İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/613 E. 2020/523 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/613
Karar No
2020/523
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/613 Esas KARAR NO : 2020/523 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 13/11/2020 KARAR TARİHİ : 18/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı dava dilekçesinde; "... Mah. ... Apt. A Blok" adresinde kiracı olarak avukatlık faaliyetini sürdürdüğünü, 30/10/2020 tarihinde İzmir ilinde yaşanan deprem sonrasında söz konusu adreste binanın ağır hasarlı olduğunun acil yıktırılması gerektiğinin teknik rapor ile tespit edildiği, avukatlık ofisinden hiçbir eşyayı ve evraklarını alamadığını, binanın yıkımının 10/11/2020 günü gerçekleştirildiği, bugün itibariyle de molozlar dahil herşeyin kaldırıldığı, avukatlık ofisinde bulunan tüm dava dosyalarının, defterlerinin, faturalarının, vergiye esas belgelerinin, sözleşmelerinin ve sair her türlü belge ve evraklarının zayi olduğundan tarafına zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacı, avukatlık ofisinde bulunan tüm dava dosyalarının, defterlerinin, faturalarının, vergiye esas belgelerinin, sözleşmelerinin ve sair her türlü belge ve evraklarının zayi olduğundan zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, TTK'nın 82/7.maddesine göre zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). Tarafların, dava ve taraf ehliyetine sahip olmaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114.1-d. maddesinde belirtilmiş olup dava şartlarındandır. Yine aynı kanunun 115.maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. TTK'nın 82/7.maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” hükmünü amirdir. Her ne kadar davacı tarafça tüm dava dosyaları, defterleri, faturaları, vergiye esas belgeleri, sözleşmeleri ve sair her türlü evraklarının zayi olması nedenine dayalı olarak zayi belgesi verilmesi talebi ile mahkememize dava açılmış ise de; davacının İzmir Barosu'na kayıtlı avukat olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 1. maddesinde "Avukatlık kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder." ve 11. maddesinde de "Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez" düzenlemesinin bulunduğu, söz konusu düzenlemeler karşısında davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, TTK 82/7 maddesi gereğince ancak tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler için zayi belgesi talep edebileceği, davanın tacirler tarafından açılabileceği, davacının dava açmakta hukuki yararı olsa da zayi belgesi için dava açıp talepte bulunamayacağı, ortada TTK hükümlerinin uygulanabileceği ticari nitelikli bir çekişmesiz yargı işinin bulunmadığı, incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın bu gerekçelerle aktif husumet yokluğundan reddine, davanın hasımsız oluşu, davaların süratle sonuçlandırılması ilkesi ve usul ekonomisi gözetilerek takdiren dosya üzerinden karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/5074 Karar No: 2015/11683) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine, yokluğunda Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.18/11/2020

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/613, K. 2020/523, T. 18.11.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-613-e-2020-523-k-09bae916a259