İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/12 E. 2024/924 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/12
- Karar No
- 2024/924
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/12 Esas KARAR NO : 2024/924 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2019 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kötü niyetli olarak yetki itirazında bulunduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Zincirlikuyu / Şişli olup İstanbul Çağlayan Mahkemeleri Yargı Çevresinde faaliyet gösterdiğini, Davalı tarafa verilecek Lojistik hizmetine ait sözleşmenin İstanbul'da kurulduğunu, sözleşmenin imza yerinin İstanbul olduğunu, sözleşmenin ifa yerinin Şişli olduğunu, ancak en önemlisi alacak Fatura alacağından kaynaklı olup fatura alacakları götürülecek borçlardan olup fatura alacağına ilişkin yetkinin alacaklı tarafın ikametgah adresi olduğunu, dava konusu para alacaklarında TBK'nun 89/1. ve HMK'nun 10.maddesi uyarınca alacaklı davacının muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesinin yetkili olduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkili şirketin davalı ...A.Ş. 'nin taşıma işlemlerini yaptığını ve tamamladığını, müvekkili şirketin navlun ve bekleme ücreti gibi alacakları içeren 15 adet Faturalı 156.215,40 TL alacağını temin için davalı borçlu aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü ...E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yaptığını, söz konusu takibe borçlu vekilinin “takibin yetkisine ve alacaklı tarafa müvekkilin herhangi bir borcu olmadığından " gerekçesi ile itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın bu itirazının haksız olduğu gibi cari hesap ve ticari defterler incelendiğinde görüleceği üzere davalı borçlunun tamamen kötü niyetli ve zaman kazanmaya yönelik olarak itirazda bulunduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, duran takibin devamına ve borçlunun yapmış bulunduğu haksız inkar sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirkete taşıma hizmeti verdiğini ve sunmuş olduğu taşıma hizmetinden doğan cari hesap ilişkisinde kalan alacağının söz konusu olduğunu iddiasıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, Söz konusu takibe süresi içerisinde itiraz ettiklerini, işbu davanın yetkili icra dairesi ve mahkemenin müvekkili şirketin bulunduğu Düzce İcra Dairesi ve mahkemeleri olduğunu, Sözleşmenin ifa yerinin İstanbul olmadığının açık olduğunu, davacı tarafın haksız ve dayanaksız bir şekilde müvekkili şirketi borçlu konumuna sokmaya çalıştığını, müvekkili ile davacı arasında hukuki bir ilişkinin mevcut olmadığını ve likit bir alacak söz konusu olmadığını bu nedenlerle yetki itirazlarının değerlendirilmesi ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ... Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 02/03/2020 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı dosyasının, görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği anlaşılmakla ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 08/10/2021 tarihli celsesinde Düzce Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak HMK 218. Maddesi gereğince davalı tarafça talep edilmesi halinde bilirkişiye ticari defterlerin şirket merkezinde incelenmesi için yetki verilmek suretiyle davalının 2017-2021 yıllarına ait yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia, savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasında Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiş olup talimat mahkemesince alınan 04/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "5-SONUÇ: Sayın Mahkemenin talebi üzerine tüm dava dosyasında mevcut ibraz edilen belgelerin incelenmesi sonucunda; Davacı ...A.Ş. 29.12.2017 tarihi itibari ile davalı...A.Ş.'den ; - İbraz edilmeyen Gümrük Beyannamesi ve İthal edilen malın faturasından dolayı 27.12.2017 tarihli ... no.lu 16.271,28-TL Navlun bedeli olarak düzenlediği 16.271,28-TL lık fatura tutarı düşüldüğünde 139,944,12-TL cari hesap alacağı olduğu, 139.944,12-TL' sı cari hesap alacağına 31.647,78-TL işlemiş faizi ile birlikte 171.591,90-TL toplam alacağının bulunduğu, - Gümrük Beyannamesi ve İthal edilen malın faturası mahkemenize ibraz edildiği takdirde: 156.215,40-TL cari hesap alacağının olduğu, 156.215,40-TI/ sı cari hesap alacağına 35.327,46-TL işlemiş faizi ile birlikte 191.542,86-TL toplam alacağının bulunduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 15/06/2022 tarihli celsesinde Dosyanın taşımacılık alanında uzman ve bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları ve talimat mahkemesi vasıtası ile alınan rapor değerlendirilerek ve davacının 2017-2021 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin incelenerek dosyaya sunulan 15 adet faturadan dolayı davacının takip ve dava tarihleri itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespiti noktasında rapor aldırılmasına karar verilmiş olup 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "V – SONUÇ : Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 1- 6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davacının 2017 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2017 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür. HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının 2017 yılına ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı, 2-Davacı tarafın, Davalı taraftan defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle toplam 156.215,40 TL cari hesap alacağının olduğu, 3- Davalı tarafça düzenlenmiş olan bir iade faturasının dosyada mevcut olmadığı, 4-Davacı taraf vekili tarafından 1 adet GÇB’nin dosyaya sunulduğu, ancak bu GÇBye ait ithalat faturasının dosyaya sunulmadığının görüldüğü, 5-Sayın Mahkeme tarafından Davacı tarafın dosyaya sunmadığı 1 adet ithalat faturasının davacı tarafça dosyaya sunmaya gerek olmadığı kanısında ise cari hesap alacağının dava tarihi itibariyle yukarıdaki rakam olan dava tarihi itibariyle 156.215,40 TLolduğu, buna ilişkin olarak işleyen faiz ise 35.327,46 TL olduğu, toplamda ise 191.542,86 TL olduğu, 6- Sayın Mahkeme tarafından Davacı tarafın dosyaya sunmadığı 1 adet ithalat faturasının davacı tarafça dosyaya sunmaya gerek olduğu kanısında ise o halde cari hesap alacağı dava tarihi itibariyle 139.944,12 TL, bu alacağa işleyen faizi ise 31.647,78 TL olduğu, toplamda ise 171.591,90 TL olduğu, " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 28/04/2023 tarihli celsesinde Dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ve davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ekinde sunulan evrak değerlendirilerek herbir fatura yönünden faturaya konu hizmetin verilip verilmediği hususunda değerlendirme yapılmak suretiyle davacı alacağın saptanmasına yönelik ek rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 14/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "6-) SONUÇ: Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 1-Davacı tarafın, Davalı taraftan defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle toplam 156.215,40 TL cari hesap alacağının olduğu, 2-Davacı taraf vekili tarafından 1 adet ...’nin ve ekli 1 adet faturanın dosyaya sunulduğu, 3-... fabrika teslimi olarak ... firmasından Davacı alacaklı ... .firması tarafından, Davalı Borçlu ...firmasına taşıması yapılan ürünlerin Taşıma –Gümrükleme ve –yüklemedeki gecikmeler ile ilgili faturaların toplamının 156.215,40 TL olduğu 4-Sayın Mahkeme tarafından Davacı tarafın dosyaya sunmadığı 1 adet ithalat faturasının dosyaya sunulmasında dolayı cari hesap alacağının dava tarihi itibariyle yukarıdaki rakam olan 156.215,40 TL olduğu, buna ilişkin olarak işleyen faiz ise 35.327,46 TL olduğu, toplamda ise 191.542,86 TL olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 13/03/2024 tarihli celsesinde Dosyanın yeniden ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi ile; dosya arasına alınan BA-BS formları ve davacı tarafça rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelenerek, davacı tarafça icra takibine konu edilen taşıma hizmetinin davalı tarafa verilip verilmediği, verilmiş ise davacının icra takibi ile talip etmiş olduğu alacak miktarının ne olduğu hususlarında tarafların rapora itiraz dilekçeleri ve dosya arasına rapor sonrası celbedilen belgeler de incelenerek değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 31/05/2024 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle: "IV-) SONUÇ: Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 1-Davacı tarafın, Davalı taraftan defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle toplam 156.215,40 TL cari hesap alacağının olduğu, 2-Davacı taraf vekili tarafından 1 adet ...’nin ve ekli 1 adet faturanın dosyaya sunulduğu, 3-... fabrika teslimi olarak... firmasından Davacı alacaklı ...firması tarafından, Davalı Borçlu...firmasına taşıması yapılan ürünlerin Taşıma –Gümrükleme ve –yüklemedeki gecikmeler ile ilgili faturaların toplamının 156.215,40 TL olduğu 4-Sayın Mahkeme tarafından Davacı tarafın dosyaya sunmadığı 1 adet ithalat faturasının dosyaya sunulmasında dolayı cari hesap alacağının dava tarihi itibariyle yukarıdaki rakam olan 156.215,40 TL olduğu, buna ilişkin olarak işleyen faiz ise 35.327,46 TL olduğu, toplamda ise 191.542,86 TL olduğu, " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, aralarında lojistik hizmeti verilmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunan taraflardan davacı yanca bu kapsamdaki cari hesap alacağı dayanak yapılarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstanbul 17 Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı tarafça düzenlenen ve davaya konu edilen faturaların kara yolu taşımasına ilişkin olduğundan bahisle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun tespiti ile görevsizlik kararı verilmiş, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2020/1043 E., 2020/1268 K. Sayılı kararı ile mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş akabinde dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, 2017 yılına ilişkin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir BA-BS formlarının dosyamız arasına gönderilmesi için vergi dairesine müzekkere yazılmış, davalının defterlerinin yargı çevremiz dışında olduğu görülmekle mahal mahkemesine talimat yazılarak davalının defterleri incelenmiş, bu