İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/74 E. 2021/281 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/74
Karar No
2021/281
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/74 KARAR NO : 2021/281

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2019 KARAR TARİHİ : 21/04/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka şubesine borçlu davalı şirketin imzalamış olduğu genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca bankadan taksitli ticari kredi kullandığını, borçlu firma kefillerinden ...'in borcun tamamına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borçluların kredilerin geri ödenmesinde temerrüde düşüldüğünden borçlunun kredi hesabının kat edildiğini ve ödemeye davet ihtarlarının gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine itiraz ettiklerini, bunu tekrar ettiklerini, şirketin borca batık olması nedeni ile Acıpayam ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile doğrudan borçlunun talep ettiği derdest olan iflas davasının olduğunu, düzenlenen tensip tutanağı gereği "İİK 193/a maddesi gereğince rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipler dışındaki tüm açılmış ve açılacak olan takiplerin ihtiyati tedbir kararı gereğince durdurulmasına" karar verildiğini, bu sebeple Antalya ... İcra Müdürlüğü'nce ... tarihli Tensip Tutanağı ile itirazlarına konu takibin müvekkil şirket yönünden ve müvekkil şahıs yönünden durdurulmasına karar verildiğini, icra Müdürlüğü dosyasında mübrez tensip Zaptı uyarınca durdurulan icra takibinde, itirazları ve durdurma talepleri mahkeme kararına dayandığı cihetiyle iptalinin de mümkün olmadığını, esasen davaya konu itirazlarının iptali söz konusu olamayacağından dava konusuz kaldığını, faize de itiraz ettiklerini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; savunma dilekçesi göz önüne alınarak; Acıpayam ... Asliye Hukuk mahkemesine yazı yazılarak, .../... esas sayılı dosyanın örneği uyaptan istenmiştir. Acıpayam ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının ... tarihli tensip tutanağının ... numaralı fıkrası gereği; "İİK 193/1. Maddesi gereğince rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipler dışındaki tüm açılmış ve açılacak olan takiplerin ihtiyati tedbir kararı gereğince Durdurulmasına, bu hususta Acıpayam İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına" dair karar verildiği anlaşılmaktadır. 8.Dava, ilk açıldığında, davalı olarak ... de yer almakta iken, mahkememizce davalı şirket yönünden dava ayrılarak .../... esas sayısını almış ve o dosya reddedilmiştir. (istinaf incelemesindedir) 9.Kefil/davalı ... hakkındaki dava bu dosyada devam edilmiştir. 10.Mahkememizce dosyada bilirkişi raporu aldırılmıştır. 11. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ile davalı (tefrik edilen) şirket arasında ... tarihli ... TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limitinin ... tarihinde ek sözleşmeyle ... TL artırılarak toplam limitin ... TL olduğu, sözleşmenin devamında davalı ...'in ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL limit üzerinden müteselsil kefil imzasının bulunduğu, davacı tarafından davalı şirkete (tefrik edilen) çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak takip ve dava konusu .../... numaralı ... tarihinde yıllık bazda % 15,316 akdi faiz oranı, aylık eşit taksit geri ödemeli 36 ay vadeli olarak ... TL üzerinden açılan ve kullandırılan kredi garanti fonu kefaletli taksitli işletme kredi hesabına en son ... tarihinde ... vadeli 16'ıncı taksit ödemesinin yapıldığı, bu taksitin ödenmesinden sonra kredinin ana para bakiyesinin ... tarihi itibariyle ... TL olduğu, kredinin geri ödeme planı ile tarafına verilen yerinde inceleme yetkisinden dolayı elde edilen görüntülerinden tespit edildiği, kredi hesabının ... kat tarihinde ... TL ana para tutarı üzerinden takip hesabına aktarıldığı ve dava tarihine kadar başkaca bir tahsilat bulunmadığının anlaşılmakla beraber, kredinin son taksit ödemesinden sonra kalan ... tarihi itibariyle ... TL ana para tutarına ... kat tarihine kadar yürütülen 121 günlük %15,316 akdi faiz ... TL ve ... TL gider vergisinin kapitalize edilmesiyle kat tarihi itibariyle krediden talep edilebilir asıl alacağın ... TL olarak bulunduğunu, davacının ... TL olan asıl alacak talebi ile bağlı olduğu, ... tarihli kat ihtarnamesinin davalılara ... tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, 7 günlük ihtar süresi dikkate alındığında davalıların ... tarihi itibariyle temerrüt halinde olduğu, davacı bankannı %64 olan temerrüt faizi oranı ile bağlı olduğu, bunlara göre, davacının, alacağının takip tarihi itibariyle ... asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olduğu, kefil olan davalının, sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu olduğu beyan edilmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olmuştur. 13.Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. 14.Davalının itirazların değerlendirilmesi amacıyla ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, ek bilirkişi raporu için masraf talep edilmiş ve bu nedenle davalıya ihtaratta bulunulmuştur. ... tarihli duruşmaya yetki belgeli vekil girmiş ve ihtarat ona yapılmıştır. O duruşmaya yetki verilmekle duruşmada temsil yetkisi verilmiş ve o duruşmadaki usuli yükümlülükleri de almış olmaktadır. Asıl avukat o duruşmadaki usuli ara karar yükümlülüklerini de almış almış olmakla, birbirleri arasındaki iletişim asıl ile yetki belgeli avukat arasındaki hukuki ilişkidir. Yetki belgeli vekil, ... tarihli duruşmadan 8 gün sonra yetkisinin sona erdiğini belirtmiştir. Ancak, aşamalarda da belirtildiği üzere, aynı yetki belgeli vekil, sonraki duruşmalara da girmiştir (uyapta da başkaca yetki belgeleri vardır). Bu nedenle, davalıya ek rapor bedeli için yasal ihtarat yapılmış, uyulmamasının sonucu da yetki belgeli vekile açıkça yapılmıştır. Ek rapor bedeli yatırılmadığından, dosya kapsamına göre hüküm verilmesi gerekmiştir. 15.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 16.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 17.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının, alacağının takip tarihi itibariyle ... asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olduğu, kefil olan davalının, sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 18.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 19.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Anlaşıldığı üzere alacaklı lehine hükmolunacak icra tazminatının amacı, gerçekten borçlu olduğunu bildiği halde, süre kazanmak kasdı ile ya da başka bir sebeple icra takibini haksız olarak engelleyen kişinin, alacaklının hakkına kavuşmasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli davranışlarını önlemektir. Borçlunun itirazının haksızlığı, itirazın yapıldığı andaki duruma göre tespit edilir. Borçlu hakkında tazminatına hükmedilmesi için, onun ödeme emrine “kötüniyet”le itiraz etmiş olması şart değildir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olmalıdır. Alacaklının bir zarar görmüş olması da şart değildir. Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. Öğreti, likit alacağı, miktarı belirli veya belirlenebilir olan ve bunun için tarafların anlaşmalarına veya böyle bir anlaşma olmazsa mahkeme kararına gerek olmayan alacak olarak tanımlamışlardır. Buna göre; borçlu alacağın gerçek miktarını tayin için bütün unsurları bildiği veya bilmesi gerektiği halde ödeme emrine itiraz ederse itirazında haksızdır; şayet diğer şartlarda gerçekleşmiş ise yargılama sonunda icra tazminatı ödemeye mahkum edilir. Alacağın gerçek miktarını tayin için tarafların anlaşmasına veya mahkeme kararına ihtiyaç varsa itiraz haklıdır ve borçlu itirazın iptali davasını kaybetse bile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilemez. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 20.Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle davacının inkar tazminatı talebi kabul edilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı ...'in, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE; takibin, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi (BSMV), ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplamda ... TL üzerinden aynı şartlarda DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile; ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin karar harcının ve dava açılmadan önce Harçlar kanunu m. 29/3 gereği devletçe alınan (mahsup edilen) ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı davacı yönünden kesin, davalı yönünden İstinaf yolu açık olmak üzere kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/74, K. 2021/281, T. 21.04.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-74-e-2021-281-k-aff5871011e6