İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/330 E. 2020/381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/330
- Karar No
- 2020/381
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/330 Esas KARAR NO : 2020/381 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 24/07/2020 KARAR TARİHİ : 06/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Kooperatifi'nin genel kurul karar ve müzakere defterinin parselasyon planı fotokopileri ile bir kısım evrakın topluca içinde bulunduğu çanta alınarak çalışma yapılmak üzere 15/07/2020 tarihinde kooperatifin maliki olduğu taşınmazların bulunduğu araziye gidildiği, çantanın... plakalı araçta bulunduğu ve park edildiği, içinde genel kurul karar ve müzakere defteri ile bir kısım evrakın bulunduğu çantanın yerinde olmadığının anlaşıldığı, çantanın bagajda kilitli olması nedeniyle düşme sonucu kaybolmasının olanaksız olduğundan çalındığı kanısına varıldığı, çantanın içinde kambiyo senedi bulunmadığı ve araç üzerinde gözle görülür bir hasar görülmediğinden, aracın yeri değiştirildiği için karakola gidilmediği, suç duyurusunda bulunulmadığı, ivedilikle zayi belgesi verilmesine, zayi belgesi düzenlenmeyecekse bir ara kararı ile genel kurul karar ve müzakere defteri alınıp notere onaylatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava davacının kooperatife ait genel kurul karar ve müzakere defterlerinin çalındığını iddia ederek zayi belgesi verilmesi talebidir. Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesi... 10/09/2020 tarihli oturumdaki beyanında; arabayı hemen evinin önündeki sokağa park ettiğini, defterinde arabanın arka koltuğunda olduğunu, gece arabanın kapısını açık bıraktığını, birkaç gün sonra defterin kaybolduğunu farkettiklerini, sitede araç parkı için her zaman yer bulunmadığından biraz aşağıya park ettiğini, o kısımda kamera kaydının olmadığını, aradan bir iki gün geçtiği için de karakola bildirme gereği duymadığını, karar defterlerinin bu şekilde kaybolduğunu bildirmiştir. Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesi... 10/09/2020 tarihli oturumdaki beyanında; Kendisinin daha sonrasında bilgi sahibi olduğunu, başkanın kendisini arayıp haber vermesi ile genel kurul kararı yapma söz konusu olunca arayıp yerinde olmadığından çalındığı kanaatine vardıklarını bildirmiştir. Davacı vekili 10/09/2020 tarihli oturumdaki beyanında; evrakların kaybolduğu yerin herhangi bir yer olmadığı, ... içerisinde bulunan yönetim kurulu merkezinin çok yakınında olduğunu, aracın yerinden oynatıldığı için polisin tutanak tutmadığı, ayrıca hem oğlunun hem... o zamandaki ifadelerine göre araçta bir zorlama ya da darp bulunmadığı, ondan dolayı akıllarına başvurma ihtimalinin gelmediği, kooperatifin yöneticisi... 25 yıldır kuruluşundan beri yönetimde olduğunu, ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıldığını, ticaret sicilinde tüm kararların kayıtlı olduğunu, tescil ve ilan edildiği için üçüncü kişilerde bilgi sahibi olacağından teselli olduklarını, defterlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesinde; ''Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinde kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılı hüküm gereği, dava dilekçesi, Ticaret Sicil kayıtları,.. ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde 15/07/2020 tarihinde evrakların topluca içindeki çantayla birlikte çalındığı iddiasının bir kanıdan ibaret olduğu, dava açma hak düşürücü süresinin geçirildiği, aksinin ispat edilemediği, olay sonrası karakola gidilmediği ve suç duyurusunda bulunulmadığı gibi bunun hayatın olağan akışına ters olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi hükmü açısından kanun koyucunun lafzına dikkat edildiğinde zayi belgesinin herhangi bir afet ya da hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesi talebi için dava açılabileceğinin düzenlendiği anlaşılmakla, neticeten basiretli bir tacir gibi ticari defterlerini saklama ve koruma yükümlülüğüne aykırı şekilde hareket eden ve defterleri kaybettiğini iddia eden davacı kooperatif tarafından ikame edilen bu dava açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. Maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla, ve yeterli delil sunulamadığı, mahkemece kanaat oluşmadığı, davacının kendi kusuru ile bu defterlerin kaybına sebep olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 4-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2020
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)