İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/98 E. 2025/398 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/98
Karar No
2025/398
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/98 Esas KARAR NO : 2025/398 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/02/2020 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22.06.2017 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu koltuğunda oturmakta iken davalı...sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpışması neticesinde ciddi olarak yaralandığını, bunun neticesinde de hastanede yatmak ve ameliyat olmak zorunda kaldığını, kaza nedeniyle vücudunda kalıcı hasarlar oluştuğunu ve daimi sakatlık durumu gerçekleştiğini, müvekkilinin hastane masraflarını dahi kendisinin karşılaması gerektiğini, gerek maddi gerekse de manevi hiçbir zararının davalılar tarafından karşılanmadığını, bu nedenle sigorta şirketine 21.07.2017 tarihinde yapılan başvurunun da sonuçsuz kaldığını, öncelikli olarak müvekkilinin hiçbir gelirinin olmaması, üzerine kayıtlı hiçbir varlığının olmaması, yaşanan kaza nedeni ile çalışabilecek durumda da olmaması sebebi ile yargılama giderlerini karşılayabilecek ekonomik durumunun bulunmadığını, müvekkilinin 22.06.2016 günü öğleden sonra ...'nın kullandığı... plakalı araçla şoförün yan koltuğunda emniyet kemeri takılı bir vaziyette tırla gelen malı indirmek için gitmekte olduğunu, seyir halinde iken 19 sokağı takiben karşı istikamette seyir halinde iken olay mahalli olan Millet caddesi kavşağına geldiğinde karşı istikamette seyir halinde bulunan sürücü...idaresindeki ... plakalı minibüsle çarpıştıklarını, çarpışma neticesinde ciddi olarak yaralanan müvekkilinin İzmir Gaziemir Nevvar Salih İşgören Hastanesi'ne kaldırıldığını, burada bir dizi muayane ve ameliyat geçirmek zorunda kaldığını, müvekkilinin burada bir hafta yatarak tedavi görmek durumunda kaldığını ve hastaneden ayrıldığında da daimi sakatlık oluşmuş vaziyette ayrıldığını, müvekkilinin yaşanan olay nedeni ile bir daha eski yaşamına hiç dönemediğini, yaşam kalitesinin oldukça düştüğünü, çalışamadığını ve sağlığına kavulaşamadığını, çok derin acılar yaşadığını, tüm tedavi masraflarını dahi kendisinin karşılamak zorunda kaldığını, çalışma hayatının son bulması ile hiçbir gelirinin de bulunmadığını, müvekkilinin, zararlarının giderilmesi için davacı davalı sigorta şirketine 21.07.2017 tarihinde başvurduğunu,... numaralı hasar dosyasının açıldığını, başvurunun üzerinden beş aydan fazla süre geçmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin söz konusu kaza öncesi çalışması karşılığı elde ettiği aylık kazancının 2.500,00 TL olduğunu, çalışamaması ve hiçbir gelirinin de bulunmaması nedeniyle ağır depresyon geçiren müvekkiliısı ciddi bir bunalıma girdiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik öncelikli olarak adli yardım taleplerinin kabulüne, müvekkilinin (fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik) 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketinin poliçe itibariyle), yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmediğini, 22.06.2017 tarihinde meydana gelen ve... plakalı sigortalı araç ile... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında...'ün malül kaldığı iddiasıyla kalıcı maluliyet, geçici maluliyet, maddi tazminat, sağlık giderleri, tedavi gideri vs.talep edildiğini, talep edilen geçici iş göremezlik ve tedavi masraflarının SGK'nın sorumluluğunda olan sağlık giderlerinden olduğunu, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun police limiti ile sınırlı olduğunu ve bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami police teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi zarar taleplerinin trafik sigorta poliçesinin teminatı içerisinde olmadığından reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının emniyet kemeri takmamasından kaynaklı müterafik kusurunun mevcut olduğunu, bu nedenle tazminat hesabından Yerleşik Yargıtay İçtihatları gereği %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bununla birlikte içinde yolcu konumunda bulunduğu araçta hatır taşımasına binaen bulunduğunu ve %20 hatır haşıması indirimi de yapılması gerektiğini, başvuru sahibinin kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini belirterek müvekkili şirket hakkında açılan davanın başvuru şartı yerine getirilmemesi sebebi ile reddine, esasa girildiğinde esastan reddine, kabul anlamına gelmemek kaydı ile aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe temiat limiti ve sigortlının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gereklilliğine, reddedilen kısım için ise Yargılama gideri ve yasal vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DAVA KONUSU : Açılan dava, 22/06/2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda iken yaralanan davacı...ün vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, ...'ün yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu, oluşmuş ise davacı ...'ün sürekli işgöremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi, davacı...'ün varsa sürekli iş göremezlik oranı çerçevesinde ve geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin, ayrıca davacı ...n yaralanması sebebiyle katlanmak durumunda kaldığı tedavi giderlerinin hesaplanması neticesinde, davacı...ün yönünden belirlenecek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri bedelleri ile 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Mahkememizce dosya davacı...n dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş, 26/10/2020 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda sonuç olarak özetle; şahısta birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin engellilik oranının %7,9 (yüzde yedi virgül dokuz) olarak bulunduğu, sol el bileğinde (sol radius distalinde) kırık nedeniyle ortalama fizyolojik tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) ay kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varıldığı, şahsın mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflediği, istenilmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 (altı) ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 Psikiyatri Uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek “şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir bir rapor” aldırılarak raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabileceği, davacının bu kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olabileceği hususunun Sosyal Güvenlik Uzmanı bir bilirkişi tarafından belirlenmesinin uygun olacağı mütalaasına varıldığı, şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı kanaatine varıldığı, sorulan husus (kişinin iyileşme süresi içinde başka birisinin bakımına ihtiyacı olup olmadığı, muhtaç ise bakım hizmetine duyulan sürenin ve bakım ihtiyacı oranının ne kadar olduğu) ile ilgili olarak, sosyal haklar kapsamında engelli bireylerin bakıma muhtaçlığının tespiti ile ilgili olan “Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik” başlıklı Yönetmelikte bahsi geçen üyelerden oluşan bir Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyeti oluşturularak istenilen husustaki raporun bu özellikteki bir heyetten aldırılmasının daha uygun olacağı mütalaasına varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yeniden yazılan müzekkere neticesinde Ege Üniversitesi Adli Rapor Birimi tarafından düzenlenen 12/01/2023 tarihli yazı ekinde yer alan 23/11/2022 tarihli Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı raporunda; kişinin psikiyatrik görüşme ve muayenesinin "...” protokol numarasına kayıtlı olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda 23.11.2022 tarihinde yapıldığı, kişi ile görüşülerek tıbbi kayıtlarının incelendiği, kişi ile yapılan görüşmeler ile tıbbi kayıtlarının incelenmesi sonucunda kişinin 66 yaşında olduğunun, evli ve üç çocuğunun olduğunun, ailesi ile yaşadığının, okur yazar olduğunun, geçmişte hamal olarak çalıştığının, kazadan sonra çalışamadığının, olay tarihi olan 22/06/2017 tarihine kadar herhangi bir psikiyatrik yakınmasının, psikiyatri başvurusunun, psikotrop ilaç kullanımının olmadığının, olay sonrasında olaya dair yeniden yaşantılama, olay ile ilgili kabuslar görme, araca binememe, tedirginlik, kaygı, uyku sorunları yaşadığının, 08.10.2020 tarihinde Adli Tıp Anabilim Dalı'nda olayla ilgili olarak adli değerlendirilmesinin yapıldığının, ifade ettiği psikiyatrik yakınmalar nedeniyle altı ay takip ve tedavisinin yapılması amacıyla hastanenin genel psikiyatri polikliniğine yönlendirildiğinin, 14.04.2022-27.10.2022 tarihleri arasında poliklinik takiplerine düzenli geldiğinin, Lustral, Imovane, Buspon, Ketya isimli psikottrop ilaçlar kullandığının, halen Lustral 200 mg/g, Buspon 15 mg/g, Ketya 50 mg/g tedavisini kullanmakta olduğunun, tedaviden kısmen faydalandığının ancak halen tetikte olma hali, tedirginlik yaşama, trafikte olmaktan kaçınma yakınmalarının devam ettiğinin öğrenildiği: kişinin yapılan ruhsal durum muayenesinde giyimi ve hijyeninin sosyoekonomik-durumuyla uyumlu olduğu, özbakımının iyi olduğu, bilincinin açık yöneliminin tam, dikkat ve bellek fonksiyonlarının normal, uykusunun ve iştahının olağan olduğu; duygu durumunun ılımlı depresif, affektinin duygudurumu ile uyumlu olduğu, hipervijilansının ve kaçınma davranışlarının mevcut olduğu, sanrı ve varsanılarının olmadığı, suisidalite ve homisidalitesinin olmadığının saptandığı; kişi ile yapılan görüşme, kişinin ruhsal durum muayenesi ve tıbbi kayıtları birlikte değerlendirildiğinde kişide olaya bağlı travma sonrası stres bozukluğu olduğu, hastalığının kalıcı olduğu, tedavi ile kısmen düzeldiği kararına varıldığı hususlarında görüş bildirilmiştir. Mahkememizce davacının maluliyetinin tespiti açısından 14/01/2021 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın İstanbul ATK ... İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve dosya kapsamında alınan İstanbul ATK... İhtisas Dairesi tarafından düzenlendiği anlaşılan 17/02/2021 tarihli ön rapor ile kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle olay tarihinde gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyalarının, ilgili sağlık kuruluşundan ve kişinin kendisinden sorularak teminen gönderilmesi, kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle gördüğü psikiyatrik takip ve tedavilerine ait muayene bulguları, konsultasyon notları, epikriz raporları, tetkik ve tedavi evrakları dahil tüm tıbbi belgelerin, ilgili sağlık kuruluşundan ve kişinin kendisinden sorularak teminen gönderilmesi ve yeni çekilecek, kırık/yaralanma alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi talep edilmiştir. Mahkememiz 22/09/2022 tarihli duruşma ara kararı ile kusur oranlarının tayini için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmiş olup İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 25/01/2023 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ...’in %25(yüzde yirmi beş) oranında kusurlu, davalı sürücü...’nın %75(yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememiz 13/04/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın yeniden Ege Üniversitesine Tıp Fakültesine gönderilerek dosyadaki tüm belgeleri ile birlikte 23/11/2022 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve hastalıklarının düzenlemiş olduğu raporları dikkate alınarak davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle maluliyet oranının tespitine dair rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 07/08/2023 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda sonuç olarak özetle; şahısta birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin özürlülük oranının %35,6 (yüzde otuz beş nokta altı) olarak bulunduğu, şahsın EÜTF Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından yapılan takip ve tedavi süreci de göz önünde bulundurulduğunda tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varıldığı bildirilmiştir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunun 17/02/2021 tarih ve ... sayılı ön raporu doğrultusunda dosya yeniden İstanbul ATK ... İhtisas Kuruluna gönderilmiştir. 05/01/2024 tarihli Adli Tıp Kurulu Raporunda sonuç olarak;...’ün 22/06/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında kas-İskelet Sistemi, Üst ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.6’ya göre %3, Şekil 2.7’ye göre %2, toplam üst ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 2.3’e göre kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun adli tıbbi bir konu olmadığı ve Kurumun görev kapsamına girmediği mütalaasına varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce 11/06/2024 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu ara kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca davacı vekiline dava dilekçesinin netice-i talep kısmına konu edilen maddi tazminat talebinin hangi tazminat kalemlerine ilişkin olduğunu ve tazminat kalemlerine binaen talep edilen tazminat miktarlarını ayrı ayrı ve açık bir şekilde mahkememize bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine yönelik hüküm kurulmuş olup davacı vekilince mahkememize sunulan 24/06/2024 tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerinin fiziki ve psikolojik tedavi giderlerinden (237,50 TL), tedavi sırasında kullanmak zorunda kaldığı ilaç bedellerinden (237,50 TL), kaza sonucu çalışamamasından dolayı sürekli iş göremezlik tazminatından (237,50 TL), kaza sonucu çalışamamasından dolayı geçici iş göremezlik tazminatından (237,50 TL), müvekkilinin tedavisi sırasında ve davamızın devamında alınan raporlar sebebiyle yapmış olduğu ulaşım masraflarından (50,00 TL) oluştuğu yönünde beyanda bulunulmuştur. Dosyanın incelemesinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'ün sürekli iş göremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresi ve sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı ve muhtaç ise süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 26/10/2020 tarihli maluliyet raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...ün sürekli iş göremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresi, davacı...'ün yaralanması nedeniyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı ve muhtaç ise süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 05/01/2024 havale tarihli maluliyet raporu arasındaki çelişki bulunduğu anlaşılmakla mahkememiz 19/07/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurula tevdi edilerek her iki rapor arasındaki çelişkinin kati şekilde giderilmek suretiyle maluliyet raporu düzenlenmesine karar verilmiştir. 03/10/2024 tarihli Adli Tıp Kurulu Raporunda sonuç olarak;...’ün 22/06/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında Kas-İskelet Sistemi, Üst ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.6’ya göre %3, Şekil 2.7’ye göre %2, toplam üst ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 2.3’e göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun adli tıbbi bir konu olmadığı ve Kurumun görev kapsamına girmediği mütalaasına varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce 12/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosya aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 20/03/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; 22.06.2017 tarihinde yaralanan...'ün geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.083,00 TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 86.130,95 TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 580,81 TL olduğu, ileriye dönük muhtemel tedavi giderinin 8.000,00 TL olduğu, -FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 1.300,50 TL olduğu, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 800,00 TL olabileceği, davacının toplam maddi tazminat alacağının 101.895,26 TL'ye tekabül ettiği, davalı ...'in %25 (... oranında kusur ile zararın 25.473,81-TL'sinden, davalı sigorta ZMMS poliçeli araç sürücüsü davalı ...) oranında kusur ile zararın 76.421,45 TL'sinden sorumluluğunun olacağı, müterafik kusur yönünden indirimi yapılıp yapılmayacağı hususunun takdirinin Sayın Mahkeme ait olduğu; davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu hususlarında görüş bildirilmiştir. Davacı vekili 21/04/2025 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile davadaki maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, bu nedenle sadece maddi tazminat talebimiz bulunduğu davalı ... şirketine karşı maddi tazminata ilişkin olan taleplerinden feragat ettiklerini belirterek davalılardan...açısından devam eden manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne, davalı...ımız saklı kalmak kaydı ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...en tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar...den dava dilekçesinde talep ettikleri faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili 29/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ile "Yukarıda esas bilgileri verilen mahkemeniz dosyasında davacı taraf ile tazminat hususunda anlaşılmış olup ödeme yapmak sureti ile sulh olunmuştur. Davacı tarafça müvekkilimiz şirket adına davadan feragat edilmesi halinde söz konusu feragat beyanı kapsamında tarafımızca da herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmeyeceğini Mahkemeniz’e saygı ile bildiririz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin maddi tazminat taleplerini açıklayıcı 24/06/2024 tarihli dilekçesi ile fiziki ve psikolojik tedavi giderlerine istinaden 237,50-TL, tedavi sırasında kullanmak zorunda kaldığı ilaç bedellerine istinaden 237,50-TL, kaza sonucu çalışamamasından dolayı sürekli iş göremezlik tazminatına istinaden 237,50-TL, kaza sonucu çalışamamasından dolayı geçici iş göremezlik tazminatına istinaden 237,50-TL, tedavisi sırasında ve davanın devamında alınan raporlar sebebiyle yapmış olduğu ulaşım masraflarına istinaden 50,00-TL'nin tazminini talep etmiş ise yargılama sırasında vekaletnamesinde feragat etme hususunda özel olarak yetkisi bulunan davacı vekilinin 21/04/2025 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla maddi tazminat taleplerinin feragat sebebiyle reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; dava konusu trafik kazasının meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle ülkenin mevcut ekonomik koşulları, trafik kazası neticesinde davacının vücut bütünlüğünde meydana gelen geçici iş göremezlik süresi, kazanın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumları göz önünde bulundurularak hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davacı lehine 12.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı hususunda mahkememiz nezdinde hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-Maddi tazminat taleplerinin feragat sebebiyle REDDİNE, 2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, a)Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, 12.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ...dan alınarak davacıya verilmesine, b)38.000,00-TL manevi tazminat bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla maddi tazminat yönünden alınması gereken ancak adli yardım talebinin kabulü nedeniyle alınmayan 615,40-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle manevi tazminat yönünden alınması gereken ancak adli yardım talebinin kabulü nedeniyle alınmayan 819,72-TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ...dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Maddi tazminat talepleri yönünden davacı tarafından yapılan 4.439,00-TL yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Yargılama aşamasında adli yardım kabulü nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 15.234,00-TL yargılama gideri ile 646,00-TL mahkememize resen postaya verilen tebligat gideri olmak üzere toplam 15.880,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Manevi tazminat yönünden yargılama gideri kullanılmadığı dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Maddi tazminat talebi açısından davalı... Anonim Şirketi vekilinin vekalet ücreti talebi bulunmadığı yönündeki beyanları dikkate alınarak, maddi tazminat yönünden taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer ve gerek olmadığına, 9-Manevi tazminat yönünden davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 12.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ...an alınarak davacıya verilmesine, 10-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet vermelerinden dolayı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar... ve davalı...Anonim Şirketi vekilinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/04/2025

Katip... ¸e-imza

Hakim... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/98, K. 2025/398, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-98-e-2025-398-k-6ee306f4f36c