İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/579 E. 2020/710 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/579
- Karar No
- 2020/710
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/579 Esas
KARAR NO : 2020/710
DAVA : Kıymetli Evrak İptali
DAVA TARİHİ: 12/10/2020
KARAR TARİHİ: 24/12/2020
Mahkememizde görülen Kıymetli Evrak İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen 12/10/2020 tarihli dava dilekçesi ile, davacının ... Bankasının ... şubesinde bulunan hesabından verilen ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ... seri nolu toplamda 22 adet çekinin boş bir şekilde İngiltere'de aracını hırsızın soyması sonucu kaybettiğini buna ilişkin raporlarının ekte olduğunu bu çek yapraklarının kötü niyetli üçüncü şahısların eline geçmesi ve doldurularak kullanılması hallerinde, davacının mağdur olacağını zira kaybolan bu çekler nedeni ile davacının ticari hayatında kullanılmak üzere bankalardan yeni çek koçanı alamadığını, çeklerin bankalarca ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Muhatap banka ile yapılan yazışma sonucu verilen yanıtta dava konusu çeklerin davacı şirkete ait hesaptan verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli olarak dilekçe de belirtilen tutanak ve kaydın bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK md.818 yollaması ile kıymetli evrak olan çek hakkında da uygulanan TTK md.757 hükmüne göre " İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir." Madde hükmünde iptal isteminde bulunma koşullarından birinin çeki elinde bulunduran kişi olma koşulu gösterilmiş olup keşidecinin bu hali ile iptal isteminde bulunma hakkının olmadığı tespit edilmektedir.
Somut olayımızda kaybolduğu iddia edilen çeklerin davacıya ait hesaptan verildiği, kaldı ki çeklerin keşide edilip edilmediğinin belli olmadığı, çekin geçerlilik koşullarını taşıdığına dair bir bilginin de dosyada tespit edilemediği, dosyamızdaki uyuşmazlık yönünden öncelikle davada aktif husumetin değerlendirilmesi gerektiği, davacının keşideci ve çek hesap sahibi olması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin olmadığı, bu hali ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Dava konusu Kambiyo senetlerinin (çeklerin) keşidecisinin davacı olduğu anlaşılmakla davanın husumet nedeni ile REDDİNE,
Peşin alınan harcın red harcına mahsubu ile ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2020
Yazman ...
e-imzalı
Yargıç ...
e-imzalı