raporun dosya arasına gelmesine müteakip dosyanın taşımacılık alanında uzman ve bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları ve talimat mahkemesi vasıtası ile alınan rapor değerlendirilerek ve davacının 2017-2021 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin incelenerek dosyaya sunulan 15 adet faturadan dolayı davacının takip ve dava tarihleri itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespiti noktasında rapor aldırılmasına karar verilmiş, mahkememiz 10 no.lu celsesinde ise dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi ile; dosya arasına alınan BA-BS formları ve davacı tarafça rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan belgeler incelenerek, davacı tarafça icra takibine konu edilen taşıma hizmetinin davalı tarafa verilip verilmediği, verilmiş ise davacının icra takibi ile talep etmiş olduğu alacak miktarının ne olduğu hususlarında tarafların rapora itiraz dilekçeleri ve dosya arasına rapor sonrası celbedilen belgeler de incelenerek değerlendirilmesi istenmiş ve ek bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu anlaşılmakla yargılama yapılmıştır. Mahkememizce icra dosyası celp edilip incelendiğinde davalı borçlunun borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduğu, davalının davaya cevap dilekçesi ile mahkememizin de yetkisine itiraz ettiği görülmekle esas girilmeden önce icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik yapılmış olan itiraz öncelikli olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda yerleşik içtihatlar uyarınca itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir. HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde görülebileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yetki sözleşmesi de ancak kesin yetki bulunmayan hallerde ve tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde geçerli olarak yapılabilir. 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olay bakımından genel olarak davacının işbu icra takibini TBK m.89 hükmü uyarınca ya kendi yerleşim yerindeki icra dairesinde ya da davalının yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatması gerekmektedir. Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin2015/12892 Esas,2016/6409 Karar sayılı içtihadı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere fatura ilişkisinden kaynaklı borcun para borcu olup 6098 sayılı TBK'nın 89. madde hükmü uyarınca para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, davalı tarafça her ne kadar davayı cevap dilekçesinde taraflar arasında e mail talimatı veya yazılı olarak kurulan bir anlaşmanın söz konusu olmadığını, davacının davalıya taşıma hizmeti sunduğunu ispat edecek belgeleri ibraz edemediğini belirtmiş ise de dosya safahatinde aldırılan bilirkişi raporları ve dosyaya celbedilen BA-BS formları ile taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu anlaşılmakla, davacının alacağının da fatura alacağından kaynaklı olduğu TBK'nın 89. madde hükmü uyarınca para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği dikkate alınmakla davalının icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. Dosya kapsamında alınan davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin 04/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda " Davacı ...A.Ş. 29.12.2017 tarihi itibari ile davalı ... Orman Ür. San. Tic. A.Ş.'den ; - İbraz edilmeyen Gümrük Beyannamesi ve İthal edilen malın faturasından dolayı 27.12.2017 tarihli A-049503 no.lu 16.271,28-TL Navlun bedeli olarak düzenlediği 16.271,28-TL' lık fatura tutarı düşüldüğünde 139.944,12-TL cari hesap alacağı olduğu, 139.944,12-TL' sı cari hesap alacağına 31.647,78-TL işlemiş faizi ile birlikte 171.591,90-TL toplam alacağının bulunduğu, - Gümrük Beyannamesi ve İthal edilen malın faturası mahkemenize ibraz edildiği takdirde: 156.215,40-TL cari hesap alacağının olduğu, 156.215,40-TI/ sı cari hesap alacağına 35.327,46-TL işlemiş faizi ile birlikte 191.542,86-TL toplam alacağının bulunduğu " kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosya kapsamında düzenlenen 25/10/2022 tarihli heyet raporu ile " Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 1- 6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davacının 2017 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2017 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür. HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının 2017 yılına ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı, 2-Davacı tarafın, Davalı taraftan defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle toplam 156.215,40 TL cari hesap alacağının olduğu, 3- Davalı tarafça düzenlenmiş olan bir iade faturasının dosyada mevcut olmadığı, 4-Davacı taraf vekili tarafından 1 adet ...’nin dosyaya sunulduğu, ancak bu GÇB ye ait ithalat faturasının dosyaya sunulmadığının görüldüğü, 5-Sayın Mahkeme tarafından Davacı tarafın dosyaya sunmadığı 1 adet ithalat faturasının davacı tarafça dosyaya sunmaya gerek olmadığı kanısında ise cari hesap alacağının dava tarihi itibariyle yukarıdaki rakam olan dava tarihi itibariyle 156.215,40 TL olduğu, buna ilişkin olarak işleyen faiz ise 35.327,46 TL olduğu, toplamda ise 191.542,86 TL olduğu, 6- Sayın Mahkeme tarafından Davacı tarafın dosyaya sunmadığı 1 adet ithalat faturasının davacı tarafça dosyaya sunmaya gerek olduğu kanısında ise o halde cari hesap alacağı dava tarihi itibariyle 139.944,12 TL, bu alacağa işleyen faizi ise 31.647,78 TL olduğu, toplamda ise 171.591,90 TL olduğu, " şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür. Dosya kapsamında düzenlenen 31/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile; " Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 1-Davacı tarafın, Davalı taraftan defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle toplam 156.215,40 TL cari hesap alacağının olduğu, 2-Davacı taraf vekili tarafından 1 adet GÇB’nin ve ekli 1 adet faturanın dosyaya sunulduğu, 3-... fabrika teslimi olarak ... firmasından Davacı alacaklı...firması tarafından, Davalı Borçlu... firmasına taşıması yapılan ürünlerin Taşıma –Gümrükleme ve –yüklemedeki gecikmeler ile ilgili faturaların toplamının 156.215,40 TL olduğu 4-Sayın Mahkeme tarafından Davacı tarafın dosyaya sunmadığı 1 adet ithalat faturasının dosyaya sunulmasında dolayı cari hesap alacağının dava tarihi itibariyle yukarıdaki rakam olan 156.215,40 TL olduğu, buna ilişkin olarak işleyen faiz ise 35.327,46 TL olduğu, toplamda ise 191.542,86 TL olduğu, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Vergi dairelerine yazılan müzekkere cevapları, taraflara ilişkin BA-BS formları, talebe konu icra dosyası, taraf delilleri ve dosya kapsamında tanzim edilmiş olan bilirkişi raporları incelendiğinde; davalı taraf her ne kadar davacı ile aralarında bir anlaşmanın bulunmadığını bildirmiş ise de; dosya arasındaki BA-BS formlarından davalının da davacıya ilişkin olarak bildirimde bulunduğu, bu hali ile taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı hususundaki davalı itirazının dinlenemeyeceği, TTK 850–. Maddesinde "(1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. (2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. (3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir. " şeklinde düzenleneme bulunduğu, dosya arasında mevcut mail ve belgelerin incelenmesinden , İtalya Ülkesinden ... ( Fabrika teslimi ) olarak gönderilen emtiaların kime hangi adrese ne ücret ile taşınacağı ,taşımanın ne şekilde yapılacağı, İthalatçının Davalı ... A.Ş olduğu taşıma işlemine ilişkin yükleme talimatları hususlarının görüşüldüğü görülmekle cari hesaplarında taşıma işlemlerinin yapıldığı, masraf kalemlerinin sunulduğu ,gecikmelerin hesaplandığı, mahkememiz ara kararı sonrasında talebe konu her bir fatura yönünden değerlendirme ve inceleme yapıldığı, faturaların usulüne uygun olarak tutulan davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ise davacının defterlerinin aksini gösterir defter veya belge sunmadığı ancak davalının vergi dairesine bildirmiş olduğu formlarda yer alan tutar ve belge sayısı ile davacının vergi dairesi formlarında bildirmiş olduğu formlarda yer alan tutar ve belge sayısının birbiri ile uyumlu olduğu, bu hali ile davalı tarafça da her ne kadar defter ve belge sunulmamış ise de taraf kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı ve davacının defter ve belgeleri, dosya arasındaki mail kayıtları , vergi dairesi yazı cevapları ile taşıma işini ifa ettiğini ispatladığı kanaatine varıldığı, davalı tarafça da aksi yönde bir delil sunulamadığı, takibe konu fatura alacaklarında asıl alacak toplam tutarının 156.215,40-TL olduğunun görüldüğü davacının bu miktarda alacak için davasını ispatladığı kanaatine varıldığı ancak davacı tarafından davalıya faturaların ödenmesi hususunda gönderilmiş herhangi bir noter vb. ihtara dosyada rastlanmadığından TTK 18 maddesi gereği takipten önce temerrüt oluşmadığı bu nedenle takip talebinde gösterilen 19.605,03-TL takip öncesi faiz alacağı isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varıldığı açıklanan nedenlerle; davacı tarafından davasının asıl alacak üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı istemi de kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 156.215,40-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2- Asıl alacak 156.215,40-TL nin %20 sine denk gelen 31.243,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 10.671,07 TL harçtan peşin alınan 1.788,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.882,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4- Davacı tarafından yatırılan 1.788,67 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 19.605,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7- Davacı tarafça yapılan 50,80 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı) 557,25 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.608,05 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 4.094,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8- Davalı tarafça yapılan 35,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 3,94 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 10- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.172,81 TL'sinin davalıdan, 147,19 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2024 Katip. ¸ Hakim. ¸