İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/350 E. 2024/211 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/350
Karar No
2024/211
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/350 KARAR NO : 2024/211

DAVA : FSEK - TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 26/10/2020 KARAR TARİHİ : 28/11/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin, "..." isimli müzik eserinin eser sahipleri olduklarını, davalının reklam filminde müvekkillerinin eserini izinsiz kullandığını, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 68. ve 70. maddeleri kapsamında şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminatın, haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, davaya konu reklam filmi için ihbar olunan ... Şirketi ile anlaştığını, davaya konu videonun müvekkili adına ...Şirketi tarafından müzakere edilerek icracı sanatçı... ile ... arasında imzalanan 29.05.2020 tarihli Tanıtım Hizmetleri sözleşmesi kapsamında hazırlandığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ...A.Ş. vekili dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, müşterisi ... Şirketi adına ...'a ait ürünlerin tanıtım faaliyetleri amacıyla dava dışı ... ile 29.05.2020 tarihinde "Tanıtım Hizmetleri Sözleşmesi" imzaladığını ve ...'in bir dönem ... ürünlerinin tanıtımında aktif olarak yer aldığını, bu işbirliği kapsamında ve sözleşme çerçevesinde taraflarca uyuşmazlık konusu "..." isimli eserin video klibinde ...'a ait ürünlerin kullanılması konusunda mutabık kalındığını, söz konusu videonun "..." platformunda 14 Temmuz 2020 tarihinde ...linkinden erişilmek üzere yayınlandığını, daha sonra davacılar tarafından, müvekkili şirket müşterisi davalı ... ile iletişime geçildiği ve videonun izinsiz şekilde yayımı nedeniyle eser üzerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında maddi ve manevi hakların ihlal edildiğinin iddia edildiğini, video klibin 06.08.2020 tarihinde ... tarafından yayından kaldırıldığını, dava dışı ... ile imzalanan sözleşme kapsamında; kullanıma açılan videolarda üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilmediğine ilişkin açık beyan ve taahhüdü bulunmasına karşın, müvekkili şirket müşterisi ...'un, hak sahibi olduklarını iddia eden davacıların talepleriyle karşı karşıya bırakıldığını, dava dışı ...'in, davacıların ihlal edildiğini iddia ettiği FSEK kapsamındaki haklarına sahip olduğunu, hak sahiplerinden gerekli izinleri aldığını, ...'nin dolayısıyla ...'un kullanımına açtığı fotoğraf ve videoların kendisine ait olduğunu, üçüncü bir kişinin fikri haklarını ihlal etmediğini beyan ve taahhüt ettiğini, dolayısıyla FSEK kapsamında talep edilebilecek her türlü maddi ve manevi zarara, taraflar arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde ...'in bizzat katlanmakla yükümlü olduğunu, açıkladıkları ve mahkemece re'sen nazara alınacak sebeplerle, her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın ...'e ihbar edilmesine, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... vekili rapora karşı beyan - itiraz dilekçesinde özetle: Bilirkişi heyetinin dava konusu olduğu için inceleme yaptığı FSEK kapsamında davacıların mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasının, davalı ... tarafından müvekkiline ait video klibin kesilerek ... üzerinden yayınlanması sonucunda haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından yayınlanmış olan "..." isimli şarkı klibine ve esere ... linkinden halen erişilebildiğini, bu şarkının; müvekkilinin kendi mesleki faaliyeti çerçevesinde yayınladığı bir eser olup, ihbar edilen ... ile yapılan sözleşmeye konu bir edim olmadığını, davacıların, dava konusu mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürdüğü ... tarafından oluşturulan videonun ise yayından kaldırıldığını, bilirkişi heyetinin inceleme konusu da yaptığı uyuşmazlığın konusu olan video ile ihbar olunan müvekkilinin bir ilişiğinin bulunmadığını, sözleşme dışındaki, bu rapora konu video da dahil olmak üzere, iş ve işlemler bakımından bu tür bir sorumluluğu ve taahhüdü bulunmadığını, açıkladıkları nedenlerle; raporda yer alan ve uyuşmazlığa konu videoya dair müvekkiline sorumluluk yükleyen kanaatin açıkça hatalı tespit edildiğini ve rapora itiraz ettiklerini beyan etmiştir. HMK' nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 24.01.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davaya konu "..." adlı parçanın FSEK kapsamında müzik eseri olduğu, eser sahipliği açısından; davacılardan eserin bestecisi ..., söz yazarının ... olduğu, dosya içerisinde davacı eser sahipleri ile icracı sanatçı ..., davalı veya ihbar olunan şirket arasında mali hakların devrine yönelik FSEK mad.52 şekil şartlarına uygun bir sözleşme görülmediği, dava dışı icracı sanatçı ...'in söz konusu hakları elinde bulundurduğuna yönelik incelenen sözleşme hükmü uyarınca ve uygulamada telif haklarının devrinin takibinin herhangi bir sicile kayıt zorunluluğu bulunmadığı düşünüldüğünde, oldukça zor olduğu değerlendirildiğinde davalı şirketin mali ve manevi hakların ihlalinde bir kusuru olmadığı, ancak FSEK mad.68 mali haklara tecavüz halindeki taleplerde kusur ve zarar aranmadığı, üç kat fazlasına yönelik değerlendirmede kriter oluşturabileceği, FSEK 68. maddesine göre maddi tazminatın 5.000,00 TL X 3 katı = 15.000,00 TL olabileceği, manevi tazminatın mahkemenin takdirinde olduğu, tazminatın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren en yüksek faizi ile birlikte tahsil edilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 30.05.2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Reklamı yapılan markanın tanınırlığı, sektördeki hacmi, reklamın yayın mecraları, yayın süresi, reklam müziğini seslendiren sanatçının tanınırlığı gibi başta gelen parametreler göz önüne alınarak (Sektörde konuşulan, bilinen, duyulan vakalara dayanarak) uzlaşmazlık konusu müzik eserinin kullanım bedelinin, ortalama 80,000 TL olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 08.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava konusu uyuşmazlıktaki "..." isimli yaratımın FSEK 3. maddesi anlamında musiki eseri olduğu, davacıların "..." isimli müzik eserinin ortak eser sahibi olduğu, davaya konu kullanımın davacıların mali haklarından FSEK 21. ve 25, manevi haklardan FSEK 15'te düzenlenen eser sahibi olarak tanıtılma hakkının ihlali sayılabileceği, gerek sektörel uygulama gerekse dava konusu eserin beğeni ölçüsü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlal adedi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı ve ayrıca bestenin reklamda kullanılmasından sonra reklamla beste bütünleşip bestenin başka bir reklamda kullanılması ihtimali oldukça azaldığından, emsal bedelin takdiri mahkemeye ait olmak üzere beste için 30.000 TL, söz için 30.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL olabileceği, FSEK 68.maddesi hükmü kapsamında davacıların bu bedelin 3 katını talep etme hakkının bulunduğu, izinsiz kullanım sırasında davacıların davaya konu eserin eser sahipleri olarak gösterilmemeleri nedeniyle, davacıların manevi haklarından FSEK 15'te belirtilen eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlal edildiği, manevi tazminatın türü ve miktarını tayin hakkının mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce 08.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davacılara ait "..." isimli müzik eserinin, davalı tarafça izinsiz ve hukuka aykırı kullanıldığı iddiasına dayalı, FSEK 68. ve 70. maddeleri kapsamında maddi ve manevi tazminata ilişkindir. FSEK hükümleri, mevzuat, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması" ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini taşıması" gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır. Sözlü ve sözsüz musiki eserler, 5846 sayılı FSEK'in 3. maddesinde koruma altına alınmış bağımsız bir eser türüdür. Sözlü musiki eserlerde; güfte ve beste aynı eserde birleşse bile, sahipleri ayrı ayrı korunur. Bir bestede koruma konusu olan müziğin biçimi (yapı ve ritim) değil, ona hususiyet katan melodisidir. Diğer eserlerde olduğu gibi, musiki eserlerinde de korumanın ön şartı sahibinin hususiyetini yansıtmasıdır. Bu kapsamda, dava konusu "..." isimli yaratımın, söz ve melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3. maddesi anlamında musiki eseri olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay kararlarında, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda eser sahipliği sıfatının re'sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davada, uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin eser sahipliği ve hak sahipliği sıfatının resen irdelenmesi gerekmektedir. ...(...)'nin 12.08.2022 tarihli cevabi yazısında; "..." isimli eserin bestecisinin davacı ..., söz yazarının davacı Ayşen Şimşekyay olduğu bildirildiğinden, FSEK 11. maddesi çerçevesinde dava konusu "..." isimli musiki eserin, eser sahiplerinin davacılar olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce itibar edilen 08.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere: Dosyaya sunulan flash bellek ile davaya konu reklam filminde yer alan ...'in video klibi ... izlendiğinde, ...'in video klibinde toplam 2 dakika 40 saniye yer alan bazı görüntülerin, davaya konu 30 saniyelik reklam filminde kullanıldığı, reklam klibinde; davacıların, "..." isimli müzik eserinin bazı bölümlerinin video klibinde yer alan şekliyle kullanıldığı, reklamda davalı ürünlerinin ... olduğuna yönelik bir konsept geliştirildiği tespit edilmiştir. Davalı ile ihbar olunan ...ŞİRKETİ arasında imzalanan sözleşmede: Reklamın yapımı işinden ...'nin sorumlu olacağının kararlaştırılmasının, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince davacıları bağlamayacağı, ... ile eser sahipleri arasında, davaya konu eserin; reklamlarda kullanımı ve başkalarına kullandırılmasına dair delil sunulmadığı dikkate alındığında, eser sahiplerinden izin alınmaksızın bir eserin reklam içinde kullanılmasının mali haklardan FSEK 21. madde anlamında işlenme ve FSEK 25. madde anlamında iletim hakkının ihlali sayılacağı, kullanım sırasında davacıların eser sahibi olduklarının belirtilmemesinin, manevi haklardan eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlali sayılacağı kanaatine varılmıştır. FSEK 68. maddesinde; mali hakları ihlal edilen kimseden izin almadan eseri işleyen, çoğaltan, yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses, görüntü, nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden izin alınmamış hak sahipleri, sözleşme yapılması halinde isteyecebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin en çok 3 kat fazlasını isteyebilir. Davalının, eser sahibi olan davacılardan izin alınmaksızın dava konusu eseri reklam içinde kullanmasının, mali haklardan FSEK 21. madde anlamında işlenme ve FSEK 25. madde anlamında iletim hakkının ihlali sayılacağı, bu nedenle davalı kullanımlarının FSEK kapsamında mali haklara tecavüz teşkil ettiği kanaatine varıldığından, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; FSEK 68.maddesi uyarınca tespit edilen 60.000 TL' nin 3 katı olan 180.000 TL' nin, dava tarihi olan 26/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İzinsiz kullanım sırasında; davacıların, davaya konu eserin eser sahipleri olarak gösterilmemeleri nedeniyle manevi haklardan FSEK 15. maddede belirtilen eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlal edildiği kanaatine varıldığından, manevi tazminat talebinin kabulüne; 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 26/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 2-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; FSEK 68.maddesi uyarınca tespit edilen 60.000 TL'nin 3 katı olan 180.000 TL'nin dava tarihi olan 26/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 26/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Alınması gereken 12.637,40 TL ilam harcından; peşin harç ve ıslah harcının mahsubu ile eksik 1.446,92 TL harcın davalıdan alınarak hazine gelir yazılmasına, 5-Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Reddedilen Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 7-Manevi Tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacıların yaptığı 864,70 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 11.000,00 TL ıslah harcı ve 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.864,70 TL yargılama giderinden; davanın kabul/ret oranına göre 4.436,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 9-Davalının yaptığı tebligat ve müzekkere masrafı olan 300 TL yargılama giderinden; davanın kabul/ret oranına göre 210 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/350, K. 2024/211, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-350-e-2024-211-k-8d433bd94040