İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/349 E. 2024/758 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/349
- Karar No
- 2024/758
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/349 Esas KARAR NO : 2024/758
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2020 KARAR TARİHİ : 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un davacı şirket nezdinde ... - ... tarihleri arasında ... olarak çalışmış olduğunu, davalının oğlu ...’un şirket aracını, telefonunu vb. malzemelerini kullanırken Antalya Ticaret odasına kayıtlı olarak ... tarihinde .... isimli şirketi kurduğunu, ardından bir hafta sonra ... tarihinde ... şirketini %100 hissedarı olarak kurduğunun tespit edildiğini, davacı şirket ... ... ve ... üzerine hizmetler vermekte iken davalı ...’un oğlu ...’un aynı faaliyet kolu alanında kurduğu şirkette faaliyetlerine devam etmiş olduğunu, davalı ...'un şirketi maddi ve manevi açıdan zarara uğratmış olduğunu, bu konunun öğrenilmesi üzerine ... tarihinde ... ile ... ve oğlu ... arasında geçen telefon görüşmesinde şüpheli ... telefon açarak davacıya yönelik ağır hakaretlerde bulunmuş olduğunu, sinkaflı küfürler etmiş olduğunu, “mafyaya kanunsuz adamlarla karşı karşıya getirerek ofisini bastıracağım seni mahvederim gibi tehditlerle tahrik dolu cümlelerle” davacıya tehdit ve hakarette bulunmuş olduğunu, bahse konu telefon konuşmalarına davacının o anda yanında bulunan şirketin İdari İşler Müdürü ... ile Muhasebe Finans Müdürü ...'in de bu duruma bizzat şahit olmuş olduklarını, olaylar karşısında muhatap kişilerden şirket hisseleri noter kanalıyla devralınmış olduğunu, davacı tarafından; olayın soğuması ve işin zamana bırakılarak tam detaylandırılması ve açığa kavuşturulması amacıyla şüpheli ...’a birikmiş olan 72 günlük yıllık iznini kullanması için ... yazılmış olduğunu, akabinde ...nün devir tesliminin yapıldığını, ancak kanunen imzalaması gereken yıllık izin formu ve defterlerini imza için ofise davet edildiğinde şüpheli ... “ben hiçbir şey imzalamıyorum.” demiş olduğunu, ancak yıllık iznini toplu olarak kullanmak istediğine dair şüphelin yazılı talebinin bulunduğunu, işverenin çalışana yıllık iznini toplu veya parça parça kullandırma hakkı ve inisiyatifi kanunla tanınmış olduğunu, işveren burada kanuni hakkını çalışanın lehine olacak şekilde kullanmış olduğunu, ancak çalışanının bu durumu kabul etmediğini, davalının, davacı şirkete ait ticari sır niteliğindeki gizli belge ve bilgileri taşınabilir elektronik ortamda şirket dışına çıkararak suç işlemiş olduğunu, davalı ... şirketi ile ilişiğini kestikten sonra oğlu ...'la birlikte hareket ederek ... şirketlerine ait projelere giderek müşterilerle bazen yüz yüze bazen de telefonda görüştüğünü, mevcut projeleri kendi kurmuş olduğu şirkete aktarmak için çalışmış olduğunu, örnek olarak ... projesinin olduğunu, bu projeye giderek iş sözleşmesini fesih yazısını müşteriye yazdırarak işi sonlandırmış olduğunu ve projeyi kendi şirketi ile sözleşme imzalayarak devralmış olduğunu, kendi ... personelini yerleşmiş olduğunu, davalının rekabet kanununa aykırı hareket etmiş olduğunu, bu konuda belirsiz süreli iş sözleşmesinde ve gizlilik sözleşmesinde rekabet yasağına uyulmadığında, aykırı davranıldığında, ticari sır niteliğindeki konuların şirket dışına çıkarılması, üçüncü şahıslarla paylaşılması durumunda suç işlemiş sayılacağı imza karşılığı tebliğ edilmiş olduğunu, davalı ... ... olarak görevli ve yetkili bulunduğu yıllarda 5510 sayılı kanun kapsamında yapılan işlemlerde SGK tarafından kendi ihmal ve dikkatsizlik ile sorumsuzluğundan kaynaklı olarak toplamda ... TL davacı şirketi idari para cezasına maruz bırakarak şirketi maddi olarak zarara soktuğun, sigortasız eleman çalıştırdığı tespit edilerek bu konuda savunmasının alınmış olduğunu, davalı ...'un ... olarak görevli ve yetkili bulunduğu yıllarda 5188 sayılı