İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/2310 E. 2023/11573 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/2310
- Karar No
- 2023/11573
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/06/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.....günü saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı .....model .....gri renkli aracı ile yeni Mardin yol istikametinden gelip Kantar kavşağını istikametine giderken aracının sol ön yan kısımlarıyla karşıdan karşıya geçen yaya .....çarptığını, çarpma sonucu müvekkilin kafasında ciddi hasarlar meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza sonucu iki aydan fazla bir süre hastanede yoğun bakım servisinde tedavi gördüğünü, ciddi ameliyatlar geçirdiğini ve maalesef ki .....tarihinde hayatını kaybettiğini, kaza tespit tutanağında tutulmuştur. Kaza tespit tutanağında " .....asli kusurlu olduğu, sürücü .....ise tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, hayatını kaybeden .....mirasçıları olan müvekkillerinin maddi-manevi zararlarının karşılanması zorunluluğu doğduğunu, müvekkillerin maddi zararlarının karşılanması için davalı .....Sigorta Şirketi'ne ilk önce yazılı olarak başvurulduğunu, akabinde arabuluculuk süreci başlatıldığını, yapılan görüşmeler sonucunda sigorta şirketi ile anlaşılamadığını, müvekkillerin bakiye alacağı poliçe limitlerini aşan kısmı için güvence altına alınması gerektiğini, Müvekkillerin alacaklarına zeval gelmemesi için ihtiyari tedbir kararının konulması gerektiğini, teminatsız olarak tedbir konması taleplerinin kabul edilmesini, Tedavi giderleri olarak 10000 TL, Cenaze giderleri olarak 6000 TL, Destekten yoksun kalma tazminatı olarak 4000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil .....verilmesini, Manevi tazminat olarak da her bir müvekkil yönünden 20000 TL manevi tazminatın davalılar ....., .....a Car.....ve .....alınarak müvekkillerine verilmesini, tazminat alacaklarının faize hak kazanıldığı kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren hak kazanılan faiz türü ile ve faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalıların taşınır taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak, teminatsız olarak tedbir konması talebin reddi halinde müvekkillerinin karşılayabileceği makul bir oranda teminat mukabilinde devri önleyici tedbir konmasını, tedbir talebimizin reddi halinde davalıların taşınır taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak teminatsız olarak ihtiyati haciz konması talebinin reddi halinde müvekkillerin karşılayabileceği makul bir oranda teminat mukabilinde ihtiyati haciz konmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .....Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğunu zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddini, müvekkili şirket’in dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğu, .....tarihinden sonraki yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesini, sigortalı sürücünün herhangi bir kusuru yoktur. kabul edilmemesi halinde hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, güncel yargıtay kararlarında görüldüğü üzere ev hanımı olan kişilerin geçici iş göremezlik tazminatına hakkı bulunmadığını, başvuran taraf, ev hanımı olması sebebiyle başvurunun esastan reddi gerektiğini, mahkemeniz nezdinde ikame edilen başvuruda ispat külfeti davacıda bulunduğunu, bu kapsamda müteveffanın, davacıya “destek” olduğu hususunun ispatlanması zaruri olduğunu, ayrıca davacılar destek yaşlarını doldurmuş olduklarından tazminat istem hakları bulunmadığını, dolayısıyla işbu haksız davanın reddi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dosyada yapılacak tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılmasını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, zararın tespiti için; davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen cenaze ve defin giderleri sadece beyana dayalı olup ispat edilemediğini, ayrıca tüm bu talepler kaza tarihinde geçerli olan sigorta genel şartlarınca poliçe teminatı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, Zamanaşımı def’imiz ve başvuru şartı yokluğu itirazlarının dikkate alınarak, haksız davanın reddini, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesinin talep ve beyan etmiştir. DELİLLER; 1-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 2-Kaza Tespit Tutanağı; .....günü saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı .....model .....marka gri renkli hususi aracı ile yeni Mardin yol istikametten gelip, Kantar kavşağı istikametine takiben, en sol şeritte seyir halinde iken, Diyarbakır Büyükşehir, Kantar Zabıta Amirliği Ek Binası önüne geldiğinde, aracının sol ön yan kısımlarıyla, Diyarbakır Büyükşehir Kantar Zabıta Amirliği Ek Binası istikametinden, Toptancılar sitesi istikametine, karşıdan karşıya yürür adımlarla daha sonra en sol şeride gelip hamle yaparak hızlanarak geçmeye çalışan Yaya .....ya sol yan kısımlarını çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda yaya .....KTK'nun 68-b-3 kuralını ihlal ettiği kanaatine varıldığının belirtildiği, tutanağın 2 polis memuru tarafından imza altına alındığı anlaşılmıştır. 3-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan .....plaka sayılı araç için akdedildiği, sigortalısının .....olduğu .....-.....tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin 410.000TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 4-Hasar dosyası: Davacılar vekili tarafından .....tarihinde yapılan başvuru üzerine hasar dosyasının oluşturulduğu, herhangi bir ödemenini yapılmadığı anlaşılmıştır. 5-Kolluk'tan davacılar ile davalıların SED araştırmaları yapılmış, dosyaya kazandırılmıştır. 6-Cenaze giderleri için Belediyeye yazılan müzekkere cevabı; Cenaze giderleri tutarının 2020 yılı itibari ile yaklaşık 1000 TL olarak tespit edildiği, bu hizmetlerin belediye tarafından ücretsiz karşılandığının bildirildiği anlaşılmıştır. 7-Mirasçılık Belgesi; Diyarbakır .....Noterliği tarafından .....tarihli, .....yevmiye numaralı, miras bırakanın .....T.C Kimlik numaralı .....isimli kişinin terekesinin 6 pay kabul edildiği .....her birine eşit şekilde birer pay düştüğü anlaşılmıştır. 8-Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....sayılı soruşturma dosyasına Trafik bilirkişisinden aldırılan .....tarihli kusur raporu; .....günü saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı .....model .....marka gri renkli hususi aracı ile yeni Mardin yol istikametten gelip, Kantar kavşağı istikametine takiben, en sol şeritte seyir halinde iken, Diyarbakır Büyükşehir, Kantar Zabıta Amirliği Ek Binası önüne geldiğinde, aracının sol ön yan kısımlarıyla, Diyarbakır Büyükşehir Kantar Zabıta Amirliği Ek Binası istikametinden, Toptancılar sitesi istikametine, karşıdan karşıya yürür adımlarla daha sonra en sol şeride gelip hamle yaparak hızlanarak geçmeye çalışan Yaya ...../ ya sol yan kısımlarını çarpış a kabinde sol tarafı ayağı yerden kesilerek savrularak kafası ön cam kısımlarına temas etmesiyle yere düşerek yaralamalı Maddi Hasarlı Trafik kazası meydana geldiği kazada Yaya .....ise; 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunun 68 maddesi veK.T.Y.94 ve K.T.Y.138.b-3 maddelerinde yer alan , (yüz metre kadar mesafede yaya geçidi, okul geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir zorluk veya engel yaratmamak şartıyla ve yolda gelen taşıtların uzaklığının hızını kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler. Yollarda güvenli geçiş önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna geçiş sırasında geçiş sırasında sola ve sağa bakarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar var ise ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır şeklindeki hükmün ihlal niteliğinde olduğu, bu bağlamda kazanın oluşumunda, kuralına Yaya .....kanun ve nizamlara aykırı hareket ettiğinden bu kaza ASLİ KUSURLU olduğu, .....plakalı hususi araç Sürücü .....ise; Karayolları Trafik Kanunun seyir esnasında bazı yükümlüğünü getirmiş; 52-b) Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak bu kural, sürücülere durum ve koşulların gerektirdiğinde dikkat ve özen yüklerken davranış biçiminin belirlenmesini sürücülere bırakmıştır. Öngörülmezlik, belirleyici kavram olarak kusur ilkesinin ve kusur sorumluluğunun sınırını oluşturduğu, buna karşın öngörülebilirlik yargısına ulaşıldığında ise kusur gündeme gelir. Zararlı sonucun öngörülebilir ve bilinebilir olması yeterli değildir; önlenebilir olması da zorunludur. Eldeki delillerden sürücünün çevre şartlara göre kavşağa gelerek hızını azaltmadan araç kullandığı kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare ettiği, bu kaza şüpheli sürücü tarafından gerekli dikkat ve özen gösterilirse öngörülebilir ve önlenebilir olduğu kanaati ağırlık kazandığından 52-1/b maddesi ihlal ihlali niteliğinde olup, kazanın oluşumunda, .....bu kazada tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 9-Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesinin .....Esas, .....Karar sayılı kararı; ile davalı .....meydana gelen trafik kazası nedeni ile "Taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçundan TCK nın 85/1 maddesi gereğince sanık olarak yargılaması yapılmış, yapılan yargılama neticesinde sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve sonuç cezanın da 5237 Sayılı TCK’nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....CD'nin .....E.....K. Sayılı kararı sonrasında kararın .....tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 10-Mahkememizce ATK'dan aldırılan .....tarihli kusur raporu; .....günü saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile Karacadağ Bulvarı üzerinden Şanlıurfa Bulvarı Kantar kavşağı istikametine sol şeritte seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, aracının ön kısımlarıyla, seyrine göre yolun sağından yola girip karşıya geçmekte olan yaya .....çarpması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda, davalı sürücü .....%15 (Yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya .....%85 (Yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğunun kanaatine varılmış olduğu anlaşılmıştır. 11-Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan .....tarihli rapor; Müteveffanın kızı olan .....için alınan bilirkişi raporunda .....doğum tarihinin .....olduğu, meydana gelen gelen kaza sonucu müteveffa .....tarihinde vefat etmiş olduğu, vefat tarihinde kızı .....25 yaşında, lisans mezunu ve evli olduğunun belirtildiği sonuç olarak da üniversiteye giden çocukların 25 yaşına kadar destek alacakları belirtilmekle davacı .....destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. 12-Mesleki Faaliyet Belgesi; Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığınca .....adına, iş yeri ünvanı .....A Car olarak .....kayıt tarihli olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. 13-Araç Kira Sözleşmesi; .....tarihinde .....plakalı aracın .....teslim edildiğine ve .....tarihinde döndüğünün belirtilmiş olduğu kira sözleşmesinin taraflarca imza altına alındığı anlaşılmıştır. 14-Tedavi Giderlerine ilişkin bilirkişiden aldırılan .....tarihli bilirkişi raporu; Tedavi masrafları SGK tarafından acil yeşil alan kapsamında karşılandığı, hasta kronik yoğun bakım hastası olarak taburcu edilmiş ve vefatına kadar .....den .....tarihine kadar evde bakıldığı, tedavisinin SGK tarafından karşılandığı, bakıcı gideri 1275.30TL, yol ücreti 19.00 TL olmak üzere toplam 1294.30 TL olduğun kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki deliller ile birlikte tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Dava, destekten yoksun kalma tazminatına dayalı tazminat, tedavi gideri ve cenaze giderine ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kazaya karışan araç ile müteveffa yayanın kusur oranı, davacı .....müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, tedavi gideri yapılıp yapılmadığının tespiti ve miktarının belirlenmesi ile cenaze giderlerine ilişkin tazminatın miktarının tespiti ile tüm davalılardan tahsili istemi ile tüm davacıların davalı sigorta şirketi haricinde kalan davalılardan manevi tazminat talep edip edemeyeceği ve tahsili istemi ile buradan varılacak sonuca göre faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı .....Sigorta vekilinin zamanaşımı itirazının yapılan incelemede; 2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği taksirle öldürm suçundan ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve davanın .....tarihinde açıldığı gözetildiğinde; 2918 sayılı KTK'nın 109/2 ve 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddeleri gereğince davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir. Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır. ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Dosya içerisinde bulunan araç tescil kaydı, kira sözleşmesi, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davalı .....kazaya karşılan .....plaka sayılı aracın maliki olduğu, davalı ..........A Car unvanı ile aracı kiraya veren kişi olduğu, davalı .....aracı kiralayan, davalı .....ise kazanın gerçekleştiği anda aracın sürücüsü olduğu anlaşılmıştır. Diyarbakır .....Noterliği'nin .....yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde davalı .....araç satın alma, hasar bedeli alımında, araç kiraya vermede ve araç teslim alma hususlarında davalı .....vekalet vermiş olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre olmamak kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının bulunmaması durumlarında, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Doktrinde ve Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Dava konusu olay incelendiğinde ise davalı .....aracın kiraya verilmesi noktasında davalı .....vekalet vermiş olduğu, aralarında kira akdi yapıldığına dair bir iddianın ileriye sürülmediği, dolayısı ile de bu yönlü bir araştırmanın yapılmadığı, davalı ..........A Car ticari unvanı ile ve vekaletnamedeki yetkisi ile aracı kiraya verdiği, davalı .....ise kardeşi olan aracı kiralayan .....ile birlikte ekonomik yararlanma unsuru anlamında işleten sıfatının devam ettiğine kanaat getirilmekle aracın maliki ile kiralayanının aracın işleteni olması nedeni ile sorumluluklarına hükmedilmiştir. Davalı .....bahse konu aracı .....kira sözleşmesi ile kiraya verdiğini belirtmiştir. Davalı .....aracı kiraladığını beyan etmiş olduğu anlaşılmış, dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesinde davalı .....aracı yaklaşık 2 ay süre için kiralamış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile de araç kiralama sözleşmesi gözetildiğinde kira sözleşmesinin uzun süreli olmaması nedeniyle kayden malikin araç üzerindeki hakimiyetinin devam ettiğinin kabulü gerektiğinden davalı kiralayan .....sorumluluğuna gidilmiştir(Aynı yönde karar için bakınız: Yargıtay 4. HD'nin 2021/2310 E. 2023/11573 K. Sayılı kararı.). Dosya içerisinde bulunan mirasçılık belgesi incelendiğinde müteveffanın payı 6 pay kabul edilmiş, 4 pay sahibi tarafından işbu davanın ikmal edildiği anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 599. maddesi hükmü uyarınca; miras, murisin ölümüyle ve terekenin açılmasıyla mirasçılarına geçer ve mirasçılar terekedeki mallar üzerinde bu tarih itibarı ile hak sahibi olurlar. Dava konusu maddi tazminat istemi tereke ile ilgili olmakla birlikte konusu para alacağı niteliğinde olup bu davalarda mirasçının kendi payına hasren dava açması da mümkün görülmelidir. Dolayısı ile de davacıların her biri açısından kendi payına düşen miktar bakımından tazminat talebi mümkün olmakla mahkememizce davanın esasının incelemesine geçilmiştir. Kazanın oluş şekli, kusur durumu ve müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; Müteveffa .....ölümü ile neticelenen .....tarihli kaza hakkında taksirle ölüme sebep olma suçundan Diyarbakır CBS tarafından soruşturmanın yürütüldüğü, akabinde Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....E. Sayılı dosyası ile davalı .....hakkında yargılamanın yürütüldüğü, soruşturma aşamasında bilirkişiden kusur raporu tanzim edildiği, kovuşturma sonrası davalının cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın .....tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Müteveffa ....tarihinde vefat etmiş olduğu ceza dosyası içerisinde bulunan evraklar incelendiğinde Adli Tıp .....İhtisas kurulundan alınan rapora göre müteveffanın ölümünün meydana gelen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ele alındığında kazanın oluş şekli ile ilgili bir ihtilafın bulunmadığı, kazanın .....günü saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile Karacadağ Bulvarı üzerinden Şanlıurfa Bulvarı Kantar kavşağı istikametine sol şeritte seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, aracının ön kısımlarıyla, seyrine göre yolun sağından yola girip karşıya geçmekte olan yaya .....çarpması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş şekline göre dosya kapsamında bulunan Diyarbakır CBS tarafından alınan .....tarihli trafik bilirkişisinden almış olduğu .....tarihli rapor ve mahkememizce Ankara ATK'dan alınan.....tarihli rapor aynı doğrultuda olup, alınan raporlar dosya kapsamı ve ilgili kanun, yönetmelik hükümleri ile uyumlu nitelikte olmakla hükme esas alınmış ve davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gündüz vakti sol şeritte seyri sırasında geldiği olay mahallinde, seyrine göre yolun sağından yola giren yayanın kat ettiği mesafe de dikkate alındığında, gördüğü yayaya karşı ikazda bulunmayıp etkin tedbir alamayarak çarpması sonucu meydana gelen olayda, alt düzeyde tali kusurlu (%15 oranında), müteveffa yaya ....., can güvenliği açısından karşıya geçmeden önce taşıt trafiğini ve seyir halinde olan araçların hız ve mesafesini dikkate alıp, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmeyecek şekilde karşıya geçmesi gerekirken buna riayet etmeyip, can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde geçiş hakkına haiz gelen araca rağmen kontrolsüzce yola girip karşıya geçmeye çalıştığı sırada, ilk geçiş hakkını vermediği davalı sürücünün kullandığı aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, asli kusurlu(%85 oranında) olduğuna kanaat getirilmiştir. Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, müteveffanın yaya olarak bulunduğu sırada çarpmanın gerçekleştiği ve dikkatsiz ve özensiz davranışlarının kusur değerlendirmesinde ele alındığı bunun dışında kaza anında müteveffanın ölümüne etki eden müterafik kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı açısından dosya incelendiğinde; Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E,1982/412 K, sayılı kararı). Dosya kapsamında bulunan belgeler, ceza dosyasında bulunan Adli Tıp .....İhtisas kurulu raporu dikkate alındığında müteveffanın geçirmiş olduğu .....tarihli trafik kazası sonrası .....tarihinde vefat etmiş olduğu, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu anlaşılmakla, meydana gelen kaza nedeni ile ölümün gerçekleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre davacı .....müteveffa .....kızı olmakla desteğinden pay aldığı karine olarak kabul edilmektedir. Aksini ispat yükü davalı üzerindedir. Somut olayda, müteveffanın davacı anne ile babaya desteğinin karine olarak kabul edilmesi ve ölenin desteğine dair aksi yönde ispata yarar bilgi ve belgenin dosyada yer almaması nedeni ile davacı çocuğun destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin kabulü gerekmektedir. Fakat Yargıtay .....HD'nin yerleşmiş içtihatlarına göre; destekten yoksun kalanların destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapılmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Somut olay bakımından ise davacı .....doğum tarihinin .....olduğu, meydana gelen gelen kaza sonucu müteveffa .....tarihinde vefat etmiş olduğu, vefat tarihinde kızı .....25 yaşının doldurmuş olduğu anlaşılmakla davacının destekten yoksun kalma tazminat isteminin reddi gerekmiştir( Aynı yönde karar için bakınız: Yargıtay 4. HD'nin 2024/3800 E., 2024/7726 K. Sayılı kararı). Tedavi gideri tazminat talebi bakımından yapılan incelemede; Müteveffanın geçirmiş olduğu .....tarihli trafik kazası sonrası davacının tedavi altında kalmış olduğu akabinde ise .....tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşılmakla aradaki bu süreç yönünden davacının tedavi giderine yönelik talebi bulunmuştur. Mahkememizce her ne kadar davacı tarafından herhangi bir tedavi giderine yönelik olarak fatura tanzim edilmemiş olsa da faturasız olarak talep edilebilecek tedavi masraflarına ilişkin hesaplamanın yapılması için tedavi, hastane gideri ve ilaç gideri hususunda hesaplama yapmak üzere dosya doktor bilirkişine tevdi edilmiş olup hazırlanan raporda müteveffanın tedavisinin SGK tarafından karşılandığının belirtildiği anlaşılmış, rapor dosya kapsamı ile uyumlu olmakla hükme esas alınmıştır. Davacılar tarafından her ne kadar tedavi gideri talep edilmiş ise de alınan bilirkişi raporuna göre giderlerin SGK tarafından karşılandığı, davacıların tedavi giderinin yapıldığına dair herhangi bir bilgi ya da belge ibraz etmediği anlaşılmakla davacıların tedavi giderine ilişkin talebi yönünden davanın reddine kararı vermek gerekmiştir. Cenaze gideri tazminat talebi bakımından yapılan incelemede; Davacıların yapılan cenaze giderine ilişkin talebi üzerine Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne müzekkere yazılmış, yazılan müzekkereye cevaben cenaze define ilişkin hizmetlerin belediye tarafından ücretsiz karşılandığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davacıların cenaze giderinin yapıldığına dair herhangi belge ibraz etmediği ve belediyenin yazı cevabına göre ücretsiz karşılandığı anlaşılmakla davacıların cenaze giderine ilişkin talebi yönünden davanın reddine kararı vermek gerekmiştir. Manevi tazminat bakımından yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda hükme esas alınan kusur raporu, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıların müteveffanın çocuğu olması nedeni ile yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihinin 2020 yılı olması, paranın satın alma gücü, müteveffanın %85 oranda asli kusurunun bulunması, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı çocuklar yönünden 12.500erTL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminata Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere haksız fiil tarihinden itibaren davacıların temerrüde düşeceği bu tarih itibari ile alacağın muaccel hale geleceği anlaşılmakla haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Faiz türü açısından ise davacı vekilinin dava dilekçesi incelendiğinde faiz türünün belirtilmediği, faiz istenildiği anlaşılmakla talep yasal faiz olarak yorumlanarak yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların tedavi giderlerine ve cenaze giderine yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-Davacı .....(.....)'nın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, 3- Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; A) Davacı .....manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.500,00TL'nin kaza tarihi olan .....'den itibaren işletecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, B) Davacı .....manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.500,00TL'nin kaza tarihi olan .....'den itibaren işletecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, C) Davacı .....(.....)'nın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.500,00TL'nin kaza tarihi olan .....'den itibaren işletecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, D) Davacı .....manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.500,00TL'nin kaza tarihi olan .....'den itibaren işletecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 4- Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat talepleri yönünden alınması gereken harçlar; a) Davacı .....(.....)'nın maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının adı geçen davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b) Davacı .....maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının adı geçen davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c) Davacı .....maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının adı geçen davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, d) Davacı .....maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatan 1.707,75TL harçtan mahsubu ile 1.092,35-TL harcın adı geçen davacıya iadesine, 5- Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken harçlar; a) Davacı .....(.....)'nın manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 853,87-TL karar ve ilam harcının davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b) Davacı .....manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 853,87-TL karar ve ilam harcının davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c) Davacı .....manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 853,87-TL karar ve ilam harcının davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, d) Davacı .....manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 853,87-TL karar ve ilam harcının davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-a) Davacı .....tarafından yapılan yargılama gideri 3.375,00TL ATK fatura ücretinin kabul red oranı dikkate alındığında 1.654,41TL sinin davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, bakiye kısmın ve 2.200TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, b) Davacı .....tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.592,50TL posta ve tebligat masrafının kabul red oranı dikkate alındığında 780,63TL sinin davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, bakiye kısmın ve 2.200TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Manevi tazminat kalemi açısından; a) Davacı .....(.....)'nın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 12.500,00TL'nin davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, b) Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 12.500,00TL'nin davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, c) Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 12.500,00TL'nin davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, d) Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 12.500,00TL'nin davalılar ....., ....., .....ile .....müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 9-Maddi tazminat talebi açısından; a)Davalı .....Sigorta A.Ş. ve davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 8.000,00TL'nin davacı .....(.....)'dan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, b)Davalı .....Sigorta A.Ş. ve davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 4.000,00TL'nin davacı .....alınarak adı geçen davalılara verilmesine, c)Davalı .....Sigorta A.Ş. ve davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 4.000,00TL'nin davacı .....alınarak adı geçen davalılara verilmesine, d)Davalı .....Sigorta A.Ş. ve davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 4.000,00TL'nin davacı .....alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 10-Manevi tazminat talebi açısından; a)Davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 7.500,00TL'nin davacı .....(.....)'dan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, b)Davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 7.500,00TL'nin davacı .....alınarak adı geçen davalıya verilmesine, c)Davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 7.500,00TL'nin davacı .....alınarak adı geçen davalıya verilmesine, d)Davalı .....Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşılmakla yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 7.500,00TL'nin davacı .....alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 11-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.200,00 TL'nin; 1.066,67TLsinin davacı ....., 711,11-TLsinin davacı ....., 711,11TL sinin davacı ....., 711,11TL sinin davacı .....tahsili ile hazineye irat kaydına, 12-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı .....ile davalı .....yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim