İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/126 E. 2026/162 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/126
Karar No
2026/162
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/126 Esas KARAR NO : 2026/162 DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2021 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacının 1991 yılında kurulduğunu, bünyesinde -------, -------, --------,--------, -------- ve -------- şirketlerini içerir iç pazardaki en büyük turizm şirketlerinden biri olduğunu, son olarak yaklaşık 240 milyon dolar yatırım yaparak Mayıs 2011” de hizmet vermeye başlayan -------- bünyesine kattıklarını, bundan sonra yapılacak her yatırımın ve markanın da --------- adı altında yapılandırılmasının düşünüldüğünü ve --------- ikincisi olan -------- açıldığını, davacı şirketin birçok ödülünün bulunduğunu, hali hazırda davacı şirketin 35., 36., 37., 39., 40., 41., 43., 44. Sınıflarda tescilli 28.11.2018 tarihli --------- tescil nolu “---------” , 06.11.2011 tarihli ---------- tescil nolu “----------” şekil, 20.07.2012 tarihli ---------- tescil nolu “---------” ve 19.03.2014 tarih -------- tescil nolu “---------” marklarını uhdesinde barındırdığını, “----------” markasının --------- nezdinde tescil edildiğini, “----------” markasının -------- başvuru numarasıyla tanınmış marka olarak tesciline karar verildiğini, Davalı şirketin “---------” adı altında ---------- faaliyete başladığını, 16.08.2019 tarihli --------- tescil numarasıyla “--------” markasını 43.sınıfta tescil ettirdiğini, bu markanın davacının markası ile esaslı unsurlar ve yazılış, okunuş (fonetik) şekli yönünden ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin tanınmış markasının itibarına zarar vermesi, haksız fayda sağlaması, marka itibarına zarar vermesi ve davacının markasının ayırt edici karakterini zedelemesi ihtimalinin bulunduğunu, bu bakımdan 6769 sayılı Kanunun m. 25/1 hükmünün yaptığı atıf kapsamında aynı kanunun m. 5. Ve 6. Hükümlerine aykırı tescilin hükümsüzlüğünü talep ettiklerini, davacının turizm sektörüne yönelik hizmetleri dolayısıyla 6769 sayılı SMK” nun m. 29 hükmünde yapılan atıf uyarınca m. 7/2-b ve 2-c kapsamında tecavüz fiilini işlediğini, davacının “---------”, “---------” ve diğer tescilli markalarla büyük benzerlik taşıdığı, Davalı işaretlerinin davacının markalarına olan benzerliğinin halk nezdinde karıştırmaya yol açabilecek nitelikte olduğunu, Davalının “--------” markasının 43. Sınıfta verdiği hizmetlerinin davacı şirkete ait zincir otellerin bir parçası olduğu veyahut farklı firmalarca işletilse dahi idari ya da ekonomik bağlantı olduğu izlenimi yaratabileceğini, Davalının eylemlerinin 6102 sayılı TTK m.54 vd. Hükümleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile resen tespit olunacak durumlar karşısında diğer talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla, Davalının “---------” ibareli markasının hükümsüzlüğüne, marka haklarına tecavüz niteliğindeki fiillerinin durdurulmasına, 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, 6769 sayılı Kanunun 151/2-c hükmü ve haksız rekabete dair 6102 sayılı TTK * nun m. 56 vd. Hükümleri kapsamında yoksun kaldığı kazanç hesap edilerek belirsiz alacak olarak 10.000 TL tazminata hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretlerinin Davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı. Davalı vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının adına tescilli markalara dayanarak hükümsüzlük ve marka hakkı ihlali istemi bakımından --------, --------- ve -------- sayılı markaları için 6769 sayılı SMK m.25/7 ve m.29/2 hükümleri uyarınca kullanmama definde bulunduklarını, Davacının markalarının iş bu davanın açıldığı 05.08.2021 tarihinden geriye dönük beş yıldan uzun bir süredir tescilli olduğunu, ancak markalarının kullanıldığına veya mal/hizmetler yönünden kullanıldığına ilişkin genel açıklama ve görseller dışında bir açıklama ve kanıt sunmadığını, tescil tarihinden itibaren beş yıllık süresi geçmiş olan markalarının ciddi biçimde kullanıldığına dair kanıtlama külfetinin 6769 sayılı SMK” nun 9, 19/2 ve 25/7. Madde hükümleri gereği davacıya ait olduğunu, kullanma külfetini veya yüklentisinin kısmen de olsa yerine getirilmemesi halinde açılan hükümsüzlük ve ihlal davasının reddedilmesi gerektiği, davalının “---------” markasını -------- da bulunan otel işletmesinde 25.01.2019 tarihinden adına tahsis ettiği ---------- alan adı internet sitesinde işletme ve markasının tanıtımını gerçekleştirdiğini, markanın tanıtımı için reklam harcamaları yaptığını, kuruluşundan bu yana --------, --------, ---------, ---------, ---------, ---------, ---------, ... --------- gibi sektördeki büyük tur operatörleriyle sözleşmeler imzaladığını, hatta müvekkilinin sözleşme imzaladığı ---------- Davacının da içinde olduğunu bildirdiği ---------Ş. *ye ait bir marka olduğunu, Davacı markaları ile davalının markası arasında SMK m. 6/1 ve 6/5 hükmü kapsamında bir benzerlik bulunmadığını, davalının markasının esas ve ayırt edici unsurunun -------- ibaresi olduğunu, Davacının asıl ve ayırt edici unsurunun ise --------- ibaresinden oluştuğunu, ---------- kelimesinin --------- kelimesinden türetilmediğini, ortak unsur olan ---------- ibaresinin ise kapsamındaki 43. Sınıf hizmetler bakımından tanımlayıcı bulunduğunu, ---------- ibaresinin sektörde vasıf bildirici nitelinde kullanıldığını, SMK m 5/1-c hükmüne göre tanımlayıcı işaretler münhasıran veya esas unsur olacak biçimde marka olarak tescil edilemeyeceğini, ortalama tüketicilerin markada yer alan bu tür tanımlayıcı kelimelere markasal anlam yüklemediğini, markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal olarak farklılık bulunduğunu, Davacının --------, -------- ve --------- sayılı markalarında yer alan 43. Sınıf hizmetlerin davalının markasının kapsamında da bulunduğunu fakat Davacının ------- sayılı markasının kapsamında bulunan 3. Ve 44. Sınıf hizmetler ile davalı markasının kapsamında yer alan 43. Sınıfların farklı olduğunu, bazı mal ve hizmetler bakımından kısmi benzerlik olmasının bu markalar arasında karışıklık sonucunu da doğurmayacağını, davalının 4 yıla yakındır zamandır markasını kullandığını ve bu sürece kadar eş zamanlı Davacı ile kullanılan bu markaların ortalama tüketici nezdinde bir karışıklık doğmadığı halde şimdi karıştırma ihtimalinin bulunacağının iddia edilmesinin soyut ve gerçeklikten uzak olduğunu, hükümsüzlük ve ihlal bakımından tanınmışlığa dayalı tüm iddiaları reddettiklerini, markalar arasında ayniyet veya benzerlik bulunması, tanınmışlığa dayalı koruma istenmesi için temel şart olduğunu, bu şartın sağlanmaması halinde hükümsüzlük ve ihlal bakımından tanınmışlığa dayalı geniş koruma talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalının markası ile Davacının markalarının benzer olmadığından Davacının tanınmışlığa dayalı istemlerinin hukuken mümkün bulunmadığını, kaldı ki tanınmışlığa dayalı iddiaları ispatlaması gerektiğini, diğer yandan hangi markasının hangi mal ve hizmetlerde tanınmış olduğunu gösteren herhangi bir delil sunmadığını, davalının kendi iş ürünleri, fiyatları ve faaliyetleri ile davacının ürünlerinin karşılaştırılması söz konusu olmadığından kanıtsız ve soyut nitelikteki bu yöndeki haksız rekabet iddiasının da reddi gerektiğini, yukarıda arz edilen ve resen gözetilecek vakıa ve nedenlere binaen asıl dava bakımından; tazminat istemlerinin bakımından davanın usulden reddine, yetkisizlik kararı verilip --------” ne gönderilmesine, açılan davanın ve tüm taleplerin reddine, yargılama giderleri ve kanuni vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine, karşı dava bakımından; davanın kabulüne, Davacı Karşı Davalı adına tescilli --------, --------, --------, -------- ve -------- sayılı markaların SMK” nun 9, 26, 27 ve Geçici 4. Maddesi hükümleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinlerine, SMK 27/2 hükmü gereği markaların iptaline ilişkin kararın etkisinin iptal koşulunun doğduğunu, Davacı markalarının üçüncü kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine ve kararın tensiple birlikte TPMK” ya gönderilmesine, karşı davanın yargılama giderleri ile kanuni vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.Mahkememizde aldırılan 10/07/2023 tarihli rapor ile; Davacının ---------- Alan Adlı İnternet Sitesinin İncelemesinde: --------- İncelenen internet sitesinde kullanılan logonun ------- şeklinde olduğu, davacının internet sitesinin otel ve konaklama hizmetleri üstüne olduğu --------- alan adı kayıt ettiren kişi bilgisinin gizli olduğu, alan adının 28.09.2010 tarihinde kayıt ettirildiği ve 28.09.2026 tarihine kadar kayıtlı olduğu,İnternet sitesinin alan adı kaydının -------- Ş. kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) -------, -------- Olduğu, davalının -------- Alan Adlı İnternet Sitesinde incelenen internet sitesinde kullanılan logonun --------- Seklinde Olduğu,Davalının internet sitesinin otel ve konaklama üzerine olduğu, olduğu,-------- alan adı kayıt ettiren kişi bilgisinin olduğu, alan adının 25.01.2019 tarihinde kayıt ettirildiği ve 25.01.2024 tarihine kadar kayıtlı olduğu,İnternet sitesinin alan adı kaydının -------- Ş. kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) ------- olduğu, davalı marka kullanımlarının davacı markasına karşı SMK 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğu, davalı marka kullanımlarının davacı markasına karşı TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı, davalı adına tescilli --------- tescil numaralı “---------” markasının SMK 6/1 maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalı adına tescilli -------- tescil numaralı “---------” markasının SMK 6/5 maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, -------- Tescil numaralı “--------” ibareli markasının kötü niyetli tescil edildiğine ilişkin herhangi bir belge yahut delile rastlanmadığı için SMK 6/9 maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının tescilli --------, ---------,--------- ve --------- tescil numaralı markalarının tescilli olduğu sınıflarda kullanımının bulunduğu SMK 9 maddesi gereğince markaların iptali şartlarının oluşmadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Taraf vekillerinin karşılıklı olarak davalarından feragat ettiğini beyan ettikleri anlaşıldı ayrıca birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığı anlaşıldı. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine iş bu dava açılmışsa da, taraf vekillerinin davasından feragat ettiği anlaşılmakla, feragatin HMK 309. madde gereği davaya son veren taraf işlemi olduğu bu nedenle HMK' nun 311. Maddesine göre feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Dava, karşı dava ve birleşen davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 1-Alınması gereken 1.464,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 316,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı karşı davalıya iadesine, 2-Taraflar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davalı - karşı davacı ve birleşen dosyasının davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı... 29/09/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/126, K. 2026/162, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-126-e-2026-162-k-b6c0f09eaeca