kanun kapsamında valilikler ve kaymakamlıklar tarafından kendi ihmal ve dikkatsizlik ile sorumsuzluğundan kaynaklı olarak toplamda ... TL davacı şirketi idari para cezasına maruz bırakarak maddi olarak zarara sokmuş olduğunu, ayrıca 5188 sayılı kanun kapsamında kendi ihmali ve hatası nedeniyle ... kimliksiz adam çalıştırmak suçundan dolayı davacının beraat ettiği davada davalı ...'un ... olarak sorumlu görülüp hakkında Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas ve ... Karar ile davalının suçlu görüldüğünü ve hakkında kamu davası açılmış olduğunu, ayrıca yine 5188 sayılı kanun kapsamında şüphelinin ... yaptığı dönem zarfında koruma planları ve özel görev yeri talimatlarını şüphelinin hazırlamamasından dolayı hırsızlıklar olduğunu, ... kapsamına giremediğini, bu durumun sigorta poliçesi olduğu halde poliçeyi yapan sigorta firmasının kabul etmediğini, davalı ...'un görevini layıkıyla yapmayarak sorumluluğuna giren işlerden kaçınarak, projelerde gerekli denetimleri yapmayarak evrakların eksikliği, personelin kontrol edilmemesi nedeniyle yapılan denetlemelerde şirketi zor durumda bırakmış olduğunu, davacı şirketin maddi manevi yıpranarak zarara uğramış olduğunu, bu konuların itibar kaybına, güvensizlik ortamının doğmasına zemin hazırlamış olduğunu ve sorumlu olduğunu, rücu edilmesinin talep edilmiş olduğunu, tüm bunlara rağmen davacının, iyi niyet göstererek davalıdan söz konusu cezalarla ilgili herhangi bir kesinti yapmamış olduğunu, sorumsuzluklarını kabul etmiş olduğunu, sözlü ve yazılı uyarılarda bulunmuş olduğunu, davalı ... ...'un ... projesinde konut yöneticisinin kredi kartını kendisi kullanarak zimmet suçu da işlemiş olduğunu, ayrıca şirketten alınan avansları da delillendirmediği ve yapılan harcamalarda yalnızca kendi onayından ... olarak geçtiği için şirkette alınan avansları da ne şekilde kullandığı tam olarak net bilinmediğini, tehdit ve hakaretle ...’e ait işyerini basma ve mafyaya verme tehdidiyle ... TL bedelli ... tarih ve ... TL bedelli ... tarihli iki adet senedin müvekkilinden tehdit yoluyla imzalatılmış olduğunu, bu konuda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numarası ile soruşturmasının devam ettiğini, ... isimli davacının ... üzerine hizmetler vermekte iken davalı ...’un aynı faaliyet kolu alanında oğlu ...'un ... şirketini kurduğu ve faaliyetlerine devam ettiğini, davalınında oğlunun kurduğu ... şirketine müşterilerle görüşmeler yapıp iş ayarlamaya çalıştığını, davacı şirket hakkında karalamalarda bulunduğunu, tüm bu olaylar sonucu davacının itibarının zedelendiği, maddi zarara uğradığı, davalının, şirkette çalışırken edindiği ticari sır niteliğinde ki bilgileri ve davacının müşteri potansiyeli ile pazarlama alanını ... isimli şirket ve ... şirketlerin lehine kullanmaya başladığını, davalının TTK.madde 57/8 gereğince haksız rekabette bulunduğunu, öğrendiği bilgileri oğlunun şirketi ... lehine kullanarak davacının müşteri ve pazar payını azalttığını, davalının, davacıya karşı haksız rekabette bulunmuş olduğunu, keza aynı şekilde oğlu ...'un da haksız rekabetinden dolayı kendisine dava açılmış olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek tüm alacak üzerinden hüküm kurulmak üzere; ... TL maddi tazminat ticari avans faizi ile beraber, ... TL manevi tazminatın faizi ile beraber kendilerine ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; haksız rekabete ilişkin davalar zamanaşımı fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl süre ile olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu iddialar için zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, iddia etmiş olduğu hususların ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinin ve eklerinin usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, dosyaya sunulan birtakım belgelerin davacı şirkette işverenin boyunduruğu altında çalışan işçiler tarafından imza altına alınmış olan tek taraflı tutanaklar olduğunu, sonradan düzenlenebilecek evraklar olduğundan bahse konu belgelerin delil niteliği taşımadığını, müvekkilinin, davacı şirkette iddia edildiği gibi ... olarak değil, operasyon sorumlusu olarak çalışan sigortalı bir işçi olduğunu, çalıştığı süre boyunca bahsedilen müdürlük sıfatında kendisine herhangi bir sorumluluk veyahut yetki verilmediğini, müvekkilinin hali hazırda emekli olduğunu ve davacı şirketten ayrıldıktan sonra herhangi bir yerde çalışmadığını ve şirket de kurmadığını, davacının oğlunun kurduğu şirket ile müvekkilinin hiç bir bağlantısının bulunmadığını, davacının işbu dosya ile alakası olmadığı halde taraflar arasında bulunan davalı müvekkilinin işçilik alacakları uyuşmazlığı hakkında bilgi vermiş olduğunu, müvekkilinin primlerini eksik yatırması başta olmak üzere bir çok hak edişlerini vermemesi sebebiyle müvekkilinin iş akdini haklı sebeple feshetmiş olduğunu ve dava açılmış olduğunu, iş davasının Antalya ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Antalya Hazırlık Bürosu'nın ... tarih ve ... sayılı iddianamesi ile açılan dava olduğu, sanığın ... olduğu, 5188 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan iddianamenin hazırlandığı, ... tarihli kararda sanığın ...'nin yetkili temsilcisi olduğu, ancak dosyada bulunan ... ile söz konusu ... arasında imzalanan iş sözleşmesine göre ...'un şirketin ... olduğu, nitekim tanık ... tarafından da sanığın bu yöndeki savunmasının doğrulandığı tüm bunlara göre ... çalışma izni ve ... kimlik kartı olmayan tanık ...'i ... olarak çalıştıran kişinin sanık değil ... ... olduğu anlaşıldığından sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekisi ..., şüpheli ... olduğu, müşteki ...nin ... olarak beş yıldır görev yaptığını, şirket sahibi şüpheli ...'ün, oğlunun ... şirketi kurmasını bahanede ederek kendisini tehdit ettiği gerekçesi ile yapılan şikayet sonucu açılan soruşturma dosyasında yapılan inceleme sonucu ... tarihli verilen kararda şüphelinin, müştekiye karşı tehdit suçunu işlediği hususunda müştekinin soyut iddiası dışında ceza davası açmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemedi ve müştekinin beyanında belirttiği tanıkların yapılan eylemi doğrulamadıkları bu nedenle delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekisinin ... olduğu, şüphelilerin ... ve ... olduğu, işyerinde birden fazla kişi ile birlikte yağma, hakaret suçlarından soruşturma yapıldığı, atılı suçların yargı sınırları dışında olduğundan ... ili yargı sınırları içerisinde işlendiği ve bu nedenle yetkisizliğine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli celsesinde; TTK'nun 560 madde gereğince davada uygulanacak zaman aşımı süresi, zararı ve sorumluğu öğrenme tarihinden itibaren iki yıl olup, dava tarihi itibariyle iki yıllık süre geçmediğinden zaman aşımı itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava tarihi itibariyle hesap dökümlerinin istenmesi için ...na, ...na, ...'a müzekkerelerin yazıldığı, cevabi yazıların dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır. Davalının SGK işe giriş çıkış bilgilerinin/iş yeri bilgilerinin dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır. Antalya ticaret sicil müdürlüğünden tarafların ticaret sicil dosyaları istenmiş, dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır. İncelenmesinde; davacı şirketin kuruluş tescil tarihinin ... olduğu, türünün merkezi ...'de bulunan şube olduğu, münferiden temsile yetkilisinin ... olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin kuruluştan bu yana temsile yetkili kişilerini, atanan şube müdürlerinin isimleri ve yetki süreleri ve yetki şeklinin ne olduğu hususunda ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış ... havale tarihli cevabi yazısında; davacı şirketin sermayesinin ... TL olduğu, ana sözleşmenin tescil tarihinin ... tarihli olduğu, çalışma konusunun 5188 sayılı ... hizmetlerine dair kanunun, kanun ve uygulama yönetmeliği tüzük bakanlıkça yayınlanan genelge ve tamimler doğrultusunda hizmet vermek ve şirke amacını gerçekleştirmek için her türlü menkul, gayrimenkul, büro ofis eğitim kurumu için binalar alır, kiralar, ihtiyaç fazlasını yönetim kurulu kararı ile satar, şirketin faaliyeti için gerekli her çeşit iç ve dış istikraz muamelelerini yapmak, adi ve müteselsil kefalet, rehin, ipotek ve sair her türlü teminat almak ve vermek ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler olduğu, ortaklarının ... olduğu, yetkililerin ... ve ... olduğu, şirketin son tescilinin ... tarihinde yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı tanıklar ... ile ... için İstanbul Şişli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı; tanık ...'e ulaşılamadığından beyanının alınamadığı, ancak tanık ...'in ... tarihli celsede; "Ben daha önce başka bir Ticaret Mahkemesinde bu konuda ifade vermiştim, ... davacı firmada ...dür, kendisi 2019 ... ayında istifa etti, davalının oğlu ... davacı ile bağlantılı başka bir şirkette operasyon sorumlusu ve şirket ortağıdır, ...'da bağlı bulunduğu şirkette ayrıldı, ... isimli bir ... şirketi kurdu, ben davacının ...nde idari işler müdürü olarak çalışıyordum, ... tarihinde ben de ayrıldım, benim dava dışı ...dan öğrendiğim kadarıyla davalı ve oğlu kurmuş olduğu kendi şirkete projelerini aktarmışlar, benim bilgim duyum üzerine, ... tarihinde yan odada ... hanımla çalışırken konuşmaların bir bölümüne şahit oldum, ben yan odada olduğum için karşı tarafın söylemini duymadım, ...'nin şuanda rahmetli olan o dönemli yetkilisi ... bize "benim ekmeğimi yedin, bize ihanet ettin, projeleri neden kendi şirketine geçirmeye çalışıyorsun" şeklindeki söylemlerini duydum, ... bey bana ... kendisine küfür ettiğini söyledi, benim olaylar ile alakalı görgüm bilgim bu kadardır, aradan geçen zaman nedeniyle hatırladığım bu kadardır" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Dava, TTK 626.maddesi gereğince davacı şirketin eski müdürü olan davalı aleyhine açılmış sorumluluk davasıdır. Sicil kayıtlarının incelenmesinde, davalının eski şirket müdürü olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de ara karar ile reddine karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların bütün delilleri toplanmış, sicil kayıtları getirtilmiş, soruşturma dosyaları getirtilerek incelenmiş, tanıklar dinlenmiştir. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile dosyanın bir hesap uzmanı ve mali müşavire tevdi edilerek şirket merkezinde inceleme yetkisi de verilerek, iddia ve savunma, zarar, kusur ve varsa sorumluluk konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, davacı vekiline ... TL bilirkişi ücretini yatırmak üzere iki hafta süre verilmiştir. Davacı vekilince eksik gider avansı yatırılmadığı için rapor alınamamış, ... tarihli duruşmada bilirkişi incelemesi için ...'er TL bilirkişi ücretini yatırmak üzere davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmiş, davacı tarafça sonuçları hatırlatılarak verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamış, bu nedenle bilirkişi ve defter incelemesinden vazgeçmiş sayılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafça davalının şirkete bir zarar verip vermediği, vermiş ise zarar tutarı, herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı ve zarardan sorumlu olup olmadığı usulünce ispatlanmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın reddine, Alınması gerekli ... TL harcın peşin olarak alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan kalan ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair; taraf vekillerinin yokluğunda, tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulünce anlatıldı.19/11/2024
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır