resen gözetilecek sebeplerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından ve davacının iyileşme dönemindeki geçici bakıcı gideri zararından, davalı sigorta şirketinin tedavi (sağlık) gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu bulunmasına; trafik kazasına bağlı tazminat hesaplamalarında ZMM Sigortası Genel Şartları ile getirilen 1.8 teknik faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olup dosya kapsamında alınan aktüerya raporunda Yargıtay içtihatları ile kabul edilen TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre (1.8 teknik faiz kullanılmaksızın) hesaplama yapılmasının isabetli olmasına, ayrıca davacı tarafça davalıya iş bu dava açılmadan önce yazılı biçimde başvurulmuş olup, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, bu şekilde de görülmekte olan dava bakımından, dava ön şartının gerçekleşmiş olduğunun belirgin bulunmasına göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 5.965,37-TL harçtan peşin yatırılan 2.984,30-TL harcın düşümü ile bakiye 2.981,07-TL istinaf karar ve ilam harcının davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.02/05/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1652, K. 2025/667, T. 02.05.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1652-e-2025-667-k-a497f3ad7376