İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/280 E. 2025/935 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/280
Karar No
2025/935
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/280 Esas KARAR NO : 2025/935 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davacı müvekkilimizin davalı Şirketten, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan (açık hesap ilişkisinden) kaynaklanan alacaklarının tahsilini teminen müvekkilce karşı yan aleyhine Menderes İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmıştır. Karşı yanca işbu icra takibine yönelik olarak haksız şekilde 'müvekkilin karşı yandan böyle bir alacağının bulunmadığı ve icra dairesinin yetkisinin bulunmadığı' hususları ileri sürülerek icra dairesinin yetkisi ile borca ve fer'ilerine itiraz edilmek suretiyle icra takibi durdurulmuştur. Bunun üzerine müvekkilce icra takibine konu alacağın tahsilini teminen arabuluculuğa başvurulmuştur. Karşı yanca, arabuluculuk başvurumuz sonrası İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun yetkisine karşı da itiraz ileri sürülmüşse de; borçlu yanın yetki itirazının incelendiği İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce ... K. sayılı ilam ile borçlu davalı yanın yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de karşı yanın takibe konu alacakların ödenmesi talebimizi kabul etmemesi nedeniyle; işbu davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Her ne kadar davalı borçlu yanca icra takibine yönelik olarak 'müvekkile karşı böyle bir borcunun bulunmadığı' ileri sürülmüşse de; müvekkilin karşı yandan alacaklı olduğu ve icra takibine yönelik itirazların haksız ve kötü niyeli şekilde, salt müvekkilin alacağına kavuşmasını geciktirme amacıyla ileri sürülmüş olduğu; ekte sunulu delillerimiz, icra dosyası mündeceratı, müvekkilimiz ile müvekkilimizin sahibi olduğu '... AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' ve '(Eski Unvanı İle)...AMBALAJ'a ait ticari defter ve kayıtlar, cari kayıtlar ve sunulacak sair delillerimizin tetkiki neticesinde sabit hale gelecektir. Neticeten, izah olunan tüm bu nedenlerle; icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamı ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini teminen işbu davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Açılan davamızın kabulü ile; karşı yanın icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına; karşı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten sayın Mahkemeden talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 81.217,20 TL cari hesap alacağı üzerinden ilamsız takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davalı taraf icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de, İlamsız icra takibinde yetkili icra daireleri İİK'nın 50. maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin 6 vd. maddelerine göre belirlenir. Yine 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre para alacaklarına ilişkin icra takibi alacaklının yerleşim yeri icra dairesinde de yapılabilir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı celp edilen davalının vergi kayıtları ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ispat edildiğinden alacak bir para alacağı olduğundan İcra Dairesi'nin yetkisine yapılan itiraz davacının şirket merkezi mahkememiz adli yargı sınırları içerisinde bulunduğundan kabul edilmemiştir. Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle cari hesaba kayıtlı faturalara konu ürünleri davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, davalı vekili süresi içerisinde mahkememize bilgi vermediğinden davacı ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Bilirkişiden alınan 20/08/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Mahkemenize ait... Esas No.lu dosyanın ve davacı...n şahıs şirketi ile limited şirketinin dava konusu ticari kayıtlarının incelenmesi sonucunda; 1- Davalı ... Plastik Pvc İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin bulunduğu yerin bildirilmediği, 2- Davacının şahıs şirketi ve Limit Şirketinin davalı ile ilgili ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, 3- Davacı ...'a ait ve dosya ekinde bulunan 02/01/2024 tarih, ... nolu ve 178.617,60 TL , 05/09/2024 tarih ve... nolu 30.033,60 TL. bedelli E- Faturalarının ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, 4-Söz konusu faturalardaki malların sevkiyle ilgili olarak 02/01/2024 tarih,... ve 05/09/2024 tarih, ...no.lu irsaliyelerinin düzenlendiği, 5- Davalı ... Plastik Pvc İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi raporlarının incelenmesi sonucu davalının davacıdan 01/2024 ayında KDV hariç 148.848,00 TL. (KDV dahil 178.617,60 TL.) ve 09/2024 ayında da KDV hariç 25.028,00 TL. (KDV dahil 30.033,60 TL.) tutarında mal/hizmet alışı gerçekleştirdiği, 6- Davacı ...a ait şahıs şirketi ile Ltd. Şti.'ye ait ticari defterlerine göre davalı...Pvc İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin 81.217,20 TL. Borcunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir. Somut olayda, satıcı/davacı tarafından takibe konu edilencari hesaba kayıtlı faturaların taraf ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu cari hesaba kayıtlı iki adet faturanın davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 81.217,20 TL borç bakiyesi verdiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay 19. H.D.' nin 2018/2293 Esas, 2019/4962 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği takibe konu cari hesaba kayıtlı faturalara ilişkin davalının bu faturalar ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının ürünleri teslim ettiğini kesin delil ile kanıtladığı kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen miktar faturaya dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun Menderes İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalının sorumlu olduğu 81.217,20 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 16.243,44.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 5.547,94 TL karar ve ilam harcının yatan 980,91 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 4.567,03 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 980,91 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 75,00 TL posta ve diğer giderler ile 5.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.171,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/280, K. 2025/935, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-280-e-2025-935-k-7aa211407746