İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/49 E. 2024/3 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/49
Karar No
2024/3
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/49 KARAR NO : 2024/3

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2020 KARAR TARİHİ : 08/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., müvekkilinin ablasının oğlu bir başka ifade ile öz yeğeni olduğunu, davalı ..., ----- kerpiç fabrikası kurulması hususunda -----şahıslarla gayrıresmi bir ortaklık kurduğunu, bu ortaklığa konu fabrikanın kurulacağı araziye dair kira sözleşmesi ...’---- kardeşi ----- tarafından imzalandığını, iş bu sözleşmede açıkça kerpiç fabrikasının kurulması zikredildiğini, davalı bu fabrikayı makinalarıyla birlikte davacı müvekkiliye devir ve teslim ettiğini, davacı müvekkili yaptığı sözlü bir anlaşma ile kabul ettiğini, bu anlaşma neticesinde yeğenine güvenerek kendisine teminat amaçlı 135.000USD, 15.000USD, 15,000USD ve 10.000.USD, ABD Dolar miktarlı 4 adet senet verdiğini, ancak davalı devir ve satışını taahüt ettiği fabrika ve makinaların, davacı müvekkiliye devir ve teslimini yapmadığını, bu hususlar----- Cumhuriyet Başsavcılığının-----Soruşturma numaralı dosyasında davalıya ait 14.11.2019 tarihli beyanında açıkça ikrar edildiğini, bu soruşturma sonucunda davalı ... aleyhinde senedin bedelsiz kullanımından kaynaklı -----.Asliye Ceza Mahkemesinin----- Esası ile dava açıldığını, davalı taraf ne fabrikayı ne de makinaları müvekkiliye teslim etmediğini, davalı teminat olarak yedinde bulundurduğu senetleri haksız bir şekilde----- İcra Dairesinde-----. ve-----. İcra dairelerinde ----- Esas,----- İcra dairesinde ------ Esas ile icra takiplerini başlattığını, müvekkili aleyhinde açılmış 3 icra takip dosyasına karşı ticaret mahkemesinde menfi tespit davası açmak üzere dava şartı olması sebebiyle ---- Arabuluculuk Bürosu aracılığı ile ----- Adliyesi Arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunduğunu, bu nedenlerle;------. İcra Dairesinin -----ve-----. İcra dairesinin-----Esası,-----İcra dairesinin ------ Esaslı icra takiplerine karşılık müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takiplerin iptali ve sözkonusu icra takiplerine konu 06.09.2013 keşide 01.01.2014 Vade tarihli 135.000USD, 13.08.2019 Keşide 25.12.2013 Vade tarihli 15.000USD, 13.08.2013 Keşide tarihli 15,000USD ve 13.08.2013 keşide tarihli 10.000USD, ABD Dolar miktarlı senetlerin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf iddia ve iftiralarını kesin olarak kabul etmediğini, davaya konu farklı bedeller içeren birden fazla bononun varlığı , teminat senedi iddiasının açıkça olağan hayatın akışına aykırlığının da göstergesi olduğunu,davacı tarafından delil olarak beyan edilen ceza yargılaması hukuk davasının delili olmayacağını, ceza yargılaması menfi tespit davası sonucu ile bağlı olduğunu, toplam 175.000 USD senet bedeli ve bu bedele dair icra takip dosyalarındaki takibe konu alacak bedelleri üzerinden dava harcı ödenmediğini,dava konusu icra takiplerinde kısmi tahsilat yapılmış olmakla bu kısım için davanın istirdat davası olduğunu,-----Arabuluculuk Bürosu yetkisine dair itirazın kabul edildiğini, kabule rağmen davaya dayanak arabuluculuk son tutanağı ------Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenmediğini, bu nedenlerle; Toplam 175.000.USD beyan edilen senet bedelleri ve 397.000.Tl Harca esas dava değerine rağmen 97.000.Tl üzerinden ödenen eksik harcın kesin sürede tamamlattırılmasına , aksi halde davanın red edileceğinin ihtarına ,HMK ilke ve kuralları gereğince davacının yazılı delile karşı yazılı delil ile ispat kapsamında davasını ispat edecek delile dayanmadığı ve kendiliğinden getirme ilkesi gereğince de iddiasını ispata yarar yazılı delileri sunmadığı ,dikkate alınarak davanın dinlenebilirlik koşulunu sağlamadığından reddine,Yetkisiz arabuluculuk bürosu tarafından usule uygun müzakere ve katılım sağlanmadığından dava şartı eksikliğinden dolayı davanın reddine , İcra dosyasından yapılan satış neticesinde davacı mal varlığından çıkan taşınmaz bedeline dair kısım hakkında 1 Yıllık hakdüşürücü süre aşılmakla davanın bu kısım yönünden süre aşımı sebebi ile reddine,------Asliye Hukuk Mahkemesinin aynı gerekçe ve hukuki sebebe dayalı derdest davası nedeni ile derdestlik itirazının kabulüne , haksız davasının reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER: ----. İcra Dairesinin -----Esas,-----. İcra Dairesinin----Esas ve -----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı icra takip dosyaları, ----Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esaslı dava dosyası, tanık beyanları, yemin.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, teminat senedi olarak verildiği iddia edilen dava konusu senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit) talebine ilişkindir. 6100 sayılı Kanunun 189. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bir hususun belirli delillerle ispatını ancak kanun emredebilir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK m.6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK.md.190). Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir (HMK m. 200). Ancak, HMK 201.maddesine göre senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.Yargıtay HGK'nun 13.06.2018 tarih, ---- Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; ''Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi olarak bono, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (bonoların düzenlendiği 01.03.2005 günü yürürlükte bulunan 6762 s. TTK m.557, 6102 s.----). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (-----). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (-----). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır.'' Somut olayda; davacı tarafça----bulunan fabrika ve içerisinde yer alan makinelerin satışı hususunda davalı ile aralarında sözlü anlaşma yapıldığı ve bu anlaşmaya istinaden dava konusu 4 adet senedin teminat senedi olarak davalı tarafa teslim edildiği, dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu ve taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereklerinin davalı tarafça yerine getirilmediğinden bahisle huzurdaki davanın ikame edildiği, dava konusu senetlerin 06.09.2013 keşide 01.01.2014 Vade tarihli 135.000USD, 13.08.2019 Keşide 25.12.2013 Vade tarihli 15.000USD, 13.08.2013 Keşide tarihli 15,000USD ve 13.08.2013 keşide tarihli 10.000USD bedelli senetler olduğu ve senetlerde "nakden" kaydı bulunduğu, senetlerin ihdas nedeni olarak "nakden" ibaresinin yazılı olduğu, senet metinleri üzerinde senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibarenin yer almadığı görülmüştür."Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir." (HGK.nın 06/03/2013 tarih ve -----sayılı ve yine HGK.nın 20/06/2001 tarih ve-----. sayılı kararları). Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Kambiyo senetlerinin nitelikleri itibariyle düzenlenmelerine esas teşkil eden asıl borç ilişkisinden soyut bir borç oluşturduğu ve senedi elinde bulunduran kişinin ayrıca alt ilişkiyi ispatlamak zorunluluğu olmadığı, dava konusu senet metinleri üzerinde senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibarenin yer almadığı, senetlerin ihdas nedeni olarak "nakden" ibaresinin yazılı olduğu, senetlerin teminat senedi olduğu ve senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair iddiaların ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafın sunmuş olduğu delillerle ve dava dilekçesinde dayandığı ve mahkememiz huzurunda icrası yapılan yemin delili ile de iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın ve ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, -Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 269,85 TL olmakla baştan alınan 1.656,52 TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.386,67 TL nin davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinın davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320.00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/49, K. 2024/3, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-49-e-2024-3-k-2b3d34d350d6