İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/392 E. 2026/467 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/392
Karar No
2026/467
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/392 Esas KARAR NO:2026/467

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:10/06/2021 KARAR TARİHİ:23/06/2026

Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.05.2020 tarihinde sürücü ... sevkindeki ... plakalı aracın ... Caddesi ile ... Caddesi kavşağında ısışklara geldiği sırada kırmızı ışıkta bekleyip akibinde yeşil yanmadan kırmızıda geçmesi ve o sırada alemdağ caddesi takiben dudullu istikametine seyir etmekte olan ve bu çarpmanın etkisiyle daha da yüksek şekilde hareet etmeye devam eden ... plakalı aracın kaldırımda yürüyen müvekkiline ve o sırada yaya şekilde aynı kaldırımda yürüyen ...'a çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek; davanın kabulü ile müvekkilinin kaza nedeniye çalışamadığı dönemlere ait geçici iş göremezlik tazminatına istinaden şimdilik 100-TL maddi tazminatın davalılardan kusur oranları doğrultusunda kaza tarihinden itirbaren (sigorta şirketlerine ihbar tarihinden) işleyecek ticari avans faizi ile tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin kaza nedeniyle vücudunda oluşan kırıklar nedeniyle sürekli şekilde maluliyet oluştuğundan dolayı sürekli iş göremezlik tazminatına istinaden şimdilik 100-TL maddi tazminatın davalılardan kusur oranları doğrultusunda kaza tarihinden itirbaren (sigorta şirketlerine ihbar tarihinden) işleyecek ticari avans faizi ile tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin kaza nedeniyle yapmış olduğu tedavi giderleri, bakıcı giderleri, yol masrafları, koltuk değneği ve tekerlekli sandalye masrafı ile sair tedavi giderlerine istinaden şimdilik 100-TL maddi tazminatın davalılardan kusur oranları doğrultusunda kaza tarihinden itirbaren (sigorta şirketlerine ihbar tarihinden) işleyecek ticari avans faizi ile tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin kaza nedeniyle yapmış olduğu ağrı, elem, üzüntü ve acının tazmini amacıyla 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan kusur oranları doğrultusunda kaza tarihinden itirbaren (sigorta şirketlerine ihbar tarihinden, manevi tazminat lkozu olması halinde) işleyecek ticari avans faizi ile tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 25.05.2020 günü müvekkilinin kuzeni ...'in çocuğunun hasta olması ve doktora götürmek için kendisinden yardım talep etmesi üzerine kuzenin evine doğru ... plakalı araç ile giderken kazanın gerçekleştiği, kavşağa geldiğinde kırmızı ışıkta bekledikten sonra kendisine yeşil ışık yandığını görünce karşıya geçerken diğer yönden gelen aşırı hızla gelen ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda ... plakalı aracın kaldırımda yürüyen davalıya çarpması şeklinde gerçekleştiğini, müvekkilinin kavşakta kırmızı ışıkta beklediğini ve kendisine yeşil ışık yandığını görünce yola girdiğini beyan ettiğini, müvekkilinin geçiş yönünde bulunan trafik ışıklarında sinyalizasyon hatası olabileceği süresinden önce yeşil ışık yanabileceği ihtimali olabileceği gibi güneş ışıklarının geliş açısı ve saat itibariyle ışıklarda ki yansımadan kaynaklı bir yanılma ihtimalinin de mevcut olduğunu, fakat her halükarda olayın gerçekleşmesinde ... plakalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğu zira kavşaklara girerken hızını düşürmediği gibi seyir halinde olduğu yola uygun hız limitinde olmadığı aşırı süratli olduğu ve arkadan gerçekleşen küçük bir temasta dahi aşırı hızı nedeniyle takla atması neticesinde kazanın vuku bulduğunun görüldüğünü, kaza tutanağında her iki araç sürücüsüne kusur izafe edilmiş olsa da yapılacak incelemeler neticesinde kazanın oluşumunda asli kusurlu olan tarafın ... plakalı araç olduğunun anlaşılacağını, davacının tüm maddi tazminat kalemlerine ilişkin taleplerinin soyut olduğunu, davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte zarar konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, gerek davacı gerekse davalı müvekkilinin tacir olmadığından davacının ticari faiz talebi yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek; davacı tarafından usulüne uygun şekilde sigorta şirketine başvuru olmadığından davanın usulden reddine, davacının yukarıda maddi tazminat talebinin reddine, tarafların ekonomik ve sosyal yaşantıları dikkate alınarak talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olması ve zenginleşme kastı taşıyor olması ve müvekkilinin ekonomik durumu da dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği maddi zararın miktarının belirli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davadan önce müvekkili şirkete yapılmış usulüne uygun başvurunun söz konusu olmadığından davanın usulden reddinin de gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin sosyal güvenlik kurumuna yöneltilmesinin gerektiğini, daha önce trafik kazalarından doğan tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinin sigorta şirketleri tarafından karşılanmakta iken değişiklikten sonra bu giderlerin sosyal güvenlik kurumundan karşılandığını, tazminat taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin dava tarihi olduğunu, öte yandan uygulanacak faizin ise ticari avans faizi değil yasal faiz olacağını belirterek; haksız davanın hukuki yarar yokluğundan aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı yanca müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine açılan hasar dosyası incelendiğinde ibrazı zorunlu evrakların eksik olması nedeniyle yeterli değerlendirmenin yapılamadığını, dayaa konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu zararlara ilişin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusuru oranında ve zarar nispetinde olacağını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri harç ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; 25.02.2011 tarihinden sonra açılan davalarda artık sağlık hizmeti giderlerdinden sosyal güvenlik kurumunun sorumlu olduğu bilindiğinden dava dilekçesi ile müvekkili kurum taraf olarak gösterilmemiş ise dahili dava yoluyla husumet yöneltilmesinin hukuku aykırı olduğunu, somut olayda da kaza tarihi 25.05.2020 olduğunu dolayısıyla müvekkili kurumun davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili kurumun trafik kazaları sonucu oluşan tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderlerinin müvekkili kurum tarafından sağlık uygulama tebliği hükümleri uyarınca karşılandığını, ancak müvekkili kurumun bakıcı, ulaşım, pansuman ve diğer bakım giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat talepleri, cenaze, defin ve bakıcı giderleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini belirterek; davaya müdahil olmayacaklarını, davaya taraf olmayan müvekkili kurum aleyhine sonuç doğuracak hüküm kurulmamasını talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Davacı vekilinin 20.04.2026 tarihinde ıslah dilekçesi sunarak dava değerini çıkartarak harçlandırmıştır. Dava: Trafik Kazası Nedeniyle İkame Olunan Maddi Manevi Talepli Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; 25.05.2020 tarihinde sürücü ... sevkindeki ... plakalı aracın ... Caddesi ile ... Caddesi kavşağında ısışklara geldiği sırada kırmızı ışıkta bekleyip akibinde yeşil yanmadan kırmızıda geçmesi ve o sırada ... Caddesi takiben ... istikametine seyir etmekte olan ve bu çarpmanın etkisiyle daha da yüksek şekilde hareket etmeye devam eden ... plakalı aracın kaldırımda yürüyen davacıya çarpması neticesinde, davacı tarafça ikame olunan maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. İrdelenmesi gereken husus öncelikle kusur durumu olacaktır.

Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; kendisine hitap eden yönde bulunan “Kırmızı Renkli Trafik Işığını” kuralını ihlal ettiği, kendisine hitap eden yönde henüz yeşil ışık yanmadan harekete geçtiği esnada aracının ön kısımları ile; aynı kavşağa sağ tarafından gelen ve ön ilerisinde bulunan ... plakalı kamyonetin sol arka yan kısımlarına çarptığı, bu çarpma etkisiyle ... plakalı kamyonetin yan yatıp sürüklenerek yaya kaldırımında yürüyen 2 yayaya ve ayrıca park halindeki diğer otomobile çarpmasına sebebiyet verdiği; dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve %80 oranda asli kusurlu olacağı, öte yandan: ... plakalı kamyonet sürücüsü davalı ... ... hakkında adı geçen sürücünün idaresindeki araç ile anılan kavşak giriş yönünde kendisine hitap eden yönde “Yeşil ışıkta” geçmekte iken diğer aracın çarpmasına maruz kaldığı, çarpma esnasında aracının yan yatarak ve kaza krokisine 30 m. savrularak kaldırım üzerindeki 2 yayaya ve ayrıca park halindeki araca çarparak durduğu; Kavşak yaklaşım yönünde seyreden sürücüler tarafından kaza tehlikesi önceden öngörülebilir ve tedbir alınması halinde kazanın önlenebilir olduğu; adı geçen sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltma, ses, ışık vb. ile diğer sürücüyü uyarma, uygun manevra yapma yada durma gibi tedbir alması gerekirken, tehlikeye karşı duyarsız kaldığı; dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve %20 oranda tali kusurlu” olacağı, yine kazada yaralanan davacı yaya ... ... ve kaza sonucu ölen dava dışı yaya ... hakkında da Güven İlkesi gereği inceleme yapılmıştır. Trafik Kazası tespit Tutanağında adı geçen yayaların yaya kaldırımında yürümekte oldukları esnada, kaza yaparak savrulan aracın çarpmasına marız kaldıkları belirtimiş ve herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmemiştir. Buna göre adı geçen yayaların yaya kaldırımında yürümekte oldukları esnada, kendi etkileri olmadan kaza yapmış olan ve savrularak gelen aracın çarpmasına maruz kaldıkları; Kazada etkileri olmadığı, alabilecekleri bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen kusursuz” olacaklarına ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek düzeyde olduğu değerlendirilmiştir.

Kusur durumu belirlendikten sonra davacının maluliyetinin tespiti gerekmekte olup, bu doğrultuda hareket edilmiştir.

"Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir." İlgili açıklamalara riayet edilerek hareket edilmiştir.

Dosya içeriğinde itirazlar ve çelişkiler tekrar ve tekrar değerlendirilmiş ve akabinde Adli Tıp Kurulu ...İhtisas Üst Kurulu tarafından; "... ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut tıbbi belgeler ve özellikle istem üzerine ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporu dikkate alınarak yeniden yapılan değerlendirilmesi ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; Ali kızı, 1979 doğumlu ... ... 25/05/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.3 %5, Tablo 3.2: %3 olduğuna göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklindeki içerik benimsenmiş ve davacının tazminat taleplerinin bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekmiştir.

Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı). Bilirkişi tarafından davacının in rapor tarihindeki güncel asgari ücret verilerini esas alarak davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanıldığı”na ilişkin tespitler ile davacının zararının belirlenmesi yerinde görülmüştür. Davacı asgari ücret üzerinde bir ücret aldığını ispatlayamamış olup 11 nolu celsede asgari ücret üzerinde ücret aldığını beyan etse de ne kadar aldığını da açıklayamamıştır. O sebeple güncel asgari ücret hesabına göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama tablo olarak aşağıda belirlenmiştir.

Dava açılmadan önce davacının maddi zararı için davalı sigorta ... Sigorta A.Ş. şirketinden tazminat talepli başvurusunu yaptığı 03.09.2020 tarihinden yine başvuru yaptığı diğer sigorta şirketi olan Mapfre Sigorta A.Ş. sigortaya başvuru yaptığı 04.09.2020 tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası olan 16.09.2020 ve 17.09.2020 tarihinde zararın tamamı için (talep edilen ve ıslaha konu edilen miktarlar yönünden) temerrüdün oluşmasına, bilirkişi raporunda tazminata esas kazancın asgari ücret üzerinden hesaplanmasına, bu şekilde hesap yapılması için davacının fiilen çalıştığının ispat edilmesinin gerekmemesine, geçici iş göremezlik tazminatının poliçedeki tedavi gideri teminatı kapsamında (sakatlık teminatı dışında) olmasına, aktüerya raporunda Yargıtayın güncel kararları gereğince TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre (teknik faiz uygulanmadan) yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmiş bulunmasına, yine tedavi ve ulaşım giderlerinin uzman bilirkişi tarafından 1000,00-TL olarak tespit edilmesi yerinde olup, bu doğrultuda davalıların kusur durumları baz alınarak kazaya karışan araçların ticari ve hususi olduğu da ayrıca belirlenerek yasal ve avans faizine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacının malul olması, hastanelerde tedavi görmek zorunda kalması, yaşadığı elem ve acı nazara alındığında tatmin duygusu da dikkate alınarak toplamda 40.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş ve davalı gerçek kişilerin kusur durumlarına göre belirleme yapılmıştır. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. *Manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi halinde davalı lehine Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alındığında vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1- Sürekli iş göremezlik talebi yönünden; a- ) 278.224,30-TL bedelin davalı ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b- ) 69.556,07-TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 16.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2- Geçici iş göremezlik talebi yönünden; a- ) 17.472,99-TL bedelin davalı ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b- ) 4.368,25-TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 16.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3- Bakıcı gideri talebi yönünden; a- ) 7.063,20-TL bedelin davalı ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b- ) 1.765,80-TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 16.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-) Davacının manevi tazminat talebi yönünden; Toplam 40.000,00-TL bedele hükmedilmekle birlikte, 32.000,00-TL'sinin kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen yasal faiziyle birlikte ...'dan; 8.000,00-TL'sinin ise yine kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyen yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, HMK 305/A Uyarınca tedavi giderleri yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla hükmün tamamlanması cihetine gidilmiştir. 5-) Tedavi,Ulaşım gideri talebi yönünden; a- ) 800,00-TL bedelin davalı ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b- ) 200,00-TL bedelin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 25.05.2020 tarihinden, davalı ... Sigorta .. A.Ş. yönünden sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten sonraki 8. iş günü sonrasına isabet eden 16.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 28.652,67-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.534,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.118,37-TL harcın davalılardan ( davalı ... .. A.Ş.'nin 17.694,69-TL'den sorumlu olacakları, diğer davalılar ... ile ... Sigorta .. A.Ş.'nin 4.423,67-TL'den sorumlu olacakları şekilde ) alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan ( davalı ... .. A.Ş.'nin 1.120,00-TL'den sorumlu olacakları, diğer davalılar ... ile ... Sigorta .. A.Ş.'nin 280,00-TL'den sorumlu olacakları şekilde ) alınarak alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 60.712,10-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ( davalı ... .. A.Ş.'nin 48.569,68-TL'den sorumlu olacakları, diğer davalılar ... ile ... Sigorta .. A.Ş.'nin 12.142,42-TL'den sorumlu olacakları şekilde ) alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince 40.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ( davalı ...'ın 30.000,00-TL'den sorumlu olacakları diğer davalılar ...'ın 10.000,00-TL'den sorumlu olacakları şekilde )tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç, tamamlama harcı ve başvuru harcı olmak üzere toplam 6.593,60 -TL'nin davalılardan ( davalı ... .. A.Ş.'nin sorumlu olacakları 5.274,60-TL'den diğer davalılar ... ile ... Sigorta .. A.Ş.'nin 1.318,60-TL'den sorumlu olacakları şekilde ) alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından 64.627,95-TL bilirkişi, tebligat, müzekkere gideri ve Adli Tıp Kurumu fatura bedelleri olmak üzere red ve kabul durumu nazara alınarak 63.122,12-TL'sinin davalılardan ( davalı ... .. A.Ş.'nin 50.497,69-TL'den sorumlu olacakları, diğer davalılar ... ile ... Sigorta .. A.Ş.'nin ise 12.624,42-TL'den sorumlu olacakları şekilde ) alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... Sigorta .. A.Ş. tarafından yapılan 110,00-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Diğer davalıların yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/06/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/392, K. 2026/467, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-392-e-2026-467-k-7cc285ed4f7f