İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/43 E. 2021/79 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/43
- Karar No
- 2021/79
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/43 KARAR NO : 2021/79 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 30/10/2018 KARAR TARİHİ: 28/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; davalı ... Müdürlüğü ile yapılan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan dava dışı şirket personellerinin açmış olduğu çeşitli davalar neticesinde, dosyalara ödenen,ilam harcı,gider avansı,istinaf masrafları,ilam vekalet ücretleri, yargılama giderleri,temyiz gideri,karar onama harcı, icra müdürlüklerine yapılan ödemelerin tamamının müvekkili şirketin davalı idareden olan alacağından kesinti yapıldığını, oysa bu ödemelerin bir kısmının davalı idareye ait ödemeler olduğunu, kesintiye söz konusu olan mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu, Bu kapsamda ... Müdürlüğü tarafından; İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 2.946,40 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 2.150,52 TL , İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 63,04 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 33,00 TL, Karşıyaka ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 1.145,27 TL , İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 2.962,54 TL , İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 2.912,94 TL, İzmir ...Îş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 185,50 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 124,20 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 871,79 TL, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 2.947,85 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 2.940,29 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 326,80 TL, İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 1.143,20 TL, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 277,10 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 429,90 TL, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 1.493,70 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 278,60 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 285,40 TL, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 1,403,11 TL, dosyalarından toplam 24.921,15-TL ödeme yapıldığını ve bu tutarın tamamının müvekkili şirketin idaredeki alacağından mahsup edildiğini, davalı idarenin kendi İstinaf ve Temyiz giderlerini bile müvekkili şirketin alacağından mahsup ettiğini, Yine aynı şekilde davalı idarenin; İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 600,62 TL, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 175,60 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 30,00 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 214,10 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 209,70 TL, İzmir ...İş Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından 204,70 TL, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 165,88 TL, toplam 1.600.60-TL ödeme yapıldığını ve bu tutarın tamamının müvekkili şirketin idaredeki alacağından mahsup edildiğini, Müvekkili şirket tarafından sunulan yazılar ile İdare'nin mahsup işleminin hatalı olduğu, Mahkemece bu tutarlardan tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu ve dolayısıyla davalı İdarece ödenen tutarların yalnızca yarısından müvekkili şirketin sorumlu olduğunun bildirildiğini ve Mahkeme kararları uyarınca davalı İdarenin sorumluluğunda olan kesintiye ilişkin gerekli düzeltmenin yapılmasının talep edildiğini, davalı İdarenin ise cevabi yazı ile müvekkili şirketin düzeltme ve haksız kesintilerin iadesine ilişkin taleplerini reddettiğini, davalı İdarenin cevabının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Müvekkili şirketin aksine bir düzenleme bulunmadıkça müşterek ve müteselsil sorumluluk halinde sorumluların borçtan yarı yarıya sorumlu olacağı yönündeki genel kuraldan hareketle davalı İdareden ödenen tutarın yarısını talep ettiğini, mahkeme kararlarının içeriğine bakıldığında muvazaanın tespiti ve ilave tediye talebi, ile açılan davalarda taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna ve dava dışı işçinin baştan itibaren ... Müdürlüğü işçisi sayılmasına karar verilmiş olması karşısında, salt işçi tarafından alacağın tahsilini kolaylaştırmak adına davaların mali sonuçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olan müvekkili şirketin iç ilişkide ödediği tutarın yarısı için davalı İdareye rücu edebileceğinin tartışmasız olduğunu, davalı İdarenin baştan itibaren kendi işçisi olduğu kabul edilen personelin açtığı davalar neticesinde ödediği tutardan kendi sorumluluğuna düşen kısmı mahsup etmeyi yargı tarafından muvazaalı olduğu kesin olarak hüküm altına alınan sözleşmeye istinaden reddettiğini, davalı İdare tarafından bu hallerde müvekkili şirketin borcun yarısından sorumlu olduğunu kabul ettiği pek çok dosyanın mevcut olduğunu, dosyaya ibraz edilecek olan 05.02.2016 tarih ve ...ve ... sayılı yazılardan da anlaşılacağı üzere davalı İdarenin yine işçi alacağına ilişkin olarak müvekkili şirket ile müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu dosyalara müvekkili şirketin ödediği tutarın yarısını müvekkilinin cari hesabına alacak olarak eklediğini bildirdiğini, Davalı İdare'nin de pek çok kez kabul ettiği üzere bu halde dava dışı personellere İdare tarafından ödenen toplam 26.521,75-TL 'nin yarısından iç ilişkide davalı İdarenin sorumlu olduğunun tespiti ile müvekkili şirketten fazla mahsup edilen 13.260,88-TL davalı İdare'den alınarak işlemiş faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesinin gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirket ve davalı İdare aleyhine açılmış olan bir takım davalar neticesinde taraflar aleyhine müştereken ve müteselsilen hükmedilmiş yargılama giderlerinin yarısından davalı İdare'nin sorumlu olduğunun tespiti ile davalı İdare tarafından haksız olarak tamamı müvekkili şirketin hak edişinden kesilen bu tutarların yarısı olan 13.260,88- TL'nin idarenin temerrüde düştüğü tarihler itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı İdareden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; İdarelerinde "Sürücü Teknik ve Destek Hizmetlerinde Çalıştırılmak Üzere Personel Temini" hizmet alım ihalesi kapsamında yüklenici ... A.Ş. personeli olarak çalışan işçilerin İdareleri ve ... A.Ş. aleyhine açmış oldukları bir takım davalar neticesinde, davacı işçiler lehine hükmedilen vekâlet ücreti, yargılama gideri ve ilave tediye ücretlerinden hem ... A.Ş. hem de idarelerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, davacı işçiler tarafından söz konusu alacakların tahsili talebiyle İdareleri ve ... A.Ş. aleyhine başlatılan icra takiplerinden; İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 2.946,40 TL, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına ilişkin olarak davacı vekiline 2.150,52 TL, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 63,04 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına istinaden 33,00 TL yargılama gideri, Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 1.145,27 TL , İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 2.726,94 TL + İzmir ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına istinaden 235,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.962,54 TL, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 2.728,94 TL + İzmir ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına istinaden 184,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.912,94 TL, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 185,50 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 125,20 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 871,79 TL yargılama gideri, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 2.757,10 TL + İzmir ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına istinaden 190,75 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.947,85 TL İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 2.940,29 TL . İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 326,80 TL yargılama gideri, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 1.143,20 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 277,10 TL yargılama gideri , İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 429,90 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 1.493,70 TL yargılama gideri , İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 278,60 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 285,40 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 1.403,11 TL yargılama gideri , İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 600,62 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 175,60 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 30,00 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 214,10 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına İstinaden 209,70 TL yargılama gideri, İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına istinaden 204,70 TL yargılama gideri, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına 165,88 TL olmak üzere toplam 26.521,75 TL dava dışı işçilere ödeme yapıldığını, ödenen miktarın tamamının İdareleri ve davacı Şirket arasındaki hizmet alım ihale sözleşmesi uyarınca davacının İdareleri nezdindeki alacağından mahsup edildiğini, müşterek ve müteselsil sorumluluğun dava dışı isçiye karşı hüküm ifade etmekte olup, davacının idareleri nezdindeki alacağından mahsup edilen miktarın idarelerinden tahsilinin mümkün olmadığını, müvekkili idare ile ... A.Ş. arasında imzalanan ihale sözleşmeleri hükmü davacının taleplerinin dayanaksız olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili idare ile davacı arasında imzalanan ihale sözleşmeleri hükmü, müvekkili İdare tarafından kesinti yapılan miktarın, İdarelerinden rücuen tahsiline imkân vermediğini, Nitekim; müvekkili İdare ile ... A.Ş arasında imzalanan Hizmet Alım İhaleleri Sözleşmeleri'nin;10.4'üncü maddesinde;"İhale konusu hizmeti yürüten ve yüklenicinin personeli konumundaki çalışanların açabileceği her türlü davanın ( is davaları dahil) hukuki muhatabı yüklenici olacaktır. İş ve Sosyal Güvenlik hukukundan kaynaklanan dahil her türlü davada personel lehine mahkemece hükmedilebilecek tazminattan, mahkeme masrafından, faizden ve vekalet ücretlerinden yüklenici sorumlu olacaktır." hükmünün haiz olduğunu, söz konusu hükme göre davacının müvekkili idareden rücu talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, Nitekim benzer taleplerle İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. esasına kayden açılan davada alınan 04/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin ve savunmaya konu sözleşme maddesinin mevcudiyetinin kabulü halinde davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yada var olan sözleşmede savunmaya konu işçilik alacaklarına ilişkin bir düzenleme bulunmadığının kabulü halinde davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 83.042,15 TL olduğu" tespitine varıldığını, söz konusu bilirkişi raporunda belirtilen ve hizmet alım sözleşmeleri ve eki teknik şartname hükmü uyarınca davacının müvekkili İdareden talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını. ayrıca benzer taleplerle müvekkili İdare aleyhine İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile açılan davada, 28/03/2018 tarih ... K. sayılı karar ile " Davanın Reddine" karar verildiğini, Konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05.2004 tarih ve 11-254/295 sayılı kararında da; "1475 sayılı İş Kanununun 1 /son maddesine göre, "Bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet akdinden doğan yükümlülüklerinden asıl işveren de birlikte sorumludur." Anılan Yasa maddesinde yazılı asıl işveren sorumluluğu, işçilere karşı olan bir sorumluluktur. Taşeron ile asıl işveren arasındaki bir düzenlemeyi içermeyen 1475 sayılı Yasanın 1 /son maddesinin dava konusu olaya uygulanması mümkün değildir. Uyuşmazlığın. davacı ile davalı arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. " dendiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 27.06.2013 tarih ve ... K. sayılı kararında, "Anılan sözleşmenin 9. maddesi gereğince, sözleşmenin eki niteliğinde olan "Hizmet Alım Özel Teknik Şartnamesinin "İşten Çıkarılanlar" başlıklı 2. maddesinin 7. bendinde ise, "Yüklenici, İş Kanununun iş akdi feshi hükümleri dâhilinde idareye bilgi vermek suretiyle işçilerini çıkarabilir. İşçilerin işten çıkarılması sonucunda çıkartılanlara ödenen ihbar, kıdem tazminatlarıyla açacakları maddi ve manevi tazminatlar, tüm mahkeme giderleri ve vekalet ücretleri yükleniciye aittir." hükmü mevcuttur ... O halde davacı kurum, İş Kanunundan kaynaklanan müteselsil sorumluluğunun gereği olarak, dava dışı işçiye ödemek zorunda kaldığı tazminatların tamamını, davalı yükleniciden rücuen tahsilini talep etme hakkına sahip olup, uyuşmazlıkta sözleşme hükümlerinin gözetilmesi esas olup, mahkemece, yanlış değerlendirmeyle Dairemizin eski tarihli bozma kararının esas alınarak "davalı yüklenicinin ödenen tazminatlardan sorumlu olmadığı" kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir " hükmü mevcuttur. Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 04.10.2011 tarih ve ...K. sayılı kararında; "...sözleşme hükümleriyle çelişkili olması halinde öncelikli olarak uygulanmasını öngördükleri, "Teknik Şartname'nin 2.7. maddesindeki açık ve tereddüte yer vermeyen düzenleme karşısında davacı kurumun, dava dışı işçilere ödemek zorunda kaldığı tazminatların tamamını davalı yükleniciden rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir" denilerek asıl işveren ve alt işveren arasındaki rücu ilişkisinde sözleşmesel ilişkinin gözetilmesi gerektiğinin belirtildiğini, muvazaa nedeniyle sözleşmenin geçersizliği dava dışı işçilere karşı hüküm ifade etmekte olup, davacının muvazaayı ileri sürerek sorumluluğunu bertaraf etmesinin de hukuken mümkün olmadığını, Nitekim; Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 21.04.2014 tarih .... sayılı kararında; "Davacı eldeki davası ile, işe iade tazminatı olarak ödediği bedelin alt işveren olan davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, işçinin davacı ve davalıya karşı işe iade davası açması sonucu alt işveren olan davalı şirket için husumetten red kararı verilmesi ve bu red kararının Yargıtay denetiminden geçerek onanması nedeni ile iş bu davada reddine karar verilmiştir. Ancak taraflar arasında bir hizmet alım sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğinde şartnameler imzalanmıştır ve taraflar arasında sorumluluklar belirlenmiştir. Öyleyse taraf delilleri toplanarak sözleşme ve şartnameler kapsamında taraf sorumluluktan irdelenmeli ve sonucuna söre hüküm tesis edilmelidir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir." denilerek rücu konusunda taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin öncelikli olarak uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, davacının ticari avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevaba cevap dilekçesi ile özetle; davalı İdarenin cevaplarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinde de aynı nedene istinaden davanın reddi gerektiğini savunmakta olduğunu, ancak davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların haksız olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça müşterek ve müteselsil sorumluluk halinde sorumluların borçtan yarı yarıya sorumlu olacağı yönündeki genel kuraldan hareketle davalı İdareden ödenen tutarın yarısını talep ettiğini, Yargıtay kararlarının içeriğine bakıldığında muvazaanın tespiti ve ilave tediye talebi ile açılan davalarda taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna ve dava dışı işçinin baştan itibaren ... Müdürlüğü işçisi sayılmasına karar verilmiş olması; işe iade talepli davalarda da aynı gerekçelerle işçinin ... Müdürlüğü nezdinde işe iade edilmiş olması karşısında, salt işçinin alacağını tahsilini kolaylaştırmak adına davaların mali sonuçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olan müvekkili şirketin iç ilişkide ödediği tutarın yarısı için davalı İdareye rücu edebileceğinin tartışmasız olduğunu, davalı İdarenin cevap dilekçesinde ifade ettiği üzere işçilere karşı her türlü sorumluluğun öncelikli olarak kendi işverenleri üzerinde olduğunu, dava dışı işçilerin iş ilişkisinin başından beri ... Müdürlüğü işçisi olduğuna hükmedilmiş olması karşısında bu davalar nedeni ile ödenen tutarlardan da iç ilişkide salt ... Müdürlüğünün sorumlu olduğunun tartışmasız olduğunu, davalı İdare tarafından bu hallerde müvekkili şirketin borcun yarısından sorumlu olduğunu kabul ettiği pek çok dosyanın mevcut olduğunu, davalı İdare yine işçi alacağına ilişkin olarak müvekkili şirket ile müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu dosyalara müvekkili şirketin ödediği tutarın yarısını müvekkilinin cari hesabına alacak olarak eklediğini bildirdiğini, işbu davaya verilen cevap dilekçesinde ise müvekkilinin talebinin haksız olduğunun iddia edilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, Davalı İdare’nin de pek çok kez kabul ettiği üzere bu halde dava dışı personellere İdare tarafından ödenen toplam 26.521,75-TL ’nin yarısından iç ilişkide davalı İdarenin sorumlu olduğunun tespiti ile müvekkili şirketten fazla mahsup edilen 13.260,88-TL’nin davalı İdare’den alınarak işlemiş faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Görevsizlik Kararı: İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2017 tarih ... E. ... K. sayılı karar, istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile kaldırılmakla dosyanın İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydı yapılmış ve İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesince 07/01/2019 tarih ... E. ... K. sayılı kararla görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Bilirkişi raporu : Mahkememizce aldırılan 24/09/2020 tarihli hesap raporunda bilirkişi ... "Sayın Mahkeme tarafından, belirtilen Yüksek Mahkeme kararları doğrultusunda, iş mahkemelerinde görülen işçilik haklarına ilişkin davada somut dosyanın tarafları arasındaki hizmet alımına ilişkin ilişkilerin muvazaalı olduğuna karar verilmesine rağmen kişilerin kendi muvazaalarına dayanarak hak iddia edemeyeceklerinden hareketle taraflar arası ilişkide var olan sözleşme hükümlerinin aynen uygulanması gerektiği görüş ve kanaatine ulaşılıyorsa; dava dışı işçilerden kaynaklı her tür ödemeden doğan sorumluluğun tamamının yükleniciye ait olacağına ilişkin düzenlemeden hareketle davalı uygulamasının hukuka uygun olduğu sonucuna varılabileceği; Sayın Mahkeme tarafından, muvazaanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini de tam olarak etkisiz hale getirdiği ve maddelerin uygulama imkanı bulmayacağı yönünde kanaate ulaşılıyorsa; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca eşit paylarla sorumluluk esası benimsenerek davacının dava dışı işçilere yapılan ödemelerden kaynaklı sorumluluğunun 26.521,75-TL'nin yarısı nispetinde olan 13.260,88-TL ile sınırlı olacağı sonucuna varılabileceği" şeklinde mütalaada bulunmuştur. Dava; hizmet sözleşmesi kapsamında davalı işveren tarafından ödenen yargılama giderlerinin ve icra giderlerinin davacı yüklenicinin hakedişlerinden kesilmesi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi için açılan alacak davasıdır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/2112 esas, 2020/3610 karar sayılı, 12/11/2020, 2019/2245 esas, 2020/3609 karar sayılı, 12/11/2020 tarihli, 2019/2109 esas, 2020/3606 karar sayılı 12/11/2020 tarihli, 2017/2795 esas, 2020/3459 karar sayılı, 05/11/2020 tarihli 2019/2118 esas, 2020/3371 karar sayılı, 02/11/2020 tarihli, 2019/2117 esas, 2020/3213 karar sayılı, 22/10/2020 tarihli emsal kararlarında vurgulandığı üzere "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir." Yukarıda belirlenen ilkeler gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde; davalı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında "Toplu Ulaşım Hizmetleri ve Araç Bakım Onarım Hizmetlerinde Çalıştırılmak üzere Personel Hizmet Alımı" konusunda hizmet alım sözleşmeleri akdedildiği, dava dışı işçilerin hizmet alım sözleşmeleri kapsamında, eldeki davamızın tarafları arasında mevcut hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu iddia ederek davalı işverenin işçisi olduklarının tespiti istemiyle iş mahkemelerinde açtıkları davaların kısmen kabullerine verilerek muvazaa iddialarının kabul edilerek taraflar arasındaki hizmet alımı sözleşmelerinin muvazaalı yapıldığının tespitine karar verildiği, davalı işverenin bu davalar nedeniyle ödediği yargılama giderleri ile icra takip giderlerini davacı yüklenicinin hak edişlerinden kestiği, davalı işveren tarafından ödenen yargılama ve icra giderleri ilamlara dayandığından kesinti yapılan miktarlar itibariyle taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri dikkate alındığında davalı işveren tarafından ödenen yargılama ve icra giderlerinden hangi tarafın sorumlu olduğu, hakedişlerden yapılan kesintinin haksız olup olmadığı noktasında toplandığı, iş davaları nedeniyle yapılan yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra takip giderlerinin davalı işveren tarafından ödendiği işçilerin; davacı yüklenicinin işçileri olması, sözleşme ücretine, işçinin ücret ve her türlü sosyal haklarının dahil olması, davalı işverenin sözleşmeler kapsamında çalıştırılan işçilere karşı işçilerin alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmelerde bir hüküm bulunmaması, her ne kadar dava dışı işçilerin iş mahkemelerinde açtıkları davalarda eldeki davanın tarafları arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu yönünde tespit yapılmış ise de; sözleşmenin tarafı olmayan dava dışı işçiler yönünden geçerli bir tespit olduğu, yasa gereği davacı yüklenicinin kendi muvazaasına dayanarak kendisi için hak iddia edemeyeceği hususları nazara alındığında davalı işverenin, işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedelin ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğundan, davalı işveren tarafından davacı yüklenici hakedişlerinden kesini yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının davasının REDDİNE, 2-Peşin alınan 226,47 TL harçtan maktu red harç tutarı olan 59,30 TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 167,17 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde DAVACI TARAFA İADESİNE. 3-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 4-Dava tamamen reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 4.080,00 maktu TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine. 5-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının, davalı tarafından yatırılan delil avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine. ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2021 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı