İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/211 E. 2024/814 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/211
- Karar No
- 2024/814
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO:
BAŞKAN : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Başkent Organize Sanayi Bölgesi'nde 28 dönüm kapalı alanda kurulu fabrikada baskılı karton ambalaj sektöründe 30 yıldır faaliyet gösteren davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, sektörün hususiyetlerinden kaynaklanan nedenlerle, taraflarca düzenlenen faturalar döviz cinsinden düzenlendiğini, kayıtlarında döviz cinsinden tutulduğunu, taraflar arasında ticari ilişki sonucu oluşan davacı alacağının ödenmemesi üzerine, dövizli hareket dökümüne dayalı olarak 24.08.2022 tarihinde Ankara . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla bakiye 9.494,63 USD tutarındaki alacağın ödenmesi için davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takipten ve dahi takip dosyasından gönderilen ödeme emri ve dayanak belgelerin 29.08.2022 tarihinde kendisine tebliğ edilmesinden sonra davalı/borçlu şirket 01.09.2022 tarihli iade tipinde e-fatura düzenleyerek sistem üzerinden davacı şirkete gönderdiğini, davalı borçlunun icra takibinin yetkisine itiraz ettiğini, davalı/borçlu şirket vekili tarafından noterden gönderilen 15.09.2022 tarihli cevabi ihtarnamede, davacı/alacaklı şirketin ihtarnamede ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini beyanla takip dosyasına yapmış olduklarına benzer itirazları ileri sürerek düzenledikleri iade faturasını tekrar davacı şirkete iade etmişlerse de, noter kanalıyla süresinde yaptığı itiraz ile anılan iade faturasına ilişkin iradesini ortaya koyan davacı şirket tabiatıyla bu faturayı da ticari defterlerine kaydettiğini, bu arada takip dosyasına davalı/borçlu tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine Ankara . İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmesinden sonra, yapılan yetki itirazının tarafımızca kabulü ile dosyanın yetkili Konya İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesi talep edilmiş, yetkili Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından düzenlenen ilamsız takip ödeme emri ve dayanakları davalı/borçlu vekiline tebliğ edildiğini, davalı borçlunun süresinde borca itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, davalı/borçlunun Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, 9.494,63 USD'ye takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafca iade faturasına/ takibe konu faturaya konu olan ürünler/emtiaların ayıplı olmadığı yönünde gerçek dışı iddialar olduğu ileri sürülse de davacı şirketin üretim ve Konya satış sorumlu ... isimli kişiye ayıp ihbarı anında bildirildiğini, söz konusu ayıbın açık ayıp mahiyetinde veyahut genel kontrol muayene ile ölçülebilen ürün olmadığını ancak kullanım esnasında ortaya çıkabileceği dolayısıyla gizli ayıp olduğunu, bu süreçten sonra davacı firmadan muhatap bulamadıklarını, itiraz edilen iade faturasının noter kanalı ile davacıya iadesinin sağlandığını, davacı davalıya tedarikini sağladığı davaya konu ürünler hurdaya ayrıldığını, davacıya söz konusu ürünleri bu şekilde balyalanmış şekilde iade edilmek istenildiğini, ancak davacı hurdaya ayrılan kağıtları almak istemediğini, dolayısıyla iade alınmak istenmeyen ürünlerden dolayı davalı firmanın dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını iddiasının mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak takip başlattığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Ankara . Noterliği'ne, Konya Selçuklu Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, ... Tic. A.Ş.'ye, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Makine Mühendisi, Yüksek Kimya Mühendisi ile Hukukçu bilirkişilerden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasına ilişkin olduğu görülmüştür. İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlemenin yapıldığı görülmektedir. Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. A.Ş., borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun dövizli hareket dökümünden kaynaklı, toplam 9.494,63 USD üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkememizce mahallinde 07/04/2023 tarihinde keşif yapılarak tanıklar dinlenmiş ve Makine Mühendisi, Yüksek Kimya Mühendisi ile Hukukçu bilirkişiden rapor alınmıştır. Keşif esnasında dinlenilen davalı tanığı Mehmet Gökkaya ; "ben davalı şirkette yaklaşık 10 yıl 4 ay kadar süre ile grafik, baskı, üretim ve satın alma işleri ile çalışmaktayım. Çalıştığım süre boyunca davacı şirket ile çalışmaktayız. Davaya konu mallardan önce uzunca bir süre ticari ilişkimiz vardı. Ancak son dönemde bize fatura kesmek istediler. bizde daha önceki kayıplarımızı tenzili ile fatura kesmelerini söyledik. Ancak onlar bize bizim kabul etmeyeceğimiz şekilde 2 adet fatura gönderdiler. Bizde bu faturaları iade ettik. Benim bildiğim kadarıyla bu zamana kadar davacı firma ile çalıştığımız ve bize bozuk gelen ürünlerin totalini en son dava konusu faturalar ile mahsuplaşarak malların bir kısmını da iade ettik. Gönderdiğimiz iade hurda mal ile o mala ilişkin kesilen faturanın miktarı birbiri ile örtüşmediği için taraflar arasında ki uyuşmazlık meydana geldi" şeklinde, Davalı tanığı ... ; " ben davalı şirkette yaklaşık 10 yılı aşkın süreden beri çalışmaktayım. Bu şirkette kesim ustasıyım. Bizim ham madde ihtiyacımızı davacı firma karşılar. Dava konusu uyuşmazlık meydana gelmeden önce büyük çoğunluk ile davacı firma ile çalışıyorduk ancak nadiren başka bir firmalardan da ham madde ihtiyacımızı karşıladık. Davacı firmadan alınan ve davaya konu olan malların işlemleri sırasında hammadden kaynaklı sıkıntılar meydana geldi. Bunun üzerine bu hammaddelerin bir kısmı satın alınan davacı firmaya iade edildi. Biz söz konusu iadelerden sonra iki parti mal satın aldık. Ancak taraflar arasındaki davalar devam ettiğinden alışveriş bitti. Üzerinde işlem yaptığımız malların ayıplı olduğunu tespit ettiğimizde hemen bu durumu şirket yetkililerimize bildirip resim çekiyorduk. Geri kalan işlemleri yetkililer yapıyordu" şeklinde, Davalı tanığı ... beyanında; " Ben davalı şirkette yaklaşık 10 yıldır çalışmaktayım. Ben sipariş, satış işlemleri ile ilgilenirim. Benim çalıştığım süre boyunca ağırlıklı olarak davacı firma ile çalışıldı. Ham madde ihtiyacımız bu firmadan karşılandı ancak nadiren olsa başka firmalardan da ham madde satın alındı. İmalatta çalışan arkadaşlarımız ile mal sattığımız firmalardan bazıları sızdırma ile ilgili şikayetlerde bulundular. Şikayet konusu olan malların ham maddeleri davacı firmadan alınmıştı. Malların ayıplı olduğu tespit edildikten sonra davalı firma yetkilileri satın aldığımız davacı firma çalışanı ... durumu bildirdiler. ... bey de bu durumu kendi üst çalışanlarına bildireceğini söyledi. Benim malların iade edilip edilmediği konusunda bilgim yoktur. Dediğim gibi ben satışa bakarım. Şikayet geldiği için dava konusu uyuşmazlıktan haberdar oldum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce dava ve takip konusu malların ayıplı olup olmadığının tespiti açısından Makine Mühendisi, Yüksek Kimya Mühendisi ile Hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyeti 28/08/2023 tarihli raporda sonuç olarak; davacı şirketin temsilcisi olduğu ileri sürülen ... isimli kişiye ayıp ihbarını bildirdiği kabul edilecek olur ise, davalı şirket tarafından iade faturası düzenlenerek (ayıplı ürünlerin bedeli olarak 7.892,25-USD x 1 USD 18,1704TL = 143.405,39-TL bedel tutarındaki ürüne karşılık iade faturası düzenlediği ve bakiye kalan 1.602,37-USD davacı firmaya banka kanalı ile davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... Tic. Ltd. Şti. cari hesabına 02.09.2022 tarihinde ödendiğinden davalı şirketin davacı şirkete borçlu olmadığını, Mahkemece Whatsap yazışmaları ve davacı şirketin Konya temsilcisi ... isimli şahsa yapılan ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı kabul edilecek olur ise, davalı şirket tarafından yapıldığı öne sürülen 1.602,377 USD nin Dövizli hareket dökümü cari hesap ekstrasına göre borçlu gözüken davalı şirketin 9.494,63-USD borcundan bu miktarın 9.494,63-USD - 1.602,37-USD = 7.892,26-USD borçlu olduğu, ödeme emrinin düzenlenmesi gerektiği ve icra takip tarihinde 1 USD karşı TL değerinin 18,1617 TL olduğu 143.336,85 TL harca esas miktar üzerinden takibin devamı gerekeceği, 1.602,37–USD nin davacı şirketin cari hesabına ödendiği ve makbuzun dosya içinde mevcut olduğu ancak muhasebe kayıtlarına işlenmediği, %20 icra inkar tazminatının takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için Ankara Batı Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, SMMM bilirkişi 24/03/82024 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ... Tic. A.Ş.'nin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait resmi defter ve belgelerini incelediğini, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nden 24.08.2022 tarihi itibariyle 156.539,04 TL.÷18,1775 (1USD) = 8.611,69 USD ($) alacaklı olduğu belirtilmiştir. Aynı bilirkişi 30/07/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; iade faturası içeriğinde yer alan üretim hatalı ürünlerin sevki ve ... Tic. A.Ş. ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından mahkemeye sunulan beyanların incelendiğini, davacı ... Tic. A.Ş.'nin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait defter ve kayıtları incelendiğini, ilgili yıllara ait verilmesi gereken beratların verildiği, söz konusu kayıtlar ve defterlerin (davaya konu olan kısım) usulüne göre tutulduğu, delil teşkil ettiği, davacı şirketin 01.08.2022 tarihi itibariyle; davalı şirketten 156.539,04 TL. (9.494,63 USD ($) alacaklı olduğu; 24.03.2024 tarihli kök bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı şirketin 01.08.2022 tarihi itibariyle; davalı şirketten 156.539,04 TL. alacaklı olduğunun görüldüğünü, söz konusu tutarın 9.494,63 USD ($) olduğu davalı şirkete ait defter ve belgeleri inceleyen bilirkişi heyeti tarafından 28.08.2023 tarihinde hazırlanan raporda da belirtildiğini beyan etmiştir. Ayıplı eser, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Eğer eser, iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa, kural olarak, ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıplı işlerle ilgili olarak, açık ayıplar yönünden teslimden itibaren makul sürede, gizli ayıplar yönünden de ayıbın ortaya çıkmasından itibaren derhal yükleniciye ayıp ihbarında bulunulması zorunludur. Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre, ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp, süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü deliller ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.02.1979 gün ve ... Esas, ... Karar, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ve aynı dairenin 06.02.2002 gün ve ... Esas, ... Karar, 19.03.2012 gün, ... -... sayılı ilamları) Öte yandan, HMUK'nın 275. maddesinde," Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. HMK'nın 266. maddesinde de, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birini talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Düzenlemeleri uyarınca dava konusu malın ayıplı olup olmadıkları ve ayıpların niteliği teknik bir incelemeyi gerektirmektedir. Ayıpların açık yada gizli ayıp olup olmadıkları saptanmalıdır. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Davacı vekilinin davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflarca düzenlenen faturaların döviz cinsinden düzenlendiğini, taraflar arasında ticari ilişki sonucu oluşan davacı alacağının ödenmemesi üzerine, dövizli hareket dökümüne dayalı olarak 24.08.2022 tarihinde Ankara . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla bakiye 9.494,63 USD tutarındaki alacağın ödenmesi için davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun süresinde borca itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, davalı/borçlunun Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilerek, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, davalı vekilinin ise davacı tarafca iade faturasına/ takibe konu faturaya konu olan ürünlerin ayıplı olduğu yönünde Konya satış sorumlu ... isimli kişiye ayıp ihbarı anında bildirildiğini, söz konusu ayıbın açık ayıp mahiyetinde veyahut genel kontrol muayene ile ölçülebilen ürün olmadığını ancak kullanım esnasında ortaya çıkabileceği dolayısıyla gizli ayıp olduğunu, bu süreçten sonra davacı firmadan muhatap bulamadıklarını, itiraz edilen iade faturasının noter kanalı ile davacıya iadesinin sağlandığını, davacı davalıya tedarikini sağladığı davaya konu ürünler hurdaya ayrıldığını, davacıya söz konusu ürünleri bu şekilde balyalanmış şekilde iade edilmek istenildiğini, ancak davacı hurdaya ayrılan kağıtları almak istemediğini, dolayısıyla iade alınmak istenmeyen ürünlerden dolayı davalı firmanın dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını iddiasının mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak takip başlattığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmakla, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu konusunda herhangi bir anlaşmazlığının bulunmadığı, çözülmesi gereken sorunun, faturaya konu malların ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ayıbın gizli ayıp olup olmadığı ve fatura bedellerinin ödenip ödenmediği konusunda olduğu anlaşılmaktadır. 28/08/2023 tarihli keşif sonrası düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda; satışa konu edilen ürünlerin ayıplı olduğu, ayıbın ise gizli ayıp olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, yerleşik Yargıtay içtihatlarında ayıp ihbarının her türlü delil ve tanık beyanı ile dahi kanıtlanabileceğinin belirtildiği, gizli ayıplar yönünden de ayıbın ortaya çıkmasından itibaren derhal yükleniciye ayıp ihbarında bulunulması zorunlu olduğu, dosyaya sunulan whatsapp yazışmalarından davalının ...'e malların ayıplı olduğunu bildirdiği, SGK'ya yazılan müzekkere cevabında, ... ...'in davacı şirkette çalışmış olduğu anlaşılmakla, davalı tarafından davacıya ayıp ihbarının yapılmış olduğu kanaati varıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 2.090,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.663,13 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 300 TL talimat giderinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 172.438,62 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.